03.12.2008 Çarşamba 04:13
USD 1.5910    EUR 2.0280    EUR/USD 1.2740    IMKB100 24426 / 94
 
Prof. Küçükusta: Bazı hastalıklar insanı disipline eder
20.07.2008 14:23
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Prof. Küçükusta: Bazı hastalıklar insanı disipline eder
Prof. Ahmet Rasim Küçükusta’yla yaptığımız röportaja kaldığımız yerden devam ediyoruz. Söyleşiden satırbaşları: Öpüşme bir fantezi şekli, tedavi değil.. Suyu çok almak da yanlış.. Soğuk algınlığının ilacı yok.. Para da vereceğim deseniz sizi alerji yapmak mümkün değil.. Ergenekoncu medyada da yazdım; Kürt gazetesinde de yazarım, Ermeni gazetesinde de.. Kene gibi bir böcek geliştirmek manyaklık derecesinde insanların sonunu getirmekten başka birşey değildir.

Prof. Ahmet Rasim Küçükusta’yla yaptığımız röportajın ikinci bölümü

HÜLYA OKUR-  Uzmanlık konunuz astım, alerji ve saman nezlesi için; ’Kederinden verem oldu’ ya da ’Sıkıntıdan kurdeşen döktü’ sözlerine binaen öpüşme gibi tedaviler ileri sürüldü…

 

RASİM KÜÇÜKUSTA- Göğüs hastalıkları uzmanlık konum. Şimdi uzmanlıklar, dahiliyeci, hariciyeci diye ikiye ayrılmış. Çok bildiğimiz bir dalda bile alt gruplar çıkmaya başladı. Göğüs hastalıkları deyince akciğer hastalıklarının tümü giriyor ama kimisi sırf astım ve alerji ile ilgileniyor, kimisi sırf kanserle, kimisi sırf tüberkülozla gibi alt gruplar türemeye başladı. Bende en çok bu gruplar içinde en çok astım ve alerji ile ilgileniyorum. Öyle bir araştırma  var ama bu bir fantezi tabi. Mutluluk hissinin iyi gelmesi için ileri sürülen bir yöntem ama güvenilirliği yok.

 

HÜLYA OKUR-  Yakında sağ göze, sol göze bakan uzmanlar bile türeyebilir diye branşları çoğalan doktorları eleştirdiğiniz yazınıza göre eski doktorları aradığımız bir haldeyiz. Her halden anlayan doktorlar yerine neden bazı hallere göre olanları yetiştiriliyor?

