03.12.2008 Çarşamba 08:16
USD 1.5910    EUR 2.0280    EUR/USD 1.2740    IMKB100 24426 / 94
 
Barlas’tan ’Aktütün baskını’ soruları
05.10.2008 10:29
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Barlas’tan ’Aktütün baskını’ soruları "Özeleştiri yapılamayan mesleklerde hatalar birbirini kovalar. Aktütün Karakolu’nun dört kez saldırıya uğraması askerlik mesleğinin mensupları tarafından tartışılmalıdır. "Şehitlerimizin kanları yerde kalmayacak" veya "Gereken neyse hepsi yapılacak" benzeri açıklamaların, bu noktada kamuoyunu tatmin etmeyeceği artık bilinmelidir."

Mehmet Barlas / Sabah

Aktütün Karakolu’nun savunulmasındaki zaaflar bilinmiyor muydu?


"Ülke topraklarının bütünlüğünü, sınırlarımızın güvenliğini korumak için gerektiğinde canlarını veren Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarına, saygı ve minnet duyduğumuzu bir kez daha tekrarlamalıyız.
İşte son olarak, Aktütün Karakolu’nda 15 şehit daha verdik.
Türkiye’nin çeşitli yörelerindeki 15 ailenin daha yürekleri yandı.
Bu noktada bizi olduğu gibi, sayısız insanı huzursuz eden bir düşünceyi de seslendirmek zorundayız.
Haberlerde izleyerek, sizler de hafızanızdaki bilgileri tazelemişsinizdir.
Irak sınırına 4, İran sınırına da 40 kilometre uzaklıktaki Aktütün Jandarma Sınır Karakolu daha önce de dört defa PKK’lı teröristlerin saldırısına uğramıştı... Son olarak dün verdiğimiz 15 şehidimizle birlikte, Aktütün Karakolu’nda bugüne kadar verilen şehit sayısı 43’e ulaştı.
"Askerlik" de, doktorluk gibi, mühendislik gibi bir meslektir.
Bu mesleğin mensupları da aldıkları eğitimle uzmanlaşırlar, bu meslekten olmayanlardan çok farklı bilgilerle savaşı, barışı, güvenliği değerlendirirler.
Hiçbir deneyimi olmayan gençler, bu mesleğin yetişmiş kadrolarına kendilerini teslim ederler.
Onların emirlerine uyarlar ve gerekirse ölüme de giderler.

Sorular var

Aktütün Karakolu’nun dört kez saldırıya uğraması ve her saldırıda şehitler vermemiz meselesi, herhalde askerlik mesleğinin mensupları tarafından tartışılmalıdır.
"Şehitlerimizin kanları yerde kalmayacak" veya "Gereken neyse hepsi yapılacak" benzeri açıklamaların, bu noktada kamuoyunu tatmin etmeyeceği artık bilinmelidir.
Bu konuda ilk akla gelen soru şudur:
- Aktütün Karakolu eğer savunulması imkânsız ve saldırılara çok açık bir mekânda ise, bundan önceki saldırılar ertesinde neden durum değerlendirmesi yapılmamıştır? Bu alanın savunulmasındaki zaafları giderecek tedbirler neden alınmamıştır?
Hatırlayalım bundan önce aynı karakola yapılan baskınları...
- Aktütün Karakolu’na ilk saldırı 12 Eylül 1992’de gerçekleşmişti. 22 askerimizin şehit edildiği Aktütün Karakolu baskınını Irak’ın kuzeyinden gelen PKK 400 kişilik grupla gerçekleştirmişti.
- PKK tarafından 5 Haziran 2007 tarihinde gerçekleştirilen saldırıda ise ölen olmadı. Ancak bu ikinci saldırıdan yaklaşık iki ay sonra 22 Temmuz 2007 günü üçüncü saldırı yapıldı. Bir asker hayatını yitirdi.

İstihbarat zaafı mı?

- Bundan 16 yıl sonra Mayıs 2008’de ise yine Irak’ın kuzeyinden Leylek ve Çerçele Dağı üzerinden gelen teröristler aynı karakola bu kez 200 kişilik grupla saldırdı. Saldırıda 6 askerimiz şehit olurken, 19 terörist öldürüldü.
- Önceki gün ise yine aynı karakola gerçekleştirilen hain saldırıda ise 15 şehit verdik. İki uzman çavuştan halen haber alınamazken, iki ağır yaralı askerimiz bulunuyor.
Bir diğer cevap aranılması gereken soru da herhalde şu olmalıdır:
- İstihbarat faaliyetlerimizde bir zaaf mı var ki, bu kadar büyük kayıplara yol açan saldırılar, ancak gerçekleştikten sonra öğreniliyor? Pilotsuz uçaklarımızın gözlemleri, Irak’taki ABD kuvvetleri ile istihbarat alanındaki işbirliği, yerel istihbarat çalışmaları hiç sonuç vermiyor mu?
Biliyoruz ki bu ve bunlara benzer sorular askerlik mesleğinin profesyonelleri tarafından da seslendirilmekte.
Ve biliyoruz ki özeleştiri yapılamayan mesleklerde hatalar birbirini kovalar.
Askerlik mesleğindeki hatalar ise, can kayıpları ile sonuçlanır."



