Son Haberler
27.05.2012 Pazar 00:56
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

AK PARTİ GRUP TOPLANTISI
20.07.2010 15:29
ANKARA (İHA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişiklik paketine ilişkin olarak 12 Eylül Anayasası'nın izlerini silmek için 'evet' kampanyası başlattıklarını belirterek, "Bu değişiklik çocuklarımız, gençlerimiz, 73 milyon vatandaşımız içindir. Herkesi bu büyük değişim hareketine omuz vermeye davet ediyoruz" dedi. CHP'yi de eleştiren Erdoğan, "Bizim Anayasa Mahkemesi'nin yanında, yöresinde, bahçesinde ev tutmamıza gerek yok. Bizim evimiz milletimizin içinde. CHP Genel
Başkanı önce Anayasa Mahkemesi'nin bahçesine kurduğu gecekondudan bir çıksın'' dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, referandum için evet oyu verilmesini istedi. Muhalefetin anayasa değişikliğine hayır demesine tepki gösteren Başbakan Erdoğan, ''Allah aşkına ne dediklerini, ne demek istediklerini, hangi gerekçeyle pakete karşı çıktıklarını anlayan var mı?" dedi. Konuşmasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun Yalova'da gerçekleştirdiği mitingde '12 Eylül sonrasında idam sehpaları kuruldu. 16 yaşındaki çocuğun yaşı büyütülüp
idam edildi. İnsanın vicdanı sızlamıyor mu?' sözlerine atıfta bulunarak, ''Evet, biz de aynı şeyi söylüyoruz. 16 yaşındaki bir çocuğun idam sehpasına götürülmesinden rahatsız oluyorsun da neden bu pakete 'hayır' diyorsun? Şecaat arz ederken sirkatlerini söylüyorlar. Bunlar neden 'hayır' denilmesi gerektiğini anlatırken neden 'evet' denilmesi gerektiğini anlatıyorlar'' dedi.
CHP ile MHP'nin aynı dili ve üslubu kullandığını, her cümlede kendisini 'Yüce Divan' ile tehdit ettiklerini kaydeden Erdoğan, ''Biz bu millete hizmet yoluna başımızı koyduk. Bu yola canımızı koyduk. Biz korkularla değil, ideallerle, ilkelerle, heyecanla aşkla ve sevda ile siyaset yapıyoruz. O kuru sıkı tehditleri bize bir şey ifade etmiyor. Bizim Anayasa Mahkemesi'nin yanında, yöresinde, bahçesinde ev tutmamıza gerek yok. Bizim evimiz milletimizin içinde. CHP Genel Başkanı önce Anayasa Mahkemesi'nin
bahçesine kurduğu gecekondudan bir çıksın'' diye konuştu.
CHP'nin geçen dönem 113, bu dönem 44 kez Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğunu kaydeden Erdoğan, ''Haydi oraya gecekondu yaptığınız, bari arsa sahibini rahat bırakın'' dedi. Erdoğan, CHPnin başvurularını tutarsızlık, ilkesizlik, milletin iradesini hiçe sayma ve mahkemeye taşıma olarak nitelendirdi. Mitinglerde kimlerin hayır cephesinde olduğuna dikkatleri çekeceklerini anlatan Erdoğan, MHP'nin 'hayır' demekle tarihiyle çeliştiğini, kendisini inkar ettiğini ileri sürdü. CHP'nin de 'hayır' demekle kendi
raporlarına, tezlerine, iddialarına, tarihine karşı çıktığını savunan Erdoğan, ''Kendisini inkar ediyor ve kendisine yüklenmiş emanete gölge düşürüyor'' şeklinde konuştu.
Konuşmasında BDP'yi de eleştiren Erdoğan, BDP'nin parti kapatmalarına karşı gibi göründüğünü, parti kapatmalarını zorlaştıracak ve adeta yok edecek bir değişikliği engellemek için elinden geleni yaptığını söyledi. Erdoğan, ''Barıştan yanaymış gibi yaparak gerilimi ve çatışmayı körüklüyor. Demokrasiden yanaymış gibi görünerek demokratik gelişmenin önüne set çekmeye çalışıyor'' dedi.