Diğer Söyleşi Haberleri
İlhan Kesici’den Başbakan’a çığ uyarısı...İlhan Kesici’den Başbakan’a çığ uyarısı...
CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici, Hülya Okur’a HaberX okurları için verdiği röportajda, mali krizin hiç de Türkiye’yi teğet geçmeyeceğini belirterek, Başbakan Erdoğan’a "çığ geliyor" uyarısı yaptı. Kesici, "2003 ve 2007 seçimlerini AKP’nin kazanmasının ana çatısı, ekonomi dolayısıyladır. Bundan sonra kaybedecektir. Kaybetmesinin de ana sebebi,  ekonomi olacaktır." derken, "Hükümet belediye seçimlerinin ertesine kadar dayanacak ve IMF ile anlaşma yapmayacak." öngörüsünde bulundu.
Ayşe Böhürler : Modern olmak için illa başı açık olmak gerekmiyorAyşe Böhürler : "Modern olmak için illa başı açık olmak gerekmiyor"
Hülya Okur, HaberX okurları için sordu,  AK Parti MKYK üyesi gazeteci Ayşe Böhürler yanıtladı: Müslümanlık her ülkeye göre değişiyor... Kadın haklarını, eşitliği savunmak feminist olmak anlamına gelmiyor... Ahlaksız din olmaz... Deniz feneri daha iyi yönetilmeliydi, şeffaf olmalıydı, mutlaka bulunulan ülkelerin kurallarına uyulmalıydı... Biz parti kurarken, iktidara geleceğimizden emin değildik... AK Parti’nin dini bir ideolojisi yok, dini bir simgesi yok... Beni kimse dindar ol diye zorlamadı... Başı açık olmayan, Müslüman olmaz diye bir kural yok... Modern olmak için illa içki içmek, başı açık olmak gerekmiyor...
Babahan: Erdoğan-Doğan tartışması kayıkçı kavgası değilBabahan: "Erdoğan-Doğan tartışması kayıkçı kavgası değil"
Hülya Okur, HaberX okurları için sordu Sabah Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan yanıtladı... İşte o röportajdan satır başları: Laiklik bir devlet dini mi?.. Bir Çiller döneminde, bir de banka döneminde iktidar yanlısı olduk... Hıncal Uluç, cumhuriyetçi, ben demokrat’ım... Yazı yazmak, aslında meydan okumak... Başbakanın medya patronuna yönelik eleştirisi kayıkçı kavgasının ötesinde anlam taşır... Aziz Yıldırım’ın tarzı Tayyip Erdoğan’a benziyor... AKP, şanslı bir dönemde iktidar oldu... Hala dağa çıkan varsa, dağdakiler geri dönmemişse, Türkiye’de düzeltilmesi gereken yanlışlar var demektir...
Çalışlar: Kürt sorununda devlet şiddetin bir parçasıÇalışlar: Kürt sorununda devlet şiddetin bir parçası
Terörün iki şiddet arasında sıkışıp kalanlardan oluştuğuna dikkat çeken Gazeteci-yazar Oral Çalışlar’a göre, "Hem devletten gelen hem Kürt ayaklanmalarından gelen iki şiddet birbirini kışkırtmış. İki şiddet birbirini kışkırttıkça insanlar bu iki şiddet arasında çaresiz kaldılar. Bir kısmı o şiddete, bir kısmı bu şiddete sığındı. Bunun ikisine sığınmayanlar yok edildi. Böyle bir acı tarihsel tecrübe Kürt meselesi." Hülya Okur, Çalışlar’la solculuk, hapis hayatı, gazetecilik, terörizm, öteki olmak, asker-siyaset ilişkisi, İslami hareket, Doğu Perinçek, oğlu Reşat ve arkadaşı Deniz Gezmiş üzerine söyleşi yaptı...
ÜNAL TANIK’TAN HODRİ MEYDANÜNAL TANIK’TAN HODRİ MEYDAN
Kirletilmeye müsait bir alan olan internetin temiz kalması için dayanışmada bulunulması gerektiğini vurgulayan Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık, sektörde gerek okuyucu, gerek de reklamveren açısından ciddi manipülasyonlar yapıldığını söylüyor. Arkadaşımız Hülya Okur’a röportaj veren Tanık, reklamverenlerin önlerine koyulan raporlara itibar etmemesini isterken, bir de çağrıda bulunuyor: "İnternette ölçüm yapan Alexa bir takım sanal manipülasyonlara açık. Yiğit olan site Google Analytics raporlarını açıklar..." Öte yandan, Başbakan Erdoğan’ın vefa duygusu kendine zarar verebilecek bir boyutta olduğunu belirten Tanık’a göre AK Parti iktidardan düşünce iki pişmanlık duyacak: Doğan Grubu’na ait Petrol Ofisi’ndeki vergi kaçakçılığının üzerini örtmesi ve belediyelerdeki yolsuzluklar…
