Son Haberler
26.05.2012 Cumartesi 03:43
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"2050'de ilk 10'da olacağımız kesin"
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, ''(2050 yılına gelindiğinde Türkiye dünyanın ilk 3 ekonomisinden biri olacak) diye başkaları söylüyor, bunu mübalağa kabul ediyorsak, ilk 10'un içerisinde olacağımız kesindir, bunda hiç tereddüt yok. Türkiye kritik eşiği çoktan geçti'' dedi. 10.08.2010 12:43

ANKARA (A.A) -
     Çiçek, ekim ayında düzenlenecek II. Türk Silahlı Kuvvetleri Malzeme Sergisi ve Ankara Sanayi Fuarı için Rixos Grand Otel'de gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısındaki konuşmasına, toplantıyı gerçekleştiren kuruluşlara ve bu alanda faaliyet gösteren sanayicilere teşekkür ederek başladı.
     Bu yıl cumhuriyetin 87. yılının kutlanacağını belirten Bakan Çiçek, şöyle konuştu:
     ''Cumhuriyetimizin ilk yıllarında bugünün fabrikaları ile mukayese ettiğimizde Osmanlı'dan kalma bir iki atölye var. İğneden ipliğe her şeyi yurt dışından ithal eden bir Türkiye'den, bugün yüksek teknoloji kullanan, üreten özellikle ordumuzun ihtiyacı olan ki bunların çok önemli bir kısmı yüksek teknolojiyi içerir, bunların çok önemli bir kısmını Türkiye'de üreten bunu sadece kendi ihtiyaçları için değil, aynı zamanda dış pazarlarda, acımasız rekabet şartlarında pazarlayan bir ülke haline geldi. Bu, Türkiye'nin 87 yılda geldiği mesafeyi açıkça ortaya koyuyor. Hiç şüphesiz bu başarının arkasında birçok kesimin, birçok insanın alın teri, beyni fikri katkısı ve çabası var, bu da iftihar ettiğimiz edeceğimiz bir husustur.''
    
     -2023 VİZYONU-
    
     Türkiye'nin bir 2023 vizyonu olduğunu ve bu hedefleri gerçekleştirmek için çalıştıklarını vurgulayan Bakan Çiçek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     ''2023 yılı, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100'üncü yılı olacak. Buna devlet olarak hazırlanmaya çalışıyoruz, Türkiye'nin bir 2023 vizyonu var, 2023'te Türkiye ihracatı ile sanayisi ile eğitiminde, sağlığında hedeflediğimiz noktalar var. Bunun için de çaba sarfediyoruz; planlar, programlar, yatırımlar buna göre yapılıyor. İnşallah 2023'e geldiğimizde bu hedefleri büyük ölçüde tutturmuş oluruz. 2023 yılı Türkiye için devletin hazırladığı bir vizyon, tasavvur. Doğrusunu isterseniz her vilayetin bu 2023 vizyonuna göre kendisini hazırlaması, bir eylem planı çıkarması gerekir. Eskiden bu işlerde devlet öncülük ediyordu. Ama artık yüksek teknoloji kullanan, savunma sanayii gibi çok önemli ürünleri, özel sektör eliyle ihraç eden bir ülkede, devlet bu işlerde olsa olsa teşvik edici olur, artık her şeyi devletin kendisi yapmaz, doğrusu yapamaz da yaparsa da eksik yapar. Onun için iş dünyamızın, odalarımızın 2023 vizyonuna uygun olarak kendi vilayetlerinin eylem planını çıkarmış olması gerek.''
    
     -''GELECEĞİ AYDINLIK OLAN BİR ÜLKE''-
    
     Türkiye'nin 87 yılda çok önemli mesafeler kat ettiğini belirten Çiçek, şöyle devam etti:
     ''Bu hepimizin iftihar kaynağıdır. Bu işin arkasında pek çok insan var onları saygıyla şükranla anıyoruz. Eksikliklerimiz var, bunları konuşuyoruz, konuşacağız, ama ben Türkiye'nin geleceği ile ile ilgili fevkalade iyimserim zaten dışardan bakıldığında gözlemciler bunu söylüyor, '2050 yılına gelindiğinde Türkiye dünyanın ilk 3 ekonomisinden biri olacak' diye başkaları söylüyor, bunu mübalağa kabul ediyorsak, ilk 10'un içerisinde olacağımız kesindir, bunda hiç tereddüt yok. Türkiye geleceği aydınlık olan bir ülkedir, insanımız var, yetişmiş insanımız var, sadece bilek gücü olan değil, bundan çok daha önemlisi beyin gücü olan insanımız var, üretmeyi de öğrendik, satmayı da öğrendik Güney Amerika'dan, Kıta Avrupa'sına varıncaya kadar her yerde Türk müteşebbis var, Türk insanı var, dünyanın en sayılı üniversitelerinde ders veren öğretim üyelerimiz var, bunları başardıysak bunlardan daha iyisini de başarabiliriz. Türkiye kritik eşiği çoktan geçmiştir, bunda da sanayicilerimizin önemli katkısı vardır.''

