10.01.2009 Cumartesi 02:31
USD 1.5470    EUR 2.0930    EUR/USD 1.3520    IMKB100 26470 / 260
 
Üniversitede provakasyon
06.04.2008 18:55
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Akdeniz Üniversitesi’nde karşıt görüşlü öğrenciler arasındaki kavgada 7 öğrenci yaralandı, 34 öğrenci gözaltına alındı. Olay sırasında silah kullanan ve öğrenci olmadığı belirlenen sakallı adam aranıyor... Hülya Okur’un olaylarla ilgili görüştüğü, TÜM Öğretim Görevliler Derneği eski Başkanı DR. Tahir Hatipoğlu, "Rektörlerler ve öğretim üyeleri kışkırtıcı açıklamalardan kaçınmalıdır" derken, Ülkü Ocakları Eski Yöneticilerinden Muğla Ünv.öğr.görevlisi Selçuk Özdağ: "Türkiye’deki Her Olayın Arkasında İç ve Dış İstibaharat Güçleri Vardır" değerlendirmesini yaptı.

HaberX: Hülya Okur

“TÜM ÖĞRETİM GÖREVLİLER DERNEĞİ ESKİ BAŞKANI DR. TAHİR HATİPOĞLU:” REKTÖRLERLER VE ÖĞRETİM ÜYELERİ KIŞKIRTICI AÇIKLAMALARDAN KAÇINMALIDIR”

TÜM öğretim görevliler derneği eski başkanı Dr. Tahir Hatipoğlu’na, Akdeniz Üniversitesi’nde satırlı, sopalı yaşanan kavgaya silah’ın da karışması eylemlerinin arka planını sorduk. YÖK yasasının 1981 yılında askerlerin eli tarafından çıkarıldığına inanan,  bir çok üniversite kargaşasının altında ‘Milli Güvenlik doktrini yani derin devleti arayan Hatipoğlu olaya; Antalya üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın’ın basında yaptığı keskin çıkışlar üzerinden yorum getirdi.

Tahir Hatipoğlu,  Üniversitelerin demokratlar zamanından beri böyle olduğu, darbe girişimlerinde öncü gruplar olarak kullanıldığı görüşünde. Bunda tercih edilen iki grubun, öğrenciler ve öğretim üyeleri olduğuna dikkat çeken Hatipoğlu sözlerine şu şekilde devam etti:” Şu sıralar Öğretim üyeleri uyku vaziyetinde. Ama öğrencilerin arasına bu darbeci grup, kışkırtıcı ajanlar sokarak bu tür eylemler yaptırıyor. Ve ben bu olayın da o eylemlerden birisi olduğunu düşünüyorum. “

Üniversiteler arası kurul başkanı, Antalya üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın’ın basında yaptığı keskin çıkışlarının ardından olayların bu üniversitede cereyan etmesini düşündürücü bulan Hatipoğlu, rektörlerlerin ve öğretim üyelerinin kışkırtıcı açıklamalardan kaçınmaları gerektiğini belirtti. Öğrenciler için zaten kışkırtıcı ajanlar olduğunu, bunun yanında hazır bekleyenlerin durumdan vazife çıkaranların bu eylemleri arttırabileceğini savundu. Darbe günlüklerinin üniversiteleri kullandığını tarihimizle açıklayan Tahir Hatipoğlu, bu girişimin tutmayacağını da görüşlerine ekledi. Artık öğrencilerin eski öğrenciler, kamuoyunun eski kamuoyu olmadığını belirten Hatipoğlu, tek tek yerel, küçük olayların da yaşanmasını mümkün gördüğünü söyledi.

Bu olayların başörtüsü yada AK Parti’nin kapatılmasına karşı gerçekleştirilmiş provokasyon girişimi olduğuna da inandığını belirten Hatipoğlu, “Üniversiteler de öğrenciler arasında türbanlı, türbansız hiçbir sorun çıkmayacağını ve içinde bulunduğu öğrencilerin büyük çoğunluğunun da serbestliği savunduğunu” ileri sürdü.

