Kamu Hukukçuları Derneği 25 Ağustos 2010 tarihinde Ankara Crown Plaza otelde iftar yemeği verdi. Geniş katlımın olduğu yemekte Kamu Hukukçuları Derneği Genel Başkanı Hacı Mehmet GANİ “03-04 Temmuzda, ve 10 Temmuz tarihlerinde Ankara, Sivas, Tokat ve Amasya’da yaptığımız şube açılışı ve basın toplantılarında, 07 Temmuz 2010 tarihinde Haşim KILIÇ’ın anayasa değişikliğine ilişkin kararı açıkladığı saatlerde TRT HABER kanalında katıldığımız ve 2 saat süren haber programında, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun reform niteliğinde olduğunu ve referandumun desteklenmesi gerektiğini belirtmiştik.
Aynı şekilde referandum tarihinin yaklaştığı şu günlerde tekrar belirtiyoruz. Bu referandumda mutlaka oy kullanılmalı ve evet oyu verilmelidir.
ÇÜNKÜ;
1- 82 Anayasası halk iradesinin ürünü olmadığı gibi aksine, millet iradesine karşı işlenen bir suç (DARBE) neticesinde kabul ettirilmiş olup meşru değildir. Yakın bir zamanda tamamı değiştirilmelidir.
2- Darbeciler yargı önünde hesap verecek, Darbeci anlayış yasal dayanağını kaybedecek, darbecilerin ve bazı şer odaklarının darbe zemini oluşturmak için milletimizin fertlerini birbirine düşürmek suretiyle oluşturmak istedikleri kaos ortamı ortadan kalkacaktır.
3- Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, Özürlüler ile vatan için en değerli olan canını veren harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Bu düzenleme ile eşit ve adil bir fırsat eşitliği sağlanmış güçsüz ve zayıflar devlet güvencesini daha yakından hissedecektir.
4- Fişlemeye ve filtrelemeye son:Suça karışmasa bile milyonlarca insan arklı devlet kurumları veya bu kurumların yetkilileri tarafından, ırk, siyasî düşünce, din veya diğer inançları ile sağlık, gizli ve özellikle cinsel yaşamlarına ilişkin bilgiler ile fişlenmekteydi. Kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızası ile işlenebilecek ve kişinin istemi ile silinecek, Getirilen düzenleme ile birlikte vatandaşın adı, yaşı, adresi, medeni durumu, telefon numarası, pasaport numarası, özgeçmiş bilgileri, resimleri, sesi, parmak izi ancak kişinin rızası ile kayıt altına alınabilecek. Zorunlu haller dışında bu veriler kayda geçirilemeyecektir.
5- Fişleme anayasal suç hâline getirilecek ve başta güvenlik bürokrasisi olmak üzere, kişisel bilgileri keyfî biçimde toplayan ve kullananlar cezalandırılacak.
6- Seyahat Özgürlüğü Mahkeme Kararı olmadan kısıtlanamayacak; Mevcut durumda Vergi dairesi, belediyeler, İl Özel İdaresi ve TMSF’nin talebi ile Mahkeme kararı olmaksızın yurtdışı çıkış yasağı konulmaktadır. Özellikle işadamlarının muzdarip olduğu bir soruna da pakette çözüm getiriliyor.
7- Çocuklar en çok istismar edilen kitleyi oluşturmaktadır. Halihazırdaki durumun çocukların mağduriyetini engellemekten uzak olduğunu görebilmekteyiz. Ülkemizde çocuklar cinsel istismar,küçük yaşta çalıştırılma, erken yaşta evlendirilme ve şiddet uygulanarak mağdur edilmektedir. Yeni düzenleme devlete istismarı önleyici, çocukları koruyucu, kollayıcı, geliştirici düzenlemeler yapma ve tedbirler alma sorumluluğu yüklemektedir.
8- Bugüne kadar sadece bir sendikaya üye olabilen işçiler artık aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olabilecek. Bu durum sendikalar arasındaki rekabeti artırırken, işçiden yana avantajlar getirecektir.
