03.12.2008 Çarşamba 07:20
USD 1.5910    EUR 2.0280    EUR/USD 1.2740    IMKB100 24426 / 94
 
MÜFETTİŞLİK VE “TOSUNLUK”
27.09.2008 08:12
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Burhan Özbey Büyük düelloda Türkiye kamuoyu; neyin ne olduğunu, kimin ne ölçüde doğruyu, doğruları, kibarlığı, yansıttığını kameralar önünde açık ve net olarak gördü. Biz burada ne söylersek söyleyelim, en “büyük jüri” halk; tartışmanın taraflarına hak ettikleri notu verdi.

MÜFETTİŞLİK VE “TOSUNLUK”

Yılın düellosunda, CHP’li Kılıçdaroğlu ile AKP’li Fırat; TBMM’de tarihler 25 Eylül 2008 Perşembe gününü, saatler de 14.30’u gösterdiğinde kameraların önünde karşı karşıya geldiler. Yılın düellosunu deneyimli televizyoncu ve gazeteci Uğur Dündar yönetti.

Ömrünün çeyrek asrını devlette “müfettişlik” mesleğine vermiş eski bir denetim elamanı olarak; elimizde kağıt kalem, saatler 14.25’i gösterirken televizyonun karşısına oturduğumuzda, ünlü fıkrada söylenen gibi “dü bakali” ne olacak diye tartışmanın seyrinin ve sonunun merakı içerisindeydik.

Mekan ve ortam tanımlarına girmeden düelloya dönük görüşlerimizi aktarmak istiyoruz.  Zira tartışma sırasında düelloculardan kimin terlediği kimin terlemediği, hangisinin sıkıntıdan gözlerini tavana doğru kaçırdığı şeklinde, fiziki zafiyet ve göstergeleri, mümtaz basınımızda fazlasıyla okudunuz.

Önce şunu söylemeliyiz. Dengir Mir Mehmet Fırat, şayet Sayın Kılıçdaroğlu’nun elinde düello sırasında ortaya çıkardığı kimi belgelerin varlığını önceden kestirebilseydi, çok eminiz ki, böylesi bir arenaya kesinlikle çıkmaz, kamuoyu önünde başka ortamlarda kendisine özgü tavır ve söylemlerle olayı geçiştirmeye çalışırdı. Bundan kuşkunuz olmasın…

Firmasına ait tırların gümrük geçişlerinde engellenmemesi yani “Kırmızı hat”tan geçirilmemesi konusunda Gümrüğe muhatap, altında ismi olan belgeyi tartışma sırasında Sayın Kılıçdaroğlu’nun çıkarıp ortaya koyması,  Dengir Mir Mehmet Fırat’ın “tuş” olmasına yetti de arttı bile.

Düelloya konu olan iki iddiada kanıtlandı.

MENAS firmasının hayali ihracat yaptığı ve firmaya ait tır’da 89 kilo eroinin yakalandığı iddialarının doğru olduğu Kılıçdaroğlu tarafından tartışma sırasında ortaya konan belgelerden tescillenmiş oldu.

Gelelim Sayın Fırat tarafından firması MENAS hakkında hayali ihracat soruşturmasını yürüten ve firmanın “hayali ihracat yaptığı” konusunda rapor düzenleyen müfettişin, Dengir Mir Mehmet Fırat tarafından tartışma sırasında Türkiye kamuoyu önünde  “tosun” diye tanımlanmasına…

Sayın Fırat;

Gerek inceliğin, nezaketin ve alçakgönüllülüğün sembolü Sayın Kılıçdaroğlu için tartışmadan önce ki günlerde kullandığınız aşağılayıcı sözcükler ve tanımlar; gerekse firmanızın hayali ihracat yaptığını saptamış olan tartışmada adı geçen müfettişe yönelik “tosun” şeklinde ki tanımınız; Dengir Mir Mehmet Fırat olarak kanaatımızca  almış olduğunuz terbiye ve kültürün bu olduğu biçiminde mütalâa edilmemeli.  

