10.01.2009 Cumartesi 00:54
USD 1.5470    EUR 2.0930    EUR/USD 1.3520    IMKB100 26470 / 260
 
Karar üzerine değerlendirmeler
30.07.2008 19:59
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Karar üzerine değerlendirmeler

HaberX’ten Hülya Okur, Anayasa Mahkemesi Kararı üzerine, Ak Parti Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay, Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk ve Prof. Dr. Süheyl Batum’un görüşlerini aldı. İşte sıcağı sıcağına değerlendirmeler.


“Üyelerin çoğunluğu kapatma cezasını ağır bulmuştur”

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, dava sonucunda AKP’nin kapatılmadığı, 6 üyenin kapatılma, 4 üyenin de Hazine yardımından yoksun bırakılması kararına vardığı, partinin son yıl aldığı Hazine yardımından 1/2 oranında yoksun bırakılması ihtarına ilişkin Ak Parti Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay:” Bizim öngördüğümüz karar alınmıştır, ülkemizde demokrasinin işlediğinin işaretidir”dedi. Hazine yardımından yarısından men edilmesinin ve 6 üyenin oyu için denge sağlama niteliği taşıdığını belirterek,” Bu dava sonucu AK Parti laikliğe aykırı eylemlerin odağı oldu kanaati hakim. Ancak bunun cezaya dönüşmesi konusunda ayrılık var.  6 üye odağı, 4 üyesi odağı olmadığı yönünde hareket etmiştir. Bu doğrultuda kapatmayı ağır bulmuş ama ara cezayı yani hazine yardımının kesilmesini uygun görmüştür. Burada hem fikir olunan bir durum vardır ki o da şudur:”AK Parti cezalandırılmalı!” Fakat üyelerin çoğunluğu kapatma cezasını ağır bulmuştur.”şeklinde görüş bildirdi.

Davanın nihai sonucunu her iki taraf adına değerlendirirken Yarbay şunları söyledi:”Bu davanın sonucu parti kapatma alışkanlığının zıttı bir durum ortaya koymuştur. Bu durum Anayasa Mahkemesi için tarihi ve demokratiktir. Fakat dava sonucuna AK Parti laikliğe aykırı fiillerin odağı olduğu görüşüne varılmıştır. Bu nedenle AK Parti politikalarını revize etmelidir.”

Sami Selçuk: “Gerekçeli karar beklenmeli”

Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk ise konuya ilişkin görüşlerini 6 üyenin gerekçelerini açıklamasına göre yapacağını bildirmiş ve önemli olanın o çoğunluğunun neyi göz önünde bulundurduğudur”dedi. Selçuk yasal çoğunluğun aldığı kararı değil ret oyu kullanan üyelerin gerekçelerine göre görüşlerini bildireceğini söyledi.

Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Vatan Gazetesi yazarı Prof. Dr. Süheyl Batum’un Anayasa Mahkemesinin kararına ilişkin açıklamaları ise şunlar oldu:”Anayasa Mahkemesi kararını verdi. 11 üyenin 6 tanesi: “Bu parti laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelmiştir yani Türk demokrasisi açısından sakıncalıdır, laikliği ortadan kaldıracaktır”diyor. Geri kalan 4 Üye:”Evet doğru laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelmiştir”diyor. Bir üye:”Hayır, değildir”diyor. Sayısal bir sonuçla parti kapatılmıyor”

“Kapatılsaydı, bütün herkes huzursuz olacaktı”