Hatipoğlu sözlerini” Bu olayın çıkış noktası olarak Antalya’yı sorgulamak lazım. Çünkü Antalya üniversitelerde pek olay olan bir il değildir. Ama üniversiteler arası kurul başkanın orayı tercih ettirebileceğini ve oradaki türbana karşı darbeci gruplara cesaret vermiş olabilir.”şeklinde sürdürürken, rektörün kendisini toplaması gerektiğini, siyasal beklenti içine girmesinin olayları tetikleyebileceğini savundu. Tahir Hatipoğlu; CHP, üniversite, bürokrat ve öğrenci işbirliği ile bu işin çözümlenmesi dilekleriyle sözlerini tamamladı.

“ÜLKÜ OCAKLARI ESKİ YÖNETİCİLERİNDEN SELÇUK ÖZDAĞ:” TÜRKİYE’DEKİ HER OLAYIN ARKASINDA İÇ VE DIŞ İSTİBAHARAT GÜÇLERİ VARDIR”

Basında provokasyonlara alet olan ve birbirlerine karşı şiddet sergileyen öğrencilerin ortasında mermisini silahına süren ve ateş eden provokatörün MHP sempatizanı olduğunun altının çizilmesinin ardından Ülkü Ocakları eski yöneticilerinden, Muğla Ünv.öğr.görevlisi Selçuk Özdağ’ın görüşlerini aldık.

Selçuk Özdağ;” 12 Eylül öncesi ülke ocaklarında başkanlık yaptım. Uzun yıllar Türkeş, Ecevit’le cezaevinde siyasi bir mahkum olarak 7 yıl kaldım ve berat ettim.  Bugünkü olaylar kesinlikle provokasyon.”dedi. Özdağ:” Türkiye’deki her olayın arkasında iç ve dış istibaharat güçlerinin olduğuna dikkat çekerek, öncelikle üniversite görevlilerine büyük görev düştüğünü belirtti.

Parti yönetimlerinin bu konuyla ne kadar bağlantısı olabileceği sorusuna ise Selçuk Özdağ:” Türkiye’de ne MHP, ne BBP’nin, ne CHP’nin, ne AKP ‘nin parti bünylerinde bu kişilere tevessül edeceklerine inanmıyorum. Çünkü çok acı dönemlerden geçti Türkiye. “dedi.

Selçuk Özdağ’a; “Türkiye’nin 12 Eylül öncesi bir ağaç için koskoca bir ormanın feda edildiği günlerden geçtiği” sözleri hatırlatıldığında ise;”12 Eylül’den de öncesi olduğunu, 1946’da çok partili hayata geçildiğinden itibaren çatışmaların başladığını, CHP’lilerin Demokrat Partililerin, Demokrat Partililerin CHP’lilerin kahvehanelerine gitmediklerini, aynı mezarlıklara gömülmediklerini, kız alıp kız vermediklerini ve bunun da kültürel dokunun, tarihi şuurun oluşmamasından kaynaklandığına” değindi. Çok partili hayatın özümsenmediğini, bunun bir din olgusu olarak kabul edildiğini ileri süren Özdağ, “Parti dinimiz”fikri CHP’den doğunca CHP’li olmak babadan toruna miras kalıyordu”dedi.

Sağcılığın ve solculuğun da geleneksel olduğunu vurgulayan Selçuk Özdağ; 1960 ihtilaliyle darbecilik geleneği oluşturulmak istendiği, ordu içerisinde Kürtçüler, sosyal demokratlar, darbeci cuntacılar, Menderesciler gibi kutuplaşmalarının da çatışma ortamını teşvik ettiğini ve milletleşmenin dumura uğratıldığını ve bu kavga ortamının da daha sonra alevi, sunni, ardından sağ sol şeklinde tecelli ettiğini sözlerine ekledi.

