Son Haberler
26.05.2012 Cumartesi 05:22
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

2 YAZAR ARASINDAKİ FARKI BULUN?
Ertuğrul Özkök ve Gülay Göktürk bir gün arayla aynı konuyu yazdılar. Ve hatta aynı başlığı attılar. Özkök, genç subaylara hitaben yazdığı mektupta "Genç subay kardeşim, rahatsız mısın?" diye sordu. Göktürk de "Genç subay kardeşim, rahat mısın?" diye bir mektup kaleme aldı. İki yazarın bakış açısındaki farkları tespit etmek de HaberX okuruna düştü. 01.08.2010 00:08

Sözkonusu yazılar şöyle:


Gülay Göktürk / Bugün (31 Temmuz 2010)

Genç subay kardeşim, rahat mısın?

Biliyorum, sen bir zamanlar sık sık rahatsızlık çeken o eski genç subay değilsin.

Onların bir kısmı çoktan emekli oldu, torunlarıyla oynuyor. Bir kısmı, bir zamanlar boyuna depreşip duran rahatsızlığının tehlikeli bir "çocukluk hastalığı" olduğunu anlamış durumda muhtemelen. Bir kısmı ise ordunun en tepelerine kadar çıkmış ve eskisinden daha da rahatsız...


Şimdi yeni bir "genç subaylar" kuşağı var orada ve ben merak ediyorum:

Sen, genç subay kardeşim;

Harbiye'den çıktığından bu yana kışlada geçirdiğin her gün başarısız kalmış bir darbe haberleriyle yüzleşmek zorunda kalan sen; birlikte savaştığın komutanlarının akılalmaz provokasyon planlarının altında imzasını gören; bazı hainlerin kaos uğruna kendi jetimizi düşürmeyi bile planladığını okuyan, yeraltından ordu malı silahların fışkırdığına, ordu malı bombaların orada burada patladığına tanık olan sen...

Heron İhanet kayıtlarını okuyan sen...

Rahat mısın?

Bizler, her sabah gazeteleri açtığımızda yeni bir "bomba"yla sarsılmaktan allak bullak olduk artık. Eskiden ayda bir, haftada bir gelen "bombalar" artık günde ikişer ikişer gelmeye başladı ve bu bombardıman, ordudaki kirlenmeyi yıllardır bilen, yazıp çizen bizlere bile fazla geliyor artık.

Son iki gün, sadece son iki gün içinde öğrendiklerimize bak:

Hani geçenlerde Gediktepe'deki baskın sonrasında açıklama yapan Tümgeneral PKK'lıları çoban sandıklarını söylemişti ya; meğerse o baskını yapan PKK'lılar saldırıdan on beş gün önce sınır girişinde Heronlar tarafından tespit edilmiş ve bildirilmiş ama her nedense bölgeye gelen helikopterler gruba ateş etmeden geri dönmüş. Bu kadar da değil Gediktepe Sınır Karakolu'na baskın yapılacağı, saldırıdan iki gün istihbar edilmiş ve acil faksıyla komutanlara bildirilmiş. Ama yine bir tedbir alınmamış.

Şimdi bu durumda genç subay kardeşim; sen de benim gibi; lanet okumuyor musun? Bu kaçıncı ihanet; o zaman ne işe yarıyor bu Heronlar, diye saçını başını yolmuyor musun? Boşu boşuna ölen silah arkadaşların için ağlamıyor musun? Neden bu savaşın bir türlü bitirilemediğini anlamıyor musun?

Yine, hani geçen mart ayında Ankara'da sivil plakalı bir kamyon bir ihbar üzerine emniyet güçlerince durdurulmuş ve kamyonda TSK'ya ait 900 küsur el bombası bulunmuş ama hemen ardından bunun TSK'nın bilgisi dahilinde rutin bir nakliyat olduğu ve güvenlik nedeniyle sivil araç kiralandığı söylenmişti de bizler de "Hay Allah biz de artık çok şüpheci olduk" diye mahcup olmuştuk ya, işte o bombaların kriminal raporu tamamlanmış.

Ve ne çıksa beğenirsin?

