Son Haberler
27.05.2012 Pazar 00:45
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

AK PARTİ DIŞ İLİŞKİLER BAŞKANLIĞI 4. GELENEKSEL İFTAR YEMEĞİ
13.08.2010 00:01
ANKARA (İHA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bütün uyarılara, delillere rağmen bazı ülkeler tarafından terör örgütüne ve uzantılarına karşı müsamaha gösterilmesine üzüldüklerini belirterek, "Açık bir şekilde taşeron olarak kullanılan terör örgütüne karşı dayanışma beklediğimizi, samimiyet beklediğimizi, artık somut adımlar beklediğimizi hatırlatmakta fayda görüyorum" dedi.
AK Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığı 4. Geleneksel İftar Yemeği programının ardından yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan, iftar yemeğini güzel bir musiki şöleni ile taçlandıracaklarını, Türkiye'nin sesini ve nefesini dünyaya duyuran uluslararası sanatçı Mercan Dede'nin bir ney ziyafeti vereceğini söyledi. Oruç ile ney arasında benzerlik kurulduğunu, içi boş olan neyin son derece hüzünlü nağmelerle insanın gönlüne hitap ettiğini belirten Başbakan Erdoğan, oruç
tutan, içini boş tutan insanın da aynı şekilde içinin sesini, vicdanını dinlediğini, kalbine kulak verdiğini kaydetti. Orucun, kendini başkalarının yerine koymak, açlığı, yokluğu hissetmek, yoksulların hissiyatını paylaşmak olduğunu belirten Erdoğan, tutulan oruçların tüm dünyadaki yoksullarla, açlarla, kimsesizlerle paylaşmayı, dayanışmayı daha da artırmasını temenni ettiğini belirtti.
Türkiye'nin bulunduğu bölgede yaşanan çatışmaların, acıların bir gün dineceğine, bölgeye barışın, adaletin ve hukukun mutlaka egemen olacağına inandıklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, "Merkezinde bulunduğumuz geniş coğrafyanın, ilelebet savaşlarla, ebediyen gözyaşıyla ve kanla anılacağına asla ve asla inanmıyoruz. Türkiye olarak da işte bu inançtan, bu umuttan yola çıkarak bölgemizde barışın kalıcı olarak tesis edilmesi için insan üstü gayret sarf ediyoruz" dedi.
Türkiye'nin dış politika ekseni değişmediğinin altını çizen Başbakan Erdoğan, "Türkiye'nin aynı şekilde yönünde, rotasında da bir sapma asla söz konusu değildir. Biz sadece bölgemizde proaktif olmak, kronik sorunları masaya yatırıp istişare yoluyla çözmek, diyaloğu, iletişimi her türlü sorunun yegane çözüm yöntemi olarak görmek durumundayız. Avrupa Birliği'ne tam üyelik, Türkiye'nin stratejik hedefidir, bir devlet politikasıdır. Hükümetimiz, bu stratejik ve tarihi hedefi gerçekleştirmek yolunda en
kapsamlı ve en somut adımları atan bir hükümettir. Avrupa Birliği'ne üyelik noktasında, toplumumuzda, en önde gelen heyecanın zaman zaman kaybolduğu bir gerçektir. Ancak, altını çizerek ifade ediyorum, kimi zaman toplumda görülen heyecan kaybı, Hükümetin kararlılığının azalmasından değil, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yönelik tavırlarından kaynaklanmaktadır" dedi.
Hükümetin, Avrupa Birliği'ne yönelik samimi gayretlerinin en bariz ve en yakın göstergesinin, anayasada yaptıkları en son değişiklik olduğunu ve TBMM'de muhalefet partilerinin yoğun ve anlamsız direncine rağmen 26 maddelik bir anayasa değişikliği paketini Genel Kurul'dan geçirdiklerini söyleyen Başbakan Erdoğan, "Ben inanıyorum ki değişime her zaman açık olan halkımız, 12 Eylül'de çoğunlukla 'evet' diyerek bu değişiklikleri kabul edecektir" diye konuştu.
ABD ile geliştirilen model ortaklık ve stratejik işbirliğinin tüm boyutlarıyla devam ettiğini belirten Başbakan Erdoğan, "Başkan Obama yönetiminin de çok boyutlu ilişkilerimizin güçlü bir şekilde devamı yönünde kararlı bir duruş sergilemesinden memnuniyet duyuyoruz" dedi.
