Son Haberler
26.05.2012 Cumartesi 22:51
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

Akbank. bu yıl 70 yeni şube açacak
Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, Akbank'ın tüm dünyaya örnek olacak yeni başarı hikayeleri yaratarak büyümesini sürdüreceğini belirterek " Bu yıl 70 yeni şube açacağız.Binin üzerinde yeni çalışma arkadaşı istihdam edeceğiz.500 yeni ATM açacağız.Bu yıl toplamda 120 milyon dolar teknoloji yatırımı yapacağız" dedi. 08.02.2012 10:52

 -Hakan Binbaşgil, Türkiye'de bankacılığın yüksek büyüme potansiyeli taşıdığını belirterek, "Ülkemizde 6 milyon hane halkı hala bankacılık faaliyetlerinden yararlanamıyor. Bu da 19 milyon kişi anlamına geliyor. 2012-2015 arasında ülkemizde bankalı nüfusta yaklaşık 5 milyon seviyesinde bir artış bekliyoruz. Kişi başı milli gelir arttıkça bankacılık hizmetlerinden yararlananların da sayısı artacak. Biz gelecek yıl kişi başı gelirin 11 bin dolara çıkacağını öngörüyoruz" diye konuştu.

İSTANBUL (ANKA) - Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, Akbank'ın tüm dünyaya örnek olacak yeni başarı hikayeleri yaratarak büyümesini sürdüreceğini belirterek, "Bu yıl 70 yeni şube açacağız. Binin üzerinde yeni çalışma arkadaşı istihdam edeceğiz. Tüketicilere ve müşterilere daha da yakın olabilmek için dağıtım kanallarımızı büyütmeyi sürdüreceğiz. Bu kapsamda, Türkiye'nin ikinci büyük ATM ağı Akbank'ta olmasına rağmen ATM yatırımlarımız devam edecek. 500 yeni ATM açacağız. Bu yıl toplamda 120 milyon dolar teknoloji yatırımı yapacağız" dedi.
Akbank üst yönetim ekibinin de katılımıyla bir basın toplantısı düzenleyen Genel Müdür Hakan Binbaşgil, dünyanın ve Avrupa'nın zor bir dönemden geçtiğini, bunun Türkiye ekonomisine de yansımaları olacağını dikkate alarak çok iyi bir risk yönetimi yapma gereğine işaret ederek, "Biz Akbank olarak çok iyi bir risk yönetimi yaptığımıza inanıyoruz. Dünyada ekonomik büyüme yavaşlarken, Türkiye'nin yüzde 4'ler civarında bu yıl büyüyeceğini öngörüyoruz. Türkiye temel ekonomik göstergeler itibariyle gelişmiş ülkelerden ayrışıyor. Aynı şekilde Türk bankacılık sektörü de güçlü yapısıyla öne çıkıyor. Türkiye'yi bu yönüyle dünyada yükselen yıldız olarak görüyoruz. Türk bankacılık sektörü tüm kategoriler itibariyle yüksek bir büyüme potansiyeli taşıyor. Biz de Akbank'ın geleceğini şekillendirirken Türk bankacılığının büyüme potansiyelini temel bir nokta olarak alıyoruz" diye konuştu.

-"KALICI LİDERLİĞE ODAKLANDIK"-

Akbank'ın kurumsal yapısı, yüksek sermayesi, şeffaf ve kaliteli bilançosu, güçlü teknolojik altyapısı, yurt çapında yaygın dağıtım ağı ile birlikte en önemli varlığının Akbank çalışanları olduğunu söyleyen Binbaşgil, "2000'li yıllarda gerçekleştirdiğimiz Değişim Programı Harvard Üniversitesi'nde Vaka Çalışması olmuştu. Amacımız önümüzdeki dönemde Akbank'ta yine tüm dünyaya örnek bir başarı hikâyesi yaratmaktır" dedi. Göreve başlamasının birinci ayı dolmadan önceliği 15 bin Akbank çalışanı ile bir araya gelmeye verdiğini vurgulayan Binbaşgil, "Biz 15 bin Akbanklı tek yürek olduk, ülkemizin geleceğine inanıyoruz. Liderliğimiz önemli ancak başarımızın devamı ve kalıcılığı daha da önemli. Bu nedenle tüm Akbanklılar olarak önümüzdeki yeni dönemde "Kalıcı Liderliğe' odaklandık. Karlılık içinde büyümemizi sürdüreceğiz" dedi.

-"AKBANK TÜRKİYE'NİN EN DEĞERLİ BANKA MARKASI"-

Akbank'ın Brand Finance tarafından hazırlanan "Dünyanın En Değerli 500 Banka Markası-2012" sıralamasında 1 milyar 582 milyon dolarlık değerle "Türkiye'nin En Değerli Banka Markası" olduğunu vurgulayan Binbaşgil "Markası bir şirketin sahip olduğu en önemli varlıklardan biridir. Değerli bir marka şirketin rekabet gücünü artırır, müşteri tercihi ve bağlılığı yaratır ve kuruma rekabet avantajı sağlar. Biz de bu gücümüzü Türkiye'nin arzuladığı atılımları daha hızlı gerçekleştirmesi için kullanacağız. Yıllardır tutarlı bir şekilde Akbank markasına yatırım yapmayı sürdürüyoruz. Akbank markasını gelecek yıllarda dünyada çok daha yukarılara taşıyacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu.