Selçuk Özdağ, provokasyonlara karışanların "Direne direne kazanacağız" sloganına ve “İbrahimi imama sahip olmak, Allah’a fatura çıkarmamaktır” diyen gruplara ilişkin yorumları ise:” Öyle bir görüşe sahip değilim. Demokrasi ve demokratik haklar meşru zeminlerde, kanunlar çerçevesinde yapacağımız etkinlik ve faaliyetlerle elde edilmeli“oldu.

Selçuk Özdağ sözlerini”gerilimden beslenmek isteyen iç ve dış istihbarat örgütleriyle irtibatlı siyasilerin, medya mensuplarının, sermayedarların, kültür adamları  olduğuna inanıyorum. Bunlara karşı da Türk milletinin sağcısıyla, solcusuyla müteyakkız olması gerektiğini, Anayasa değişikliğinin gündemde olduğu bu günlerde bunun da yapılmasının calibi dikkat olduğunu ifade ederek “tamamladı.

 ***

 
SABAH-Akdeniz Üniversitesi’nde üç hafta önce karşıt görüşlü öğrenci grupları arasında başlayan gerginlik dün bıçaklı, satırlı, sopalı kavgaya dönüştü. Kavgaya öğrenci olmayan bazı kişiler de karıştı ve silah kullandı. Olaylarda 6 öğrenci yaralandı, 38 öğrenci ise gözaltına alındı. Üniversitede üç hafta önce sol görüşlü öğrencilerin sağ görüşlü bir kıza laf atmasıyla başladığı iddia edilen gerginlik dün üniversite yerleşkesindeki öğrenci yurdunun önünde başlayan kavgayla patladı. Bıçak, sopa ve zincirlerin de kullanıldığı kavgada 2 sol görüşlü öğrenci bıçakla yaralandı. Çevik Kuvvet polisinin müdahale ettiği kavgada yaralanan öğrenciler hastaneye kaldırıldı diğerleri ise dağıldı. Ancak kısa bir süre sonra ellerinde sopalar bulunan 150 kişilik grup yaralı arkadaşlarını almak üzere gittikleri Akdeniz Üniversitesi Hastanesi önünde slogan atmaya başladı. Grup daha sonra kampustaki yurda doğru yürüyüşe geçti. "Direne direne kazanacağız" sloganlarıyla yürüyen grup rektörlük binası önünde tekbir getiren 30-40 kişilik sağ görüşlü öğrenciyle karşılaştı.

SİLAHINI ÇEKİP 8-9 EL ATEŞ ETTİ
Yeniden başlayan çatışmada sağcı grup arasındaki öğrenci olmadığı belirtilen Ömer Ulusoy adlı kişi silah çekerek karşı grubun üzerine 8-9 el ateş etti. Polis Ulusoy ve olayda silah kullandığı görüntülerle belirlenen ikinci kişiyi arıyor. Silah sesinin ardından öğrenciler taş, satır, sopa ve bıçaklarla birbirlerine saldırmaya devam etti. Çevik Kuvvet panzerlerinin su sıkarak müdahale etmesi sonucu öğrenciler, kampusa dağıldı. Ancak gerginlik bitmedi ve gruplar kampus dışarında yine birbirine girdi. Çevredeki dükkân ve evlerin camlarını kıran gruplar mahalle aralarında kayboldu. Kavgada 6 öğrenci çeşitli yerlerinden yaralandı, 38 öğrenci ise gözaltına alındı. Kampusta çıkan olaylarda öğrenci olmayan birden fazla kişinin de yer aldığı belirlendi. Topluluğun üzerine ateş eden ve benzeri başka olaylara da karıştığı iddia edilen Ömer Ulusoy’un MHP sempatizanı olduğu öğrenildi. MHP Antalya İl Başkanı Mustafa Akar, Ulusoy’un partilerine üye olmadığını, sadece parti binasına gidip geldiğini belirterek "Yönetimle bir ilgisi yok" dedi. Antalya Valiliği olayın ardından kriz masası oluşturdu.