Diğer Medya Haberleri
Ahmet Hakan’ın ilginç çıkışıAhmet Hakan’ın ilginç çıkışı
Nursuna Memecan ile giriştiği polemikle son olarak öne çıkan Ahmet Hakan Coşkun, bugün bir röportaj vererek yine ilginç çıkışlar yaptı: "Başbakan’ın uçağına binecek gazeteci kalmadı"
Neden türban değil de çarşaf?"Neden türban değil de çarşaf?"
"Son yıllarda "açılım" kelimesi moda oldu. Mecburen ben de kullanıyorum. Ancak bu tabir hiç hoşuma gitmiyor. Çünkü sinsi bir Ankara siyasetini çağrıştırıyor."
Bakanlara makam aracı olarak en uygunu merkep midir?"Bakanlara makam aracı olarak en uygunu merkep midir?"
"Tarihte benzer olaylar benzer sonuçlar doğurur. Ama bu bir tekrar değildir. Değişen zamanla, bütün koşullar da değişir.Bugünlerde hepimizin ilgilenmek zorunda olduğumuz "Global ekonomik kriz" de insanlığın yaşadığı ilk global ekonomik kriz değil."
Global finans krizine kökten çözüm"Global finans krizine kökten çözüm"
"Bugünlerde  bütün dünyada Amerikanın  finans  krizi ve bunun dünyaya yansımaları sıkça konuşulup tartışılmaktadır. Öncelikle buradan söylemek istiyorum, Amerika 1 Günde krize girmedi!"
3G ihalesi Turkcell’in3G ihalesi Turkcell’in
Cepten görüntülü konuşma devrini resmen başlatacak olan 3G ihalesinde A tipi lisansın sahibi Turkcell oldu. Turkcell 40 megahertz kullanım kapasitesi sahibi olacağı A tipi lisans bedeli için KDV hariç 358 milyon euro’luk teklif verdi.
Çarşaflamak..."Çarşaflamak..."
"Avrupa Parlamentosu heyetleri Türkiye’de fink atmaya başladılar. Tayyip Erdoğan hükümetinin AB yolunda tıknefes kaldığına AB yetkilileri de kani olunca, oradan buraya ziyaretler arttı. Ak Parti yönetiminden ya da hükümetin tepesinden gelen ‘Bir değişiklik yok. AB yolunda ilerlemeye devam’ söylemi Türkiye’deki AB yandaşlarını kesmediği gibi, bizzat AB çevrelerine de inandırıcı gelmiyor."
Demek ki Ergenekon, her yere konmuş."Demek ki Ergenekon, her yere konmuş."
"Ergenekon davasında, belki de bütün tutuklama dalgalarından daha önemli bir gelişme var."
MİT’te iç hesaplaşma"MİT’te iç hesaplaşma"
"Susurluk kazasından hemen sonra Aydınlık Dergisi’ne (5 Ocak 1997) açıklama yapan emekli deniz binbaşı Erol Mütercimler şöyle diyordu: ‘Eğer Susurluk’ta kamyon mercedese çarpmamış olsaydı hiçbir zaman İstanbul’a giremeyecekti.’
MİT’te neler oluyor?"MİT’te neler oluyor?"
"Üfffff. Üffff ki üffff. Dünkü gündem gene başdöndürücüydü. Yargıtay’daki Danıştay Davası’nın temyiz duruşmasından, Irak’la ABD arasında yapılan anlaşmanın onaylanmasına kadar birçok önemli olay vardı."
Ilıcak: Akman istifaIlıcak: "Akman istifa"
"Alman mahkemesinin Deniz Feneri’ne ilişkin gerekçeli kararı açıklandı. Bu kararda, RTÜK Başkanı Zahid Akman da zanlılar arasında gösteriliyor. Ayrıca Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Zahid Akman hakkında araştırma başlattı."
Abartılı ’kriz’ haberleri toplumu geriyorAbartılı ’kriz’ haberleri toplumu geriyor
Amerika’da patlak veren, etkileri ülkemizde de hissedilen ekonomik kriz, son günlerde televizyon haberlerinin en önemli gündemini oluşturuyor.
Bazı Öne Çıkan Haberler