Partinin kapatılmamasın siyasal açıdan daha iyi olduğunu belirten Batum, “Kapatılsaydı, bütün herkes huzursuz olacaktı, küresel sermaye, Amerika, Avrupa rahatsız olacaktı”dedi. Belirsizlik ortada iken borsanın tavan yapmasının kapatılma kararı ile daha kötü bir hal alacağını, bunun faturasını ağır ödeteceklerinin belli olduğunu vurgulayan Batum, “Hukuken ortada bir yanlışlık var. İlke olarak, bir partinin laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelmesi için mutlaka şiddete başvurması lazımdır gibi bir şey konmalıdır. Bu uygun mu? Tabi ki değil. AİHM’de şiddete başvurmayı zorunlu kabul etmedi. Her ne kadar Türkiye’de Venedik kriterleri yayılmak istendiyse de AİHM kararında şiddeti kabul etmedi. Ama biz böyle bir ilkeyi koysak daha yerinde olacak. Aksi takdirde komik bir durum çıkıyor ortaya. 11 üyenin 10’u çıkıyor ve diyor ki:“Bu parti laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelmiştir”Fakat 11’nciyi bulamadığı için parti devam ediyor. Bu parti laikliğe eylemlerin odağı haline geldiyse burada suçlu yok mu? Hayır diyor. Suç yok mu? Hayır, diyor. Peki nasıl geldi o zaman bu karar? 10 kişi kabul etti ama 11’nci bulunamadığı için fiil  olmayacak deniyor. Bu bana göre komik. En basit şekliyle şu yapılabilir, “Biz hiçbir şekilde ne laikliğe aykırılıktan, ne bölünmez bütünlükten, ne demokrasiden dolayı şiddet yoluna başvurulmazsa parti kapatmayız” denir, hiç olmazsa böyle bir komedi ile karşı karşıya gelinmemiş olacaktı.


“Türkiye’de hiçbir parti demokrasiye uygun değil”

Batum, Haşim Kılıç’ın konuşmasında uzlaşı ile parti kapatma konusuna son verilmesi şeklindeki tavsiyesine karşı yorumunu ise şu şekilde yaptı:” Bana göre parti kapatılması Türkiye gibi bir ülkede ortadan kalkmamalı. Çünkü dünyada laikliği olmayan bir tek İslam ülkesi yoktur. Bir tane örneği yok. Bana kimse burada bir batı demokrasisinin işlediği bir ülke var ama burada laiklik yok diyemez. Laikliğe aykırı eylemlerin cezası, partinin kapatılması olmalı. Ama demokrasiye aykırı partiler de kapatılmalı ama Türkiye’de hiçbir parti demokrasiye uygun değil. Ama kapatılmıyor. Bu sistemi uygulanmayan, komik bir sistem olmaktan kurtarmak lazım. Bu çok zor. Böyle durumlarda Cumhuriyet Başsavcısı ihtar çekebilir, “Bu..bu…bu eylemlerin laikliğe ters. Bunları gidermezsen, bu adamları partiden atmazsan, sana dava açacağım”der.

Dava sonucu yapılan somut ihtarın yani hazine yardımının yarısından men edilmesinin AK Parti tarafından önemsenmeyip, sonucuyla övünmeleri karşısında ne olur sorusuna Batum’un verdiği cevap şu oldu:”buradan ders çıkartsa çok güzel olur ama Milli Selamet Partisi kapatıldı, Refah Partisi aynı kişilerle, o kapatıldı aynı kişiler Fazilet partisinde vardı, AK Parti kuruldu o da aynı şeyle yargılandı. “Biz laiklikle çok oynamayalım, siyasette oynanacak çok alan(ekonomi, kültür,sanat, çevre) var diye bir anlayış yok. Varsa yoksa din değerleri üzerinden oy kazanmak var. Aksi takdirde”Beni dindarım diye seçmiyorlar diye Cumhurbaşkanı olmaya çalışır mıydı Gül?Vecdi Gönül”Aman Allahım ilk defa dindar Cumhurbaşkanı seçiyorsunuz!”diye havalara sıçrar mıydı? Keşke farkına varsalar da bu iyi bir şey değil deseler.

