
TBMM Başkanı Köksal Toptan, "Yeni bir Anayasa için uygun bir konjonktürün olduğunu söyleyemem. O nedenle olabildiği kadar Türkiye’nin daha demokratikleşmesini sağlayacak, üzerinde geniş uzlaşma sağlanması mümkün olabilecek Anayasa değişikliği olabilir" dedi.
AA - "Anayasa Mahkemesinin Anayasa değişiklikleriyle ilgili verdiği karar nedeniyle üzerinde bir baskı unsuru hissedip hissetmediği" sorusuna, "Hayır" diyen Toptan, Türkiye’de Anayasa değişiklikleriyle ilgili tartışmaların yıllardan beri yapıldığını hatırlattı.
Toplumun hemen hemen tüm kesimlerinin yeni Anayasa yapımı konusunda görüş birliği içinde olduğunu belirten Toptan, "Yapılacak iş, bu görüş birliğini, uzlaşılan bir metin haline getirmeye çalışmaktır. Biz de önümüzdeki yasama yılında bunu yapmaya çalışacağız" diye konuştu.
Bir gazetecinin "Gerginliklerden kaçınılması yönünde bir çağrı yaptınız. TBMM Başkanı olarak yeni yasama yılı başında, iktidar ve muhalefet liderlerini bir araya getirme gibi bir programınız var mı? Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, partilerin kapatılmasını zorlaştıracak Anayasa ve yasal düzenlemelerin yapılması çağrısı yaptı. Bu da gündeminizde olacak mı?" sorusu üzerine Toptan, şöyle konuştu:
"Gerektiğinde... Tabii siyasi parti liderlerimiz birbirleriyle diyalog içerisinde olan, zaman zaman konuşan değerli ve saygın kişiler, toplumun önderleri... Gerektiğinde elbette bir araya da gelirler.
’Anayasa değişikliği mutlaka gündeme gelmelidir’ sözüm, Anayasa Mahkemesi Başkanının sözleriyle çok bağlantılı değil. Öteden beri yeni bir Anayasa yapılması gerektiğini tartışıyor, konuşuyoruz, daha demokratik bir anayasa yapılmasından söz ediyoruz. O nedenle yapılacak Anayasa değişikliğini, salt siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştırıcı önlemleri düzenler noktasıyla örtüştürmeye çalışırsak yanlış bir değerlendirme yaparız ve amacımızdan da saparız."
Anayasa değişiklikleriyle ilgili çağrısını hatırlatan gazetecinin, "köklü bir anayasa değişikliğinin Kurucu Meclis tarafından yapılmasını vurguladınız. Şimdi de aynı görüşte misiniz?" sorusunu Toptan, şu karşılığı verdi:
"Türkiye, Anayasa değişikliği yapacaksa, mevcut anayasanın değiştirilmesine ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde bunu gerçekleştirecektir. Türkiye, yeni bir Anayasa yapacaksa, o benim önerdiğim ama üzülerek ifade edeyim, benden başka da çok fazla kişinin pek itibar etmediği ve inanmadığı yolu deneyecektir. O yol ne? Mevcut parlamentonun yanında, bir Anayasa yapımcısı meclis... Bunun 100’ü seçim yoluyla, 50’si çeşitli sivil toplum örgütlerinin, kamu kurumları ve üniversitelerin temsilcisi olarak gelir. Belli bir süre verilir, örneğin 2 yıl denir. Yeni bir Anayasa yapımı sağlanır, oradan çıkan metin halkoyuna sunulur, kabul edilirse yürürlüğe girer. ’1982 Anayasası’ yerine, ’2009 veya 2008 Anayasası’ ortaya çıkmış olabilir. Ama benim bu fikrim çok fazla ilgi yahut itibar görmedi."
Toptan, "Bu yasama yılında da milletvekili dokunulmalık dosyalarıyla ilgili dokunulmazlıkların kaldırılması kararı verilmedi. 22. Dönem’den beri bu devam ediyor. Siz 45 yıllık siyasetçi olarak bunu nasıl değerlendiriyorsunuz, hiç rahatsız olmuyor musunuz?" sorusuna karşılık, şöyle konuştu:
"Dünyanın bütün demokratik parlamentolarında, yasama organı üyeleri, dokunulmazlık zırhıyla korunmaktadır. Dokunulmazlık; ya yumuşak dokunulmazlık ya da çok sert katı dokunulmazlık dediğimiz iki şekilde ortaya çıkmaktadır. O bakımdan yeni Anayasa yapımında bu dokunulmazlık hükmünün de üzerinde durulması lazım gelen bir önemde olduğunu düşünmekteyim. Bunun dışında geçmiş uygulamalara baktığımızda genelde yasama dokunulmazlığıyla ilgili gelen dokunulmazlık tezkerelerinin çok büyük bölümünün yasama dönemi sonuna bırakıldığını görmekteyiz. Bu dönemde de Komisyon ve Genel Kurulumuz aynı uygulamayı sürdürmektedir. Ama bu mutlak bir hüküm değil, istediği takdirde istediği kişinin dokunulmazlığını da kaldırabilir. Özünde bizim dokunulmazlık kavramı üzerinde tartışma yapıp, bu katı dokunulmazlıktan daha dar kapsamlı daha yumuşak bir dokunulmazlığa geçmemiz lazım. O doğru olur diye düşünmekteyim."