Çünkü sizin konumunuzda ki bir kişinin daha doğrusu parlamenterin, bu seviyede bir kültür ve terbiye noksanlığı içerisinde olduğu düşünülemez. Olsa olsa sürç-i lisandır diye düşünüyoruz…  O nedenle kamuoyu önünde Türk milletinden özür dilemeniz sizden beklenen incelik olacaktır.

Sayın Fırat,

Müfettişlik mesleğinde;  politize olmuş ya da bir siyasi partinin güdümüne girmiş, dürüstlükten uzak taraflı müfettişlerin varlığına tanık olmak her zaman olanaklıdır. Biz uzun bürokratik yaşamımızda böylelerini de çok gördük ve duyduk.

Özellikle son yıllarda, 2002 – 2008 arasında, yani partiniz iktidarında, bürokrasi ve teftiş kurumlarında politize olmuş memur ve müfettişlerin sıklığından söz edilse de, halen yüreğiyle, namusu ve şerefiyle çalışan dürüst memur ve müfettişlerin varlığını ve çokluğunu göz ardı edemeyiz. Onların varlığını içinde yaşadığımız baskıcı rejimde ülke adına “şans” sayarız.

Sonuç olarak;

Büyük düelloda Türkiye kamuoyu; neyin ne olduğunu, kimin ne ölçüde doğruyu, doğruları, kibarlığı, yansıttığını kameralar önünde açık ve net olarak gördü. Biz burada ne söylersek söyleyelim, en “büyük jüri” halk; tartışmanın taraflarına hak ettikleri notu verdi.

Biz değerlendirmelerimizde, kimi hususlarda yanılmış olabiliriz ama “büyük jüri” nin böyle bir yanlışlığa düşmesi söz konusu olamaz. Onun verdiği not kalıcı ve “karne notudur”!.. Tarihte ülkeyi yönetenler hakkında yanıldığı da pek görülmemiştir. Sadece bugün yolsuzluklarla suçlanır duruma gelmiş partiniz AKP’yi  2002 ve 2007’de iktidara taşımış olmanın talihsizliği dışında…

Umarız yakın zamana kadar partinizin önemli isimlerinden olan Sayın Abdülkadir Şener’in, birkaç gün önce Kanal D’de yayınlanan 32. Gün programında, partiniz hakkında dile getirdiği yolsuzluk suçlamaları karşısında, oturur biz bu duruma nasıl geldik ve nerelerde  “hata” ve “yanlışlıklar” yaptık diye bir vicdan muhasebesi yaparsınız…

BURHAN ÖZBEY

 

 

 

 

 

 

 

