Son Haberler
26.05.2012 Cumartesi 02:24
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

1950'den bu yana depremlerde 32 bin kişi öldü
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, 1950'den bu yana depremlerde 32 bin kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. -Çiçek, "Doğal afetlerden çok fazla etkilenen ve yüksek derecede risk taşıyan bir coğrafyada yaşamaktayız. Bu, kabul etmemiz, ancak boyun eğmeden mücadelede etmemiz, önlemler almamız gereken bir gerçektir. Afetlere yol açan olayları tamamen önleyemeyeceğimizi; ancak afet zararlarını azaltma imkânına sahip olduğumuzu da bilmekteyiz" dedi. 17.08.2010 13:05

ANKARA (ANKA) - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, 1950'den bu yana depremlerde 32 bin kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Çiçek, "Doğal afetlerden çok fazla etkilenen ve yüksek derecede risk taşıyan bir coğrafyada yaşamaktayız. Bu, kabul etmemiz, ancak boyun eğmeden mücadelede etmemiz, önlemler almamız gereken bir gerçektir. Afetlere yol açan olayları tamamen önleyemeyeceğimizi; ancak afet zararlarını azaltma imkânına sahip olduğumuzu da bilmekteyiz" dedi.
Çiçek, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin 11. yılı nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, binlerce vatandaşın hayatını kaybetmesine ve on binlerce insanın da yaralanmasına yol açan Marmara Depremi'nin, Türk Milletinin yaşadığı en acı felaketlerden biri olarak tarihteki yerini aldığını söyledi. Çiçek, "Geride yalnızca yıkım ve acı bırakan önemli olaylar, genellikle hatırlanmak istenmez. Ancak, 17 Ağustos, yıkılan umutları yeniden canlandırmak, vatandaşlarımıza güven duygusunu yeniden kazandırmak ve depremle yaşamayı öğrenebilmemiz için, bize sorumluluklarımızı sürekli hatırlatan tarih olmuştur" dedi.

-32 BİN KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ-

Türkiye'nin, büyük can ve mal kayıplarına yol açan doğal afetlerle sık sık karşılaştığını söyleyen Çiçek, mesajında şu görüşlere yer verdi:
"Topraklarımızın yüzde 66'sı 1'inci ve 2'inci derece deprem bölgesinde bulunmaktadır. Nüfusu bir milyonun üzerindeki 11 büyük kentimiz, ülke nüfusunun yüzde 70'inin ve büyük sanayi tesislerinin yüzde 75'inin kurulmuş bulunduğu bölgelerde, büyük bir deprem olma ihtimali yüksektir. Sadece depremler nedeniyle, 1950'lerden günümüze kadar yaklaşık 32.000 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Son 60 yıllık istatistiklere bakıldığında; doğal afetlerin ülkemizde neden olduğu doğrudan ve dolaylı ekonomik kayıpların, GSMH'nın yüzde 3'ü kadar olduğu görülmektedir."
1999 yılından bu yana doğal afet konusunda yapılan çalışmalarını anlatan Çiçek, geçen süre içinde yapılan çalışmalar sonucu toplumda deprem bilincinin arttığına işaret etti. Bu bilincin toplumda gelişmesinin sevindirici olduğunu söyleyen Çiçek, "Bu ilginin sonucu olarak aradan geçen on bir yıl içinde, daha etkin bir afet yönetimi düzenine geçilmiş; bilimsel araştırmalar yoğunlaştırılmış; yapı ve yerleşimlerin deprem güvenliği bakımından taşıdığı önem ile değerlendirme ve iyileştirme gereği anlaşılmış; kentsel planlamada yerbilim ve mühendislik verilerinin etkin kullanımı, yapı denetimi, zorunlu deprem sigortası kentsel yenilenme ve kentsel iyileştirme gibi alanlarda mesafe kaydedilmiştir" dedi.

-AFETLERE YOL AÇAN OLAYLAR TAMAMEN ÖNLENEMEZ-

Çiçek, Birleşmiş Milletler de, Uluslararası Afet Zararlarını Azaltma Stratejisi çerçevesinde, "Modern Afet Yönetimi" konusunda çalışmalar da yürütüldüğünü söyledi. Çiçek, mesajında şöyle dedi:
"Doğal afetlerden çok fazla etkilenen ve yüksek derecede risk taşıyan bir coğrafyada yaşamaktayız. Bu, kabul etmemiz, ancak boyun eğmeden mücadelede etmemiz, önlemler almamız gereken bir gerçektir. Afetlere yol açan olayları tamamen önleyemeyeceğimizi; ancak afet zararlarını azaltma imkânına sahip olduğumuzu da bilmekteyiz. Temennimiz ve önceliğimiz; tüm vatandaşlarımızın, afet korkusundan uzak bir şekilde, cennet vatanımızda huzur içinde yaşamasıdır. Bu çerçevede; ülke olarak tüm deprem önlemlerini almaya mecbur değil mahkum olduğumuzu ve her zaman depreme hazırlıklı olmamız gerektiğini unutmadan, afet bilincini geliştirmeliyiz. Bu vesileyle 17 Ağustos depreminde hayatını kaybetmiş bütün vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletime başsağlığı diliyorum."(ANKA)
(HF/ÖMR)

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.