Son Haberler
26.05.2012 Cumartesi 11:35
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

ADALET BAKANLIĞI: GERÇEKER'İN KONUŞMASI YARGI ÜZERİNDEKİ ‘VESAYET REJİMİ'NİN AÇIK İFADESİ
07.09.2010 14:30
Adalet Bakanlığı'nca, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in Adli Yıl açılışında yaptığı konuşmanın "taraflı ve maksatlı' olduğunu belirtilerek, "Bu açıklamalar, paketle getirilen hukuki düzenlemelerin gerçek mahiyetinin değerlendirilmesinden ziyade; statükocu bir yaklaşımla, mevcut pozisyonlarını koruma ve yüksek mahkemelerin yargı üzerinde kurmuş olduğu vesayet rejimini sürdürme amaçlı hareket edildiğinin de açık bir ifadesidir" denildi. ANKARA (ANKA) - Adalet Bakanlığı'nca, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in Adli Yıl açılışında yaptığı konuşmanın "taraflı ve maksatlı' olduğunu belirtilerek, "Bu açıklamalar, paketle getirilen hukuki düzenlemelerin gerçek mahiyetinin değerlendirilmesinden ziyade; statükocu bir yaklaşımla, mevcut pozisyonlarını koruma ve yüksek mahkemelerin yargı üzerinde kurmuş olduğu vesayet rejimini sürdürme amaçlı hareket edildiğinin de açık bir ifadesidir" denildi.
Adalet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in 2010-2011 adli yıl açılış konuşmasındaki ifadeler sert bir dille eleştirildi. Gerçeker'in, Anayasa değişikliği paketinde yer alan HSYK'nın yapısı ile ilgili düzenlemelerin, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı ilkelerine aykırı olduğu ileri sürdüğü, Adalet Bakanlığı'nın etkin ve güçlü bir yargı sistemi için gerçekleştirmiş olduğu büyük yatırımları görmezden gelerek objektiflikten uzak değerlendirmelerde bulunduğu belirtilen açıklmada, HSYK'nın yapısı ile ilgili düzenlemelerin yer aldığı Anayasa değişikliği paketinin, Anayasa Mahkemesinin denetiminden geçtiği vurgulandı. Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararında özetle; TBMM tarafından kabul edilen 5982 Sayılı Kanunun, teklif olarak veriliş biçiminin, anayasa komisyonundaki görüşme şekli ve TBMM'de oylama biçimi açılarından Anayasaya uygun olduğunun tespit edildiği ifade edilen açıklamada şöyle denildi:
"Yüksek Mahkemenin gerekçeli kararında; hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı ilkelerinin belli somut bir Kurul yapısını gerektirmediğini, Kurulun, yargı bağımsızlığını ihlal etmediği sürece çok farklı modellerde tasarlanabileceğini, bu farklı modellerden hangisinin benimseneceğinin talî kurucu iktidarın (yasama organının) takdir yetkisi içinde kaldığını belirtmiştir. Ayrıca bu değişiklikle Kurulun; üye sayısının artırıldığı, seçim tabanının genişletildiği, Kurul üyelerinin büyük çoğunluğunun yargıçlar tarafından doğrudan seçilmesinin kabul edildiği, Kurulun kendi sekretaryasına kavuşturulduğu, Teftiş Kurulunun Kurula bağlandığı ve böylece HSYK'nın özerk yapısının güçlendirildiği vurgulanmıştır. Bu değerlendirmelerin yanı sıra Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararında mevcut düzenlemenin; Adalet Bakanının dairelerin çalışmasına katılmasının yasaklandığı ve Bakanın Teftiş Kurulu üzerindeki mutlak kontrolünün kaldırılması suretiyle yürütmenin Kurul üzerindeki etkisinin azaltıldığı, nihayet Kurul kararlarının kısmen de olsa yargı denetimine açılmasının hukuk devletinin güçlendirilmesine yönelik bir adım olduğu belirtilmiştir.
Sayın Yargıtay Başkanı konuşmasında "Yargının verdiği kesinleşmiş kararlara uyulması, hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerinin gereği olarak anayasal bir zorunluluktur. Beğenilmese de saygı gösterilmesi, uygulanması gerekir' şeklinde ifadelere yer vermiştir. Anayasa Mahkemesinin yukarıdaki tespitlerine rağmen bu karara saygı gösterilmemesi ve kararda etraflıca tartışılmak suretiyle sonuca bağlanmış konularda kamuoyunu yanlış yönlendirecek şekilde yeniden tartışma açılması ciddi bir çelişkidir. Bu açıklamalar, paketle getirilen hukuki düzenlemelerin gerçek mahiyetinin değerlendirilmesinden ziyade; statükocu bir yaklaşımla, mevcut pozisyonlarını koruma ve yüksek mahkemelerin yargı üzerinde kurmuş olduğu vesayet rejimini sürdürme amaçlı hareket edildiğinin de açık bir ifadesidir."

-TARAFLI VE MAKSATLI-

Açıklamada, Gerçeker'in konuşmasında Adalet Bakanlığı'nın 2002 yılından bu yana görev alanıyla ilgili olarak; fiziki kapasite, teknoloji, insan kaynakları, eğitim ve özlük hakları vs. konularda yaptığı faaliyetleri göz ederek, bu hususlara değinmemesinin de "manidar" bulunduğu belirtilerek, bu kapsamda 2003 yılı itibarıyla, hakim ve savcı sayısının 9 bin 232 iken, yaklaşık yüzde 23'lük artışla 11 bin 397'ye, adliyelerdeki toplam personel sayısının 20 bin 225 iken yaklaşık yüzde 80'lik artışla 36 bin 630'a, adliye hizmet binalarının toplam kapalı alanının 596 bin 059 m² iken, yaklaşık yüzde 400'lük bir artışla 2 milyon 403 bin 464 m² ye, lojman sayısının da 6 bin 920 iken yaklaşık yüzde 41'lik artışla 9 bin 754'e yükseltildiği kaydedildi. Açıklamada, "Anayasa Mahkemesinin denetiminden geçerek kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı konusunda ilerleme olarak kabul edilmiş değişiklik paketine, kuvvetler ayrılığını ve yargı bağımsızlığını zedeleyen düzenlemeler olarak bakılması; ayrıca yıllarca ihmal edilmiş birçok konuda yapılan ilerleme ve iyileştirmelerin görmezden gelinerek bu konularda hiçbir şey yapılmamış gibi açıklamalarda bulunulması, konuya ne kadar taraflı ve maksatlı yaklaşıldığının açık bir göstergesidir" denildi.(ANKA)
(GO/ÖMR)
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.