Hülya Okur-HaberX

Diğer Söyleşi Haberleri
Benden Deniz Gezmiş cesareti bekleme kardeşim"Benden Deniz Gezmiş cesareti bekleme kardeşim"
Senelerdir "Bam Teli"mize dokunan Tayfun Talipoğlu, HaberX okurları için Hülya Okur’un sorularını yanıtladı: " Devlete hizmet ediyorsun sağcı oluyorsun, sermayeye hizmet ediyorsun solcu!.. Haber yazmayı Şamil’den öğrendim... Ferit Şahenk, Türkiye’de ileride yönetimde yer alması gereken bir adam... Obama, Recep Tayyip Erdoğan, Ahmedi Nejat, Sarkozy, çok farklı görünmesine rağmen halk gibi ve doğal davranan adamlardır. Ruhun komünist değilse, işte şimdiki Türkiye olursun. Hükümet sağcıysa sendika pasifleşiyor, solcuysa şahinleşiyor.."
“Baykal’ın bütün riyakârlığı ortaya çıkmıştır”“Baykal’ın bütün riyakârlığı ortaya çıkmıştır”
Hülya Okur, HaberX okurları için sordu, Engin Noyan cevapladı... İşte o röportajdan satır başladı: "Baykal’ın bütün riyakarlığı ortaya çıkmıştır... Fatih Altaylı denilen zat, vasatın altında bir zat. Zekasıyla, bilgisiyle, görgüsüyle... Kuran’a açık itiraz edecek biri var mı, ben daha görmedim öyle bir adam... Cengiz Semercioğlu, cahil bir çocuk, söylediği şeyin temelinde hata var... Cumhuriyet gazetesinde yazmayı çok istiyorum... En çok ihtiyaç duyduğumuz şey, Müslümanlar arası diyalogdur..."
Eğitimciler’den Erdoğan’a bayram mektubuEğitimciler’den Erdoğan’a bayram mektubu
Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı, şef, uzman ve şube müdürlerinin ek ödemelerden yararlanamamalarına ilişkin sorunu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a "bayram mektubu" göndererek iletti. Avcı, mektubunda; Başbakan Erdoğan’dan sorunun Maliye Bakanı ile Milli Eğitim Bakanı tarafından çözülmesi gerektiği talebini iletti.
AK Parti’nin alternatifi yok"AK Parti’nin alternatifi yok"
Akşam’dan geçen hafta ayrılan Halit Kakınç, HaberX okurları için Hülya Okur’a konuştu: "Baykal, ümit ediyorum ki bu hatayı gördü... Gülen’in yaptığı hizmettir... Sultan Galiyef her şey olabilir ama ırkçı olmadığı kesin... MHP’nin de alevi açılımını önemsiyorum... Ergenekoncular o kadar kuvvetli olsalardı, o darbeyi biz çoktan görürdük... Akşam’dan ayrılmamda para birinci faktör değil... AK Parti’nin alternatifi yok... ABD, Kuzey Irak’ta ikinci İsrail’i yaratıyor..."
İlhan Kesici’den Başbakan’a çığ uyarısı...İlhan Kesici’den Başbakan’a çığ uyarısı...
CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici, Hülya Okur’a HaberX okurları için verdiği röportajda, mali krizin hiç de Türkiye’yi teğet geçmeyeceğini belirterek, Başbakan Erdoğan’a "çığ geliyor" uyarısı yaptı. Kesici, "2003 ve 2007 seçimlerini AKP’nin kazanmasının ana çatısı, ekonomi dolayısıyladır. Bundan sonra kaybedecektir. Kaybetmesinin de ana sebebi,  ekonomi olacaktır." derken, "Hükümet belediye seçimlerinin ertesine kadar dayanacak ve IMF ile anlaşma yapmayacak." öngörüsünde bulundu.
Ayşe Böhürler : Modern olmak için illa başı açık olmak gerekmiyorAyşe Böhürler : "Modern olmak için illa başı açık olmak gerekmiyor"
Hülya Okur, HaberX okurları için sordu,  AK Parti MKYK üyesi gazeteci Ayşe Böhürler yanıtladı: Müslümanlık her ülkeye göre değişiyor... Kadın haklarını, eşitliği savunmak feminist olmak anlamına gelmiyor... Ahlaksız din olmaz... Deniz feneri daha iyi yönetilmeliydi, şeffaf olmalıydı, mutlaka bulunulan ülkelerin kurallarına uyulmalıydı... Biz parti kurarken, iktidara geleceğimizden emin değildik... AK Parti’nin dini bir ideolojisi yok, dini bir simgesi yok... Beni kimse dindar ol diye zorlamadı... Başı açık olmayan, Müslüman olmaz diye bir kural yok... Modern olmak için illa içki içmek, başı açık olmak gerekmiyor...