NTVMSNBC-REKTÖR PROF. DR. AKAYDIN: KINIYORUZ
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın, üniversite dışından olup, üniversitedeki huzur ortamını bozmaya çalışan kişi ve grupları kınadıklarını bildirdi.

Mustafa Akaydın, üniversite yerleşkesindeki öğrenci yurdunda çıkan olaylar sonrası yaptığı yazılı açıklamada, yerleşkedeki Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı öğrenci yurdunda, karşıt görüşlü öğrenci grupları arasında istenmeyen olaylar yaşandığını hatırlattı.

Bu olaylar sırasında 2 kişinin kesici aletle hafif yaralandığını, 1 kişinin de darbedildiğini ifade eden Akaydın, hafif yaralanan öğrencilerin, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki tedavilerinin ardından taburcu edildiklerini söyledi.

Olayların yatışma noktasında, yerleşkeye dışarıdan gelen birtakım kişiler tarafından ateşli silah kullanıldığını ve olayların provoke edilmek istendiğini vurgulayan Akaydın, şunları kaydetti:

“Emniyet güçlerinden alınan bilgiye göre, söz konusu şahsın kimliği tespit edilmiş, tutuklanacağı bilgisi alınmıştır. Şu an itibariyle olay büyümeden kontrol altına alınmış olup, endişeye mahal bir durum söz konusu değildir. Üniversite rektör yardımcıları, idari yöneticiler, emniyet yetkilileri ve yurt müdürleri derhal toplanarak, alınacak önlemleri kararlaştırmıştır. Olay yakından izlenmekte ve değerlendirilmektedir. Öğrencilerimiz ve ailelerinin endişe edeceği hiçbir durum söz konusu değildir.”

Tüm öğrencileri sakin olmaya çağırdıklarını belirten Akaydın, “Üniversitemiz dışından olup, üniversitemizdeki huzur ortamını bozmaya çabalayan kişi ve grupları kınıyor, bir avuç kişinin körüklediği bu tür kalkışmalara taviz verilmeyeceğini kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz” dedi.


