HZ. ALİ’DEN TEK PARTİ YÖNETİCİLERİNE ÖĞÜTLER
Görünen o ki;
iktidar ve muhalefet tartışması önümüzde ki günlerde daha artacak.
AKP Şaban Dişli ve Deniz Feneri olayından sonra gittikçe güven yitiriyor.
Onlara inanan ve oy veren İslâmi kesim bile Almanya’da ki Deniz Feneri olayından sonra ikiye bölünmüş durumda.
Artık şu kesin ki,
İngiltere de yayınlanan dünyaca tanınmış “Ekonomist” dergisinin geçtiğimiz hafta yaptığı değerlendirmede ortaya koyduğu gibi AKP artık “ak” değil.
Başbakan Tayyip Erdoğan, Deniz Feneri yolsuzluğu nedeniyle takın tavırla, pek çok vatandaşın kafasında istifam yarattı.
Acaba Başbakan, olaya adı karışanlara “suçsuzdurlar” görüşüyle arka mı çıkıyor diye insanlar düşünmeye başladı.
Dengir Mir Mehmet Fırat, AKP adına talihsiz bir portre olarak kamuoyunun karşısına çıktı. Hakkında ki iddialara yönelik hem kendini yeteri kadar savunamadı, hem de kamuoyu önünde çeşitli zamanlarda yaptığı konuşmalar nedeniyle agresif ve “kaba” bir parlamenter tavrı sergiledi.
Hem AKP, hem de Başbakan Tayip Erdoğan adına bu gidişin hiç iyi bir gidiş olmadığının özellikle altını çizerek, istikrar ve sağduyu adına belki bir parça yararı olur umuduyla, tek parti yöneticilerine İslâm önderi Hz. Ali’nin Öğütlerini hatırlatmak istiyoruz.
Takdir kendilerinin…
"Memurlarınızı seçerken devlet suçlarından sorumlu olanları seçmeyin; devlete millete vefalı, karakteri sağlam olanları seçin, zalim yöneticilere hizmet etmemiş olmalarına dikkat edin. Atamalarda özellikle güvenlik konusunda araştırma yapmayı ihmal etmeyin. Çıkar beklemeden devletin, milletin menfaatlerini konuşabilecek, dile getirecek doğru, dürüst, nazik ve cesareti olanları seçin.” (Hz.Ali)
Hz. Ali’nin öğütleri devam ediyor:
“Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin. Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın. Onlar konuşsun siz susun. Devlet yöneticisi ve memurlar olarak bunları bütünüyle uygulayınız.”
“Müslüman olsun olmasın herkese ayni davranın. Müslümanlar kardeşleriniz. Müslüman olmayanlar ise sizin gibi insandır.”
“Halktan birileri yanınıza korkarak gelmeyecek, sizinle konuşurken dili sürçmeyecek”
“Sakın şahsi yakınlık ve tesir altında kalarak hiç kimseye vazife vermeyiniz”
“Memleketin imarına sarf edeceğin emek, vergi toplamaya harcayacağın yardım ve gayretten fazla olmalı”
“Büyüklenme, kendini bir şey zannetme. Unutma ki yönettiğin insanlar senden daha fazla üstündür, senin geçimini onlar sağlamaktadır. Öyleyse onlara hizmet et, vicdanlı ol”
“İhtiyaç sahipleriyle görüşmek için kendine geniş zaman ayır”
“Alkışa ve yersiz övgüye müsamaha etmek insanı büyüklenmeye sevk eder ve kibre yaklaştırır. Sakın insanların iyisiyle kötüsü senin yanında bir olmasın”
“Düşmanla aranızda bir sözleşme yaptıysan yahut ona karşı bir taahhüdün varsa yapılan sözleşmeye riayette bulun, ahdini yerine getir. Verdiğin sözü muhafaza için gerekirse hayatını bile feda et…” (Hz. Ali’nin devlet adamlarına öğütleri – A.Özbay – Ö.F.Karaca – Armoni Yayıncılık)
X
Son söz
“Eğer berbat bir yönetim istiyorsanız, size karşı gelen, kendi görüşlerinde ısrar eden, size yanlışlarınızı gösteren, kendi bölümü için çarpışan ya da sizi her hangi bir şekilde rahatsız eden herkesi işten kovun! Yalnızca size boyun eğenleri tutun!” (Çarl Duerr)
BURHAN ÖZBEY