AKP KARŞITI DÖNEK OLMAYAN SOSYAL DEMOKRAT GAZETECİ VE YAZARLAR BASKI ALTINDALAR
Geçen gün bir gazeteci arkadaşlarımızla konuşurken şunları söyledi:
Kocaeli’de bir gazetenin dışında ki öbür gazetelerde ki muhabir ve yazarların neredeyse tamamı baskı altındaymış.
AKP ve Kocaeli Belediye Başkanı hakkında dostlar alışverişte görsün dışında, ciddi eleştiri yapmaya olanak yokmuş.
Bunca yaşın insanıyız inanın AKP döneminde olduğu kadar gazeteci ve yazarların baskı altında tutulduğu ve iktidar kuklası olduğu dönemi hatırlamıyoruz.
Demokrat Partinin ünlü “tahkikat Komisyonu” olayına benzer bir durum yaşanmakta.
Sevgili meslektaşımızın görüşlerine bizde aynen katılıyoruz.
Ulusal basın gibi Kocaeli basını da büyük ölçüde AKP iktidarına ve Kocaeli Belediye Başkanı’na biat etmiş durumda.
AKP ve Büyükşehir Belediyesi hakkında eleştirel yazılar yazacağı belli olan, zihniyet olarak hiçbir zaman AKP’nin ideolojisine yakın olmayan gazeteci ve köşe yazarlarına; ne denli meslek becerileri ve bilgileri olursa olsun, basın organlarında kesinlikle yer vermiyorlar.
Belediye’den ilan reklam ve ilan koparmak ya da bazı işler almak için, geçmişte sosyal demokrat diye tanıdığımız kimi gazeteci ve yazarların bugün nasıl bir dönüşüm içerisinde olduğunu hayretler içinde görüyor ve izliyoruz.
Nasıl hayret etmezsiniz? Adam düne kadar koyu CHP taraftarı, sosyal demokrat olarak görünüp tanınırken, bugün bir numaralı AKP taraftarı olmuş, yazılarında iktidarı ve kentin belediye başkanını yere göğe sığdıramıyor…
Bir başka koyu sosyal demokrat(!) yıllarca savunduğu ideolojiyi bir kenara bırakmış, insanın aklını tavana vurduracak övgüler düzüyor.
Kime düzüyor?
Kentin belediyesine başkanına ve yönetimine…
Yapılan sıradan rutin işleri, hiç sıkılmadan, “beni tanıyanlar ne der” diye en küçük rahatsızlık duymadan “bir icraat harikası” olarak köşesinde ballandıra ballandıra anlatıyor.
Yeter ki Büyükşehir Belediyesinden sürekli olarak okkalı reklam ve ilan gelsin.
Tabi arada bir şaşırtma da yapması gerekiyor. Üç defa överse, bir kez de sözde eleştirisel yazılar yazıyor. Okurun “sen ne biçim adammışsın” diye tepesi atmaması için, gazını alıyor.
Şu tabloya bakın:
Şunlar şunlar Başbakan’ın gazeteleri…
Şunlar iktidarın yandaş medyası…
Şunlar Büyükşehir Belediyesi’nin tam anlamıyla güdümüne girmiş yerel gazeteler…
Şu şu yerel televizyonlar Büyükşehir Belediyesi’nin televizyonları durumunda…
Şu şu gazeteci ve yazarlar belediye başkanının adamları…
Şu şu medya patronları her dönemde iktidar borusu öttüren gazete ve televizyon sahipleri…
Yazık yazık!..
Milletin ibretle izlediği ulusal medya’da ki “korkunç bozulmayı” ve “itibar çöküşünü” bir kenara bırakırsak, Kocaeli yerel medyasında ki inanılmaz değişimin de, tarihe geçecek bir “fenomen” olgusunda, felaket ve rezalet boyutunda yaşandığını üzülerek söylemek durumundayız. Tabi çok az istisna dışında…
Çeyrek asırdan fazla yaşadığımız kentimizin (Kocaeli’nin) yerel gazetelerini ve çok iyi tanıdığımızı sandığımız kimi gazeteci ve yazarlarını bugün inanın tanıyamaz duruma geldik.
Bu meslektaşlarımızın, yarın AKP iktidardan gittikten sonra, kendilerini yakından izlemiş ve zorunlu olarak istemeyerek de olsa bugünlerde okurları olmuş sevgili hemşerilerinin yüzüne nasıl bakacak ve geçmişte ortaya koymuş oldukları “harika dönüşümlerini” topluma ve okurlara nasıl açıklayacakların doğrusu merak ediyoruz…
“Dün dündür, bugün bugündür” mezhebinde olmayacaklarsa tabi…
BURHAN ÖZBEY
Geçen gün bir gazeteci arkadaşlarımızla konuşurken şunları söyledi:
Kocaeli’de bir gazetenin dışında ki öbür gazetelerde ki muhabir ve yazarların neredeyse tamamı baskı altındaymış.
