SİZE GÖRE ONLAR KİM SN. BAŞABAKAN?
“Biz” kimiz “Siz” kimsiniz
Sayın Başbakan?
“Siz”e göre “onlar” kim oluyor?
“Biz” “Siz”den değil miyiz?
Ya da “Siz” bizden değil misiniz?
“Siz”e göre onlar kim?
“Taksime bir-iki bin kişiyi yürütmek
problem değil. Bizde onların karşısına beş-on bin
genci koyarız”
şeklindeki talihsiz konuşmanın bu ülkede
bir başbakanın ağzından çıkması akla hayale
gelecek bir durum mudur?
Peki “Siz” bizlere karşı, beş on bin kişiyi
Taksim’e sürmek için, Başbakan konumunda
bir otorite olarak talimat veren mi olacaksınız?
Eğer bu konumda olursanız,
kime ya da kimlere ne şekilde
talimat vererek Taksim’e on bin kişi
sürmelerini emredeceksiniz?
Ve onların yani “Siz”in “on binlerin” taksim
meydanında ne yapmalarını ve ne gibi
sloganlar atmalarını emredeceksiniz?
“Sizinkiler” le, size göre “bizimkiler” birbirleriyle
meydanlarda karşılaştıklarında;
“Sizinkiler” size göre de “bizimkiler”
konumunda olan gençlere, ne yapacaklar?
“Sizinkiler”“bizimkiler” i
yanaklarından öpüp sarılıp kucaklayacaklar mı?
Olmadı Sayın Başbakan,
bu durumlar, böyle düşünceler,
otoritenin, baskıya, tek adamlığa,
“ben ne dersem o olacak”
türevine oturduğunun tartışmasız en büyük
ve talihsiz kanıtı olmuştur.
Sizin kafanızda, tek adamlık, cumhurbaşkanlığı,
başkanlık sistemi,Anayasayı değiştirmek
ve bunun için de her halükârda partiniz
“AKP”nin tek başına ve Anayasayı kafanıza
göre değiştirebilecek milletvekili sayısında
seçim kazanma tutkusu olabilir.
Böyle olduğu da yoğun biçimde
iddia ediliyor…
Ancak bu talihsiz yaklaşım, ülkenin
ana kolanlarını yerinden oynatmamalı
ve ülkemizde gözü olan“Emperyalist Akbabaların”
ekmeğine yağ sürmemeli…
Yaptığınız tehdit içeren konuşmanız,
hiç kuşkunuz olmasın size göre onlar diye nitelediğiniz
gençleri, kitleleri daha daha fazla tahrik etmiş olduğu
tahminlerden uzak değil.
Bir başbakanın ülkesinde çatışma istemeyeceğini
düşünürsek;
cebinde ayni ülkenin kimliğini taşıyan
kişilerin, kitleler halinde birbirine düşman hale
getirilmesi, hiç kuşkusuz
tarih sayfalarına düşecek ve ileride mutlaka
hesabı verilmesi gerekecek ihanetlerden
sayılabileceğini iddia etmek
kehanet sayılmamalı…
SONUÇ:
Bu ülkenin yaşamsal temel kriterleri
Anayasanın değiştirilemez ilk üç maddesinde
belirtilen ve sonsuza değin yaşatılmasına
ant içilmiş Ulu Önderimiz Atatürk’ün
ilkelerine dayalı şerefli bir
TÜRKLÜK andıdır.
Bunu dünya alem böyle bilmelidir.
mesele bu kadar açık!
BURHAN ÖZBEY