Son Haberler
10.02.2012 Cuma 01:51
USD 1,7550 EUR 2,3310 EUR/USD 1,3282 IMKB100   60162/%0,00
ISTANBUL Cuma: -1°C/3°CCumartesi: -1°C/5°CPazar: 1°C/6°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"AÇILIMIN EN KÖTÜ YANSIMASI PİYASAYA"
Sabah Gazetesi Yazarı, Ekonomist Meliha Okur ile özel yaşamına, ekonomi gazeteciliğinin zorluğuna, terörün ekonomik boyutuna, ülkemizin ticarette nerede olduğuna ve yapısal sorunlarına, "alın verin" kampanyasına, DTP’nin kapatılmasına, küresel krize dair bir çok konuda söyleşi yaptık. Hülya Okur’un HaberX okurları için gerçekleştirdiği bu röportajın devamı Pazartesi HaberX’te... 18.12.2009 09:30

“Rakipler paket açıyor, Türkiye bakıyor” diye başlık attığınız bir yazıdan sonra “Paketi bırak, yapısal sorunlara bak” adlı bir yazı gelebiliyor…

Şundan dolayı. O turizm sektörü ile ilgili, turizm de iddialıyız diyoruz, 20 milyon ziyaretçi geliyor ama bir küresel kriz herkesi etkiliyor ve oraya baktığınızda sizin rakibiniz olabilecek ülkeler başta Mısır olmak üzere hemen turizmini korumak üzere önlemler alıyor ve siz hiç bir şey yapmıyorsunuz, ben bunu kastediyorum ama Türkiye!deki yolculuğa baktığımda bu ülkenin bir yapısal problemi var ekonomide, temel olarak. Türkiye yapısal problemlerini çözemeden küt diye küresel kriz geldi, ikisi iç içe geçmiş, buradan nasıl bir yolculuk çıkacak? Tek tek sektörel bazda paketler açarak mı çıkacak yoksa öncelikli sektörlerini belirleyip mi yolculuğa çıkmaya çalışacak? Onları yazmaya çalışıyorum. Hizmet sektörü Türkiye için önemlidir. Orada treni kaçırmıştır, doğru önlemleri zamanında alamamıştır, Mısır bile almıştır, Türkiye alamamıştır, Türkiye batmıştır, yazık ya! Yok mu bu ülkenin Kültür ve Turizm Bakanlığı? Niye uyuyor? Onun için yazıyorum, gezmek ve şov yapmakla bu iş olmaz. Ama Türkiye’de ekonomi yönetimine baktığınızda küresel kriz ve yapısal sorunlarla ilgili yolculukta Türkiye kendi sorunlarını doğru çizmek zorundaydı, yapamadı, beceremedi, bugün soruyorum size tekel işçileri yürüyor, özelleştirmeyi konuşuyorduk, tekel işçileri hem gaz bombasını yiyor hem de buz gibi havada eylem yapıyor, niye? Sattık şirketleri, işçileri ortada bıraktık, böyle bir şey olabilir mi, insan isyan eder, topyekün çözmemiz gereken bir sorun. Bakıyorsunuz, polis itfaiyecinin suyunu itfaiyeciye sıkıyor, böyle bir şey olabilir mi, Türkiye’deki komediye bakar mısınız?  Şimdi ağlanacak haldeyiz, ekonomi iyi gidiyor, işler yolunda, peki yolunda da nedir bu tablo? Gerçekçi olacağız! Tabi ki insanların moralini bozmayacağız ama yapısal sorunlar derken kastımız bu, bunları çözmeden de hava atmak üzerine paketler paketler açıp da kafaları karıştırmayacağız.

Bu olumsuz tabloyu konuşmasaydık ekonomideki hangi durum, sizi öleceğini hastasına söyleyecek bir doktor psikolojisine sokuyor diye sokacaktım…

İnsanlara sürekli karamsarlık aşılamak doğru mu? Bu ülkede zaten işsizlik gibi bir sorun var. Ben 2003 yılından itibaren bu ülkeye; iş ve aş kavramını yerleştiren bir gazeteciyim, ben başlattım bir çok şeyi. Çünkü 2003’ten itibaren yani sermaye, teknoloji odaklı büyümede istihdam yaratamayan Türkiye’nin ne kazanıp ne kaybettiğini konuşurken daha 2003 yılıydı. “Türkiye’nin bir numaralı sorunudur, gündemimize alalım”dedim. 2006’ya geldiğimizde ortalama %7 büyüdüğümüzde, istihdam yaratmayan bir büyüme vardı karşımızda ve bizim için tehlikeydi. Teknolojiye yönelmek güzel ama nüfusumuz genç. Aş ve iş yaratmalıyız, kronik bir sorun var. Bugün geldiğimiz noktada hiçbir siyasi iktidar bu işsizlik dalgasının altında duramaz. Daha bugünler iyi günler Ağustos ve Eylül işsizlik 13, hiç değişmedi ama bunun geleceği var. O yüzden 2010 Mart- Nisan zorlu aylardır, bu  yüzden hep moral boza boza değil, zaten moralimiz bozuk değil mi bizim, sürekli kavga ediyor parlemento, insanlar cepheleşmiş, sokağa çıkıyorsunuz, nolacak bu açılım? diye soruyor, markete gidiyorsunuz, taksiye biniyorsunuz, insanların kafası karışmış, piyasa durmuş. Açılımın en kötü yansıması piyasaya…İnsanlar siyasi cepleşmenin getirdiği korkuyla bankalara olan borçlarını zor ödüyorlar, böyle sıkıntı var, bu gerilimin sonucu da para dönmüyor piyasada, çok zor bir durum, bunun üzerine tabi ki moralimizi bozmayalım ama bu ülkeyi yönetenlerin de adam gibi bu süreci yönetmesi lazım, yönetememişler bu süreci. ‘Her şey çok güzel olacak denilmesin’ ama ‘Her şey çok kötü olacak’da denilmesin. Gerçekler çok uygun bir dille halka söylenebilir, halk da özveri gösterir, Türk halkı her zaman sağduyuludur. Ama gelinen noktada görüyorum ki kriz, Türkiye’ye aşama aşama geliyor. Ki bu yıl çok zor bir yıl.

TAMAMI 21 ARALIK 2009’DA

YORUMLARINIZ
mehmet - 18.12.2009 20:56
Sn.Meliha Okur artik seninde bir acilim yapma emekli olma zamanin gelmiste gecmis bile gazetecilikte bir hayir kurumu degildir artik birak emekli ol ne halin nede kafan kalmis daha fazla kimsenin onunu kapatma kimse okumuyor seni gecmis bu is senden cok mu zor anlamasi
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1

Share on Facebook