Cansuyum, Mavim-2
Yalın ayak mahkumiyetinin süreceği yere götürülüyor, elleri kelepçeli, iki yanı jandarmalı. Bir gideceğimiz yere varalım diyemeyecek kadar büyük suçu. Kendisini kırbaçlar içinde bırakacak bir acıyı henüz tattığını düşünmüyorum. Güvelenmiş tahıl gibi kendi içinde böceklenene kadar hayatından emin olmasında bir mahsur görmüyorum. Nasıl olsa onu artık ağzı bağlı bezler bile koruyamıyor...Çenesinin altından bağlanana kadar bu duyguyu yaşayacak maalesef. Bu laf torbasının bir tesviyesi var mutlaka ama tefekkür yani düşünme payını da bırakın bende. Malum at arabası kazalarına pek rastlanmamıştır, hızla yol alınan yalan otobanlarında..
Konuşmaların ikinci dizisi, merak edenler için;
-günaydın
-iyisin di mi?
ben: ya neden bunu ikide bir soruyorsun:)
neden kötü oluyum:)
-----
aman yıldızlar kaymasın
günaydın
ben: günaydın kaydı bile güzellliğimde gitti
-aaa
neden
sen öyle san
-: yüzüne tükürülen biri hayır diyorsa
kaymamıştır
ben: :) ya ciddiye aldığına inanamıyorum hakikaten....onca şekil içinden o mu sende tepki uyandırdı
-: daha yüzümü yıkamadım haberin olsun sende biliyorsun ki sana kıyamam
ben: biliyorum ama
ben:) artık yeter artık, beni üzmeye hakkın yok deyip geri çekilmişsin gibi
hissediyorum
-: yok yok
geri çekilme değil
sadece ’yanlış’ yapıp sakat kelimeler üretmeme taktiği
dur, dinle, düşün, kırma ve anla
yeni taktiğim bu!
ben: vay be..bu nedir peki? Yenilmemek için savaşa girmeme kararı yani kazanmayı da istememek mi?
-bence sen yoksun
ve ’dur, dinle, düşün, kırma ve anla’ mantığı için karşında
-: ben seninle savaşmak değil
seni kazanmak istiyorum
bunun yolunun da savaş olmadığına inanıyorum
hepsi bu
ama kaçtığımda yok ona göre
kendine dikkat et
ben: aa bu çok sıkı bir uyarı
-: Aslan’ı kediye çevirdin ama sadece o kadar
kendine dikkat derken tehdit değil
sadece savaş gereçlerini rafa kaldırdım demek
ben: yani aslan kedi olabildi ama fare olamayacak diyorsun. Daha da küçülmez diyorsun. Senin ayaklarına kapanmayacak diyorsun
-: sen varya
ben: ama kaçırdığın bir nokta var
-: bunun için seni seviyorum işte
hayır
ben: BEN BUNLARI İSTEMİYORUM Kİ
Ben sadece dürüst olmanı istiyorum
hepsi bu
-: bende o uyarına uyuyorum
emin ol Hülya
kıvırınca çok belli oluyor zaten
hemen rezil oluyorum
ben: :)
-: daha ne kadar dürüst olayım
ben: bilmem belki kendini şaşırtacak kadar...benden içeri ben varmış dedirtecek kadar..
-: vay
mesaj güzel
ben: en azından benim aklıma bir kanca takmayacak kadar
dürüst ol yeter
-: ya bu sözü sık sık söylemeni gerektiren konuyu anlamak istiyorum
acaba sende neden güven meydana getiremiyorum
ben: :)
-: hayırlısı
olur be
birgün
helal sana dersin
ben: :)
-: dermisin umut var mı?
ben: bu gülümseme sana birşeyler söylemiyor mu
sen zamana bırakmışsan ve zamandan bugüne kadar lehine bir destek görmediysen, sence umut var mı
-: var
sen varsın oldukça var olacak
Ya artık gülemiyorum da bu sözlere….Eskiden bir tebessümüm olurdu….Şimdi yanaklarımı havayla şişirsem bile gülemiyorum. Bana aşkın tabutunun bir kolunu tutma şansını verdiği için ona teşekkür mü etmeliyim yoksa? Allahım bilir dedim ya, sünnet balonlarını tek tek patlatıyor, geriye erkek olmadığını söylemek kaldı. Mezara bütün aile bireylerini verip de hayatta kalmayı başarıyorsa, azraille de kötü bir oyun içinde olduğunu söylemek mümkün. Aman ha Kabz-ı Ervahım(Azrail); Magşiyy(hayran kimse) olanı önce Magşiy(aklı gitmiş) görelim, sonra Magmuz(kabahatli) olduğuna kanaat getirelim, kısa bir süre magl(yürek ağrısı)çektiğine inanalım, sonra magabbesine (akıbet) karar verelim. Senin de oyuna geldiğini görmeye dayanamam……