“Yandaşlar” dan sonra taze “yanaşmalar”
Kimse kimseyi kandırmasın…
Referandumda “evet” oyu çıktı… AKP daha çok güçlenip, “var mı bana yan bakan!” durumuna geldi… Bunu artık herkes görüyor…
Şimdilerde, bütün kesimlerde pek çok zatı muhterem; AKP limanına yanaşmaya çalışıyor… “Yandaşlar” ise gerçek işlevlerine devam ediyorlar,,,
“Yanaşmada” önde gelenler; tabi ki her zaman olduğu gibi “anlı şanlı ulusal gazetelerimi ve televizyonlarımız” Birkaç istisna dışında çoğu zaten yıllardır “yanaşma” durumundaydı…
Başbakan Tayip Erdoğan akıllı bir denetim mekanizması oluşturdu.
“Bize AK parti diyeceksiniz” diye resmen tavır koydu… Bakalım kimler AKP kimler Ak parti diyecekler, yürek ölçecekti… Dostu düşmanı tanıyacaktı… Başardı da bunu… Hizaya getirdiği çok oldu…
Her türlü baskı ve tehdide karşı; yüreği yetip de toplum önünde konuşurken Başbakan’ın partisinden “AKP” diye söz edenler, ya da köşelerinde partiden bahsederken AKP diye yazanlar; belli ki “muhalif AKP’liler” durumunda olanlar. Ya da kuyruğu dik tutup; “ne yapacaksan yap da görelim” kahramanlığına soyunan Donkişot’lar!...
***
Gazetelerinde, haber ve yorumlarda zaman zaman da olsa AKP’ye karşı kahramanlık nutukları atıyor görünenler; sözde eleştiriler de bulunurken; ne olur ne olmaz diye AKP’den söz ettiklerinde, “Ak parti” talimatına uymaya büyük özen gösteriyorlar… Kesinlikle AKP demiyorlar… Biz saflarda(!) bu taktiği yutuyoruz ya!?
Kısaca görünen manzara hoş değil…
Kendisini “evetçi” cenahından görenler; referandumdan sonra ülke artık bizden sorulur havasına girdiler. “Hayır” cephesini, sindirilmesi ve susturulması gereken zümre olarak görmekteler…
***
Yakın zamana kadar Atatürk’e dil uzatmaktan çekinenler, referandumdan sonra, “Kemalizm öldü” diye sevinç naraları atmaya başladılar… Kimden cesaret alarak tabi? Onu hatırlatmaya gerek görmüyor, takdirlerinize bırakıyoruz…
Köşe yazımızın altına gelen şu yoruma bakın…
“Gerçek Atatürkçülük den bahsedenler dindarlara yobaz derler... Mustafa Kemali bir din olmaktan çıkarın artık... O maya tutmadı, tutamaz ve tutmayacak! bizi biz yapan Allah korkumuzdur... Sıradan insanların arkasına saklanmayız biz..”
Bu kişinin yorumuna baktığınızda ne anlıyorsunuz?
Tipik bir Atatürk düşmanlığı… Değil mi?..
Atatürk’ü din yapıyormuşuz… Maya tutmayacakmış… Bizi biz yapan Allah korkusu imiş… Onlar sıradan insanların (Atatürk’ü kastediyor) arkasına saklanmazlarmış…
Tayip Erdoğan’ın ve AKP iktidarının ülkeye getirdiği nokta işte bu!
Atatürk’e saldıranların sayısını ve cesaretini artırdı……
***
Atatürk olmasaydı, babası, Yunan, İngiliz, Fransız, İtalyan vs olacaklar, çıkmışlar bu ülkeyi yok oluşun kenarından döndüren O büyük insana “asrın liderine” küstahça dil uzatıyorlar… Kimden ya kimlerden cesaret alıyorlar?
Bakın görün, AKP iktidarda olduğu sürece; Atatürk’e saldırıların ve “okyanus ötesine” teşekkür mesajı gönderenlerin (!) sayısı giderek artacaktır… Hatta “Okyanus” Türkiye’ye akacaktır! Bundan kuşkunuz olmasın…
Sanıyorlar ki “evet” oyları önde çıktı ve AKP artık ülkeye kendi ideolojisi “dinsel (sömürü) temelli” yönetimi monte edecek, tüm Atatürkçülerin hesabı görülecek… Ülke şeriatla yönetilecek… Cumhuriyet tarihe gömülecek…
***
Dini akidelerini gerçek anlamda samimiyetle yerine getiren vatandaşlarımız, Atatürk’e dil uzatan yobazlardan, hükümetten nemalanmak isteyen sahte dincilerden, her zaman ayrı kulvarlarda yer almışlardır.
Onlar eleştiri konumuz içinde değillerdir… Hiçbir zaman olmadılar da… Çünkü gerçek Allah korkusuna sahiptirler… Onlara saygı duyuyoruz…
Gerçek dindarlar, din tüccarlığı yapmayanlar ve dini sömürmeyenler; Atatürk’ün büyüklüğünü, yüce Allah’a sığınarak her zaman gönülden takdir etmiş ve Türkiye’yi yaratan o büyük insana gereken vefayı her daim göstermişlerdir…
Şunu herkes bilsin, bu ülkede dini sömürerek, Atatürk’e düşmanca yaklaşarak, Anayasamızın değişmez ilk dört maddesine değiştirmeye sevdalanarak, hangi siyasi parti ve iktidar olursa olsun, kolay kolay hedefine ulaşamayacaktır…
Bu millet iş o noktalara geldiğinde, buna yeltenenlerin, gecikmeden biletini keser ve layık oldukları yere gönderir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın!
Ülkeler çember sakallarla kalkınsaydı, (dini sömürenleri kastediyoruz) bugün Arap ülkeleri, dünyanın en geri ülkeleri içinde yer almazlardı…
Sen din Allah kitap diye sürekli nutuklar atacaksın, yaptığın her iş de dini sömüreceksin, sonra da sülale boyu “tatlı hayat” içerisinde keyifle ve fütursuzca yaşayacaksın.
Eşleriniz yakın geçmişte ayda bir entari değiştirebilirken; şimdilerde günde markalı üç kostüm değiştirir duruma gelip, dört çarpı dört ciplerde ortalıkta fink atacaklar… Siz buna hak ve adalet ve halktan yana olmak diyeceksiniz! Öyle mi?
***
Son söz:
“Türk” ya da “Türküm” sözünü ağzına bir kere bile alamayanların; hangi konularda ahkâm keserlerse kessinler; sağduyulu ve gerçek vatansever insanların nezdinde; zerre kadar söylediklerinin önemi yoktur. Bunu bilsinler…
“Yandaş”lardan sonra “evet” in yarattığı taze “yanaşmalar”; bekleyelim bakalım, önümüzde ki günlerde başkaca ne gibi maharetlerini ortaya koyacaklar ibretle göreceğiz…
BURHAN ÖZBEY