Hatta arkadaşlarınızın, aile breylerinin, sevgilinizin doğum gününde farklı bir hediye olarak Anayasa kitabının son halini alıp hediye ediniz.
Buna vakit yoksa, google emir ve görüşlerinize hazır:)
Bir çıktı alıp, dosyalayınız. Hak ve hukuku sizin için mühim olan dostlarınıza okuması için hediye ediniz..
Bu çıktıyı her gün işe giderken servis arabanızda, otobüs, metro, minibüs, trenlerde, uçak yolculuklarında, randevularınızda bekleme sırasında hergün 5-10 sayfa okuyunuz..
Kendinize güveniniz artacak! Haksızlık ve yanlış işlerle daha kolay ve Anayasa’dan aldığınız güçle daha rahat mücadele edeceksiniz. Cesaretiniz artacak.
ANAYASA NEDİR?
Bir devletin nasıl yönetileceğini belirleyen,kişi hak ve özgürlüklerini düzenleyen yasalar bütününe anayasa denir.
Anayasal bir yönetim yasama,yürütme ve yargı organlarında oluşur. Türkiye’nin ve öteki ülkelerin çoğunun yazılı bir anayasası vardır. Ama bazı DEVLETLERİN anayasası yazılı hale getirilmemiştir. Örneğin İngiltere’nin yazılı bir anayasası yoktur.Bu ülkede devletin yönetim biçimi yüzlerce yıllık yasalara ve geleneklere göre belirlenir.
Türkiye’de ilk anayasa 1876’da Osmanlı döneminde yürürlüğe girdi. Bu anayasaya Teşkilat-ı Esasiye Kanunu denmişti. Kurtuluş Savaşı sırasında Ocak 1921’de egemenliğin milletin olduğunu belirten yeni bir anayasa kabul edildi. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra,Nisan 1924’te daha kapsamlı bir anayasa yürürlüğe kondu. Bunu 1961 ve 1982 anayasaları izledi. Birçok devletde olduğu gibi Türkiye’de de yürütme, yasama ve yargı organlarının güçleri ve ilişkileri anayasada belirlenmiştir.
YASAMA: Yasamanın temel görevi yasa ( kanun) çıkarmaktır
YÜRÜTME: Yürütme var olan yasaları uygular ve yeni yasalar önerir.
YARGI : Yargı organı mahkemelerden oluşur ve yasaların uygulanmasıyla ilgili davalara bakar.
Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı
MADDE 17. – Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.
Meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.
XV. Temel hak ve hürriyetlerin korunması
MADDE 40. – Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
Kişinin, resmî görevliler tarafından vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.
Kanun önünde eşitlik
Madde 10 – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=anayasa+&meta=
www.dursunboran.com