Son Haberler
26.05.2012 Cumartesi 14:13
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

ABRAR: TÜRKİYE'Yİ PARLAK BİR GELECEK BEKLİYOR
03.08.2010 09:00

ANKARA, 02/08(BYE)--- İran'da yayımlanan Abrar gazetesinin 2 Ağustos 2010 tarihli internet sayfasında, yukarıdaki başlık altında yayımlanan Farsça haberin çevirisi şöyledir:

İnsanların birbirlerine ve gelişmelere bakış açısı, bilgilerin şekillenmesini etkileyen en önemli faktördür.

İran diplomasisinin haberine göre Türkiye'de meydana gelen değişiklikler, İslamcıların zaferi olmanın ötesinde daha derin boyutu olan bir konudur. Bu değişiklikler yalnızca İslamcıların zaferiyle sınırlandırılmamalıdır. Daha ziyade Türkiye'nin bir aşamadan diğer bir aşamaya geçişi olarak değerlendirilmelidir.

Laikler ve AK Parti arasında son zamanlarda yaşanan çatışmaların çoğunun sebebi, Türkiye'de güç unsurları arasındaki menfaat çatışmasıdır. Düne kadar Türkiye'nin siyasi düzeninde laiklik, dine karşı olarak tanımlanıyordu. Bundan sonra ve yeni dönemde dinin siyasetten ayrı tanımlanması bekleniyor. Türkiye'nin bu aşamadan geçmesi kolay olmayacak.

Türkiye'de İslam faktörü hem güç hem de zaaf noktadır. Osmanlı İmparatorluğu, Müslüman gazilerin kılıcıyla Viyana kapılarına kadar ulaştı ancak bu konu da Batılıların İslam'ın etkisine karşı uyanık olmasına neden oldu. Batılıların çabası ve Osmanlı'da reform yapılmaması bu imparatorluğu Avrupa'nın "hasta adamına" dönüştürdü ve nihayetinde de böldü. Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkıntıları üzerinde Atatürk'ün inşa ettiği cumhuriyet, her ne kadar bir parça Osmanlı İmparatorluğu'nun mirasçısı olsa da bu mirasçı bölünme korkusuyla İslam'a bağlı kalamıyordu. Birçok faktörün yanında Atatürk'ün İslami yönlerle mücadelesi ve uzak kalışında bu hususa da dikkat etmek gerekir. Türkiye'de bazıları, din ile mücadeleye özel bir önem veren aşırı laikliğin de ülkenin korunması için laik unsurların taktiksel girişimlerinin bir parçası olarak niteliyorlar. Birçok kişi, Türkiye'nin siyasi sahnesinde AK Partinin iktidara gelmesini ve bunların karşısında laik unsurların saf tutmasını bu ülkede iktidar yapısındaki bir çeşit uçurum olarak nitelendiriyorlar. AK Partinin ortaya çıkmasından önce Türkiye'de sağcı ve solcu partiler tanımlanan yapı çerçevesinde davranıyorlardı ve siyasi arenada hareket kısıtlaması vardı. Türkiye'de iktidarın gerçek sahipleri, gerekli gördükleri takdirde ya doğrudan (darbe) veya dolaylı (yarı darbe) yollarla siyaset sahnesini düzenlemeye çalışıyorlardı. Bir taraftan Türkiye'de uluslararası bölgesel politika alanındaki derin gelişmeler ve etkileri, diğer taraftan da siyasi partiler ve grupların kısmi olgunluğu, Türkiye'nin daha derin değişim sürecine girmesine neden oldu.

