Anne Çocuk Eğitim Vakfı
Son Haberler
24.04.2014 Perşembe 06:39
USD 2,1505 EUR 2,9765 EUR/USD 1,3841 BIST   73170/%0,00
ISTANBUL Çarşamba: 14°C/22°CPerşembe: 14°C/21°CCuma: 13°C/19°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

DENETİMLİ SERBESTLİK VE ELEKTRONİK İZLEME ÇALIŞTAYI
10.01.2011 16:04
SAKARYA (İHA) - Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen Denetimli Serbestlik ve Elektronik İzleme Çalıştayı'nda tutuklu ve hükümlülerin suç işlemesini mağdurların ise suçtan zarar görmelerini engellemeyi amaçlayan elektronik izleme sistemi tartışıldı.
Adalet Bakanlığı Denetimde Serbestlik ve Elektronik İzleme Sistemi Çalıştay Toplantısı Sapanca Güral Otel'de başladı. Çalıştaya Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Zeki Yiğit, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Nizamettin Kalaman, TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyesi Prof.Dr. Ahmet Gökçen, çeşitli üniversitelerden uzmanlar, hakimler ve savcılar katıldı.
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Nizamettin Kalaman, elektronik izleme sisteminin Türk ceza ve adalet sistemi açısından bir dönüm noktası olacağını belirterek şöyle konuştu: "Bilindiği üzere uzun süre ceza ve infaz edilme alanında uygulamalar ve düzenlemeler yapılıyor. Bakanlık olarak hedefimiz ceza infaz sistemindeki uygulamaları gerçekleştirirken toplumun korunması birilerinin yeniden suç işlemelerinin önlenerek topluma kazandırılması bizim için temel unsur haline gelmiştir. Ceza infaz
sisteminde yeni ve çağdaş bir uygulama olan hükümlülerin toplum içinde topluma kazandırılmaları uygulamaları alanlarından bir tanesi de bilindiği gibi elektronik izleme yöntemidir. Bugün gelinen nokta itibariyle ceza infaz sisteminde değişik alternatif yöntemler kazandırmak zaruri bir ihtiyaç haline gelmiştir"
Kalaman, ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklu sayısının 120 bine ulaştığını belirterek şunları söyledi: "Buna karşın ceza infaz kurumları artırılmış kapasite olarak aralık ayı itibariyle 114 bin 348 yatak kapasitesine sahiptir. Anlaşılacağı gibi kapasitemizin üzerinde bir hükümlü ve tutuklu mevcuduna sahip bulunmaktayız. Sürekli ceza infaz kurumu yapımı için yatırım yapmak yerine alternatif ceza infaz modelleri geliştirerek daha çağdaş ve az maliyetli olan kişinin toplum içinde kontrol
altında tutulabileceği ve sosyal ortamda rehabilite edilebileceği elektronik izleme yöntemini hayata geçirmek bu sayede topluma kazandırılması mümkün olanlara bir şans tanımak arzusundayız."
Denetimli serbestlik alanında 2005 yılından bu zamana kadar pek çok yeniliğe imza atıldığını anlatan Kalaman, sözlerine şöyle devam etti: "Şube müdürlükleri sürekli kapasitelerini artırarak önemli gelişim göstermiştir. Yine Türkiye'de bir ilk olacak elektronik izleme yöntemini de hayata geçirerek uygulayacak ve iyi bir model olacağı konusunda inancımız tamdır"
Elektronik izleme sisteminin fayda sağlayacağını ifade eden Kalaman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Elektronik izleme sisteminin tutuklu ve hükümlü ile toplum üzerindeki faydalarından kısaca bahsetmek istiyorum. Elektronik izleme sistemi hükümlü ve tutuklunun aile ve iş hayatı gibi sosyal çevresi içerisinde kalmasına imkan tanımaktadır. Bunun yanında hükümlünün içinde bulunduğu durumu aile desteğini alarak kolay atlatmasına imkan vermektedir. Bir başka sosyal faydası ise hükümlünün ve ailesinin ekonomik
olarak en az kayıpla bu süreci tamamlamasının önü açılarak başka mağduriyetlerin önüne geçilebilmektedir. Ayrıca bu sistemle şu an basının da gündeminde olan kontrolsüz bir şekilde ceza infaz kurumundan tahliye edilen kişilerin kontrol altına alınmasını toplumun ve mağdurların korunmasını amaçlamaktayız. Söz konusu sosyal faydalar denetimli serbestliğin hedefi ile örtüşmekte olup elektronik izleme yöntemi ile cezanın toplum içerisinde infaz edilmesi sayesinde denetimli serbestlik daha da etkin hale
gelecektir"
Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Zeki Yiğit de ceza infaz sistemine katkıları açısından sonuçlarını çok önemsedikleri denetimli serbestlik ve elektronik izleme sistemi olduğuna değindi. Yiğit, ülkemizde adalet kurumlarının yönetimi ve adalet hizmetlerinin sürdürülmesinden sorumlu kurum olan bakanlığın adalet hizmetlerinin daha hızlı ve etkili olarak yerine getirilmesi için özellikle son yıllarda oldukça önemli çalışmalar ve projeler yürüttüğünü söyledi. Bu kapsamda Adalet Bakanlığı'nın 27 projeyi