BDP'nin 'Anayasa değişikliği paketinde Kürtlerin lehine olabilecek hiçbir madde yok. Orada Kürt adı geçmiyor' yönündeki eleştirisine de yanıt veren Erdoğan, ''Orada hangi etnik unsurun adı geçiyor? Benim Kürt kökenli vatandaşlarımın aleyhine olan bir madde var mı? O maddelerin hepsinde de benim Kürt kökenli vatandaşlarımın lehine olacak her şey var. A'dan Z'ye her şey var. Yani 73 milyonun hepsi için eşit, her şey var. Tayyip Erdoğan bu değişiklikten ne kadar istifade ediyorsa, benim Kürt kökenli
vatandaşım da o kadar istifade ediyor. Vatandaşlarımıza bu ilkesizliği, samimiyetsizliği anlatacağız. Tekrar ediyorum. Bu değişiklik bir AK Parti değişikliği değildir. Bu değişiklik çocuklarımız, gençlerimiz, 73 milyon vatandaşımız içindir. Herkesi bu büyük değişim hareketine omuz vermeye davet ediyoruz, herkesi bu tarihi sürece katkı sağlamaya davet ediyoruz. Tabii ki takdir aziz milletindir. Söz de onundur, karar da onundur'' diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu çalışmalarının bu hafta tamamlanacağını anımsatan Erdoğan, taş atan çocuklar yasasının bu hafta Meclis'ten çıkacağını bildirdi. Kışkırtmalara prim vermeden, soğukkanlılığı, sabrı, sağduyuyu asla elden bırakmadan yapıcı bir dille gönülleri kazanacaklarını dile getiren Erdoğan, "Muhalefetin çirkin ve kışkırtıcı üslubuna asla tenezzül etmeyeceğiz. Onlar çamur, iftira atacaklar, Türkiye'nin ufkunu karartmak için her türlü çirkin söz ve eylemin içine girecekler. Biz sadece hakkı, doğruyu
söyleyeceğiz, sadece anayasa değişikliğini konuşacağız, büyük değişikliğin kalp atışlarını anlatacağız'' dedi.
Başbakan Erdoğan, 36 ile gideceğini, kanaat önderleri ile bir araya geleceğini, halkla gece geç saatlere kadar sohbetler ederek, bütünleşeceğini kaydetti.

'12 EYLÜL ANAYASASI'NIN İZLERİNİ SİLMEK İÇİN EVET KAMPANYASINI BAŞLATIYORUZ'
İlk mitingi cumartesi günü 12 Eylül Anayasa oylamasına Türkiye genelinde en yüksek hayır oyu veren Bingöl'de yapacağını belirten Erdoğan, ''12 Eylül Anayasası'nın izlerini silmek için 'evet' kampanyasını başlatıyoruz'' dedi. Konuşmasında 12 Eylül döneminde asılan gençlerin mektuplarını okuyan Erdoğan, duygusal anlar yaşadı. 12 Eylül'de idam edilen Necdet Adalı'nın 19 yaşında bir lise öğrencisiyken cinayet işlediği iddiasıyla 1977'de tutuklandığını, kendisinin o dönem bir siyasi partinin İstanbul Gençlik
Kolları Başkanı olduğunu kaydeden Erdoğan, ''Necdet Adalı, suçsuzluğunun ortaya çıkacağından, serbest bırakılacağından o kadar emindi ki Ulucanlar Cezaevi'nde arkadaşlarının firar girişimine katılmadı. Kendisini yargılayan mahkeme reisi Adalı'nın masum olduğunu iddia etti, karara şerh koydu ancak fayda etmedi. Necdet Adalı 22 yadıktığını savunan Erdoşındayken 8 Ekim 1980'de asılarak idam edildi'' dedi.