Muhalif olmak, düşman olmak değildir"Muhalif" olmak, "düşman" olmak değildir
Can Ataklı’nın HaberX’e özel  söyleşisinden kesitler: "Türkiye’nin bir derin devleti var”Bu derin devletin adı, ergenekon. Ama bugün içeri alınanlar o ergenekon değil" " Ben AKP zihniyetine muhalefet eden bir adamım, düşman bir adam değilim.", "Bu ülke Müslüman bir ülke. Herkes dilediği gibi inançlarını yaşar ve bana göre çok küçük bir dönem hariç herkes bunu yaşamıştır.", "28 Şubat döneminde Tansu Çiller’e daha yakın yazılar yazdım, Refah partisiyle hükümet kuracağını öğrendiğimde çok öfkelendim.", "Atatürk ne kadar dindardı ya da değildi o beni hiç ilgilendirmiyor."
Gerçek Ergenekon olduğu gibi duruyor"Gerçek Ergenekon olduğu gibi duruyor"
Can Ataklı, HaberX’e gençlik yıllarından muhalif kimliğine, 12 Eylül’den 28 Şubat’a, Derin devletten Ergenokon’a kadar çarpıcı açıklamalarda bulundu: Türkiye’nin bir derin devleti var ”Bu derin devletin adı, Ergenekon. Ama bugün içeri alınanlar o ergenekon değil. Gerçek Ergenekon olduğu gibi duruyor ve bunun içinde hükümet de var... Uzan ile çalıştığım süre içinde asla iş takibi yapmadım, çünkü gerek yoktu... Hülya Okur’un Can Ataklı söyleşisinin ilk bölümü detayda:
Dumanlı: Tayyip Erdoğan’ı yasaklasanız Mandela olurDumanlı: Tayyip Erdoğan’ı yasaklasanız Mandela olur
Anayasa Mahkemesi’nin AK Parti’yi kapatmamakla aslında kendini kurtardığını vurgulayan Ekrem Dumanlı, “Anayasa Mahkemesi ve yargı siyasallaşma üzerine kötü bir imaj ortaya koydu. Neredeyse CHP’nin noteri haline geldi” diyor. HaberX’e konuşan Dumanlı’ya göre siyasette sadakat yoktur; Özal’ı generallerinin tavsiyesinin aksine iktidar yapan vatandaş daha sonra öyle ağır cezalandırdı. Bu durum AK Parti için de geçerli.
O üniforma marka değerinden dolayı sana bir güç veriyor"O üniforma marka değerinden dolayı sana bir güç veriyor"
HaberX’e çarpıcı açıklamalarda bulunan Zaman Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı’ya göre, Türkiye’de medyanın en büyük sıkıntısı benzeşme: “Hepsi Hürriyet’in kopyası gibi. Bir Hürriyetçi özentisi var hepsinde. Fethullah Gülen’in arkasından çok ağıtlar yakacaklarını söyleyen Dumanlı, “Dünyanın herhangi bir yerinde olsa, ödüller yağar böyle bir adama. Fakat bu kadar dövülmesini, hırpalanmasını doğru bulmuyorum.” diyor. Dumanlı asker ile ilgili ise "Vaktiyle general, asker üniforması giymiş. O şerefli bir üniforma. Ama o üniforma arkada duran marka değerinden dolayı sana bir güç veriyor. Neticede devletin memurusun, devlet kimin? Devlet de milletin." dedi. Hülya Okur’un söyleşisinin ayrıntıları detayda.
Karar üzerine değerlendirmelerKarar üzerine değerlendirmeler

HaberX’ten Hülya Okur, Anayasa Mahkemesi Kararı üzerine, Ak Parti Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay, Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk ve Prof. Dr. Süheyl Batum’un görüşlerini aldı. İşte sıcağı sıcağına değerlendirmeler.

Saldırı Derin PKKnın işiSaldırı "Derin PKK"nın işi

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Başkanı Sedat Laçiner’e Güngören’deki bombalı saldırıları sorduk.  Laçiner olayların bizim bildiğimiz PKK’ya göre biraz fazla zekice olduğunu belirtirken "Bu kadar hassas bir dönemde ve iki tane, çifte, double bomba olması, biriyle kalabalığın toplanıp daha sonra ikincisiyle vurulması. Normalde PKK kadroları bu kadar zeki kadrolardan oluşmuyor. Özellikle bu bombacı olarak gönderilenler militan kadrolar. O kadar zeki eylemler yapmadılar. Benim kanaatime göre, derin PKK’nın işi olması ihtimali yüksek” dedi.

Bazı Öne Çıkan Haberler