07.09.2008 Pazar 11:16
USD 1.2340     EUR 1.7590     EUR/USD 1.4294     IMKB100 39116 / -441
 
SİYASETÇİLİĞİN CİLVESİDİR “180 DERECE ÇARK ETME” MESELESİ
23.05.2008 17:15
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bugün Avrupalılara rest çeken ve bu doğrultuda da pasif kalan AKP’yi hainlik derecesine varan ithamlar ile suçlayan Bahçeli dün AKP ağzıyla konuşuyordu. Acaba Demirel’in dediği gibi “Dün dündür, bugün bugündür” mü?

 

SİYASETÇİLİĞİN CİLVESİDİR “180 DERECE ÇARK ETME” MESELESİ

 

 

Ne demiştik geçen yazımızda?

 

Bir öyle bir böyle olmaz!..

 

Evet, aynen öyle olmaz…

 

Peki, nasıl olur?

 

Tabii ki de tutarlı olarak olur.

 

Nasıl mı tutarlı olacağız?

 

Şöyle;

 

Bir gün A yolundan gidelim derken başka bir gün B yolundan gidelim demeden.

 

Bir gün başka öbür gün başka konuşmadan.

 

180 derece dönmeden.

 

Yani, kendimize belirli bir yön tayin edip o yön dâhilinde o yana bu yana kıvrılmadan daima aynı hedefler, aynı düşünceler peşinde koşarak tutarlı olabiliriz.

 

                                                               

 

Ancak bizlerin siyasi tarihi tutarsız liderler ile doludur.

 

Bugünün en önemli makamlarında oturanlarından(!) tutun da en dibe kadar “bir tutarsızlıklar abidesiyiz”.

 

Geçen yazımızda ki gibi yine bir örnek ile bunu perçinleyelim.

 

Şimdi size bir konuşma metni sunuyorum.

 

23 Mayıs 2002 tarihli.

 

’’Önemli olan görüşmelerde varılacak olan sonuçlardır, bu tür düşüncelerin Avrupalı muhataplara anlatılmasıdır. Göz ardı edilmek istenen nokta budur. 1984’den beri TBMM’de bulunan 57 idam kararı onaylanmamıştır. Birçok siyasi kurumumuz Türkiye’de idamın kaldırılmasını arzulamaktadır. Avrupa ülkelerine baktığımızda AB ve aday ülkelerde idam cezasının kaldırıldığını görüyoruz.

Son yapılan Anayasa değişikliğinde 38. madde de ifade edildiği şekliyle, savaş, savaş hali ve terör suçları dışında idam cezasının kaldırılması kapsam dışında öngörülmüştür. Şimdi Türkiye’ye terör suçlarında, savaş ve savaş benzeri hallerde de idamın kaldırılması yönünde dayatmalar olmaktadır. Türkiye’nin bu konuda hassasiyeti vardır. 15 yıldan bu yana bölücü, yıkıcı, terör faaliyetiyle karşı karşıya kalmış olan ülke konumundadır. İşte bunu Avrupalı muhatap ve dostlarımıza iyi anlatmalıyız. Türkiye’de aynen AB’yi oluşturan ülkelerde olduğu gibi genel bir eylem oluşmuştur.’’

 

Bu sözler kime ait?

 

Tabii ki de bugün Avrupa Temsilcilerinin sözlerini(haklı olarak) iç siyasetimize etki olarak gören ve “sömürge valisi” gibi kalıpları kullanan MHP lideri Devlet Bahçeli’ye.

 

Ne diyor Bahçeli bugün,“siz kimsiniz”,”size mi soracağız?”,”size mi hesap vereceğiz?”,gibi sözler ile yüklendiği Avrupalı üstatlara(!).

 

Size anlatmak istiyoruz derdimizi. Sizin bizi dinlemeniz lazım. Lütfen dostlarımız. Bu bizlerin iç sorunu falan değildir. Çünkü biz bu yönde kendimiz karar verecek kadar bağımsız bir ülke konumuna erişemedik. Dolayısıyla sizlerin yardımlarına ihtiyacımız var.”

 

                                                               

Buradan ne anlayacağız?