O bombaların Ergenekon kapsamında 59 ayrı olayda kullanılan bombalarla kardeş olduğu, Ergenekon operasyonu kapsamında 12 ayrı olayda ele geçen bombalarla aynı seriden olduğu ortaya çıkmış.

Mart ayında ihbarı yapan kişi, kamyonlardaki mühimmatın Türkiye'nin birçok bölgesine dağıtılacağını ve kirli eylemler yapılacağını iddia etmişti.

Şimdi sen, genç subay kardeşim; bundan önce daha kaç kamyonun hangi illere hangi kirli eylemler için silah tevzi ettiğini, o silahlarla neler yapıldığını -ya da yapılacağını- merak etmiyor musun?

Hem bize hem sizlere bir kez daha yalan söylenmesinden; aptal yerine konmuş olmaktan dolayı kızgın değil misin?

Son birkaç günde yediğin bu darbeler yetmiyormuş gibi, bir de Genelkurmay'ın suça bulaşmış bütün bu insanları kulaklarından tutup adalete teslim etmek yerine, korumak ve kollamak için çırpındığını gördüğünde; Balyoz sanıklarına ordu tarafından standart savunma hazırlandığını; kaçak subayların orduevlerinde saklandığını okuduğunda derin bir hayal kırıklığı ile sarsılmıyor musun?

"Ya bir de bu adamları YAŞ'ta terfi ettirirlerse, biz bu bataklıktan nasıl çıkarız" diye düşündükçe yüreğin daralmıyor mu?

Biz şaşkınız... Kirlenmeyi biliyorduk ama bu kadarını bilmiyorduk...

Sen biliyor muydun?

Her sabah gazeteleri açtığımızda yeni bir ihanet haberi okumaya içimiz dayanmıyor artık.

Biz bu kadarına dayanamıyoruz...

"Harp Okulu'ndan mezun olurken ettiği yemini hâlâ dün gibi hatırlayan kardeşim; karısını, çoluğunu çocuğunu, bilmem kaç yüz kilometre uzakta bırakıp, ıssız dağ başlarında, kuş uçmaz kervan geçmez patikalarda, kalleş bir mayının her an patlayacak gümbürtüsüyle yaşayan teğmenim, üsteğmenim, yüzbaşım; binbaşım, albayım.

Sen;

Sen uzatmalı çavuşum, başçavuşum"

Sen dayanabiliyor musun?

X x x

Evet, sabır gerçekten de kilit kelime. Şu anda sen de biz de sabrediyoruz.

Ama bu sabırda tevekkül değil umut var. Sabrediyoruz, çünkü biliyoruz ki, bu dehşetengiz tabloyla karşı karşıya olmaktan daha kötüsü, bu tabloyla hiç karşı karşıya gelememek, varlığından haberdar olamamaktır. Biz yıllarca bu tabloyla bir arada ama onu göremeden yaşadık. Böyle şeyler hep oluyordu ama biz bilmiyorduk. Şimdi görebildiğimize göre çözüm süreci de başlamış demektir.

İşte sabır gücümüzü buradan alıyoruz. Gördüklerimiz bizi kahretse de böyle gelmiş olanın daha fazla böyle gidemeyeceğine inancımız bizi ayakta tutuyor.

______________________________________________________________


Ertuğrul Özkök / Hurriyet (30 Temmuz 2010)

Genç subay kardeşim, rahatsız mısın?

GENÇ subay kardeşim;

Çiçeği burnunda zabit.

Harp Okulu'ndan mezun olurken ettiği yemini hâlâ dün gibi hatırlayan kardeşim;
Karısını, çoluğunu çocuğunu, bilmem kaç yüz kilometre uzakta bırakıp, ıssız dağ başlarında, kuş uçmaz kervan geçmez patikalarda, kalleş bir mayının her an patlayacak gümbürtüsüyle yaşayan teğmenim, üsteğmenim, yüzbaşım; binbaşım, albayım.
Sen;
Sen uzatmalı çavuşum, başçavuşum;
Bu mektup hepinize;
Hepimizden hepinize;

