ANKARA (ANKA) - AKP Ankara Milletvekili Haluk Özdalga, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a askerlerin kaba ve ölçüsüz bir şekilde siyasete bulaşmasının örnekleri olan Ergenekon, balyoz ve kafes gibi davalara, bir ordu komutanın zanlı olarak görünmesine ve hukuki anlamda ciddi suç şüphelerin bulunmasına rağmen, CHP Lideri Baykal'ın "Bir ordu komutanı zanlı olamaz" sözleriyle askeri koruduğunu savundu. Özdalga, "Savcı ve hakimleri işgal güçlerine benzetecek kadar sert ve hakaret dolu sözlerle karşı çıkan Baykal'a kim inanır" dedi.
Özdalga, yaptığı basın açıklamasında Ergenekon, balyoz ve kafes gibi davalarda bir çok TSK mensubunun yer aldığını ve hukuki anlamda şüphelerin bulunduğunu belirterek şöyle dedi:
"Son zamanlarda ortaya dökülen belgeler, pek çok TSK mensubunun korkunç derecede siyasete bulaştığını gösteriyor. Bu sağlıksız durumun siyasetteki en büyük destekçisi ve koruyucusu CHP ve onun Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal. Dün olduğu gibi zaman zaman "biz askerin siyasete karışmasına' karşıyız diyen Sayın Baykal'ın bu tavrı, bir göz boyama çabasından ve iki dilli, çatal dilli bir siyaset anlayışından başka bir şey değil. Çünkü Baykal'ın söyledikleri başka yaptıkları başka."
Özdalga, askerlerin Ergenekon, balyoz ve kafes gibi davalarla beraber anılmasını kaba ve ölçüsüz bir şekilde siyasete bulaşmanın örneği olduğunu değerlendirerek, "Ergenekon, balyoz ve kafes gibi davalara, hukuk sürecini yürüten savcı ve hakimleri işgal güçlerine benzetecek kadar sert ve hakaret dolu sözlerle karşı çıkan Baykal'a kim inanır" dedi.
Özdalga, Baykal'ın hukuki anlamda şüphelerin bulunmasına rağmen bir ordu komutanın zanlı olamayacağına dair sözler sarf ettiğini hatırlatarak, "Baykal o kirli belgelerin doğru olduğuna inanmak için şimdi de parmak izi araştırması, DNA tahlili, mürekkep tahlili istiyor. Asıl amacı, askerin siyasete bulaşmasının en çirkin örneklerinden birini koruması altına alıp aklamasını sağlamak. olmazsa konuyu sulandırmak. Bu demokrasi karşıtı tutumuyla Sayın Baykal, bir taraftan da Rus Ortodoks Kilisesinin papazlarıyla aynı bağnaz ve tutucu çizgiye sürüklenmiş durumda" görüşüne yer verdi. Özdalga şöyle devam etti:
"1917 İhtilali sırasında Bolşevik milisler son Rus Çarı II. Nikolas ve ailesinin kurşuna dizdi ve Ural dağları kıyısında bir tarlaya gömdü. Yapılan DNA testleri de, kemiklerin Çar ailesine ait olduğunu teyit etti. Ancak Rusya'da ve dünyada kemiklerin çar ailesine ait olduğunu sadece Rus Ortodoks kilisesinin papazları kabul etmedi. Gerçekleri, DNA testlerinin kesinliğini yüzde 99,99 olması. Ortodoks papazları ise, tıpkı sayın Baykal gibi akıl ve bilim dışı bir tutum içinde yüzde 100 kesinlik istiyor. Ne var ki, bilim ve bilimsel testler hiçbir zaman yüzde 100 kesinlik taşımaz."(ANKA)
(BA/ÖMR)