Diğer Söyleşi Haberleri
Benden Deniz Gezmiş cesareti bekleme kardeşim"Benden Deniz Gezmiş cesareti bekleme kardeşim"
Senelerdir "Bam Teli"mize dokunan Tayfun Talipoğlu, HaberX okurları için Hülya Okur’un sorularını yanıtladı: " Devlete hizmet ediyorsun sağcı oluyorsun, sermayeye hizmet ediyorsun solcu!.. Haber yazmayı Şamil’den öğrendim... Ferit Şahenk, Türkiye’de ileride yönetimde yer alması gereken bir adam... Obama, Recep Tayyip Erdoğan, Ahmedi Nejat, Sarkozy, çok farklı görünmesine rağmen halk gibi ve doğal davranan adamlardır. Ruhun komünist değilse, işte şimdiki Türkiye olursun. Hükümet sağcıysa sendika pasifleşiyor, solcuysa şahinleşiyor.."
“Baykal’ın bütün riyakârlığı ortaya çıkmıştır”“Baykal’ın bütün riyakârlığı ortaya çıkmıştır”
Hülya Okur, HaberX okurları için sordu, Engin Noyan cevapladı... İşte o röportajdan satır başladı: "Baykal’ın bütün riyakarlığı ortaya çıkmıştır... Fatih Altaylı denilen zat, vasatın altında bir zat. Zekasıyla, bilgisiyle, görgüsüyle... Kuran’a açık itiraz edecek biri var mı, ben daha görmedim öyle bir adam... Cengiz Semercioğlu, cahil bir çocuk, söylediği şeyin temelinde hata var... Cumhuriyet gazetesinde yazmayı çok istiyorum... En çok ihtiyaç duyduğumuz şey, Müslümanlar arası diyalogdur..."
Eğitimciler’den Erdoğan’a bayram mektubuEğitimciler’den Erdoğan’a bayram mektubu
Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı, şef, uzman ve şube müdürlerinin ek ödemelerden yararlanamamalarına ilişkin sorunu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a "bayram mektubu" göndererek iletti. Avcı, mektubunda; Başbakan Erdoğan’dan sorunun Maliye Bakanı ile Milli Eğitim Bakanı tarafından çözülmesi gerektiği talebini iletti.
AK Parti’nin alternatifi yok"AK Parti’nin alternatifi yok"
Akşam’dan geçen hafta ayrılan Halit Kakınç, HaberX okurları için Hülya Okur’a konuştu: "Baykal, ümit ediyorum ki bu hatayı gördü... Gülen’in yaptığı hizmettir... Sultan Galiyef her şey olabilir ama ırkçı olmadığı kesin... MHP’nin de alevi açılımını önemsiyorum... Ergenekoncular o kadar kuvvetli olsalardı, o darbeyi biz çoktan görürdük... Akşam’dan ayrılmamda para birinci faktör değil... AK Parti’nin alternatifi yok... ABD, Kuzey Irak’ta ikinci İsrail’i yaratıyor..."
İlhan Kesici’den Başbakan’a çığ uyarısı...İlhan Kesici’den Başbakan’a çığ uyarısı...
CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici, Hülya Okur’a HaberX okurları için verdiği röportajda, mali krizin hiç de Türkiye’yi teğet geçmeyeceğini belirterek, Başbakan Erdoğan’a "çığ geliyor" uyarısı yaptı. Kesici, "2003 ve 2007 seçimlerini AKP’nin kazanmasının ana çatısı, ekonomi dolayısıyladır. Bundan sonra kaybedecektir. Kaybetmesinin de ana sebebi,  ekonomi olacaktır." derken, "Hükümet belediye seçimlerinin ertesine kadar dayanacak ve IMF ile anlaşma yapmayacak." öngörüsünde bulundu.
Ayşe Böhürler : Modern olmak için illa başı açık olmak gerekmiyorAyşe Böhürler : "Modern olmak için illa başı açık olmak gerekmiyor"
Hülya Okur, HaberX okurları için sordu,  AK Parti MKYK üyesi gazeteci Ayşe Böhürler yanıtladı: Müslümanlık her ülkeye göre değişiyor... Kadın haklarını, eşitliği savunmak feminist olmak anlamına gelmiyor... Ahlaksız din olmaz... Deniz feneri daha iyi yönetilmeliydi, şeffaf olmalıydı, mutlaka bulunulan ülkelerin kurallarına uyulmalıydı... Biz parti kurarken, iktidara geleceğimizden emin değildik... AK Parti’nin dini bir ideolojisi yok, dini bir simgesi yok... Beni kimse dindar ol diye zorlamadı... Başı açık olmayan, Müslüman olmaz diye bir kural yok... Modern olmak için illa içki içmek, başı açık olmak gerekmiyor...
