PKK ŞOVUNU İÇİMİZE SİNDİREMEYİZ!
AKP, şu sıralar pek çok kimseye sempatik gelmiyor.
Yedi yıldan bu yana ülkeyi yöneten bir partiye, görüyoruz ki halkta giderek güven azalıyor… Ekonominin dibe doğru gittiği ülkelerde, iktidarların da baş aşağıya gitmesini önlemek zordur… AKP’nin “Cilalı taş devri(!)” bitmiştir…
Ülkede ekonomi yerlerde sürünürken, son PKK şovu, halktaki nefretin işin tuzu biberi oldu... Bir büyük devlet; bir avuç hainden oluşan terör örgütünü, bir devlet gibi muhatap alarak, onlara inanılmaz tavizler veriyor. Bunun içe sinen yönü olabilir mi?
Sen bundan bir iki yıl önce, PKK’nın kökünü kazıyacağız diye, zemheri ayazında, kar kış içinde, ülke yönetimi olarak Mehmetçiği Kandil’e sür, bir hafta süreyle harekât yap, sonra da birdenbire kahraman Mehmetçiklerimizi geri çek ve bu harekâtla PKK’yı bitirdik diye halkı aldatmaya kalk!
Bütün bunlardan sonra, aradan bir iki yıl geçmeden, 30 bin vatan evladımızı haince katleden, hainler grubunu muhatap al. Onların ülkenin sınırında kahramanları gibi şov yaparak girişine izin ver, hatta destekle…
Bu mu sizin demokratik açılım dediğiniz?
Olmaz olsun böyle açılım!..
Neymiş efendim?
Bundan böyle bu ülkede Türk’üm demek ayrımcılık olurmuş!
Ne diyecekmişiz? Türkiyeliyim diyecekmişiz.
Nedenmiş o? Ülkede “Kürtler” ve diğer azınlıklar varmış da ondanmış.
Peki onlar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değiller mi?
Ceplerinde T.C. kimliği taşımıyorlar mı?
Cebinde bu ülkenin nüfus cüzdanını taşıyan herkes “Türk” değil mi?...
Öyleyse bu satırların yazarı olarak biz de diyoruz ki:
"Bize diyorlar ki, yazılarında Türk milliyetçiliği yapma!..
Türk’üm deme! Sen Türkiyelisin!..
Bu ülkede yaşayan herkes, Türkiyeli diyorlar!..
Nasıl demem ben Türkoğlu Türk’üm!
Bu vatan, bu topraklar Türk’lerin!
Bu ay yıldızlı bayrak Türk’lerin!
Bu dağlar, taşlar, ovalar, göller Türk’lerin!
Tarlalarında yetişen ürün, bahçelerinde açan çiçekler Türk’lerin
Ağaçlarında yetişen meyveler, dallarında öten kuşlar Türk’lerin!
Okullarında "Türk’üm, doğruyum, çalışkanım..." diye haykıran çocuklar Türk’lerin!
Sınır boylarında vatan koruyan askerler Türk’lerin!
Yurdu uğruna yaşamının baharında hain PKK kurşunları ya da mayınlarıyla şehit olan Mehmetçikler Türk’lerin!
Şehitlerin arkasından gözyaşı döken analar babalar Türk’lerin!
Şehitlerle birlikte hayalleri umutları sevdikleri ile kara toprağa gömülen genç kızlar, taze gelinler Türk’lerin!
Babasız kalan küçük yavrular Türk’lerin!
Nasıl demem ben Türkoğlu Türk’üm!
Nasıl demem!
Nasıl demem!
Şehidim var benim!
Yaşama küsmüş nişanlı kızım, taze gelinim var benim!
Gözü yaşlı anam, boynu bükük kalmış babam var benim!
Babasız kalmış küçücük yavrum var benim!
Sahipsiz ve güçsüz bırakılmaya çalışılan, Mustafa Kemali arayan milletim var benim!
Üzerinde bölüp parçalamak için akbabalar uçan vatanım var benim!
Şehidimin kanının hesabını sormaya yeminim var benim!
Nasıl demem Türkoğlu Türk’üm diye!..
Nasıl demem!
Nasıl demem!"
X
Var mı diyeceğiniz? İşte buradayız…
BURHAN ÖZBEY