AKP ve Kocaeli Belediye Başkanı hakkında dostlar alışverişte görsün dışında, ciddi eleştiri yapmaya olanak yokmuş.
Bunca yaşın insanıyız inanın AKP döneminde olduğu kadar gazeteci ve yazarların baskı altında tutulduğu ve iktidar kuklası olduğu dönemi hatırlamıyoruz.
Demokrat Partinin ünlü “tahkikat Komisyonu” olayına benzer bir durum yaşanmakta.
Sevgili meslektaşımızın görüşlerine bizde aynen katılıyoruz.
Ulusal basın gibi Kocaeli basını da büyük ölçüde AKP iktidarına ve Kocaeli Belediye Başkanı’na biat etmiş durumda.
AKP ve Büyükşehir Belediyesi hakkında eleştirel yazılar yazacağı belli olan, zihniyet olarak hiçbir zaman AKP’nin ideolojisine yakın olmayan gazeteci ve köşe yazarlarına; ne denli meslek becerileri ve bilgileri olursa olsun, basın organlarında kesinlikle yer vermiyorlar.
Belediye’den ilan reklam ve ilan koparmak ya da bazı işler almak için, geçmişte sosyal demokrat diye tanıdığımız kimi gazeteci ve yazarların bugün nasıl bir dönüşüm içerisinde olduğunu hayretler içinde görüyor ve izliyoruz.
Nasıl hayret etmezsiniz? Adam düne kadar koyu CHP taraftarı, sosyal demokrat olarak görünüp tanınırken, bugün bir numaralı AKP taraftarı olmuş, yazılarında iktidarı ve kentin belediye başkanını yere göğe sığdıramıyor…
Bir başka koyu sosyal demokrat(!) yıllarca savunduğu ideolojiyi bir kenara bırakmış, insanın aklını tavana vurduracak övgüler düzüyor.
Kime düzüyor?
Kentin belediyesine başkanına ve yönetimine…
Yapılan sıradan rutin işleri, hiç sıkılmadan, “beni tanıyanlar ne der” diye en küçük rahatsızlık duymadan “bir icraat harikası” olarak köşesinde ballandıra ballandıra anlatıyor.
Yeter ki Büyükşehir Belediyesinden sürekli olarak okkalı reklam ve ilan gelsin.
Tabi arada bir şaşırtma da yapması gerekiyor. Üç defa överse, bir kez de sözde eleştirisel yazılar yazıyor. Okurun “sen ne biçim adammışsın” diye tepesi atmaması için, gazını alıyor.
Şu tabloya bakın:
Şunlar şunlar Başbakan’ın gazeteleri…
Şunlar iktidarın yandaş medyası…
Şunlar Büyükşehir Belediyesi’nin tam anlamıyla güdümüne girmiş yerel gazeteler…
Şu şu yerel televizyonlar Büyükşehir Belediyesi’nin televizyonları durumunda…
Şu şu gazeteci ve yazarlar belediye başkanının adamları…
Şu şu medya patronları her dönemde iktidar borusu öttüren gazete ve televizyon sahipleri…
Yazık yazık!..
Milletin ibretle izlediği ulusal medya’da ki “korkunç bozulmayı” ve “itibar çöküşünü” bir kenara bırakırsak, Kocaeli yerel medyasında ki inanılmaz değişimin de, tarihe geçecek bir “fenomen” olgusunda, felaket ve rezalet boyutunda yaşandığını üzülerek söylemek durumundayız. Tabi çok az istisna dışında…
Çeyrek asırdan fazla yaşadığımız kentimizin (Kocaeli’nin) yerel gazetelerini ve çok iyi tanıdığımızı sandığımız kimi gazeteci ve yazarlarını bugün inanın tanıyamaz duruma geldik.
Bu meslektaşlarımızın, yarın AKP iktidardan gittikten sonra, kendilerini yakından izlemiş ve zorunlu olarak istemeyerek de olsa bugünlerde okurları olmuş sevgili hemşerilerinin yüzüne nasıl bakacak ve geçmişte ortaya koymuş oldukları “harika dönüşümlerini” topluma ve okurlara nasıl açıklayacakların doğrusu merak ediyoruz…
“Dün dündür, bugün bugündür” mezhebinde olmayacaklarsa tabi…
BURHAN ÖZBEY