Babahan: Erdoğan-Doğan tartışması kayıkçı kavgası değilBabahan: "Erdoğan-Doğan tartışması kayıkçı kavgası değil"
Hülya Okur, HaberX okurları için sordu Sabah Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan yanıtladı... İşte o röportajdan satır başları: Laiklik bir devlet dini mi?.. Bir Çiller döneminde, bir de banka döneminde iktidar yanlısı olduk... Hıncal Uluç, cumhuriyetçi, ben demokrat’ım... Yazı yazmak, aslında meydan okumak... Başbakanın medya patronuna yönelik eleştirisi kayıkçı kavgasının ötesinde anlam taşır... Aziz Yıldırım’ın tarzı Tayyip Erdoğan’a benziyor... AKP, şanslı bir dönemde iktidar oldu... Hala dağa çıkan varsa, dağdakiler geri dönmemişse, Türkiye’de düzeltilmesi gereken yanlışlar var demektir...
Çalışlar: Kürt sorununda devlet şiddetin bir parçasıÇalışlar: Kürt sorununda devlet şiddetin bir parçası
Terörün iki şiddet arasında sıkışıp kalanlardan oluştuğuna dikkat çeken Gazeteci-yazar Oral Çalışlar’a göre, "Hem devletten gelen hem Kürt ayaklanmalarından gelen iki şiddet birbirini kışkırtmış. İki şiddet birbirini kışkırttıkça insanlar bu iki şiddet arasında çaresiz kaldılar. Bir kısmı o şiddete, bir kısmı bu şiddete sığındı. Bunun ikisine sığınmayanlar yok edildi. Böyle bir acı tarihsel tecrübe Kürt meselesi." Hülya Okur, Çalışlar’la solculuk, hapis hayatı, gazetecilik, terörizm, öteki olmak, asker-siyaset ilişkisi, İslami hareket, Doğu Perinçek, oğlu Reşat ve arkadaşı Deniz Gezmiş üzerine söyleşi yaptı...
ÜNAL TANIK’TAN HODRİ MEYDANÜNAL TANIK’TAN HODRİ MEYDAN
Kirletilmeye müsait bir alan olan internetin temiz kalması için dayanışmada bulunulması gerektiğini vurgulayan Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık, sektörde gerek okuyucu, gerek de reklamveren açısından ciddi manipülasyonlar yapıldığını söylüyor. Arkadaşımız Hülya Okur’a röportaj veren Tanık, reklamverenlerin önlerine koyulan raporlara itibar etmemesini isterken, bir de çağrıda bulunuyor: "İnternette ölçüm yapan Alexa bir takım sanal manipülasyonlara açık. Yiğit olan site Google Analytics raporlarını açıklar..." Öte yandan, Başbakan Erdoğan’ın vefa duygusu kendine zarar verebilecek bir boyutta olduğunu belirten Tanık’a göre AK Parti iktidardan düşünce iki pişmanlık duyacak: Doğan Grubu’na ait Petrol Ofisi’ndeki vergi kaçakçılığının üzerini örtmesi ve belediyelerdeki yolsuzluklar…
Muhalif olmak, düşman olmak değildir"Muhalif" olmak, "düşman" olmak değildir
Can Ataklı’nın HaberX’e özel  söyleşisinden kesitler: "Türkiye’nin bir derin devleti var”Bu derin devletin adı, ergenekon. Ama bugün içeri alınanlar o ergenekon değil" " Ben AKP zihniyetine muhalefet eden bir adamım, düşman bir adam değilim.", "Bu ülke Müslüman bir ülke. Herkes dilediği gibi inançlarını yaşar ve bana göre çok küçük bir dönem hariç herkes bunu yaşamıştır.", "28 Şubat döneminde Tansu Çiller’e daha yakın yazılar yazdım, Refah partisiyle hükümet kuracağını öğrendiğimde çok öfkelendim.", "Atatürk ne kadar dindardı ya da değildi o beni hiç ilgilendirmiyor."
Gerçek Ergenekon olduğu gibi duruyor"Gerçek Ergenekon olduğu gibi duruyor"
Can Ataklı, HaberX’e gençlik yıllarından muhalif kimliğine, 12 Eylül’den 28 Şubat’a, Derin devletten Ergenokon’a kadar çarpıcı açıklamalarda bulundu: Türkiye’nin bir derin devleti var ”Bu derin devletin adı, Ergenekon. Ama bugün içeri alınanlar o ergenekon değil. Gerçek Ergenekon olduğu gibi duruyor ve bunun içinde hükümet de var... Uzan ile çalıştığım süre içinde asla iş takibi yapmadım, çünkü gerek yoktu... Hülya Okur’un Can Ataklı söyleşisinin ilk bölümü detayda:
Bazı Öne Çıkan Haberler