Bölgesel barış ve istikrara önem veren Türkiye'nin, komşusu Irak'ın kalıcı istikrara kavuşturulmasını çok önemli gördüğünü belirten Başbakan Erdoğan, Irak'ta yapılan son seçimlerin ardından yeni Irak hükümetinin, Iraklılık kimliğini önde tutacak, tüm Iraklıları kucaklayacak, kapsayıcı, ülkeyi siyasi, ekonomik ve sosyal yönden yeniden birleştirecek bir yapıda olmasına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Ortadoğu'da adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışın tesisi için yeni gayretleri sürdürdüklerini dile getiren Başbakan Erdoğan, "Bu bağlamda, Ortadoğu Barış Süreci'nin tüm kanallarına canlılık kazandırılmasını destekliyor ve teşvik ediyoruz. 31 Mayıs saldırısı sonrasında uluslararası kamuoyu önünde açıkladığımız taleplerimiz halen geçerliliğini korumaktadır. Bu bağlamda İsrail, hatasını kabul etmeli, özür dilemeli ve tazminat ödemelidir. Bu şartlarımızın karşılanması için konunun takipçisi olmayı
sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin, AK Parti hükümetleri döneminde her alanda çok büyük ilerleme kaydettiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, "Avrupa Birliği yolunda attığımız tarihi adımları demokratikleşmeyle; insan hak ve özgürlüklerini genişletme yolunda attığımız adımları altyapı yatırımlarıyla; bölgesel kalkınma projelerimizi uluslararası büyük yatırımlarla destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz. Türen, ilelebet savaşlarla, ebediyekiye, istikrar, huzur ve güven temelinde çok hızlı bir büyüme ve gelişme kaydediyor.
Özellikle ekonomide Türkiye çok farklı bir yerde duruyor. Küresel ekonomik kriz karşısında aldığımız köklü tedbirler sayesinde Türkiye ekonomisi 2010 yılının ilk çeyreğinde yüzde 11.7 oranında büyüme kaydederek dünyada 4'üncü, Avrupa'da ilk sırada yer aldı. Küresel kriz tüm dünyada işsizliği artırırken, Türkiye'de işsizlik hızlı şekilde düşüş yaşıyor. İhracatımız, üretimimiz, turizm gelirlerimiz dünyadaki genel eğilimin tersine çok hızlı şekilde artıyor. 12 Eylül'de halkımızın büyük çoğunluğunun 'evet'
oyu vererek kabul edeceği anayasa, Türkiye'yi bölgesinde ve dünyada çok daha farklı bir konuma yerleştirecek" dedi.
Türkiye'nin Avrupa kurumlarıyla bütünleşmesi, demokratikleşmesi, özellikle de ekonomide rekor düzeyde atılım gerçekleştirmesinin, uluslararası desteği olan terör örgütünü ciddi şekilde rahatsız ettiğini ve terörün kanlı yüzünü her fırsatta sergilemekten çekinmediğini belirten Başbakan Erdoğan, son dönemde çok sayıda güvenlik görevlisinin, terör saldırıları nedeniyle hayatını kaybettiğini, bazı ilçelerde kitlesel kışkırtma senaryolarının devreye alınmak istendiğini belirterek, "Özellikle anayasa
değişikliği için yapılacak halk oylaması öncesinde artan terör eylemlerini biz, terör örgütü tarafından süreci sabote etme çabası olarak görüyoruz. Türkiye'nin güvenliğine ve istikrarına olduğu kadar, bölgenin ve Avrupa'nın da güvenlik ve istikrarına kasteden bu terör örgütü karşısında tüm dostlarımızdan daha aktif ve daha samimi bir tutum sergilemelerini bekliyoruz. Bütün uyarılarımıza, bütün delillerimize rağmen, verdiğimiz belge, bilgilere rağmen bazı ülkeler tarafından terör örgütüne ve
uzantılarına karşı müsamaha gösterilmesi bizi üzmektedir. Açık bir şekilde taşeron olarak kullanılan terör örgütüne karşı dayanışma beklediğimizi, samimiyet beklediğimizi, artık somut adımlar beklediğimizi burada bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum" diye konuştu.
Referandumla yürürlüğe girmesi öngörülen değişiklikle, Avrupa Birliği'ne uyum noktasında tarihi bir adım atmış olacaklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, "Hukuk sistemimiz, özellikle de Anayasa Mahkemesi ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Avrupa ülkelerindeki veya Avrupa Birliği üyesi ülkelerdeki, Amerika'daki, gelişmiş ülkelerdeki anayasa mahkemeleri neyse hakimler savcılar yüksek Kurulu neyse, adeta bunların bir ortalamasını hedefleyen bir düzenlemedir. Buna benzer bir yapıya artık kavuşuyor.