9- Memurlarında toplu sözleşme hakkı olacak, maaş zammı konusunda Uzlaştırma Kurulu kararları bağlayıcı olacak.Son sözü hükümet yerine Uzlaştırma Kurulu söyleyecektir. (Bu kurumun kararları geçtiğimiz dönemlerde bağlayıcı olsaydı memurlar son 6 yılda yüzde 17 daha fazla zam alacaktı)
10-Devlet-vatandaş arasında yaşanan sorunlarda çözüm için başvurulacak yeni mercii kamu denetçiliği olacak, Vatandaş mahkemeye gitmeden, kamu denetçisi vasıtasıyla hızlı bir şekilde Devlet kurumlarının her türlü işlemlerinden doğan haksız uygulama, zarar, çifte standart, kötü muameleye karşı kamu denetçisine başvurabilecektir.
11- Yaş (Yüksek Askeri Şura) Kararlarına karşı itiraz yolu açılacaktır. 28 Şubat sürecinde 1650 askeri personel Yaş kararları ile atılmıştır. Bu personelin hiç birinin atılma gerekçesini öğrenme ve itiraz etme hakkı olmamıştır.
12- HSYK Kararlarına karşı yargı yolu açılıyor. Meslekten çıkarılan hakim ve savcılar keyfi uzaklaştırmaları mahkemeye götürebilecek, hakimlerin bir takım odakların tahakkümü altında, görevden atılma korkusu ortadan kalkacak, daha bağımsız, adil karar verebilme imkanları güçlendirilecektir.
13- Bundan sonra askerler sadece görevleriyle ilgili disiplini gerektiren suçlarda askerî mahkemelerde yargılanacak. Darbe ve muhtıra gibi anayasal düzene ve devletin güvenliğine yönelik suçlara sivil mahkemeler bakacak. Siviller kesinlikle askerî mahkemelerde yargılanamayacak, Askerî hâkim ve savcılar emir komuta zincirinden kurtarılarak hâkimlik teminatına kavuşturulacaktır.
14- Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Hakkı :Hukuk mücadelesinde adaletin tecelli etmediğine inanan devletten hakkını alamayan veya hakkı ihlal edilen bir çok vatandaş uzun süren yargı mücadelesinden sonra AİHM’ ne gitmek istemiyordu veya gittiği zaman devlet aleyhine yüklü tazminata hükmediliyordu. Bundan sonra AİHM’ne gitmeden Anayasa Mahkemesine başvurarak hakkını arayabilecek ve böylece devletin milyonlarca lira zarara uğraması önlenecektir.
15- Mevcut durumda Genelkurmay Başkanı’nın yargılanmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Meclis Başkanı, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanacaktır.
16- Madde 159;Hakim ve Savcılar Temsilcilerini Kendileri Seçecek: HSYK’ nın üye sayısı 7 den 22 ye çıkarılıyor, 4 tanesi C.Başkanı tarafından seçilecek akademisyenlerden oluşuyor, diğer üyeler yüksek yargı organları ve hakim ve savcılar tarafından seçilecek. Mevcut durumda HSYK’ ya sadece Yargıtay ve Danıştay Üye seçebilmektedir. (Yargıtay ve Danıştay’ ın toplam üye sayısı ise 340 civarındadır.) Ülkemizde göre yapan 12 bine yakın hakim ve savcı haklarında her türlü kararı veren HSYK’ da bir tane bile temsilci bulunduramamaktadır.Bu adaletsiz sisteme son verilmektedir. Görüleceği üzere HSYK üyelerini siyasiler değil hakim ve savcılar kendileri seçmektedir.
17- Dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi bizim ülkemizde de az da olsa Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesine üye seçebilecek. Bu sayı 17 üyenin sadece 3 üyesidir. İddia edildiği gibi siyasallaşma durumu söz konusu değildir. Seçilen bu 3 üye hiçbir şekilde mahkeme kararını etkileyebilecek nitelikte değildir ve iddialar tamamen art niyetlidir.Mahkemenin toplam üye sayısı 11’den 17’ye çıkacak. Yetkisini aşarak 367 ve Eğitim özgürlüğüne ilişkin verdiği kararlarla meclisin yerine geçen mahkeme artık yargı sınırları içinde hareket etmek zorunda kalacak, Üye sayısı 11’den 17’ye çıkarılıyor. Eski halde üyelerin tamamı C.Başkanı tarafından seçiliyorken, yeni durumda üyelerin 3’ü TBMM, 4’ü Cumhurbaşkanı diğer üyelerde yüksek yargı’nın göstereceği adaylar arasından C.Başkanı tarafından seçiliyor.
Sonuç olarak:
Referandum, demokrasinin en temel unsurlarındandır.
Referandum, kararın ve sözün asıl sahibi olan millete gidilmesidir.
Referandum milletimiz için bir fırsattır.
Unutmayalım ki kaçırılan fırsatların telafisi olmaz.
Gelin hep birlikte demokrasi ile yönetilmeye layık olduğumuzu ve sözün asıl sahibinin millet olduğunu göstermek için,
Yıllardır milletimiz üzerinde oynanan oyunlara son vermek için,
Milletin iradesine dayalı büyük Türkiye’yi hep birlikte inşa etmek için,
Referandumda EVET demeliyiz.” dedi
KAMU HUKUKÇULARI DERNEĞİNİN ANKARA CROWN PLAZA’DA VERDİĞİ İFTAR YEMEĞİ SONRASINDA 12 EYLÜLDE HALKOYUNA SUNULACAK OLAN ANAYASA DEĞİŞİKLİK PAKETİ TARTIŞILDI VE DEMOKRASİNİN, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜN YERLEŞMESİ İÇİN PAKETİN DESTEKLENMESİ GEREKTİĞİ HUSUSNDA FİKİR BİRLİĞİNE VARILDI
Kamu Hukukçuları Derneği 25 Ağustos 2010 tarihinde Ankara Crown Plaza otelde iftar yemeği verdi. Geniş katlımın olduğu yemekte Kamu Hukukçuları Derneği Genel Başkanı Hacı Mehmet GANİ “03-04 Temmuzda, ve 10 Temmuz tarihlerinde Ankara, Sivas, Tokat ve Amasya’da yaptığımız şube açılışı ve basın toplantılarında, 07 Temmuz 2010 tarihinde Haşim KILIÇ’ın anayasa değişikliğine ilişkin kararı açıkladığı saatlerde TRT HABER kanalında katıldığımız ve 2 saat süren haber programında, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun reform niteliğinde olduğunu halkın iradesine dayanmayan meşruiyetini halktan almayan ve bir darbe ürünü olan 1982 Anayasasının kökten değişmesi gerekmekle birlikte halkoyuna sunulan anayasa değişikliği paketinin bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsmalı sivil Anayasa değişikliği olduğu ve desteklenmesi gerektiğini belirtmiştik.
Referandum tarihinin yaklaştığı şu günlerde anayasa değişiklik paketi ile öngörülenlere tekrar bir göz attığımızda Türkiye Cumhuriyetinin sivilleşmesine, demokratikleşmesine, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, toplumu oluşturan bütün vatandaşların eşit ırsata sahip kılınmasına, darbe dönemlerinin tarihe gömülmesine büyük katkı sağlayacağı açıkça görülmektedir.
ÇÜNKÜ;
1- 1982 Anayasası halk iradesinin ürünü olmayıp, millet iradesine karşı işlenen bir suç (DARBE) neticesinde halka dayatılmış demokratik meşruiyeti olmayan bir anayasadır ve en kısa zamanda sivil irade tarafından demokratik esaslara, evrensel hukuk ilkelerine göre değiştirilmesi gerekmektedir.
2- Darbeciler yargı önünde hesap verecek, Darbeci anlayış yasal dayanağını kaybedecek, darbecilerin ve bazı şer odaklarının darbe zemini oluşturmak için milletimizin fertlerini birbirine düşürmek suretiyle oluşturmak istedikleri kaos ortamı ortadan kalkacaktır.
3- Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, özürlüler ile vatan için canını veren harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için pozitif ayrımcılık getirilmekte, bunlara tanınan hakların eşitlik ilkesine aykırılık olarak yorumlanamayacağı kuralı getirilmektedir. Bu düzenleme ile adilane bir fırsat eşitliği sağlanarak güçsüz ve zayıflarla şehit yakınları ile gazilerimizin devletin şefkatini daha yakından hissetmesi sağlanacaktır.
4- Fişlemeye ve filtrelemeye son:Suça karışmasa bile milyonlarca insan arklı devlet kurumları veya bu kurumların yetkilileri tarafından, ırk, siyasî düşünce, din veya diğer inançları ile sağlık, gizli ve özellikle cinsel yaşamlarına ilişkin bilgiler ile fişlenmekteydi. Kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızası ile işlenebilecek ve kişinin istemi ile silinecek, Getirilen düzenleme ile birlikte vatandaşın adı, yaşı, adresi, medeni durumu, telefon numarası, pasaport numarası, özgeçmiş bilgileri, resimleri, sesi, parmak izi ancak kişinin rızası ile kayıt altına alınabilecek. Zorunlu haller dışında bu veriler kayda geçirilemeyecektir.
5- Fişleme anayasal suç hâline getirilecek ve başta güvenlik bürokrasisi olmak üzere, kişisel bilgileri keyfî biçimde toplayan ve kullananlar cezalandırılacak.
6- Mevcut durumda Vergi daireleri, belediyeler, İl Özel İdareleri ve TMSF’nin talebi ile Mahkeme kararı olmaksızın vatandaşlarımıza yurtdışı çıkış yasağı konulmakta iken değişiklik paketi ile anayasal hak olan Seyahat Özgürlüğünün mahkeme kararı olmadan kısıtlanamayacağı kuralı getirilmektedir.
7- Çocuklar en çok istismar edilen kitleyi oluşturmaktadır. Halihazırdaki düzenlemelerin çocukların mağduriyetini engellemediği çocukların cinsel istismar, küçük yaşta çalıştırılma, erken yaşta evlendirilme ve şiddete maruz kaldığı açıkça görülmektedir. Yeni düzenleme ile devlete, istismarı önleyici, çocukları koruyucu, kollayıcı, geliştirici düzenlemeler yapma ve tedbirler alma sorumluluğu yüklemektedir.
8- Bugüne kadar sadece bir sendikaya üye olabilen işçiler artık aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olabilecek. Bu durum sendikalar arasındaki rekabeti artırırken, işçiden yana avantajlar getirecektir.
9- Memurlar için de adeta bir komediye dönüşen ve hiçbir bağlayıcılığı ve sonucu olmaayan toplu görüşmenin yerine toplu sözleşme getirilmekte Uzlaştırma Kurulu kararları hükümet için bağlayıcı hale getirilmektedir. (Bu kurumun kararları geçtiğimiz dönemlerde bağlayıcı olsaydı memurlar son 6 yılda yüzde 17 daha fazla zam alacaktı)
10-Devlet-vatandaş arasında yaşanan sorunlarda çözüm için başvurulacak yeni mercii kamu denetçiliği olacak, Vatandaş mahkemeye gitmeden, kamu denetçisi vasıtasıyla hızlı bir şekilde Devlet kurumlarının her türlü işlemlerinden doğan haksız uygulama, zarar, çifte standart, kötü muameleye karşı kamu denetçisine başvurabilecektir.
11- YAŞ (Yüksek Askeri Şura) Kararlarına karşı yargı yolu açılacaktır. 28 Şubat sürecinde 1650 askeri personel YAŞ kararları ile atılmıştır. Bu personelin hiç birinin atılma gerekçesini öğrenme ve yargı yoluna gitme hakkı olmamıştır. Büyük çoğunluğu da haklarında her hangi bir soruşturma ve yargılama olmadan meslek hayatları boyunca tek bir disiplin cezası almamış olmalarına hatta ödüller almalarına rağmen atılmışlardır. Değişiklik paketi ile bütün işlemler gibi YAŞ kararları da yargı denetimine açılmaktadır.
