HaberX: Hülya Okur
“TÜM ÖĞRETİM GÖREVLİLER DERNEĞİ ESKİ BAŞKANI DR. TAHİR HATİPOĞLU:” REKTÖRLERLER VE ÖĞRETİM ÜYELERİ KIŞKIRTICI AÇIKLAMALARDAN KAÇINMALIDIR”
TÜM öğretim görevliler derneği eski başkanı Dr. Tahir Hatipoğlu’na, Akdeniz Üniversitesi’nde satırlı, sopalı yaşanan kavgaya silah’ın da karışması eylemlerinin arka planını sorduk. YÖK yasasının 1981 yılında askerlerin eli tarafından çıkarıldığına inanan, bir çok üniversite kargaşasının altında ‘Milli Güvenlik doktrini yani derin devleti arayan Hatipoğlu olaya; Antalya üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın’ın basında yaptığı keskin çıkışlar üzerinden yorum getirdi.
Tahir Hatipoğlu, Üniversitelerin demokratlar zamanından beri böyle olduğu, darbe girişimlerinde öncü gruplar olarak kullanıldığı görüşünde. Bunda tercih edilen iki grubun, öğrenciler ve öğretim üyeleri olduğuna dikkat çeken Hatipoğlu sözlerine şu şekilde devam etti:” Şu sıralar Öğretim üyeleri uyku vaziyetinde. Ama öğrencilerin arasına bu darbeci grup, kışkırtıcı ajanlar sokarak bu tür eylemler yaptırıyor. Ve ben bu olayın da o eylemlerden birisi olduğunu düşünüyorum. “
Üniversiteler arası kurul başkanı, Antalya üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın’ın basında yaptığı keskin çıkışlarının ardından olayların bu üniversitede cereyan etmesini düşündürücü bulan Hatipoğlu, rektörlerlerin ve öğretim üyelerinin kışkırtıcı açıklamalardan kaçınmaları gerektiğini belirtti. Öğrenciler için zaten kışkırtıcı ajanlar olduğunu, bunun yanında hazır bekleyenlerin durumdan vazife çıkaranların bu eylemleri arttırabileceğini savundu. Darbe günlüklerinin üniversiteleri kullandığını tarihimizle açıklayan Tahir Hatipoğlu, bu girişimin tutmayacağını da görüşlerine ekledi. Artık öğrencilerin eski öğrenciler, kamuoyunun eski kamuoyu olmadığını belirten Hatipoğlu, tek tek yerel, küçük olayların da yaşanmasını mümkün gördüğünü söyledi.
Bu olayların başörtüsü yada AK Parti’nin kapatılmasına karşı gerçekleştirilmiş provokasyon girişimi olduğuna da inandığını belirten Hatipoğlu, “Üniversiteler de öğrenciler arasında türbanlı, türbansız hiçbir sorun çıkmayacağını ve içinde bulunduğu öğrencilerin büyük çoğunluğunun da serbestliği savunduğunu” ileri sürdü.
Hatipoğlu sözlerini” Bu olayın çıkış noktası olarak Antalya’yı sorgulamak lazım. Çünkü Antalya üniversitelerde pek olay olan bir il değildir. Ama üniversiteler arası kurul başkanın orayı tercih ettirebileceğini ve oradaki türbana karşı darbeci gruplara cesaret vermiş olabilir.”şeklinde sürdürürken, rektörün kendisini toplaması gerektiğini, siyasal beklenti içine girmesinin olayları tetikleyebileceğini savundu. Tahir Hatipoğlu; CHP, üniversite, bürokrat ve öğrenci işbirliği ile bu işin çözümlenmesi dilekleriyle sözlerini tamamladı.
“ÜLKÜ OCAKLARI ESKİ YÖNETİCİLERİNDEN SELÇUK ÖZDAĞ:” TÜRKİYE’DEKİ HER OLAYIN ARKASINDA İÇ VE DIŞ İSTİBAHARAT GÜÇLERİ VARDIR”
Basında provokasyonlara alet olan ve birbirlerine karşı şiddet sergileyen öğrencilerin ortasında mermisini silahına süren ve ateş eden provokatörün MHP sempatizanı olduğunun altının çizilmesinin ardından Ülkü Ocakları eski yöneticilerinden, Muğla Ünv.öğr.görevlisi Selçuk Özdağ’ın görüşlerini aldık.