-"AKBANK'IN BÜYÜMESİNDE 5 TREND ŞEKİL VERECEK"-

Akbank'ın başarılarını sürdürebilmesi için trendleri iyi okumak ve faaliyetlerini bu paralelde doğru yönlendirmek zorunda olduğunu kaydeden Binbaşgil, "Bizim 2012 ve sonrasıyla ilgili öngördüğümüz 5 temel trend var. Önümüzdeki dönem için faaliyetlerimizi bu trendleri de dikkate alarak şekillendirdik" dedi. Türk bankacılık sektörünün hızlı büyümesine rağmen, büyüklükler itibari ile Türkiye'nin potansiyelinin hala gerisinde bulunduğunun altını çizen Binbaşgil şöyle devam etti:
"Ülkemizde 6 milyon hane halkı hala bankacılık faaliyetlerinden yararlanamıyor. Bu da 19 milyon kişi anlamına geliyor. 2012-2015 arasında ülkemizde bankalı nüfusta yaklaşık 5 milyon seviyesinde bir artış bekliyoruz. Bu istatistikler Türk bankacılık sektörünün yüksek büyüme potansiyelini açıkça ortaya koyuyor. Türkiye'de milli gelire oranla kredi, tasarruf, aktif büyüklüğü, kişi başına düşen şube sayısı ve ATM sayısı hala çok düşük. Türkiye zenginleşiyor. Orta gelirli kesim büyüyor. Türkiye'de bankacılığın önü çok açık."

-KOBİ KREDİLERİNDE YÜZDE 20 BÜYÜME HEDEFİ-

Binbaşgil, KOBİ'lerin Türk ekonomisinin büyümesi için stratejik bir öneme sahip olduğunu ve büyümenin en temel kaynağını oluşturduğunu ifade ederek sürdürülebilir büyüme için KOBİ'lerin verimliliğini ve yarattıkları katma değeri artıracak yatırımların teşvik edilmesi gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi:
"KOBİ'lerin rekabet gücü kazanmaları için, finansman desteği sağlamaları kritik öneme sahip. Yapılan çalışmalar, KOBİ'lerin karşılaştığı en öncelikli sorunun finansman sıkıntısı olduğunu gösteriyor. KOBİ'ler ekonomimizdeki işletmelerin yüzde 99'unu oluştururken banka kredilerinden aldıkları pay yüzde 24 düzeyinde bulunuyor. Bu durum Türkiye'de KOBİ kredilerinde önemli bir büyüme potansiyeli olduğuna işaret ediyor."
KOBİ'lerin büyüme ve istihdam için kilit rol oynadığını kaydeden Binbaşgil, "KOBİ'lerin yatırımlarını artırmaları, faaliyetlerini genişletmeleri, uluslararası pazarlarda etkinliklerini artırmaları için finansman desteğimizi sürdürüyoruz. 2012 yılında KOBİ kredilerinde yüzde 20'nin üzerinde büyüme hedefliyoruz. Ancak Türkiye'nin rekabet gücünün önemli bir bileşeni olan KOBİ'lere desteğimiz finansal çözümlerin ötesinde. Türkiye genelinde 1000'e yakın şubemiz ve 1000'in üzerinde KOBİ uzmanı müşteri temsilcimizle tüm ihtiyaçlarına çözümler getiriyoruz" dedi.

-"AVRUPA YÜKSEK BORÇLU, MALİYETLER ARTABİLİR"-

Özellikle Euro Bölgesindeki devletlerin ve Avrupa'daki bankaların 2012'nin ilk çeyreğinde yüklü borç itfaları bulunduğuna dikkat çeken Binbaşgil, "2012'de 1.4 trilyon Euro düzeyinde bono itfası var. Sadece ilk çeyrekte Avrupa bankaların bono itfası 230 milyar Euro'ya ulaşacak. Avrupa'daki yüksek borçluluk ve likidite ihtiyacı yabancı finansman kaynaklarına erişimin zorlaşacağına ve fon maliyetlerinde artış yaşanabileceğine işaret ediyor. Dünyada likidite sorununun öne çıktığı bu ortamda tasarruflar daha da önem kazanıyor. Bu kapsamda likidite sorununun iyi yönetilmesi gerekiyor" dedi. Pek çok gelişmekte olan ülkeye benzer biçimde, Türkiye'de de giderek güçlenen bir orta sınıf bulunduğunu kaydeden Binbaşgil, "Tasarruf açığının ve Türkiye'nin yumuşak karnı olan cari açığın azaltılmasında, orta sınıfın genişlemesi ve tasarrufların artırılması kritik önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde ülkemizde orta sınıfın giderek güçleneceğini ve milli gelire katkısının yükseleceğini öngörüyoruz. Bu dönemde biz Akbank olarak işin hem kaynak hem de likidite tarafına odaklanacağız. Gelecek yıl Türkiye'de kişi başı milli gelirin 11 bin dolara ulaşacağını tahmin ediyoruz" diye konuştu.

