Aslında nerden başlasam diye düşünüyorum. Yazılacak o kadar çok şey var ki. Bu zaferi anlatmak çok zor. Ben uzun yıllardır böylesine bir maç izlemedim. Heyecan ve adrenalin dolu bir maç. Dünya’da kaç takım böyle bir maçı çevirebilir? Brezilya dahil. Arjantin dahil.
Bir yanda sakatlıklar var. Hele üzerine Emre Güngör de sakatlanıyor. Bir yanda ne olursa olsun Dünya’da adı olan bir Çek Cumhuriyeti var. Bir yanda skor dezavantajına düşüyorsun. Ve en önemlisi hakemle boğuşmak zorundasın. Hakem maça çıkarken belli etti niyetini. Sanki bir yerden mesaj almış gibiydi. Kim bilir belki de İsviçre’yi kupa dışı bırakmanın cezasını ödetmek istediler Türkiye’ye. Öylesine hataları vardı ki İsveç’li Hakem’in. Mehmet Topal ve Aurello’ya gösterdiği kartlarla Türkiye’nin orta saha direnci bir ara sallantıda gitti. Aurello belki itirazdan kart gördü, ama M.Topal’a gösterdiği kart büyük hataydı. Hele maç 2-1’ken 80. dakikada öylesine bir avantaj kuralını es geçti ki, sanki benim niyetimi anlayın demek istiyordu. Standardı yoktu. Ama İsveç’li hakem de başaramadı. Türkiye sadece Çek’leri değil. Hakemi de yendi.
Aslında hakeme bu yazıda yer vermemek gerek. Bu başarıyı anlatmak gerek. Teknik analiz manaliz yapmak zor bu saatten sonra. Türkiye Dünya’ya nasıl bir ülke olduğunu, nasıl bütünleşebildiğini gösterdi.
Çek takımı çok iyi oynamadı. Önemli bir silahları var. Kalecileri Cech. Bu silah ta uzun süre görevini yaptı. Ancak sonunda o da hatayı yaptı. Volkan’ın yediği 2 golde de hatası var. 2 kaleci arasında büyük farklar da var. Son dakikalardaki kırmızı kart için ne diyeyim bilmiyorum?
İnatçı oynadı A Milliler. Fatih Terim doğru değişikliklere gitti. Gerçi Kazım heyecandan mı neden çok zayıf kaldı. Atakların sönmesine katkıda bulundu. Ama olsun. Sonuçta çeyrek final geldi. Bu kadar kısa bir sürede 2-0’dan maçı çevirebilmek her babayiğidin harcı olmasa gerek. Türkiye bu işte bu.
Türkiye tarih yazdı tarih. Hakem bile engelleyemedi bu galibiyeti.