Selçuk Özdağ;” 12 Eylül öncesi ülke ocaklarında başkanlık yaptım. Uzun yıllar Türkeş, Ecevit’le cezaevinde siyasi bir mahkum olarak 7 yıl kaldım ve berat ettim. Bugünkü olaylar kesinlikle provokasyon.”dedi. Özdağ:” Türkiye’deki her olayın arkasında iç ve dış istibaharat güçlerinin olduğuna dikkat çekerek, öncelikle üniversite görevlilerine büyük görev düştüğünü belirtti.
Parti yönetimlerinin bu konuyla ne kadar bağlantısı olabileceği sorusuna ise Selçuk Özdağ:” Türkiye’de ne MHP, ne BBP’nin, ne CHP’nin, ne AKP ‘nin parti bünylerinde bu kişilere tevessül edeceklerine inanmıyorum. Çünkü çok acı dönemlerden geçti Türkiye. “dedi.
Selçuk Özdağ’a; “Türkiye’nin 12 Eylül öncesi bir ağaç için koskoca bir ormanın feda edildiği günlerden geçtiği” sözleri hatırlatıldığında ise;”12 Eylül’den de öncesi olduğunu, 1946’da çok partili hayata geçildiğinden itibaren çatışmaların başladığını, CHP’lilerin Demokrat Partililerin, Demokrat Partililerin CHP’lilerin kahvehanelerine gitmediklerini, aynı mezarlıklara gömülmediklerini, kız alıp kız vermediklerini ve bunun da kültürel dokunun, tarihi şuurun oluşmamasından kaynaklandığına” değindi. Çok partili hayatın özümsenmediğini, bunun bir din olgusu olarak kabul edildiğini ileri süren Özdağ, “Parti dinimiz”fikri CHP’den doğunca CHP’li olmak babadan toruna miras kalıyordu”dedi.
Sağcılığın ve solculuğun da geleneksel olduğunu vurgulayan Selçuk Özdağ; 1960 ihtilaliyle darbecilik geleneği oluşturulmak istendiği, ordu içerisinde Kürtçüler, sosyal demokratlar, darbeci cuntacılar, Menderesciler gibi kutuplaşmalarının da çatışma ortamını teşvik ettiğini ve milletleşmenin dumura uğratıldığını ve bu kavga ortamının da daha sonra alevi, sunni, ardından sağ sol şeklinde tecelli ettiğini sözlerine ekledi.
Selçuk Özdağ, provokasyonlara karışanların "Direne direne kazanacağız" sloganına ve “İbrahimi imama sahip olmak, Allah’a fatura çıkarmamaktır” diyen gruplara ilişkin yorumları ise:” Öyle bir görüşe sahip değilim. Demokrasi ve demokratik haklar meşru zeminlerde, kanunlar çerçevesinde yapacağımız etkinlik ve faaliyetlerle elde edilmeli“oldu.
Selçuk Özdağ sözlerini”gerilimden beslenmek isteyen iç ve dış istihbarat örgütleriyle irtibatlı siyasilerin, medya mensuplarının, sermayedarların, kültür adamları olduğuna inanıyorum. Bunlara karşı da Türk milletinin sağcısıyla, solcusuyla müteyakkız olması gerektiğini, Anayasa değişikliğinin gündemde olduğu bu günlerde bunun da yapılmasının calibi dikkat olduğunu ifade ederek “tamamladı.
***
SABAH-Akdeniz Üniversitesi’nde üç hafta önce karşıt görüşlü öğrenci grupları arasında başlayan gerginlik dün bıçaklı, satırlı, sopalı kavgaya dönüştü. Kavgaya öğrenci olmayan bazı kişiler de karıştı ve silah kullandı. Olaylarda 6 öğrenci yaralandı, 38 öğrenci ise gözaltına alındı. Üniversitede üç hafta önce sol görüşlü öğrencilerin sağ görüşlü bir kıza laf atmasıyla başladığı iddia edilen gerginlik dün üniversite yerleşkesindeki öğrenci yurdunun önünde başlayan kavgayla patladı. Bıçak, sopa ve zincirlerin de kullanıldığı kavgada 2 sol görüşlü öğrenci bıçakla yaralandı. Çevik Kuvvet polisinin müdahale ettiği kavgada yaralanan öğrenciler hastaneye kaldırıldı diğerleri ise dağıldı. Ancak kısa bir süre sonra ellerinde sopalar bulunan 150 kişilik grup yaralı arkadaşlarını almak üzere gittikleri Akdeniz Üniversitesi Hastanesi önünde slogan atmaya başladı. Grup daha sonra kampustaki yurda doğru yürüyüşe geçti. "Direne direne kazanacağız" sloganlarıyla yürüyen grup rektörlük binası önünde tekbir getiren 30-40 kişilik sağ görüşlü öğrenciyle karşılaştı.
