“6 BİN YTL’LİK SAÇMALIK BİN YTL’LİK BAHŞİŞ”
Fatih Altaylı,
Habertürk’teki köşesinde,
“canım çok sıkkın” başlıklı bir köşe yazısı yazmış.
Yazısından bir bölüm aynen şöyle;
“Ertesi akşam üzeri bir barda oturuyoruz.
Suratım asık.
Bir köşeye 4 delikanlı geldi.
17’den büyükler, 21’den küçük.
Bir masaya oturdular.
4 şişe şampanya geldi.
İçmediler bile.
Birbirlerinin üzerine sıktılar.
Sonra birer kadeh viski içtiler, gittiler.
İşletmeci İstanbul’dan tanıdığım bir çocuk.
“Ne bu rezalet. Kaç para ödediler bu saçmalık için” diye sordum.
6 bin YTL hesap gelmiş.
Bin YTL de bahşiş bırakmışlar.
“Sopalık lan bunlar” dedim.
’Aman Abi, yapma bunlar gibiler olmasa biz yaşayamayız’ dedi.”
Bu yazıyı okuyupta,
tepesi atmayan olacağını sanmıyoruz.
Tabi yazıda sözü edilenlerle,
ayni familyadan olanlar dışında…
Düşünebiliyor musunuz?
O parayı yani 7 bin YTL’yi,
asgarli ücretle çalışan bir işci,
bu ülkede 12 ayda bile kazanamıyor.
Adamlar, bir emekçinin bir yılda kazanamadığı parayı,
birkaç saatlik eğlenceleri için,
rahatlıkla ve gözlerini kırpmadan harcayabiliyorlar…
Önemli olan harcamadan çok, harcatanlardır.
Yaşları yirmileri bile bulmamış,
baba parası yediği açıkça belli olan bu gençler kimlerdir,
kimin çocuklarıdır,
babaları ne iş yapar,
ne kadar vergi öderler?
Haaa… Bunları sormayacaksın!
Sorarsan koministlik yapmış olursun!
Hatta Ergenokancı olarak bile suçlanabilirsin!
Tatlı hayat yaşayan barcı gençler,
nerede ve nasıl kazanmışlar bu parayı?
Paranın kaynağı akarı nedir, nerededir?
Böyle tehlikeli konulara,
katiyen girmeyeceksin(!)
Sonra başın çok ağırır…
Namazlı niyazlı iktidarlar gelir gider,
Düzen bildiği gibi döner…
Hangi iktidar döneminde olursa olsun,
çarkın dişlerine çomak sokana,
hemen hemen hiç rastlanmaz…
O halde,
Biz de İşi daha fazla karıştırmadan,
Neyzen Tevfik’in dörtlüğü ile yazımızı noktalayalım.
Ne yapalım,
ne demek istediğimizi
anlayan anlasın,
anlamak istemeyenlerin de, canı sağolsun…
“Türkü yine o türkü,
sazlarda tel değişti,
Yumruk yine o yumruk,
Bir varsa el değişti”
BURHAN ÖZBEY