 

Bugün Avrupalılara rest çeken ve bu doğrultuda da pasif kalan AKP’yi hainlik derecesine varan ithamlar ile suçlayan Bahçeli, dün AKP ağzıyla konuşuyordu.

 

Acaba Demirel’in dediği gibi “Dün dündür, bugün bugündür” mü?

 

 

SON SÖZ:

Peki, tutarsız siyasiler daha hiç mi yok?

Dolu!

Sürüsüyle!

Cumhurbaşkanı’ndan Başbakan’a, Bakanlardan Milletvekillerine kadar uzanan bir zincirdir bu.

Çünkü siyasetçiliğin cilvesidir, “180 derece çark etme” meselesi!

 

mertd@haberx.com

Mertcan Demir Yazıları
Biz 17 Ağustos’ta İnsanlığın İki Farklı Yüzünü Gördük
Biz 17 Ağustos’ta İnsanlığın İki Farklı Yüzünü Gördük
Mesele Çok Derinlerdedir!
Mesele Çok Derinlerdedir!
GERÇEKÇİ OLMAK GEREK!
’Türkiye, son beş yılı tek parti iktidarında istikrar içinde geçirmiştir. Hangi yöne ilerlerse ilerlesin, eminim ki bu istikrarını sürdürecektir.’
DENİZ BAYKAL OLDU CHP CEO’SU!...
Desenize,bundan sonra Deniz Baykal’a CHP Genel Başkanı demeyeceğiz , CHP CEO’su diyeceğiz!... Genel Başkan oldu, CEO!
BAKAN ÇELİK’İN TUTARSIZLIĞI!
Yahu bu Bakan Çelik’te bir âlem! Hangi Çelik mi? Faruk Çelik. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız. Öbürünü(Hüseyin Çelik) hiç sormayın. O zaten başka bir âlem!
NE İDİK, NE OLDUK
Hani bazı durumlar vardır. İnsan içlene içlene “Vay be nereden nereye geldik.” der. Kendi kendine hayıflanır. İsyan eder. İşte geçtiğimiz günler de bana da bu hayıflanmaları, bu içerlemeleri, bu isyanları ettiren bir gelişme oldu. Nasıl mı?
SİYASETÇİLİĞİN CİLVESİDİR “180 DERECE ÇARK ETME” MESELESİ
Bugün Avrupalılara rest çeken ve bu doğrultuda da pasif kalan AKP’yi hainlik derecesine varan ithamlar ile suçlayan Bahçeli dün AKP ağzıyla konuşuyordu. Acaba Demirel’in dediği gibi “Dün dündür, bugün bugündür” mü?
NAFİLE BİR UĞRAŞ=AB
Sonucu önceden tasarlanarak aleyhinizde yazılmış bir yarışta, çalışmak/çabalamak ne kadar acı verici bir durumdur değil mi? Düşünsenize… (Birileri tarafından tayin edilmiş)Sonuç belli. Ve siz de belki bilerek, belki de bilmeyerek sonu belli olan bu yarışı kazanabilmek için var gücünüz ile uğraşıyorsunuz. Ne kadar vahim,ne kadar üzücü,ne kadar nafile bir uğraş değil mi?
BİR ÖYLE BİR BÖYLE OLMAZ!...
Bugün Avrupalıları iç işlerimize karışmakla suçlayıp (bu duruma)haklı olarak ateş püskürenler, 16 Şubat 1999’da bu açıklamalar yapılırken neredeydiler?
KUYRUĞA GEL VATANDAŞ!...
Herkes kuyruklarda. Kan ter içinde…(Resimlerde gördüğünüz gibi) Yorgun ve bitkin bir şekilde… Sessiz bir isyan içinde.
SİYASİ kuş mu?
Ortalık toz duman. Haliyle gündem de harıl harıl kaynıyor. Biraz olsun dindi dediğimiz gündem SABAH ve ATV’nin (bir kesime göre kuşkulu bir şekilde) satışı ile tekrar hararetlendi. Neydi peki bu satışta belli bir kesimi rahatsız eden durum? Hemen hatırlayalım.