Şair Nevzat Çelik'in Adalı için yazdığı ''Şafak Türküsü'' adlı şiirden bir bölüm okuyan Erdoğan, Adalı'nın 12 Eylül cuntasının idam ettiği ilk genç olduğuna dikkati çekti. Erdoğan, ''Bir televizyon kanalında o günlerin, idam kararlarının nasıl verildiğini takip ediyorsunuz değil mi? Nasıl verildiğini görüyorsunuz. Bir bu yandan, bir bu yandan'' diye konuştu.

BAŞBAKAN ERDOĞAN MEKTUPLARI OKURKEN AĞLADI
Sonradan suçluların yakalandığını, faillerin belli olduğunu ancak Necdet Adalı'nın geri gelmediğini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:
''12 Eylülcüler, kendi ifadeleriyle asılan bir solcuyla denge kurmak için bir de sağcı idam etmek istediler. Adalı'dan sadece birkaç saat sonra 22 yaşında bir genç, Mustafa Pehlivanoğlu darağacına yürüdü. Ailesi, infazdan 3 gün sonra çocuklarını ziyarete geldiğinde idam edildiğini öğrendiler. Mustafa'dan geriye şu satırlar kaldı, o da çok anlamlı satırlar: 'Sevgili anneciğim ve babacığım. Sizler beni bu yaşa kadar büyüttünüz ve yetiştirdiniz. Benim sizlere karşı işlediğim hataları ve suçlarımı affedin,
hakkınızı helal edin. Ben sizlerin bir evladınız olarak, bugüne kadar Cenabı Hakk'ın ve onun resulünün, yüce peygamberimizin yolundan ayrılmadım. Alın yazımız böyle yazılmış, kader neyse onu çekeceğiz. Ben de kardeşim Haydar gibi bir an önce Allah'ın huzuruna çıkacağım. Eğer benim günahım varsa, Cenabı Allah'ın huzurunda çekmeye hazırım. Yok bir yanlışlık sonucu ölümüme karar verenler, idam edenler Allah'tan bulsunlar. Anne sizlerle helalleşmek isterdim fakat olmadı, hakkım varsa hepinize helal olsun, siz
de helal edin.''
Erdoğan, Pehlivanoğlu'nun ailesine yazdığı mektubun devamını okumakta zorluk çekti, bir süre sözlerine ara verdi. Gözleri dolan Başbakan Erdoğan, alkışlarla karşılandı. Erdoğan, mektuba yutkunarak ve sesi titreyerek devam etti. Bir başka ismin Erdal Eren olduğunu anlatan Erdoğan, Eren'in 17 yaşındayken tutuklandığını, 13 Aralık 1980'de Ankara Merkez Cezaevi'nde 18 yaşından küçük olmasına rağmen idam edildiğini anımsattı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun Mamak'ta çektiği çileleri, gördüğü işkenceleri ve Mamak
Cezaevi'nden yazdığı dizeleri unutmadıklarını belirten Erdoğan, Yazıcıoğlu'ndan da, 'Ey sonsuzluğun sahibi sana ulaşmak istiyorum' şiirini okudu. Erdoğan, 14 Mayıs 1987'de Hüseyin Kurumahmutoğlu'nun sabah namazını kılarken başına vurulan dipçik darbesiyle Mamak Cezaevi'nde genç yaşında dünyaya veda ettiğini dile getirdi. Bu zulümlerin, işkencelerin, insanlık dışı uygulamaların en yakın şahitlerinden, mağdurlarından birinin de Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay olduğunu ifade eden Erdoğan, Günay'ın 12
Eylül'de hapisteyken vefat eden babasının cenazesine katılamadığını kaydetti.

'İŞKENCELERLE, ZULÜMLERLE HESAPLAŞMA GÜNÜ 12 EYLÜL 2010'DUR'
MHP eski Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in 1992'de verdiği bir röportajda DYP-SHP koalisyonuna neden güvenoyu verme gerekçelerini açıkladığını hatırlatan Erdoğan, ''Türkeş şu gerekçelerle açıyor '12 Eylül Anayasası'nı değiştireceklerine söz verdiler. 12 Eylül, ülkücüler olarak bize çok haksızlık etmiş, büyük madıktığını savunan Erdoğduriyetler getirmiştir. Ah Mamak Cezaevi'nin dili olsa da bize tabutlukları, C-5'leri anlatsa. Metris'in, Bayrampaşa'nın dili olsa da orada kararan hayatları anlatsa.'
