“3M rüşveti”nin soruşturması ne oldu?
Nasıl olsa unuturlar diye düşünüldü ve uyutucu bir açıklama ile konuyu rafa, hatta mazinin çukuruna attılar. Biliyorlar ki rafa giden, çukura atılan biz de bir daha hayat bulmaz…
Neydi gizemli konu?
Dünyanın önde gelen ABD’li küresel şirketlerinden 3M firması hazırladığı raporda; Türkiye temsilciliğinin kamu kurumlarına rüşvet verip, usulsüz ihaleler aldığını açıklaması...
Basında konuyla ilgili iç soruşturma açıldığına dair çıkan haberlerden bu yana aradan bir ay geçti… Henüz yetkililerden ve siyasi erkten gelişmeler ve süreç konusunda tek çıt yok… Sessizlik sürüyor… Konuşmaya, sormaya da yürekler yetmiyor!..
Ergenekon davasına dair bir konu olsaydı, neler olup bittiğini, kimlerin savcıya ne gibi ifadeler verdiğini, yazı dizisi gibi çarşaf çarşaf yandaş gazetelerde okurduk… Oysa halen ortalıkta 3M adına tek kelam eden yok…
Tıpkı “Deniz Feneri” davasında olduğu gibi…
***
26 Ekim 2010 tarihli “3M rüşveti ve ‘yağma sofrası’” başlıklı yazımızda bu konuda ne demişiz? Hatırlayalım:
*
“3M firması ABD’den sesleniyor… “Türkiye’de bazı kamu kuruluşlarına malımı satarken okkalı rüşvetler dağıttım!” Firma, rüşveti kimlere vermiş? kamu kuruluşlarının başında bulunan değerli ve saygın zevata. Hem de iddia ettiğine göre toplam 1,2 milyon dolar gibi korkunç bir para…
Basın günlerdir yazıyor. Ülkede kimsenin kılı kıpırdamıyor ve sen ne diyorsun ve kimi suçluyorsun diye çıkıp firmaya sorabilecek bir babayiğit(!) ortaya çıkamıyor!
3M Türkiye’de rüşvet dağıttım diye tabir yerinde ise bas bas bağırıyor. Bizim taraf susuyor. Kimse çıkıp ortaya 3M yetkililerine demiyor ki:
“Rüşveti, kimlere, hangi kamu kuruluşu ve belediyelerin başında bulunanlara ve adam başı kaç lira verdin tek tek say ve açıkla” diye sormuyor, soramıyor…
Bu nasıl iştir? Bu nasıl “takvadır” (Allah’tan korkmaktır)? Bu nasıl dindarlık ve Müslümanlıktır? İddia karşısında konuşması ve harekete geçmesi gerekenlerin sessiz ve eylemsiz kalması, rüşveti verdiğini iddia edenlerle ayni kefede olabileceği ihtimalini düşünenlerin, ortadaki duruma ve suskunluğa baktığınızda yanlış düşündüğünü söyleyebilmek mümkün mü?
***
Seni, dürüst ve namuslu ol diye devletin önemli kurumlarının başına yönetici diye getirmişler… Mevki ve makamını kullanarak, hak etmeyenlere aldığın rüşvetler karşılığında, ihaleler verecek ya da onlardan pahalı belki de kalitesiz malları Türkiye Cumhuriyeti’nin kamu kuru adına satın alacaksın…
Sonra da aldığın milyarlık, trilyonluk rüşvetleri cebine koyarak; Camilere gidip cemaatin arasında başı secdeye değen, Ramazanda orucunu tutan insan görüntüsünde “ne iyi yaratık(!)” fotoğrafı vermeye çalışacaksın!
***
Her kim olursan ol!... Hangi makamda oturuyor da olsan!.. Eğer 3M denilen firmanın rüşvet iddiaları doğruysa ve sen elin bu adamlarının iddia ettiği gibi oturduğun koltuk adına rüşvet alıp büyük paraları ahlaksızca cebine atmışsan…
70 milyon adına diyoruz ki; bu ülkede gerçek anlamda hak, hukuk ve gerçeklerden yana işleyen bir adalet olmadığı için; öbür cihanda Yüce Allah’ın huzurunda elimiz millet olarak yakanızda olacaktır ey “rüşvet suçluları!”, “alçaklar”, “reziller” ve “kul hakkı yiyenler!”
***
Evet böyle yazmışız…
O tarihten kısa bir süre sonra basında okuduk ki, Başbakan konunun araştırılması ve soruşturulması için, 10 müfettiş görevlendirmiş…
Görevlendirilen müfettiş sayısının 10 olmasına gerek var mıydı? Bu sayı acaba şu anlama gelmez mi? “İktidar olarak bakın konuya ne denli önem veriyor ve duyarlılık gösteriyoruz…” diye topluma mesaj vermek olamaz mı_?
Biz bunun tam tersi düşünce içindeyiz… Konuya girişi, başlangıcı görkemli yaparak, tepkiyi aşağıya çekmek… Sonra da nasıl olsa “balık hafızalı” toplumumuz yaşanan rezaleti her zaman ki gibi çabucak unutacak ve böylece iktidar adına badire atlatılmış olacak diye bir plan ve düşünce ortada olamaz mı?
Pek çokları için bu iyi haberdi ama bizim için değişen bir şey olmayacak… Çünkü ortaya konulan fotoğraf değil, sonuç önemli…
Sonuç ne olacak önemli olan o? Küresel 3M firması, Türkiye’de hangi belediyelerden rüşvet karşılığı iş ve ihale almış ve kendi iddiasına göre hangi belediyelere (yetkililerine) rüşvet olarak büyük paralar vermişti… Bunun ortaya çıkması önemli…
3M firması Türkiye’de bazı kamu kuruluşlarına rüşvet dağıttık diye net ve kesin açıklamada bulunmuşsa, o halde yadsınamaz bir durum var demektir ortada…
Firma rüşvet verdik diye çekinmeden kendi ortaya çıktığına göre sanırız konuyu belgeleyen kasetleri vs. ellerinde mevcuttur… Zira artık Türkiye’de “gizli kasetsiz” (belgesiz) hiçbir iş yapılmıyor, hepimiz biliyoruz…
İster misiniz?.. İşi tatlıya bağlamak için, 3M firması şaka yaptım; “ben rüşvet demiştim ama aslında verdiklerim, “bahşiş”, “hediye” idi…” diye bir açıklama yapar mı dersiniz(!)
***
Sevgili halkım!
Lütfen seçtiklerinizi takipçi, denetleyici ve hesap sorucu olun ve hassasiyetinizi sürdürün.
Bu işlerin takibini ülkede sadece Emin Çölaşan, Necati Doğru, Mustafa Mutlu ve Sabahattin Önkibar gibi değerli köşe yazarlarına bırakmayın! Hep beraber elimizi taşın altına sokmazsak, huzura, rahata kavuşmamız söz konusu olamaz!..
3M’yi takip edeceğiz…
BURHAN ÖZBEY