-YURTDIŞI KAYNAKLAR-

Binbaşgil likidite yaratmada yurtiçi ve yurtdışı borçlanmaya da değinerek şöyle devam etti:
"Global krizin etkilerinin en şiddetli hissedildiği 2009-2011 arası dönemde dış borçlanma yoluyla sağladığımız kaynaklar yıllık yüzde 35'in üzerinde artış gösterdi. Bir anlamda her yıl yüzde 35'lik bir büyüme sağlıyoruz. Sendikasyon kredilerini çevirme oranımız yüzde 100'ün üzerinde bulunuyor. Bu konuda sağlıklı bir politika izliyoruz. 2011'de yurtdışından 1.5 milyar dolar civarında bir kaynak getirmiş durumdayız. Bunun yanında, farklı ve yenilikçi finansal ürünleri kullanarak ekonomimiz için yeni kaynak yaratmaya öncülük ediyoruz. Türkiye'de doğrudan Eurobond ve yurtiçi bono ihracını yapan ilk mevduat bankası olarak ülkemizdeki finans piyasalarının gelişmesine ve derinleşmesine katkıda bulunuyoruz."

-"SOLOMO-YENİ NESİL GENÇLİK ÖNEMLİ"-

Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında yüksek genç nüfusun Türkiye için önemli bir itici güç olduğunu kaydeden Binbaşgil, "Ülkemiz 2001 yılından bu yana reel milli gelirde bir büyüme trendi yakaladı. Bu başarılı performans güçlü ekonomik potansiyelimiz ve genç nüfusumuzun katkısıyla önümüzdeki yıllarda da devam edecek" dedi. Binbaşgil, "SoLoMo" olarak tanımlanan yeni nesil tüketicilerin farklı beklentilere sahip olduğunu ifade ederek bu beklentilere en iyi şekilde cevap verebilecek bankaların rekabette öne çıkacağını belirtti. Binbaşgil sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sosyal, lokal ve mobil olmak yeni nesil tüketicilerin en belirgin özellikleri. Bu yeni nesil sosyal medya üzerinden deneyimlerini ve lokasyonlarını paylaşıyor, kolaylık peşindeler ve hayatlarını kesintisiz yaşamak istiyor. Şube ve ATM gibi geleneksel kanalların yanı sıra yeni nesil dağıtım kanalları önceliklerimiz arasında olacak. Dünyada facebook'ta en çok beğenilen 3. bankayız. Sosyal medya üzerinden tüketici ve müşterilerimizle kesintisiz çift taraflı iletişimimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Mobiliteye çok inanıyoruz. Bankacılığın geleceği burada."

-"YURTİÇİ BÜYÜME POTANSİYELİ ÖNCELİKLİ"-

Toplantıda soruları da yanıtlayan Binbaşgil, yurtdışında banka satın almaları ne konusunda bir planları olup olmadığı yolundaki bir soruya "Akbank'ın sermaye gücü bu tür inorganik satın alam yapabilecek ciddi bir potansiyeli var bu doğru. Akbank'ın yurtdışında bir yatırım yapabilmesi için en azından yurtiçindeki büyüme potansiyelini dışarıda görmesi lazım. Yurtdışındaki büyüme olanakları Türkiye'ye oranla biraz daha düşük. Bu nedenle, olanaklarımız olsa da dikkatli olmak durumundayız. Ama Akbank yüksek sermaye gücü ile her zaman gerek yurtiçi gerek yurtdışı fırsatları değerlendirmek durumunda olan bir bankadır. Biz de Akbank olarak bir takım fırsatları da değerlendiriyoruz, bakıyoruz" şeklinde yanıt verdi.

-"BONO FAİZLERİNDEKİ DÜŞÜŞ MEVDUAT VE KREDİ FAİZLERİNE HENÜZ YANSIMADI"-

Faiz oranlarındaki gelişmelere ilişkin olarak da Binbaşgil, "Avrupa'da ve dünyada bir takım sorunlar var, ancak çözüme doğru zor da olsa bir süreç yaşanıyor. Türkiye'ye ise para akımları olacaktır. Son birkaç ay içinde de belli bir para girmiştir. Faizlerde bono tarafında bir düşme eğilimi başladı..Bir miktar daha düşebilir. Bizim buradaki umudumuz tabi ki mevduat faizlerine yansıması ve zaman içinde de kredilere yansıması. Ancak henüz bonodaki faiz düşünün mevduata yansımasını da göremedik. Bu da zaman içinde olacaktır" açıklamasında bulundu.
Binbaşgil, bir soru üzerine sektörün bu yıl kredilerde yüzde 15 civarında, mevduat tarafında yüzde 12 civarında büyüyeceğini tahmin ettiklerini belirterek "Biz Akbank olarak bu oranların birkaç puan üzerinde büyüyeceğimizi düşünüyoruz" dedi.(ANKA)
(NÇ/ÖMR)

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.