Buradan ah Diyarbakır Cezaevi'nin dili olsa da konuşsa. Diyarbakır Cezaevi'nin dili yok ama keşke 12 Eylül'de orada yatan bazı MHP yöneticileri, vicdanlarının sesine kulak verip, dürüstçe konuşsa. Tam 30 yıl sonra yine bir 12 Eylül günü, işte bu işkenceler, zulümlerle, bu insanlık dışı uygulamalarla milletçe hesaplaşacağız. Gencecik ölümlerle, zamansız vedalarla, 17 yaşındaki çocukları yağlı urgana taşıyan zihniyetle hesaplaşacağız. Gencecik yaşında haksız bir şekilde idam edilen Mustafa'nın 'Allah'tan
bulurlar' dediği gün işte 12 Eylül 2010 günüdür. Yıllarca 12 Eylül mağdurları solcuları istismar eden CHP, 12 Eylül ile yüzleşemese de biz yüzleşeceğiz. Yıllarca 12 Eylül mağduru ülkücülerin sesine kulak vermeyen MHP, 12 Eylül ile hesaplaşamasa da biz hesaplaşacağız. Adil bir şekilde yargılanmadan darağacına gönderilen Necdet Adalı'nın, Mustafa Pehlivanoğlu'nun, Erdal Eren'in, sabah namazında dayakla öldürülen Hüseyin Kurumahmutoğlu'nun hatıraları karşısında alnımız ak kalırken, onlar boyunlarını bükmüş
durumda kalacaklar, mahcup olacaklar'' diye konuştu.
Erdoğan, MHP''ye, CHP'ye, BDP'ye gönül verenlerden anayasa değişikliğine evet oyu vermelerini istedi.

'GEÇMİŞLE YÜZLEŞMEDEN DAHA AYDINLIK BİR GELECEK İNŞA EDEMEYİZ'
Geçmişin yanlışlarıyla yüzleşmeden daha aydınlık bir gelecek inşa edemeyeceklerini kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir iade-i itibar bile yapamaz mıyız? İşte bu 12 Eylül bir iade-i itibar olacaktır aynı zamanda. İnanıyorum ki ülkemin tüm kadınları, kendi haklarının anayasal güvenceye kavuşması için bu değişikliğe 'evet' diyecek. Sadece kadınlar değil, erkekler de 'evet' diyecek. İnanıyorum ki ilk defa bu seçimde oy kullanacak gençlerimiz 'evet' diyecek. İnanıyorum ki özürlü yavrularımız, yaşlılarımız, şehitlerimizin dul ve yetimleri, gazilerimiz için onların avantajlı konuma yükselmeleri için 'evet' diyecekler.
Fişleme gibi insanlık, hukuk ve demokrasi dışı uygulamanın tarihe kavuşması için milletim tek yürek halinde 'evet' diyecektir. Avrupa standartlarında bir Anayasa Mahkemesi, uluslar arası standartlarda bir hukuk sistemi için bütün milletim gür bir sesle 'evet' diyecektir. Buna inanıyorum. Üstünlerin hukukuna son verip, hukukun üstünlüğünü egemen kılmak için halkımız güçlü şekilde 'evet' diyecektir. Tüm memurlarımız ve aileleri, memurlara toplu iş sözleşmesi hakkı tanınması için 'evet' diyecektir,
emeklilerimiz bu toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmek için 'evet' diyecektir. İşçilerimiz, aileleri, yakınları sendikal, grev hakkı için 'evet' diyecektir. Esnaf, tüccar, sanatkarımız, hükümetin ekonomik ve sosyal politikalarında söz sahibi olabilmek için 'evet' diyecektir. Burada aklın, mantığın yolu birdir ve o yol 'evet'tir.''
(EDA-CC-Y)


20.07.2010 15:29:05 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.