HaberX’ten Hülya Okur, Anayasa Mahkemesi Kararı üzerine, Ak Parti Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay, Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk ve Prof. Dr. Süheyl Batum’un görüşlerini aldı. İşte sıcağı sıcağına değerlendirmeler.
“Üyelerin çoğunluğu kapatma cezasını ağır bulmuştur”
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, dava sonucunda AKP’nin kapatılmadığı, 6 üyenin kapatılma, 4 üyenin de Hazine yardımından yoksun bırakılması kararına vardığı, partinin son yıl aldığı Hazine yardımından 1/2 oranında yoksun bırakılması ihtarına ilişkin Ak Parti Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay:” Bizim öngördüğümüz karar alınmıştır, ülkemizde demokrasinin işlediğinin işaretidir”dedi. Hazine yardımından yarısından men edilmesinin ve 6 üyenin oyu için denge sağlama niteliği taşıdığını belirterek,” Bu dava sonucu AK Parti laikliğe aykırı eylemlerin odağı oldu kanaati hakim. Ancak bunun cezaya dönüşmesi konusunda ayrılık var. 6 üye odağı, 4 üyesi odağı olmadığı yönünde hareket etmiştir. Bu doğrultuda kapatmayı ağır bulmuş ama ara cezayı yani hazine yardımının kesilmesini uygun görmüştür. Burada hem fikir olunan bir durum vardır ki o da şudur:”AK Parti cezalandırılmalı!” Fakat üyelerin çoğunluğu kapatma cezasını ağır bulmuştur.”şeklinde görüş bildirdi.
Davanın nihai sonucunu her iki taraf adına değerlendirirken Yarbay şunları söyledi:”Bu davanın sonucu parti kapatma alışkanlığının zıttı bir durum ortaya koymuştur. Bu durum Anayasa Mahkemesi için tarihi ve demokratiktir. Fakat dava sonucuna AK Parti laikliğe aykırı fiillerin odağı olduğu görüşüne varılmıştır. Bu nedenle AK Parti politikalarını revize etmelidir.”
Sami Selçuk: “Gerekçeli karar beklenmeli”
Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk ise konuya ilişkin görüşlerini 6 üyenin gerekçelerini açıklamasına göre yapacağını bildirmiş ve önemli olanın o çoğunluğunun neyi göz önünde bulundurduğudur”dedi. Selçuk yasal çoğunluğun aldığı kararı değil ret oyu kullanan üyelerin gerekçelerine göre görüşlerini bildireceğini söyledi.
Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Vatan Gazetesi yazarı Prof. Dr. Süheyl Batum’un Anayasa Mahkemesinin kararına ilişkin açıklamaları ise şunlar oldu:”Anayasa Mahkemesi kararını verdi. 11 üyenin 6 tanesi: “Bu parti laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelmiştir yani Türk demokrasisi açısından sakıncalıdır, laikliği ortadan kaldıracaktır”diyor. Geri kalan 4 Üye:”Evet doğru laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelmiştir”diyor. Bir üye:”Hayır, değildir”diyor. Sayısal bir sonuçla parti kapatılmıyor”
“Kapatılsaydı, bütün herkes huzursuz olacaktı”
Partinin kapatılmamasın siyasal açıdan daha iyi olduğunu belirten Batum, “Kapatılsaydı, bütün herkes huzursuz olacaktı, küresel sermaye, Amerika, Avrupa rahatsız olacaktı”dedi. Belirsizlik ortada iken borsanın tavan yapmasının kapatılma kararı ile daha kötü bir hal alacağını, bunun faturasını ağır ödeteceklerinin belli olduğunu vurgulayan Batum, “Hukuken ortada bir yanlışlık var. İlke olarak, bir partinin laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelmesi için mutlaka şiddete başvurması lazımdır gibi bir şey konmalıdır. Bu uygun mu? Tabi ki değil. AİHM’de şiddete başvurmayı zorunlu kabul etmedi. Her ne kadar Türkiye’de Venedik kriterleri yayılmak istendiyse de AİHM kararında şiddeti kabul etmedi. Ama biz böyle bir ilkeyi koysak daha yerinde olacak. Aksi takdirde komik bir durum çıkıyor ortaya. 11 üyenin 10’u çıkıyor ve diyor ki:“Bu parti laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelmiştir”Fakat 11’nciyi bulamadığı için parti devam ediyor. Bu parti laikliğe eylemlerin odağı haline geldiyse burada suçlu yok mu? Hayır diyor. Suç yok mu? Hayır, diyor. Peki nasıl geldi o zaman bu karar? 10 kişi kabul etti ama 11’nci bulunamadığı için fiil olmayacak deniyor. Bu bana göre komik. En basit şekliyle şu yapılabilir, “Biz hiçbir şekilde ne laikliğe aykırılıktan, ne bölünmez bütünlükten, ne demokrasiden dolayı şiddet yoluna başvurulmazsa parti kapatmayız” denir, hiç olmazsa böyle bir komedi ile karşı karşıya gelinmemiş olacaktı.
“Türkiye’de hiçbir parti demokrasiye uygun değil”
Batum, Haşim Kılıç’ın konuşmasında uzlaşı ile parti kapatma konusuna son verilmesi şeklindeki tavsiyesine karşı yorumunu ise şu şekilde yaptı:” Bana göre parti kapatılması Türkiye gibi bir ülkede ortadan kalkmamalı. Çünkü dünyada laikliği olmayan bir tek İslam ülkesi yoktur. Bir tane örneği yok. Bana kimse burada bir batı demokrasisinin işlediği bir ülke var ama burada laiklik yok diyemez. Laikliğe aykırı eylemlerin cezası, partinin kapatılması olmalı. Ama demokrasiye aykırı partiler de kapatılmalı ama Türkiye’de hiçbir parti demokrasiye uygun değil. Ama kapatılmıyor. Bu sistemi uygulanmayan, komik bir sistem olmaktan kurtarmak lazım. Bu çok zor. Böyle durumlarda Cumhuriyet Başsavcısı ihtar çekebilir, “Bu..bu…bu eylemlerin laikliğe ters. Bunları gidermezsen, bu adamları partiden atmazsan, sana dava açacağım”der.
Dava sonucu yapılan somut ihtarın yani hazine yardımının yarısından men edilmesinin AK Parti tarafından önemsenmeyip, sonucuyla övünmeleri karşısında ne olur sorusuna Batum’un verdiği cevap şu oldu:”buradan ders çıkartsa çok güzel olur ama Milli Selamet Partisi kapatıldı, Refah Partisi aynı kişilerle, o kapatıldı aynı kişiler Fazilet partisinde vardı, AK Parti kuruldu o da aynı şeyle yargılandı. “Biz laiklikle çok oynamayalım, siyasette oynanacak çok alan(ekonomi, kültür,sanat, çevre) var diye bir anlayış yok. Varsa yoksa din değerleri üzerinden oy kazanmak var. Aksi takdirde”Beni dindarım diye seçmiyorlar diye Cumhurbaşkanı olmaya çalışır mıydı Gül?Vecdi Gönül”Aman Allahım ilk defa dindar Cumhurbaşkanı seçiyorsunuz!”diye havalara sıçrar mıydı? Keşke farkına varsalar da bu iyi bir şey değil deseler.
Hülya Okur-HaberX