tamamlayarak Avrupa Birliği kaynaklı yürütülen projeler açısından bir çok kuruma göre önemli bir başarı ve performans gösterdiğini anlatan Yiğit, şöyle konuştu: "Yürütülen bu çalışmalar ve projeler ile demokrasi ve insan hakları konusunda çağdaş ülkelerce benimsenmiş ortak standartlara paralel uygulamalar geliştirilmiştir. Bu uygulamaların bir parçası olarak ülkemiz için çok önemli bir gelişme olan mevzuatın gözden geçirilmesi çalışmaları kapsamında denetimli serbestlik hizmetleri 2005 yılında ceza adalet
sistemimize dahil edilmiştir. 2006 yılında faaliyete geçen denetimli serbestlik sistemi soruşturma aşamasından infaz sonrası salıverilmeye kadar mağdurlardan eski hükümlülere kadar oldukça geniş bir hizmet alanına sahiptir. Bu görevler için teşkilatlanma hızla tamamlanarak 134 ağır ceza merkezinde hizmet verilmeye başlanmıştır. 5 yıllık süre içerisinde denetimli serbestlik hizmetleri uygulamalarını geliştirmek ve seromoni geliştirmek sistemdeki bilgiyi pekiştirmek sistem kurulmadan önce öngörülemeyen bazı
aksaklıkları ve mevzuattaki eksiklikleri gidermek amacıyla zorlu bir mücadele verilmiştir."
Yiğit, kuruluşundan bu güne uygulama sonuçları değerlendirildiğinde ne yazık ki yargının denetimli serbestliği yeteri kadar etkin kullanmadığının anlaşıldığını söyledi. Mahkemelerce verilen denetimli serbestlik kararlarının bir çoğunu adli kontrol ve madde bağımlılarının kendi tedavisi kararlarının oluşturduğunu anlatan Yiğit, şunları söyledi: "Denetimli serbestliğin asıl hizmet amacını oluşturan kamusal hükümlülüklere yeteri kadar hükmedilmemektedir. Bu durum 2009 yılı Avrupa Birliği ilerleme raporunda
da ülkemiz açısından eleştirilen konulardan biri olmuştur. Diğer taraftan seçenek yaptırımlar erteleme salıverilme sonrası uygulanan denetimli serbestlik tedbiri ve şarta bağlı erken salıverilme hükümlülerin topluma kazandırılması ve toplumun korunması açısından son derece önemlidir. Bu sorunların yanı sıra 5 yılın ardından bugün gelinen noktaya baktığımızda teşkilatlanmasını hızla tamamlamış 82 bin kararın infazını yerine getirmiş, personelini yetiştirmiş, 2 büyük Avrupa projesini başarıyla bitirmiş olan
denetimli serbestlik hizmetlerinin kurumsallaşma yolunda büyük bir hızla ilerlediğini görüyoruz"
Yiğit, Denetimli Serbestlikle hizmet kalitesinin daha da artırılması amacıyla Adalet Bakanlığı 2010-2014 teknoloji planında önemli hedefler belirleyerek insan kaynakları ve yönetim kapasitesinden elektronik izleme konusunda çok sayıda çalışma yapılmasının hedeflendiğini anlattı. Yiğit, dünyadaki uygulamalara bakıldığında Amerika'dan Güney Afrika'ya kadar bir çok ülkede elektronik izleme sisteminin kullanıldığı bu sistemin hükümlülerin etkin takibinde mağdur ve toplumun korunmasında devletin mali açıdan
yarar sağlamasında önemli katkıları olduğunun görüleceğini bildirdi.
Ülkemizde de denetimli serbestlik hizmetleri kapsamında elektronik izleme sistemine geçilmesinin benzer yararların elde edilmesi açısından önemli bir araç olacağını anlatan Yiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak bu sisteme geçişte doğru hedeflerin belirlenmesi daha iyi sonuçların ve daha fazla yarar sağlanması açısından kritiktir. Düzenlenen bu çalıştayın amacı da çok değerli hocalarımızın ve siz değerli hakim ve cumhuriyet savcılarının katkıları alınarak ülkemizde denetim ve serbestlik hizmetlerinin
hukuksal ve kurumsal açıdan ele alınmasının yanı sıra denetimli serbestlik kapsamında elektronik izleme sisteminin ve kapsamının değerlendirilmesidir. Konunun hem kuramsal hem uygulama açısından geniş kapsamlı değerlendirilmesi açısından sizlerin değerlendirmeleri ve görüşleri bu amaçla yapılan çalışmalardan önemli sonuçlar çıkması açısından oldukça değerli olacaktır"
Sakarya'da gerçekleştirilen 4 gün sürecek Çalıştayda tutuklu ve hükümlülere elektronik izleme cihazları takılması ile ilgili görüşler tartışılıyor. Çalıştay toplantısının ilk oturumunu HSYK Üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen yönetti. Oturumda Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. İzzet Özgenç, Prof. Dr. Cumhur Şahin, Kültür Üniversitesi'nden Prof. Dr. Durmuş Tezcan ceza adalet sisteminde yapılan reformları değerlendirdi.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Nizamettin Kalaman oturumda, denetimli serbestlik hizmetlerinin beş yıllık değerlendirmesini yaparken yaşanan sıkıntıları ve çözüm önerilerini sundu. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Tetkik Hakimi Orhan Arslan ise Avrupa denetimli serbestlik kuralları ve uygulamaları konusunda bilgi sunarken bir diğer Tetkik Hakimi İbrahim Usta da denetimli serbestlik sisteminin aksayan yönleri, ihtiyaçlar ve Türk hukukunda elektronik izlemenin kullanım alanları hakkında bilgi verdi.

(RY-İÇ-HO-Y)


10.01.2011 16:09:10 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
---W468X60---