Sendikal haklar Avrupa standartlarına erişiyor. Çocuklara, kadınlara, özürlü ve yaşlılara yine Avrupa standardında güvenceler getiriyoruz. Yani biz, ülke içindeki vesayetçi anlayışa, statükocu zihniyete, özellikle de değişime direnen bürokratik elite karşı ciddi manada bir değişimi savunuyor, Türkiye'nin geleceğini değiştirecek, kaderini değiştirecek bir düzenlemeyi gerçekleştiriyoruz. Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne daha da yakınlaştıracak, Türkiye'nin kurumlarını Avrupa Birliği kurumlarıyla eşdeğer hale
getirecek bu değişim hareketine Avrupalı dostlarımızın da güçlü şekilde destek vermelerini bekliyoruz" dedi.
"Avrupa Birliği konusunda Türkiyeen, ilelebet savaşlarla, ebediye'nin karşısına artık yapay engeller çıkarılmamalıdır'' diyen Başbakan Erdoğan, ''Kıbrıs meselesi, art niyetli bir şekilde kendi esaslarından uzaklaştırılarak Türkiye ile Avrupa Birliği arasında bir soruna dönüştürülmüştür. Bu son derece yanlıştır. Burada tekrarlıyorum, 2010 yılı sonuna kadar Ada'da kalıcı ve adil bir çözüm bekliyoruz'' diye konuştu.
2004 yılında referanduma sunulan Annan Planı'nı desteklediklerini, sonrasında taraflar arasında başlatılan doğrudan görüşmelere de desteklerinin ortada olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, "Ancak, şu husus çok iyi bilinmelidir ki Kıbrıs'ta çözüm arayışları ilanihaye devam edemez. Samimi beklentimiz, Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs Türklerinin bugüne kadar ortaya koyduğu siyasi iradeyi göstermesidir. Tabiatıyla Kıbrıs konusunda, Ada'nın güneyini tek taraflı olarak 2004 yılında üyeliğe kabul eden Avrupa
Birliği'ne de büyük görev düşmektedir. Zira bugüne kadar verilen sözler tutulmamış, Kıbrıs Türkleri üzerindeki izolasyon kaldırılmamıştır" dedi.
Türkiye'nin Avrupa Birliği çabalarının yanı sıra, G-20 zirvelerine katkı sunduğunu, Medeniyetler İttifakı gibi son derece önemli bir girişimde İspanya ile birlikte eşbaşkanlık görevini yürüttüğünü belirten Başbakan Erdoğan, "Ancak yüzü Batı'ya dönük olan Türkiye'nin, sırtını Doğu'ya dönmesi ısrarla bizden isteniyor. Böyle bir şeyi bizden isteme hakkı da kimseye verilmiş bir hak değildir. Hükümet olarak dünyanın dört bir yanına yüzümüz açıktır, yüzümüz dönüktür. Gelişmiş ülkelerin sırtını döndüğü herhangi
bir kıta, ülke var mı, hepsi ile de irtibatları var. Ee... Türkiye'nin de dünyanın dört bir yanı ile tabii ki irtibatı olacak, her ülke ile görüşmenin gayreti içinde olacağız. Haiti'de bir durum varsa oraya da ulaşacağız, Şili'de varsa oraya da ulaşacağız, Tiflis'e de ulaşacağız ama öbür tarafta da Kudüs'e de, Gazze'ye de, Filistin'in geneline de ulaşacağız, Balkanlar'a da ulaşacağız. Bundan kimsenin rahatsız olmaması lazım. Biz bir dünya devletiyiz, kabile devleti değiliz" ifadelerini kullandı.
(TB-OK-Y)

13.08.2010 00:00:32 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
abdullah yağan - 13.08.2010 01:09
recep bey dini vaazlerinize türk halkının ihtiyacı yok .vatandaş sizden aş iş ekmek huzur hukuka saygı bekliyor.bazı ülkelerden teröre karşı destek bekliyoruz diyorsunuz. terörün en büyük destekcisi BARZANİ ve TALABANİYE gelince tık yok. bu kabile reislerini aşiret ağalarını kırmızı halılarla karşılıyorsunuz.siz bu anlattıklarınızı külahıma anlatın olurmu.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1