Burhan Özbey Yazıları
TEBRİZ’DE GÖRÜP YAŞADIKLARIMIZ
Tebriz’in (belki de İran’ın) önemli özelliklerden biri de; bırakın konutların tamamının neredeyse parkların bile doğalgazla ısıtılıyor olmasıydı... Tabi parklarda böyle bir durum söz konusu değil ama binaların dışında avluda bulunan tuvaletlerin tahret musluklarından bile, doğalgazla ısıtılmış sıcak sular akıyordu.
ATATÜRK’ÜN BÜYÜKLÜĞÜNÜ İRAN’DA DAHA ÇOK ANLADIK
Türkiye sınırına 350 km, Tahran’a 624 km uzaklıkta ki 2,5 milyonluk Tebriz kentinde, buram buram Türklük ve Anadolu koktuğunu gözlemledik.
GAZETECİLER (MUHABİRLER) VE MÜFETTİŞLER KÖTÜ İNSANLARDIR.
Çünkü görülmüş ve yaşanmıştır; dünya var oldukça, toplumlarda makam ve konumları ne olursa olsun bireyler arasında ilişkilerde“para” ve para hükmündeki maddi değerler, her zaman maneviyat denilen insanı yücelten ulviliklerin, yani hak ve adaletin önünde olmuştur…
AKP VE ALEVİLER
Bu satırların yazarı alevi olmamakla birlikte, alevi kesimine karşı derin bir saygı duymaktadır. Çünkü nerede “bir insan evladıyla” karşılaşmış olsak, hep gördük ki, çoğunlukla karşımıza alevi kökenli kardeşlerimiz çıktı.
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENEL SEKRETERİ GAZETECİ CEMALLETTİN ÖZTÜRK’Ü TEHDİT ETMİŞ
AKP Demokrat Parti döneminden bu yana basın mensuplarına ulusal ve yerel boyutta ciddi ve rahatsız edici biçimde baskı yapan tek iktidar AKP oldu.
10 KASIM’LARDA ATATÜRK’Ü SEVEN(!) ATATÜRK DÜŞMANLARI
Çevremizde ki “emperyalist akbabalar” Yüce Önder Atatürk’ü hangi davaya hizmet ettiği belli olmayan içimizde ki kişilere “Mustafalaştırılıp”, milletin bağrından koparıp attırmadıkça biliyorlar ki, Türkiye’yi bölemez ve Güneydoğu’yu topraklarımızdan kopartamazlar.
AKP KARŞITI DÖNEK OLMAYAN SOSYAL DEMOKRAT GAZETECİ VE YAZARLAR BASKI ALTINDALAR
Milletin ibretle izlediği ulusal medya’da ki “korkunç bozulmayı” ve “itibar çöküşünü” bir kenara bırakırsak, Kocaeli yerel medyasında ki inanılmaz değişimin de, tarihe geçecek bir “fenomen” olgusunda, felaket ve rezalet boyutunda yaşandığını üzülerek söylemek durumundayız. Tabi çok az istisna dışında…
SAYIN BAŞKAN; KIZINIZ İÇİN BÖYLE BİR RAPORU İÇİNİZE SİNDİREBİLİR MİYDİNİZ?
Sizin kızınıza, orada burada sürekli olarak dinden imandan söz ettiği halde 76 yaşında bir “adam” cinsel taciz ya da tecavüzde bulunsaydı, görevlendiren bilirkişi kurulu da, sizin verdiğiniz gibi bir rapor düzenleseydi, bu raporu içinize sindirip kabul eder miydiniz?
ÜZMEZ’İ TELEVİZYONLARA ÇIKARANLARA NE DEMELİ?
Hüseyin Üzmez’ in nasıl bir adam olduğunu toplum iyice anladı… Ya onu televizyonlarına çıkaranlar?.. Reytingi uğruna “ o rezilce konuşmalarına olarak tanıyanlar.” Onlara ne demeli? Evet… Onlara demeli?... O televizyon sahip ve yetkilileri, kendi kızlarının başına böyle bir şey gelseydi, “o adamı” kahraman gibi ekranlarına çıkarıp, konuştururlar mıydı? Evet tekrar soruyoruz, sayın televizyon yetkili ve sorumluları? Böyle bir durum olsaydı “o adamı” ekranlarınıza çıkarıp şakır şakır konuşturur muydunuz
KRİZ VE “O… PARALARI”
Dolar ve Euro aldı başını gidiyor… Tutabilene aşk olsun… Bugünlerde en kıymetli “Money” Dolar ve Euro… ABD’de büyük kriz başladığından bu yana millet döviz peşinde… Peki, peşinde olunan bu çok kıymetli dövizin önemli bölümü nerelere harcanıyormuş dersiniz? İşte onun yanıtı aşağıdaki yazımızda. 16 Ağustos 2008’de internette yayınlandı. Hep birlikte okuyalım. Takdir sizlerin
AKP’YE KARŞIYSANIZ ERGENEKONCUSUNUZ
Yolsuzluklar Türkiye’de ne yazık ki yaygın olarak sürüyor. Bunu biz değil eloğlu söylüyor. Sayın Başbakan bu acı gerçeği bilmiyor mu? Bilmemesi olanaklı mı? Bildiği için, umudu kırık, yüz hatları çökük, bakışları ve davranışları tepkili. AKP’ mi? Abbas yolcu!...