* * *
Bir sabah kalkıyorsun, cephede birlikte savaştığın komutanın hakkında yakalama emri çıkmış.
Biliyorum için acıyor.
Teslim olmaya giden komutanına yapılan muameleyi görüyorsun.
Biliyorum, o sahneyi görünce kahroluyorsun, masaları, sandalyeleri yumrukluyorsun.
Emin ol ki benim içim, bizim içimiz de o kadar acıyor; ben de, biz de, hepimiz de o kadar kahroluyoruz.
Sevgili kardeşim; bil ki sabrını test ediyorlar.
Tepeni attırıp, seni o eski malum tuzaklara çekmek istiyorlar.
Sakın ola ki düşme o tuzağa.
Sakın ola ki dolduruşa gelme.
Dolduruşa getirme; geleni yatıştır, getireni uzaklaştır yanından.
Sabrını, sabrımızı deniyorlar.
Sinirinle oynuyorlar, oranı buranı kurcalıyorlar.
Sakın ha, sakın... sakın...
* * *

Sevgili kardeşim, 
Sen de biliyorsun ki, demokrasi, gerçek bir demokrasi hem senin, hem bizim, hem bütün milletin tek umudu.
Sabret;
Bu millet askeri darbeler dönemini kapattı.
Hiç merak etme.
Sivil darbe dönemini de kapatacak.
Onu da kapatınca, artık ne genç zabit rahatsız olacak, ne genç sivil.
Az kaldı, sabret.
Ne yazıyor Kâbusname'de:
“Sabır ikinci akıldır...”
Emin ol bazen “sineye çekmek”, elindeki G3'ten çok daha güçlü bir silahtır.
Üstelik geri tepmesi de yoktur.

Yazının tamamını okumak için tıklayın

YORUMLARINIZ
BETÜL - 11.08.2010 19:25
SAYIN GÖKTÜRK İNANIN BİZİM SÖYLEMEK İSTEDİĞİMİZ ŞEYLERİ SÖYLEDİĞİNİZ İÇİN SİZE BİNLERCE KEZ TEŞEKKÜRLER...SAYIN ÖZKÖK SİZE SÖYLEYECEK SÖZ BULAMIYORUM İNAN Kİ YAZIKLAR OLSUN BU KADAR MI İNSANLAR APTAL YERİNE KONUR...BENCE SİZ KAHROLMAYA DEVAM EDİN..EDİN Kİ MİLLET RAHAT ETSİN...
Cemal parlak - 02.08.2010 16:27
Bugunku rezaletin en onemli nedenlerinden biri ordu yoneticilerinin asil gorevlerinden cok siyasete, ve siyasilere ceki duzen vermege calismis olmalaridir. Reformlarla bu ortadan kalktiginda ulke rahatlar.
O.Ak - 02.08.2010 13:22
Ordu içinde ayıklanması gerken çürük elmalar olabilir. Şu anda devletin her kademesinde fazlasıyla olduğu gibi. Ancak bunu yaparken akparti hükümetinin izlediği yol, tarz yanlıştır. Bir yandan PKK ya olmadık tavizler verirken bir yandan da orduyu bu derece yıpratırsanız yarın olacakların hesabını kimse veremez. Bulunduğu coğrafyada türkiyeyi farklı ve güçlü kılan yegane unsurdur güçlü ordusu. Bu kutsal mevkiyi böyle rezil kepaze ederek siyasete araç edilirse sonuçları iyi olmaz. Şimdi verelim gitsin derler, açılım derler ama yarın ne kürtler ne de pkk aldığıyla yetinmez. daha fazla daha fazla.. Yazıktır. Yanlıştır.. Ordu halkın düşmanı değildir. Halk için vardır. Ordu dinin düşmanı değildir, dileyen dilediğini huzurla yaşayabilsin diye sınırdadır, nöbettedir. Yüzeysel gündelik siyasi provakasyonlarla dolduruşa gelip de temel değerleri sarsmayalım. Birbirimizi kırmayalım. bu vatan hepimizin.
fevzi - 01.08.2010 12:48
Hakan Celik – E. Ozkok – G. Gokturk