Bir açıdan belki AK Partinin zaferi aykırı bir girişim olarak nitelendirilebilir ancak bu partinin demokrasi, serbest ekonomi ve Batı'nın değer ve hukuksal düzenine dayalı hareket üzerinde durması, aslında Türkiye'nin siyasi arenasında demokrasi kurallarının egemen olmasıdır. Diğer bir deyişle Türkiye'de siyaset sahnesine hâkim olan kurallar, uluslararası standartlara uygun genel ve yasal kurallara dönüşmek üzeredir. Bu gelişme, AK Partinin ikinci dönem iktidarında daha hızlıdır. Türkiye'de AK Partinin ikinci dönem iktidarında atama ve seçim kurumları arasındaki kaos doruğa çıktı. Seçim ve atama kurumları arasındaki bariz ihtilaflar, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ayyuka çıktı. Oy sandıklarına gitmek ve krizden çıkmak için erken seçimlere gitmek bir taraftan demokraside çıkmazın olmadığını gösterdi diğer taraftan da atama kurumlarına bağlı partiler ve grupların oylamayı kabul etmesi, Türkiye'nin bu siyasi çıkmazlardan kurtulmak için siyasi olgunluk düzeyine geldiğini ispatladı. Seçimlerden sonra ortaya çıkan tablo, atama kurumlarının yenilmesini ve seçim kurumlarının zaferini gösterdi.

Şu anda bu gelişme, Türkiye'de seçim kurumlarının güçlenmesi ve demokrasinin köklüleşmesi için sistemli değişimin hızlanmasına neden oldu. Önemli bölümünü atama kurumlarının zayıflatılması ve seçim kurumlarının güçlenmesini ön gören siyasi gelişme sürecinin tamamlanmasıyla bölgede demokratik ve güçlü bir Türkiye ortaya çıkacak. Bu gelişmeyle Türkiye'de Cumhuriyet düzenini koruma yetkisi askerlerden politikacılara geçecek.

Bu sürece göre Türkiye'nin siyasi sahnesi, cumhuriyet değerlerini koruma görevi, atama kurumlarından seçim kurumlarına geçeceğine şahit olacak. Tabii bu yol, engebeli ve zordur. Bu ülkedeki mevcut sorunlar da kat edilecek yolun zorluğunu gösteriyor.

Önemli bir husus da Türkiye'de şekillenen ve bu yolda adım atılan iradedir. Bu hedefe yardımcı olan en önemli faktörlerden biri, Türkiye şartlarının AB standartlarına uyumlu olmasıdır. Bu da AK Parti politikacılarının elindeki kozdur.

Düne kadar laiklik ve demokrasiye karşı çıkmakla suçlanan kişilerin bugün laiklik ve demokrasinin köklü hâline gelmesinde en fazla rolü oynayanlar olduğu acı ve tatlı bir mizahtır. Erdoğan'ın demokrasiye karşı faaliyetlerde bulunmak suçundan on ay hapse mahkûmiyetini hatırlatmak bize Türkiye'deki derin değişimi daha iyi anlatır. Türkiye'nin deneyeceği değişim ve gelişmelerin şekillenmesinde yasa egemenliği en kilit rolü oynuyor. Türkiye'de anlamların ve konumların yeniden tanımlanmasında laiklik de yeniden tanımlanıyor. Demokrasinin mihenk taşı olarak laikliğin kabul edilmesiyle yeni tanımında laiklik dine karşı olması yerine dinin siyasetten ayrı olması anlamını kazanıyor. Bu tanımlama da geçmiş, şimdi ve gelecekte Türkiye'nin ulusal uzlaşma faktörü olacak.

Bu değişimin etkileri, türbanlıların türbansızlarla ilişkilerinde görüldü. Türkiye'de türbanlı veya türbansız kızı olan ve yan yana yaşayan birçok anne var. Bu gelişme de laikliğin yeni tanımının en büyük etkisi ve ulusal uzlaşmanın önemli bir bölümü sayılıyor. Bir açıdan da bu gelişme, Türkiye'de laiklik sisteminin hoşgörüsü sonucudur. Bir gün Çankaya Köşkü'nün "First Lady"sinin türbanlı olacağını kimse tahmin edemezdi. Ancak bu değişim, biraz zor oldu. Bugün Türkiye'de AK Parti mimarlığında demokratikleştirme çerçevesinde etnik, dinî ve siyasi tüm düzeylerde millî uzlaşma uygulanmaktadır.

Siyasi gelişmeler de AK Partinin isteği doğrultusunda devam eder ve sekteye uğramazsa bu süreci başarıyla geride bırakan Türkiye, refah, ulusal uzlaşma ve güçlü ekonomiye sahip olacağı gibi bölgede örnek ve etkili bir ülkeye de dönüşecek.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.