ABD’NİN ÇUVALI İŞBAŞINDA
Ünlü Fransız düşünürü Sartre’ın şöyle bir tanımlaması var
“Otuzunda öldü altmışında gömüldü”
Biz de inanıyoruz ki; Yer küre üzerinde yaşamakta olan pek çok insan aslında yıllar önce ölmüşlerdir. Bunu rahatça söyleyebiliriz.
Manen öldükleri halde bedenleri ayakta olduğu için yaşıyor görünüyorlar. Biyolojik ölümlerinde, tören yapıldığı, cenaze namazları kılındığı için öldüklerini o zaman anlayabiliyoruz…
Hazin olan şu… Görüşüp konuştuğumuz, iş ve sosyal ilişkiler içerisine girdiğimiz ve yaşıyor sandığımız pek çok insanın gerçekte birer ölü olduklarını bilmememiz.
Nefes alıp vermek, yaşıyor olmak demek değildir.
Manevi ölüler de nefes alıp verirler.
Yaşama sevinç ve umudunu yitirmiş her insan, gerçekte yaşayan bir ölüdür. Ne yazık ki: çevremiz yaşayan ölülerle dolu.
***
Ülkenin durumuna ve gidişatına bakın.
İçinizde hiç sevinç duygusu yaratacak ortada bir tablo görebiliyor musunuz? Sabahlara mutluluktan içiniz kıpır kıpır uyanabiliyor musunuz? Tabi iktidardan nemalanan köşeyi dönenlerden değilseniz…
Ülke sallanıyor değerli okurlar!
Resmen sallanıyor!
Sallayan da başta ABD sonra da bu ülkeye tam bağımlı AKP…
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a yapılan komplonun arkasında; kimsenin kuşkusu olmasın ki, önce “ ABD”, sonra da “içimizde ki işbirlikçiler” var…
“Dünya belası” bu ülke yeniden Türkiye’nin başına çuval geçirme sevdasına kapıldı..
Bunun ayrımında olmamak zaten ancak “aymazlıkla” kaimdir…”
***
Ordunun başına gelenlere bakın…
Başına çuval geçirecek asker kalmadığı için, artık ülkenin tümünü çuvala sokmaya, yani kul köle yapmaya sevdalanmış en büyük emperyalist, keyifle yoluna devam ediyor…
Yargının ne duruma getirildiğini söylemeye gerek yok…
Basın tam bir teslimiyet ve utanç içerisinde…
Atatürkçüyüm, demokrasiye, laikliğe ve cumhuriyete gönül verdim diyenler, eğer toplumda göze çarpan bir yerlerde iseler, derhal derdest edilip, günümüzün “Bekirağ Bölüğü”ne götürülüyor…
***
Bütün bunlar olup biterken, “hâlâ durun bakalım bu işin sonu nereye varacak” diye gaflet içerisinde beklemenin bir anlamı var mı?
Herkes parmağını taşın altına sokmadan, tribünlerden masal okuyor…
Kardeşim eğer ülkenin gidişatında bir tehlike görüyorsan, neden sütre gerisine geçip martaval okuyorsun? Çıksana ortaya!...
Ülkenin bütün kaleleri bir biri ardına ele geçirilirken, daha “durum bakalım bu işin sonu gidecek” diye aymazlığa kapılmanın bir alemi var mı?
Belli ki 2002 lerin başında bu yana gizli faaliyetler, dosya ve kaset ambalajlamaları özen ve kararlılıkla sürdürülmüş, sivil darbe için alt yapı hazırlanmış…
***
Koca koca generaller nasıl böylesine suskun ve kuzu kuzu kaderlerine razı olur duruma geldiler.
Acaba iddia edilen özel yaşama ait dosya ve kasetler gerçekten mevcut mu?
Kimler nasıl nerede gizli olarak görüntülendi ve dinlendi?..
Teknoloji harikası cihazlarla, bir ülke böyle mi ele geçirilir?...
Şu söylenenlere ve çatlak seslere bakın:
“Türk ordusu lav edilmeli…”
“Türk’lük ana şemsiye olmamalı…
“Kemalist ideolojiden vazgeçilmeli…
“Atatürk’ün resimleri asıldıkları yerlerden indirilmeli…”
Siz hiç AKP döneminde yeni açılan bir tesise (hoş açılan bir şey de yok ya…” Atatürk ismini verildiğini gördünüz ya da duydunuz mu?
***
Daha ne söyleyelim ki?
“Köprüden önce son çıkışa geldik” diye yazdık yırtındık…
Kimin umurunda?
Pek çoğumuz deve kuşu misali başımız kumda!..
Acaba kumun içinde bir hazine (para- pul) yakalar mıyız hesabında tükenip gidiyoruz…
Halk uyanmadıktan ve tehlikeyi görmedikten sonra, CHP’nin başından Baykal gitse ne olacak, yerine başka biri gelse ne olacak?
Dünya belası ABD, çuvalı ülkenin başına yeniden geçirdi geçirecek!
BURHAN ÖZBEY