<!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->
AKP ülkeyi kaosa sürüklüyor.
Hiç kimse, Türkiye’de hukukun işlediğine ve tarafsız olduğuna artık inanmıyor… Her kesimden gelen ses ve yorum bu yönde…
Ülkede hukuk siyasallaştı…
Yargı bağımsızlığı yok oldu.
Yargıçlar şu ya da bu zihniyetin tarafı (adamı) oldular…
AKP, Türk yargısını tam anlamıyla baskı altına aldı…
Toplumda senin yargıcın benim yargıcım değerlendirilmesi yapılıyor…
AKP iktidarı döneminde, ülkenin ve halkın yararına olabilecek heyecan verici tek bir icraatın olabileceğine dair en küçük bir beklentimiz yok.
Tayip Erdoğan, her ne şekilde olursa olsun, iktidarda kalabilmenin hesap ve çabası içerisinde… Anayasa değişikliği diye tutturdukları yol, tamamen bu düşünce ve telaştan kaynaklanıyor…
Vatandaş, geçim sıkıntısı içerisinde, günlük kazancını çıkarabilmenin uğraşısında, siyasal açıdan ülkede olan biteni derinlemesine bilmesi ve tavır alabilmesi olanaklı değil… AKP’nin anayasa’da değişiklik yaptık diye milleti ayağa kaldırmasının arkasındaki gerçek neden; Türk yargısını ele geçirip, hayal ettikleri rejimi ülkeye monte etmenin yolunu açmak.
Sen 2002 yılında iktidar ol, 7 sene yan gel yat, 2010 yılında seçime bir yıla kala çık ortaya, “12 Eylül darbe anayasasına tavır alıyoruz” masallarıyla, anayasa değişikliği yoluna git. Bunun samimiyetle uzaktan yakından ilgisi olduğunu söyleyebilmeye olanak var mı?
Gelinen noktaya bakın. Millet bölündü bölünecek!..
İnegöl’de ve Dörtyol’da olan olayların siyasi, ideolojik ve etnik nedenlere dayanmadığı şeklinde açıklamalar yaparak, siz kimi kandırdığınızı sanıyorsunuz!
Çatışmaların temel nedeninin etnik ayrımcılık olduğunu, 8-10 yaşında ki çocuklar bile anlamaya başladı… Durup dururken “açılım” diye bir yol tutturdunuz, Türk-Kürt diye sıcak çatışmalara neden olan zemini hazırladınız…
İktidar konumuyla olumlu adım olarak yapabileceğiniz hiçbir şey kalmamıştı çünkü! Ekonomi çökmüş, millet perişan, yolsuzluk iddiaları ayyuka çıkmış, piyasada yaprak kımıldamıyor, ne yapacaktınız, iktidarda kalabilmek için yeni bir yol çizecektiniz. Kürt vatandaşların oyunu almak için, bir açılım masalı ve sevdası ortaya atacaktınız. Ve bunu da yaptınız…
AKP için deniz bitti artık…
Kimse yaşantısından memnun değil. AKP sayesinde dini sömürerek köşeyi dönen başta siyasiler olmak üzere, iş adamları, yandaşlar hariç tabi…
İktidara SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuşun söylediği gibi… “Harun gibi gelenler Karun gibi zengin oldular…”
Hangi ilde olursa olun, AKP’li olup da, girdiği devlet, belediye ihalelerinde eli boş dönen müteahhit sayısı yok denecek denli az! Allah kitap, din iman diye halkı “Allah’la anlatanlar”, geçmişte ayaklarına giyecek pabuç bulamazken bu gün yat, kat, villa, gemi sahibi oldular…
Eşleri geçmişte ayda bir kez elbise değiştirirken, şimdilerde günde üç kez elbise değiştirip, özel talimatlarla, şahıslarına özgü “büyük mağazalar kapatıp”, Avrupa’nın en pahalı markalarından giyinmenin sarhoşluğuna kapıldılar…
Yüce dinimiz İslam’ın önderi, Allah’ın elçisi Peygamberimiz ne diyordu?
“Komşusu aç yatarken, kendisi tok yatan bizden değildir”
Elbise sarhoşluğuna kapılıp, kat kat yeni elbiseler giymek yerine, yamalı giysilerle dolaşıyordu. Bugün Yüce Allah’a gönül verdiklerini söyleyenler; sözde dindar görünüp saf ve temiz halkımızı aldatanlar, namazlı, oruçlu görünerek dünya nimetlerinden büyük pay kapmanın savaşı içinde köşeyi dönmek adına her naneyi yiyorlar…
Yaşımız, pek çok insana yaşam deneyimlerimize dayalı öğüt verebilecek bir döneme geldi. Geride bıraktığımız uzun yıllar içerisinde, AKP iktidarı kadar, ülkeyi, halkı, insanlarımızı perişan eden, toplumda huzursuzluk ve mutsuzluk yaratan, yüreklerde isyan, kin ve nefret oluşturan ve dini siyasete alet eden bir iktidar dönemi hatırlamıyoruz…
Kendileri zengin olmadan, köşeleri dönmeden; iktidara geldikleri dönemlerdeki, yoksunluk ve mütevazilik içerisinde olsalardı, belki bir şey söylemeyecek. adamlar, geldikleri gibi mütevazi yaşayıp, çalışıyorlar ama beceremiyorlar diyecektik.
Siz değerli halkım; resmi olarak açıklanan mal varlıklarından öte, kişilerin on kat yirmi kat, yüz kat daha zenginlik içerisinde olduklarını, tahmin etmeyecek denli gerçeklerden uzak mısınız? Tabi ki değilsiniz. Ancak, kendilerini topluma yutturduklarını sananlar, havadan gelen servetlerle, tatlı yaşamlarını fütursuzca sürdürüyorlar…
Sonuç:
Durum ayan beyan ortada iken, hâlâ gerçeği görmeyecek denli gaflet içinde olanlar, ülkenin kötü gidişatında büyük payları olduklarını artık görmelidirler. AKP iktidarı, yandaşlarını zengin etmek koltuk saltanı sürdürmek için, gözü kara olarak her şeyi yapacak duruma geldi…
Vatandaşlar olarak, gerçekleri görmez ve “köprüden önce son çıkış”a kadar aymaz isek, yarın olabilecek her tür vahametin sorumlusu olmaktan kurtulamayacağız…
Referandum’da AKP’nin “Evet” kampanyası karşısına güçlü bir “hayır” la verilecek cevap, ülkenin kesinlikle hayrına olacaktır…
Bunu önemle hatırlatırız…
BURHAN ÖZBEY