Bugün Avrupalılara rest çeken ve bu doğrultuda da pasif kalan AKP’yi hainlik derecesine varan ithamlar ile suçlayan Bahçeli dün AKP ağzıyla konuşuyordu.
Acaba Demirel’in dediği gibi “Dün dündür, bugün bugündür” mü?
SİYASETÇİLİĞİN CİLVESİDİR “180 DERECE ÇARK ETME” MESELESİ
Ne demiştik geçen yazımızda?
Bir öyle bir böyle olmaz!..
Evet, aynen öyle olmaz…
Peki, nasıl olur?
Tabii ki de tutarlı olarak olur.
Nasıl mı tutarlı olacağız?
Şöyle;
Bir gün A yolundan gidelim derken başka bir gün B yolundan gidelim demeden.
Bir gün başka öbür gün başka konuşmadan.
180 derece dönmeden.
Yani, kendimize belirli bir yön tayin edip o yön dâhilinde o yana bu yana kıvrılmadan daima aynı hedefler, aynı düşünceler peşinde koşarak tutarlı olabiliriz.
Ancak bizlerin siyasi tarihi tutarsız liderler ile doludur.
Bugünün en önemli makamlarında oturanlarından(!) tutun da en dibe kadar “bir tutarsızlıklar abidesiyiz”.
Geçen yazımızda ki gibi yine bir örnek ile bunu perçinleyelim.
Şimdi size bir konuşma metni sunuyorum.
23 Mayıs 2002 tarihli.
’’Önemli olan görüşmelerde varılacak olan sonuçlardır, bu tür düşüncelerin Avrupalı muhataplara anlatılmasıdır. Göz ardı edilmek istenen nokta budur. 1984’den beri TBMM’de bulunan 57 idam kararı onaylanmamıştır. Birçok siyasi kurumumuz Türkiye’de idamın kaldırılmasını arzulamaktadır. Avrupa ülkelerine baktığımızda AB ve aday ülkelerde idam cezasının kaldırıldığını görüyoruz.
Son yapılan Anayasa değişikliğinde 38. madde de ifade edildiği şekliyle, savaş, savaş hali ve terör suçları dışında idam cezasının kaldırılması kapsam dışında öngörülmüştür. Şimdi Türkiye’ye terör suçlarında, savaş ve savaş benzeri hallerde de idamın kaldırılması yönünde dayatmalar olmaktadır. Türkiye’nin bu konuda hassasiyeti vardır. 15 yıldan bu yana bölücü, yıkıcı, terör faaliyetiyle karşı karşıya kalmış olan ülke konumundadır. İşte bunu Avrupalı muhatap ve dostlarımıza iyi anlatmalıyız. Türkiye’de aynen AB’yi oluşturan ülkelerde olduğu gibi genel bir eylem oluşmuştur.’’
Bu sözler kime ait?
Tabii ki de bugün Avrupa Temsilcilerinin sözlerini(haklı olarak) iç siyasetimize etki olarak gören ve “sömürge valisi” gibi kalıpları kullanan MHP lideri Devlet Bahçeli’ye.
Ne diyor Bahçeli bugün,“siz kimsiniz”,”size mi soracağız?”,”size mi hesap vereceğiz?”,gibi sözler ile yüklendiği Avrupalı üstatlara(!).
“Size anlatmak istiyoruz derdimizi. Sizin bizi dinlemeniz lazım. Lütfen dostlarımız. Bu bizlerin iç sorunu falan değildir. Çünkü biz bu yönde kendimiz karar verecek kadar bağımsız bir ülke konumuna erişemedik. Dolayısıyla sizlerin yardımlarına ihtiyacımız var.”
Buradan ne anlayacağız?
Bugün Avrupalılara rest çeken ve bu doğrultuda da pasif kalan AKP’yi hainlik derecesine varan ithamlar ile suçlayan Bahçeli, dün AKP ağzıyla konuşuyordu.
Acaba Demirel’in dediği gibi “Dün dündür, bugün bugündür” mü?
SON SÖZ:
Peki, tutarsız siyasiler daha hiç mi yok?
Dolu!
Sürüsüyle!
Cumhurbaşkanı’ndan Başbakan’a, Bakanlardan Milletvekillerine kadar uzanan bir zincirdir bu.
Çünkü siyasetçiliğin cilvesidir, “180 derece çark etme” meselesi!