Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.
Amerika “Müslümanlarla” değil “Terörle” mücadele ediyor ve etmeli!Amerika kamuoyunda son günlerde gündeme gelen 11 Eylül saldırısı sonucu yıkılan ikiz kulelere yakın bir yerde yapılması planlanan ve onaylanan “İslam Kültür Merkezi” projesi tartışılmaya devam ediyor. Obama`nın da desteklediği proje tahriklerle Amerika`yı ikiye böldü. Ancak başkan Obama, tartışmalara devletin zirvesi olarak sözünü söyledi, “Burası Amerika ve dini özgürlüklere olan bağlılığımız sarsılmaz” dedi ve bir anlamda teröristlerle müslümanları aynı kefeye koymanın doğru olmadığını ifade etti.
Kültür Merkezine karşı duranların dile getirdiği meselelerin elle tutulur bir yanı yok. Birileri iradi olarak milliyetçi Amerikalıları müslümanlara karşı kışkırtmak suretiyle müslümanları ve Amerika`yı huzursuz etmek istiyor. Mevcut hükümeti bu konuda ve özgürlükler konusunda zayıflatıp aciz hale düşürmek istiyorlar. Ve Amerika`yı bitirecek en büyük bela “özgürlüklere” ve özellikle de “dini özgürlükler” konusunda kısıtlama hastalığına düşmesidir. Amerika genel olarak hem devlet anlayışı hemde toplum bilinci olarak bu ve benzeri meseleleri aşmıştır. Ancak ne var ki Amerika`da bazı medya organları bu manada 11 Eylül`ü o günlerde olduğu gibi şimdilerde de malzeme yapıp müslümanları karalamaya devam ediyorlar ve korkarım ki devam edecekler.
Projeyi sadece bir camiye indirgemek ve bir avuç suda fırtınalar koparmak akıl ve vicdanla izah edilecek şey değil. Planlanan proje bu toplumun bir parçası haline gelmiş bir toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek bir projedir. 100 milyon dolara mal olması planlanan içinde spor salonu, tiyatro salonu, kültür merkezi, yüzme havuzu, sanat merkezi, restorant vs. olan bir komplekstir. Kaldı ki Manhattan`da yapılan ne ilk cami değil. Sonra tartışmalar öyle bir hale getiriliyor ki sanki kültür merkezi ikiz kulelerin yerine yapılıyor. Halbuki arada tam 200 metre mesafe var. O zaman belli ki bundan nemalanmak isteyenler var. Zaten 11 Eylül hadisesi de eskimişti. Şimdi yeni malzemelere ihtiyaç var.
Meselenin bir diğer yanı ise, 11 Eylül sonrasında müslümanların eline kendilerini Amerika`da ve bütün dünyada ifade etme açısından tarihi bir fırsat geçmişti. Cani bir kaç teröristin ortaya koyduğu insanlık dışı bu elim hadiseyi akli selim bütün müslümanlar şiddetle kınadı. Fethullah Gülen Hocaefendi bütün dünyaya o tarihi sözü söyleyerek tarihe not düşmüştü. “Müslüman terörist olamaz, Terörist müslüman olamaz”. Ama ne var ki biz müslümanlar bu dönemi çok çok iyi değerlendiremedik. Ve emniyetin, selametin, mülayemetin, hoşgörünün adı olan islamı Amerikalılara ve dünyaya anlatamadık. Efendimiz (sav) tanıtamadık. Kitabımızın evrensel bir kitap olduğunu ifade edemedik. Bırakın bütün bunları Hz. İsa (as) ve Hz. Musa`ya (as) inanmazsak müslüman bile olamayacağımızı dahi anlatamadık. Kısacası tembellik ettik. En basitinden kapı komşumuzla diyaloğa geçemedik. Kendi memleketimizdeki dünyamızı Amerika`ya taşıdık ve o sınırlı dünyamızın içinde “lokal” yaşamayı tercih ettik. Peki bu ülkenin insanı bizi, müslümanları ne zaman, nasıl, nerde, kiminle tanıyacaklar? Bizim ve dinimiz hakkında nasıl müspet bir kanaate sahip olacaklar. Bir müslümanın terörist ol(a)mayacağını nasıl idrak edecekler?
Hasılı, Müslümanlar bu topraklarda her türlü dini ihtiyacını gideren bütün dinler ve gruplar gibi kendi dini ihtiyaçlarını gidermeye hakkı vardır. Amerika`da Cumhuriyetçiler ve bazı milleyetçi muhafazakarlar cami projesine karşı çıkmakla bütün müslümanları karşılarına almış oluyorlar. Geçen günlerde Florida`da bir kiliseden yapılan 11 Eylül`de “Kur`an-ı Kerimi” yakma açıklaması ise müslümanları tedirgin ediyor. Amerika`yı büyük yapan bir cazibe merkezi haline getiren değerlerinden uzaklaştırmak isteyenler bu tavır ve hareketleriyle müslümanlara değil Amerika`ya ve Amerika`yı Amerika yapan “insani değerlere” çok büyük zarar veriyorlar. Amerika yeni yeni müslümanlarla arasını düzeltirken bunu istemeyen grup ve fesat güruhlar var. Amerika özgürlükleri kısıtlayan bu zihniyete ve sahiplerine prim vermemeli ve özgürlükler acziyetine düşmemelidir.