Babahan: Erdoğan-Doğan tartışması kayıkçı kavgası değilBabahan: "Erdoğan-Doğan tartışması kayıkçı kavgası değil"
Hülya Okur, HaberX okurları için sordu Sabah Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan yanıtladı... İşte o röportajdan satır başları: Laiklik bir devlet dini mi?.. Bir Çiller döneminde, bir de banka döneminde iktidar yanlısı olduk... Hıncal Uluç, cumhuriyetçi, ben demokrat’ım... Yazı yazmak, aslında meydan okumak... Başbakanın medya patronuna yönelik eleştirisi kayıkçı kavgasının ötesinde anlam taşır... Aziz Yıldırım’ın tarzı Tayyip Erdoğan’a benziyor... AKP, şanslı bir dönemde iktidar oldu... Hala dağa çıkan varsa, dağdakiler geri dönmemişse, Türkiye’de düzeltilmesi gereken yanlışlar var demektir...
Çalışlar: Kürt sorununda devlet şiddetin bir parçasıÇalışlar: Kürt sorununda devlet şiddetin bir parçası
Terörün iki şiddet arasında sıkışıp kalanlardan oluştuğuna dikkat çeken Gazeteci-yazar Oral Çalışlar’a göre, "Hem devletten gelen hem Kürt ayaklanmalarından gelen iki şiddet birbirini kışkırtmış. İki şiddet birbirini kışkırttıkça insanlar bu iki şiddet arasında çaresiz kaldılar. Bir kısmı o şiddete, bir kısmı bu şiddete sığındı. Bunun ikisine sığınmayanlar yok edildi. Böyle bir acı tarihsel tecrübe Kürt meselesi." Hülya Okur, Çalışlar’la solculuk, hapis hayatı, gazetecilik, terörizm, öteki olmak, asker-siyaset ilişkisi, İslami hareket, Doğu Perinçek, oğlu Reşat ve arkadaşı Deniz Gezmiş üzerine söyleşi yaptı...
ÜNAL TANIK’TAN HODRİ MEYDANÜNAL TANIK’TAN HODRİ MEYDAN
Kirletilmeye müsait bir alan olan internetin temiz kalması için dayanışmada bulunulması gerektiğini vurgulayan Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık, sektörde gerek okuyucu, gerek de reklamveren açısından ciddi manipülasyonlar yapıldığını söylüyor. Arkadaşımız Hülya Okur’a röportaj veren Tanık, reklamverenlerin önlerine koyulan raporlara itibar etmemesini isterken, bir de çağrıda bulunuyor: "İnternette ölçüm yapan Alexa bir takım sanal manipülasyonlara açık. Yiğit olan site Google Analytics raporlarını açıklar..." Öte yandan, Başbakan Erdoğan’ın vefa duygusu kendine zarar verebilecek bir boyutta olduğunu belirten Tanık’a göre AK Parti iktidardan düşünce iki pişmanlık duyacak: Doğan Grubu’na ait Petrol Ofisi’ndeki vergi kaçakçılığının üzerini örtmesi ve belediyelerdeki yolsuzluklar…
Muhalif olmak, düşman olmak değildir"Muhalif" olmak, "düşman" olmak değildir
Can Ataklı’nın HaberX’e özel  söyleşisinden kesitler: "Türkiye’nin bir derin devleti var”Bu derin devletin adı, ergenekon. Ama bugün içeri alınanlar o ergenekon değil" " Ben AKP zihniyetine muhalefet eden bir adamım, düşman bir adam değilim.", "Bu ülke Müslüman bir ülke. Herkes dilediği gibi inançlarını yaşar ve bana göre çok küçük bir dönem hariç herkes bunu yaşamıştır.", "28 Şubat döneminde Tansu Çiller’e daha yakın yazılar yazdım, Refah partisiyle hükümet kuracağını öğrendiğimde çok öfkelendim.", "Atatürk ne kadar dindardı ya da değildi o beni hiç ilgilendirmiyor."
Gerçek Ergenekon olduğu gibi duruyor"Gerçek Ergenekon olduğu gibi duruyor"
Can Ataklı, HaberX’e gençlik yıllarından muhalif kimliğine, 12 Eylül’den 28 Şubat’a, Derin devletten Ergenokon’a kadar çarpıcı açıklamalarda bulundu: Türkiye’nin bir derin devleti var ”Bu derin devletin adı, Ergenekon. Ama bugün içeri alınanlar o ergenekon değil. Gerçek Ergenekon olduğu gibi duruyor ve bunun içinde hükümet de var... Uzan ile çalıştığım süre içinde asla iş takibi yapmadım, çünkü gerek yoktu... Hülya Okur’un Can Ataklı söyleşisinin ilk bölümü detayda:
Bazı Öne Çıkan Haberler