12- HSYK Kararlarına karşı yargı yolu açılmaktadır. Meslekten çıkarılan hakim ve savcılar keyfi uzaklaştırmaları mahkemeye götürebilecek, hakimlerin bir takım odakların tahakkümü altında, görevden atılma korkusu ortadan kalkacak, daha bağımsız, adil karar verebilme imkanları güçlendirilecektir.
13- Bundan sonra askerler sadece görevleriyle ilgili disiplini gerektiren suçlarda askerî mahkemelerde yargılanacak. Darbe ve muhtıra gibi anayasal düzene ve devletin güvenliğine yönelik suçlara sivil mahkemeler bakacak. Siviller kesinlikle askerî mahkemelerde yargılanamayacak, Askerî hâkim ve savcılar emir komuta zincirinden kurtarılarak hâkimlik teminatına kavuşturulacaktır.
14- Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Hakkı :Hukuk mücadelesinde adaletin tecelli etmediğine inanan devletten hakkını alamayan veya hakkı ihlal edilen bir çok vatandaş uzun süren yargı mücadelesinden sonra AİHM’ ne gitmek istemiyordu veya gittiği zaman devlet aleyhine yüklü tazminata hükmediliyordu. Bundan sonra AİHM’ne gitmeden Anayasa Mahkemesine başvurarak hakkını arayabilecek ve böylece devletin milyonlarca lira zarara uğraması önlenecektir.
15- Mevcut durumda Genelkurmay Başkanı’nın yargılanmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmazken Meclis Başkanı, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanacaktır.
16- Hakim ve Savcılar Temsilcilerini Kendileri Seçecek: HSYK’ nın üye sayısı 7 den 22 ye çıkarılıyor, 4 tanesi C.Başkanı tarafından seçilecek akademisyenlerden oluşuyor, diğer üyeler yüksek yargı organları ve hakim ve savcılar tarafından seçilecek. Mevcut durumda HSYK’ ya sadece Yargıtay ve Danıştay Üye seçebilmektedir. (Yargıtay ve Danıştay’ ın toplam üye sayısı ise 340 civarındadır.) Ülkemizde göre yapan 12 bine yakın hakim ve savcı haklarında her türlü kararı veren HSYK’ da bir tane bile temsilci bulunduramamaktadır. Bu adaletsiz sisteme son verilmektedir. Görüleceği üzere HSYK üyelerini siyasiler değil hakim ve savcılar kendileri seçmektedir. Anayasa değişiklik paketi ile katılımcı, çoğulcu, siyasi etkilerden uzak, hukuk dışı odaklaşmaya engel bir HSYK yapısı öngörülmektedir.
17- Dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi bizim ülkemizde de az da olsa Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesine üye seçebilecek. Bu sayı 17 üyenin sadece 3 üyesidir. İddia edildiği gibi siyasallaşma durumu söz konusu değildir. Seçilen bu 3 üye hiçbir şekilde mahkeme kararını etkileyebilecek nitelikte değildir ve iddialar tamamen art niyetlidir.Mahkemenin toplam üye sayısı 11’den 17’ye çıkacak. Yetkisini aşarak 367 ve Eğitim özgürlüğüne ilişkin verdiği kararlarla meclisin yerine geçen mahkeme artık yargı sınırları içinde hareket etmek zorunda kalacak, Üye sayısı 11’den 17’ye çıkarılıyor. Eski halde üyelerin tamamı C.Başkanı tarafından seçiliyorken, yeni durumda üyelerin 3’ü TBMM, 4’ü Cumhurbaşkanı diğer üyelerde yüksek yargı’nın göstereceği adaylar arasından C.Başkanı tarafından seçiliyor.
Bütün bu gerekçeler ışığında 12 Eylülde yapılacak halkoylamasında milletimizin sağduyu içerisinde en iyi seçimi yapacağını ve tercihini demokrasiden, insan haklarından, temel hak ve özgürlüklerden yana kullanarak Anayasa değişiklik paketine onay vereceğine inanıyoruz.” Dedi.