Hakan Celikìn dünyanın onde gelen liderleriyle roportaj yapmış olmasi enerji konusunda bir otorite oldugunu gostermez. Hakan Celik nukleer enerji konusunda endiseli ama kullandigi muglak ifadeler bilgisiz oldugunu gosteriyor. ``Türkiye enerji verimsizliğini çözer ve enerji altyapısını iyileştirirse mevcut kaynaklarla hiçbir sorunla karşılaşmadan enerji ihtiyacını karşılayabileceğini düşünüyorum`` diyor. Enerji verimsizligi ifadesi mevcut enerji kaynaklarinin esasinda yeterli oldugunu ama enerji ziyan edildiginden yetmedigini, bu arada altyapi sorunu oldugunu soyluyor (mesela toplama istasyonlari, depolama dagitim vs.). 75 milyonluk ulkemizin enerji aciginin farkinda degil. Sadece o degil, E. Ozkok`te degil cunku emekli olup gitti bir gun olsun bu konuda bir sey yazmadi. Enerji meselesi onun icin muhtemelen patronunun benzin istasyonu almasiyle ilgili olarak onemliydi. Darbeci askerlerimi nasil savunmaliyim diye edebiyat yapmasini da iyi biliyor.

Bol olan bir sey normalde ucuz olur. Arz-talep dengesinin belirledigi bir fiyat vardir. Turkiyede enerji pahali oldugu icin bazi sanayi kollarinda belli saat araliklarinda fabrikanin durduruldugu Hakan Celik bilmiyor. E. Ozkok te bilmiyor veya bunu darberi-muhtiraci askerlerini savunmak kadar onemsemiyor. 75 milyon icin zaten cok az sayida olan hidroelektrik barajlarimizin erozyonla her gecen gun doldugunu ise yaramaz hale geldigini Hakan Celik bilmiyor. E. Ozkok te bilmiyor veya bunu darberi-muhtiraci askerlerini savunmak kadar onemsemiyor.

Gunes ve ruzgar enerjisi turlerini yenilebilirliligini Hakan Celik de kesfetmis, masallah. Ama bu konularda daha yeni yeni girisimler oldugunu Hakan Celik bilmiyor veya biliyor, bunlarin katkisinin devede kulak olacagini belki biliyor, belki de bilmiyor. Derebeci-muhtiraci askerlerini edebi bir sekilde savunmayi birinci vazife edinen E. Ozkok`ùn de durumu muhtemelen pek farkli degil. Hakan Celik enerji verimliligi gibi yuvarlak ifadelere siginmis ama pek bilmedigi enerji konularinda ahkam kesiyor. Nukleer enerji konusunda tavsiyelerde bulunuyor.

G. Gokturkè gelince; o, darbeci–muhtiraci askerlerini ozgun bir taktikle savunmak icin mehmetcige duygu somurusu ve edebiyat yapabilen E. Ozkok gibilerine tam bir panzehir.
byk - 01.08.2010 10:26
sayın gülay hanım çok mükemmel veherkesin anlayabilecegi şekilde durumu özetlemiş, özkök bile okusa anlayabilir.......
yazıcı - 01.08.2010 09:14
belliki bu at gözlü adam sağına soluna bakamıyor.en kötüsü arkasını göremiyor.halbuki arkasını görse ne kirli oyunlar tezgahlandığını görecek ama biz boşuna nefes tüketiyoruz ya belliki bu adam da bu düzenin elemanı işte.
hilmi ziya - 01.08.2010 03:10
özkök her zaman ki gibi yine fesatlığını göstermiş... kimsenin zaten adam yerine koyduğu yok böylece ortalığı karıştırmaya çalışıyor..
Gülay hanım ise bilakis doğruları yazmış.
fark biri vatanını milletini seven gazeteci; diğeri ise boş ver değmez ona..
AHMET - 01.08.2010 02:34
GÜLAY HANIMIN AKLINA VE KALEMINE SAGLIKLAR.
BU OLAY BU KADAR GÜZEL VE GERCEKCI YORUMLANABILIRDI.
Avarel - 01.08.2010 01:08
Buldum buldum! Bunlardan biri genc bir kadin oteki de saci agarmis bir adam...
Fuat - 01.08.2010 00:11
Ozkok kesinkes Gokturk kadar akilli ve muhakeme sahibi biri degil. Aralarindaki en buyuk fark IQ farki.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1

İLGİLİ HABERLER