22 Temmuz sonrası…
Seçime iki haftadan az bir zaman kaldı…
Sonuca yönelik tahminler, anketler havada uçuşuyor…
Partiler son kozlarını ortaya koymaya devam ediyorlar…
Önümüzde ki hafta televizyonlarda siyasi parti liderlerinin seçim konuşmaları başlayacak…
Sevgili liderlerimiz bakalım seçime çeyrek kala halka neler söyleyecek, ne tür gözü yaşlı nutuklar atacaklar göreceğiz…
Liderlerin, seçime üç beş gün kala konuşmalarının temposunu ve neleri vurgulayacaklarını aşağı yukarı kestirebiliyoruz.
Ancak, kestiremediklerimizde var…
Örneğin, Genç parti lideri Cem Uzan’ın “seçime bir hafta kala öbür partilere nal toplatacağım…” biçiminde ki çarpıcı açıklamasına medyada tanık olmuştuk…
Doğrusu merak ediyoruz;
Uzan kamuoyuna ne gibi açıklamalar yapacak ya da ne gibi tavır ve belgelerle halkın karşısına çıkacak da öbür partilere nal toplatmış olacak?
Bu arada bütün anketlerde iktidar partisinin az ya da çok farkla önde göründüğüne sık sık tanık oluyoruz… Tabi AKP’nin mutlaka iktidar olmasını isteyen “değerli(!)” dış dostlarımız var… İçlerinde yaşattıkları çoşkulu AKP sevgisi(!) nedeniyle AKP’nin seçim kazanması için yoğun çabaları ve özlemleri var…
Örneğin, borsanın son bir hafta içinde (yani seçime çeyrek kala) ne denli çıkış yaptığını birlikte ibretle izliyoruz…
Ortada (hem de yazın ortasında) artış göstermesi için hiçbir neden yokken, borsada ki sıcak paraları yüzde 60 -70’ler düzeyinde olan değerli dış dostlarımız(!), kendilerine düşen her şeyi yapıp, borsayı seçime doğru aslanlar gibi zirveye taşımaya devam ediyorlar…
Oysa, isteseler İMKB’yi bir günde tabana indirirler…
Ama yapmazlar!...
Çünkü AKP’nin kendilerine “tam teslimiyetle” bağlı olmalarının avantajını neden ellerinden kaçırsınlar ki?..
Onlar, kimi nasıl yöneteceklerini, hangi ülkeyi omurgasından ve kimlerin vasıtasıyla yakalayacaklarını çok iyi biliyorlar..
Ortada doğru dürüst bir yönetim başarısı yokken, sokakta ki insanın yaşam seviyesinde olumlu anlamda iyilikler yaşanmıyorken, iç ve dış borçların toplamı Cumhuriyet tarihinde görülmemiş ölçüde rekor düzeyinde artış göstermişken ve pek çok olumsuz yaşam parametreleri ortada iken, hala AKP’yi başarılı göstermeye çalışanların asıl amacı ne ola ki?
Ne olacak?
Rant, tatlı kazanç, kolay köşe dönme ve muhteşem zenginlikler…
Ülke de resmen 50 milyon insan az ya da çok fakirlik noktasında…
En az 10 milyon insan işsiz…
İşi olanların da pek çoğunun aylık geliri, net 416 YTL, yani asgari rezalet ücreti seviyesinde…
Hâlâ da ülkeyi yönetenler, seçim meydanlarında bol bol pembe tablolar çizip, kahramanlık destanları döktürüyorlar…
Sevgili okurlar;
Ülke, 22 Temmuz sabahından itibaren yeni sıkıntılar ve belirsizlikler içine girecektir… Bundan kimsenin kuşkusu olmasın… İster katılın ister katılmayın; ne yazık ki durum böyle!..
Cumhurbaşkanlığı seçimini neredeyse kan davası haline getirmiş olan AKP’nin dayatması ve uzlaşmazlığı sonucunda, nasıl ki bugün kü sıkıntılar yaşanıyor, seçimden sonra yine ayni tablolarla karşılaşacağımız bir gerçek..
İktidar koltuğu, AKP yöneticilerine çok tatlı geldi…
Kolay kolay koltuğu terk etmek istemeyeceklerdir…
Bu açıkça görülüyor…
O nedenle de seçim meydanlarında, duygu ve din sömürüsü yaparak yeniden iktidar olmanın müthiş çabası içerisindeler…
Din öğesi (sömürüsü), her zaman siyasetçilerin seçmenden kolay oy kapmanın vazgeçilmez kaynağı olmuştur… Din teması işleyerek seçim propagandası yürüten hiçbir parti, bundan ötürü bir kayba uğramamış, her zaman kazançlı çıkmıştır..
Bu bir yadsınmaz ülke gerçeği…
Şimdilerde, basından izliyor ve öğreniyoruz ki;
“Bize dindar bir Cumhurbaşkanı seçtirmediler” sömürüsünü AKP bol bol kullanıyormuş…
Ancak… bu yönde ki gidişatın ve ortaya konulan tavırların, ülkemiz geleceği açısından son derece tehlikeli olduğunu ve olacağını acaba AKP üst yönetimi hala kavramamakta neden dayatıyor?
Göreceksiniz bakın AKP önümüzde ki süreçte ülke iç ve dış politikasından başımıza daha ne zor işler açacak birlikte göreceğiz…
BURHAN ÖZBEY
burhanozbey21@hotmail.com
burhanaozbey@yahoo.com