Son Haberler
21.12.2014 Pazar 00:14
USD 2,3157 EUR 2,8405 EUR/USD 1,2266 BIST   83573,6/%0,00
ISTANBUL Pazar: 9°C/14°CPazartesi: 6°C/10°CSalı: 8°C/13°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"Anadolu mucizesi"
Kayseri, Anadolu'nun tam ortasında bulunan ilginç bir şehir. Buradan ülkenin batısına ve İran'a mesafe tam 900 km. Kayseri, geçenlerde Krefeld'in kardeş şehri ilan edildi. Bu yaz gerçekleşen kardeş şehirler buluşmasında Belediye Başkanı, "Ekonomimizi tetiklemesini umuyoruz" diye konuştu. 19.10.2010 19:15

BYE - Tirajı günde 445 bin 820 olan liberal sol eğilimli Süddeutsche Zeitung'un 19 Ekim 2010 tarihli sayısında Kai Strittmatter imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yazının çevirisi şöyledir:

--Christian Wulff'un Türkiye Ziyareti, Almanya Cumhurbaşkanının

Üçüncü Yurt Dışı Gezisi ve Sonuncusu da Olmayacak.

"İslam Almanya'ya Aittir" İfadesini Kullandığından Beri,

Wulff'un Türk Toprakları Üzerinde Attığı Her Adım ve Telaffuz Ettiği Her Söz Dikkatle

İzlendi. Acaba Türk Meclisinde, İslam'ın Almanya'daki Rolünden ve Türkiye'nin AB'ye

Alınma Şansından Söz Edecek mi?--

Hayır, bunu söyleyen Kayseri Belediye Başkanı değil, Krefeld Belediye Başkanı Gregor Kathstede idi. Kathstede, sözlerine derin bir saygıyla, "Ekonominin merkezi Kayseri, nefes kesen bir şekilde gelişiyor. Tıpkı ülkenin tamamının nefes kesen bir gelişme sergilediği gibi" diye devam etmişti.

Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff da bu hafta Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Gül'ün memleketi Kayseri'yi ziyaret ettiğinde bunu görecek. Gül, Çarşamba günü Wulff'a, Kayseri'yi gösterecek. Bu şehirde insan, Türkiye hakkında çok şey öğrenebilir. Örneğin, ülkenin yeni aktif dış politikası gibi iç politik değişimi de tetikleyen yeni özgüvenin nereden geldiğini. Bu çok basit. Türkiye ekonomik patlama yaşıyor. AK Parti, 2002 yılında iktidara geldiğinden bu yana, gözlemcilerin en sevdiği iş, -inançlı Müslümanlar olan- parti ve yöneticilerinin İslam ile ilişkilerini tanımlamak. Oysa AK Partinin başlıca özelliği, dindarlığından ziyade frenlenemeyen ekonomik ilgisi, iş yapma ve kazanç elde etme isteği.

Bu durum ülkeye fayda sağlıyor. Türklerin kişi başına düşen geliri 2002 yılından bu yana dört katına çıkarak bugün yılda 10 bin avroya ulaştı. Avrupa'da hiç bir ülke ekonomisi son 10 yılda bu kadar hızlı büyümedi. Bu yılın ikinci çeyreğinde büyüme oranı- tıpkı Çin'de olduğu gibi- yüzde 10.3'e çıktı. Bu rakamlar, böyle kalmayacak olsa da her hâlükârda şaşırtıcı. İstanbul'daki Alman-Türk Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Marc Landau, "Türkiye, krizden zayıflayarak değil güçlenerek çıktı" diyor. New York Times ise şaşkınlığını şu ifadeyle yansıtıyor: "Türkiye'deki değişim öylesine kapsamlı ki, Türkiye bugün avro kritelerini, avro bölgesindeki darbe alan ekonomilerin çoğundan daha erken yerine getirirdi" Yoksul, geri kalmış Türkiye'nin AB'ye alınmaması yönündeki eski uyarılar, her yıl kulağa daha içi boş geliyor. İstanbul'daki bir iş adamı, Boğazda çay içerken, "Doğruyu söylemek gerekirse, hâlihazırda Türkiye'den ziyade AB'nin durumundan endişelenilmesi gerekir" diye konuşuyor.

Ekonomik başarının birçok nedeni var. Türkiye, bir yandan bankacılık sektörünün çöküşünü 2001 yılında yaşadı ve IMF'in desteğiyle bundan doğru sonuçları çıkararak, yeniden yapılanan bankalarının son krizden zarar görmeden çıkmalarını sağladı. AK Partinin sekiz yıldan beri tek başına iktidarda olmasının da bu duruma katkısı var. Burada siyasi istikrar yeni bir gelişme. 10 yıl önce yüzde 70'lerin üzerinde olan enflasyon bu yıl yüzde 7,5 olarak tahmin ediliyor. Lira, istikrarlı. Hükûmet, daha öncesinde dokunulmaz olarak tescilli olan kamu teşekküllerini özelleştirdi ve böylece yabancı yatırımcıları cezbetti. Ayrıca doğudaki komşu bölgeleri pazar olarak keşfetti. Marck Landau, Irak'la ticarette patlama yaşandığını ve İran'ın da satış bölgesi olarak önemi arttığını söylüyor. Landau, ticaretin çoğunlukla AB ve OECD ülkeleriyle yapıldığını, ancak Almanların baskın güç konumunun sona erdiğini belirtiyor. Tam da bu çok çeşitlilik Türkiye'nin kriz yıllarının daha iyi üstesinden gelmesinde etkili oldu.

İhracat için Kayseri'de de canla başla çalışılıyor. ABD'ye blucin kumaşları, Rusya'ya koltuk gönderiliyor. Burada aynı zamanda yeni Türk orta sınıfının gitgide artan talepleri karşılanmaya çalışılıyor. Türkiye'deki mobilya ürünlerinin dörtte üçü Kayseri'den geliyor. Halbuki burada ağaç yok, sadece çalışkanlık ve yatırımcılık zihniyeti mevcut. 2004 yılında Guinnes Rekorlar Kitabına başvuruldu. Bir günde Hacılar sanayi ve endüstri bölgesinde 139 iş yerinin temeli atıldı. Buradaki insanlar, sadece bir nesil boyunca orta Anadolu’daki küçük bir yeri küreselleşmenin sahnelendiği bir yere dönüştürdüler. Kayseri'deki insanlar dindar, muhafazakâr, aynı zamanda iş bitiriciler. European Stability İnitiative (ESI), bu yüzden onlardan "İslamcı Calvinistler" diye söz ediyor.

AK Partinin yükselişinin arkasında, tıpkı Kayseri'dekiler gibi yatırımcılar bulunuyor. ESİ Şefi Gerald Knaus, Türkiye hakkında sahip olunan, "otlayan koyunlar, beş yıl sonra okulu terkeden ve halı dokuyan 12 yaşındaki kız çocukları tablosunun" artık Türkiye ile bir ilgisi olmadığını söylüyor.

Wulff, modernizasyonun orta Anadoluya da ulaştığını görecek. Knaus'un düşüncesine göre, bu durum Almanya'yı da önemli ölçüde etkileyecek: "Kayseri'den artık ithal gelin gelmemesi, Almanya'daki Türklerin uyumu için bir anahtar teşkil edecek."

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.

SOSYAL MEDYADA HABERX