SİLAHINI ÇEKİP 8-9 EL ATEŞ ETTİ
Yeniden başlayan çatışmada sağcı grup arasındaki öğrenci olmadığı belirtilen Ömer Ulusoy adlı kişi silah çekerek karşı grubun üzerine 8-9 el ateş etti. Polis Ulusoy ve olayda silah kullandığı görüntülerle belirlenen ikinci kişiyi arıyor. Silah sesinin ardından öğrenciler taş, satır, sopa ve bıçaklarla birbirlerine saldırmaya devam etti. Çevik Kuvvet panzerlerinin su sıkarak müdahale etmesi sonucu öğrenciler, kampusa dağıldı. Ancak gerginlik bitmedi ve gruplar kampus dışarında yine birbirine girdi. Çevredeki dükkân ve evlerin camlarını kıran gruplar mahalle aralarında kayboldu. Kavgada 6 öğrenci çeşitli yerlerinden yaralandı, 38 öğrenci ise gözaltına alındı. Kampusta çıkan olaylarda öğrenci olmayan birden fazla kişinin de yer aldığı belirlendi. Topluluğun üzerine ateş eden ve benzeri başka olaylara da karıştığı iddia edilen Ömer Ulusoy’un MHP sempatizanı olduğu öğrenildi. MHP Antalya İl Başkanı Mustafa Akar, Ulusoy’un partilerine üye olmadığını, sadece parti binasına gidip geldiğini belirterek "Yönetimle bir ilgisi yok" dedi. Antalya Valiliği olayın ardından kriz masası oluşturdu.
NTVMSNBC-REKTÖR PROF. DR. AKAYDIN: KINIYORUZ
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın, üniversite dışından olup, üniversitedeki huzur ortamını bozmaya çalışan kişi ve grupları kınadıklarını bildirdi.
Mustafa Akaydın, üniversite yerleşkesindeki öğrenci yurdunda çıkan olaylar sonrası yaptığı yazılı açıklamada, yerleşkedeki Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı öğrenci yurdunda, karşıt görüşlü öğrenci grupları arasında istenmeyen olaylar yaşandığını hatırlattı.
Bu olaylar sırasında 2 kişinin kesici aletle hafif yaralandığını, 1 kişinin de darbedildiğini ifade eden Akaydın, hafif yaralanan öğrencilerin, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki tedavilerinin ardından taburcu edildiklerini söyledi.
Olayların yatışma noktasında, yerleşkeye dışarıdan gelen birtakım kişiler tarafından ateşli silah kullanıldığını ve olayların provoke edilmek istendiğini vurgulayan Akaydın, şunları kaydetti:
“Emniyet güçlerinden alınan bilgiye göre, söz konusu şahsın kimliği tespit edilmiş, tutuklanacağı bilgisi alınmıştır. Şu an itibariyle olay büyümeden kontrol altına alınmış olup, endişeye mahal bir durum söz konusu değildir. Üniversite rektör yardımcıları, idari yöneticiler, emniyet yetkilileri ve yurt müdürleri derhal toplanarak, alınacak önlemleri kararlaştırmıştır. Olay yakından izlenmekte ve değerlendirilmektedir. Öğrencilerimiz ve ailelerinin endişe edeceği hiçbir durum söz konusu değildir.”
Tüm öğrencileri sakin olmaya çağırdıklarını belirten Akaydın, “Üniversitemiz dışından olup, üniversitemizdeki huzur ortamını bozmaya çabalayan kişi ve grupları kınıyor, bir avuç kişinin körüklediği bu tür kalkışmalara taviz verilmeyeceğini kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz” dedi.