YORUMLARINIZ
m. mutlu - 11.08.2010 00:19
sız akplıler herhalde gundemınızı 1000 yıllıgınamı ayarlama yaptınız.nasıl olsa tayıp sızın son peygamberınız adam zaten yarım seker cıkmı 500 e daha turkıye ıcın ne yaptınızda yapacaksınız.
abdullah yağan - 10.08.2010 22:31
cemil çicekten hikayeler pardon masallar dinlediniz devamı haftaya...
ls - 10.08.2010 20:13
bayiliyorum bunlarin vizyon hesaplarina ! hedefler 40 sene sonrasina !
Ingiltere ile altin cagimizi yasiyormusuz haydi o zaman Tanzanya , Patagonya yerine Ingiltereyle vizeleri kaldirtin .
mehmet bey - 10.08.2010 19:07
Bu Ülkenin uyur gezer vatandaşları çoktur,olsun biz onları her haliyle severiz.....bilir,bilmez karşıyı felaket tellallığı ile suçlamadan önce oku bakalım sene 2003'de senin ağa babaların bu Ülkenin kuyusunu nasıl kazmış öğren ondan sonra konuş.....TBMM tarafından 4 Haziran 2003 tarihinde kabul edilip, 17.06.2003 gün ve 25142 sayılı resmi gazetede yayımlanan ,Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslar arası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 4867 sayılı Kanun ile Medenî ve Siyasî Haklara İlişkin Uluslar arası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 4868 sayılı Kanun üçer maddeden oluşmaktadır. Her iki yasanın da 1. maddesi sözleşme isimleri dışında birbirinin aynıdır; “Birleşmiş Milletler tarafından 16 Aralık 1966 tarihinde imzaya açılan ve Türkiye Cumhuriyeti adına 15 Ağustos 2000 tarihinde New York’ta imzalanan "Ekonomik, Sosyal ve Kültürel –Medeni ve Siyasi- Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme"nin, beyanlar ve çekince ile onaylanması uygun bulunmuştur.” 2. ve 3.maddeler ise yürütme ve yürürlük maddelerinden ibarettir. Büyük bir ihtimalle milletvekillerinin büyük çoğunluğu söz konusu sözleşmeleri okumadan kanuna kabul oyu vermişlerdi. Meclis Tutanak Dergisi kayıtlarına göre TBMM’nin 4. Haziran 2003 günlü 89.birleşimde Kanun tasarısı üzerine AKP Adına Nur Doğan Topaloğlu, CHP Adına da Şükrü Elekdağ’ın yaptığı konuşmalar dışında söz alan olmamış ve her iki konuşmacı da sözleşmenin lehinde konuşmuşlardır. (*)

4867 ve 4868 sayılı Kanunlarla onaylanan , her iki sözleşme de aynı maddeyle başlamaktadır:
“1. Bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir. Bu hak vasıtasıyla halklar kendi siyasal statülerini serbestçe tayin edebilir ve ekonomik, sosyal ve siyasal (kültürel) gelişmelerini serbestçe sürdürebilirler.”
16 Aralık 1966 yılında BM tarafından imzaya açılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından 37 yıldır onaylanmayan bu sözleşmeler kanunlaşınca; “ikiz yasalar” diye tanımlanan bu yasaların, ülkeyi federasyona hatta bölünmeye götüren süreci başlattığı öne sürülmüştür.

BİLGİNİZE ARZ OLUNUR.....
leyla pazarcan - 10.08.2010 17:02
bölünmüş ve yok olacağımız kesin seninde mezartaşına bölücülüğü kolaylaştırdı.Bu cennet vatanı böldürdü ve Anadolu Türk devletinin yıkılmasına ve yok olmasına zemin hazırladı yazılır herhalde 2050 de yazıklar olsun
ömer bey - 10.08.2010 16:52
Bu memleket sağında solunda aynı kaba pislediği(muhterem hayırcılar) bir dönemden geçerken birileri canla başla çalışıyor... Ey memleketin bölüneceğini,ekonominin batacagını sanan felaket tellalı insanoğlu.. korkma bu memleket bir daha ergenekoncu örümcek beyinlilerin eline geçmediği sürece hep yükselecektir...
mehmet bey - 10.08.2010 13:41
İngiliz başbakanı cameronun taklitçisine ve sahibinin sesine atfolunur !!!.....Ölme eşeğim ölme,çayır çimen tez gelir....sen merak etme,sayenizde daha o günlere onlarca sene kala bu Ülkeyi otuzaltı parçaya ayırmış olacaksınız .....
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1