Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.
ANNE (SİZ) LER GÜNÜ ve 27 BİN FAHİŞE ADAYIBir yanda komşunuz cenaze kaldırıyorsa, hemen yanı başında davulla ve zurnayla düğün yapamazsınız!
"Anneler Günü Kutlanmamalı" şeklindeki düşünce ve savımızı sürdürüyoruz.
10 Mayıs Pazar "Anneler Günü".
Annesi yaşamda ve sağlıklı olanlar adına mutlu bir gün.
Anneler yaşadıkları sürece evlatları için "dünya hazineleridir"! Bu gerçeği kimse yadsıyamaz! "Anneler Günü Kutlanmamalı" başlıklı yazımız konusuna katılmayacaklar, hatta böyle bir düşünce ve savı gündeme getirdiğimiz için bizi eleştireceklerin yüzde doksanının, mutlaka anneleri yaşamda olanlar ya da kendileri çevrelerinden anne olmalarına yönelik mesaj bekleyenler olacaktır. Bundan hiç kuşkumuz yok!Çünkü 15 yıldır her yıl "Anneler Günü" nden bir kaç gün önce Anneler Günü’nün toplumsal tantana haline getirilerek, annesizlere, evladını yitirmiş annelere, şehit annelerine, evlat sahibi olamamış kadınlara acı çektirerek kutlanmamasına yönelik yazılar yazarız ve her defasında da görüşümüze olumsuz yönde tepki gösterenler; anneleri hayatta olanlar ve kendi anneliklerine dayalı çevrelerinden, evlatlarından mesaj bekleyen anneler olmuşlardır. Ama hiçbir zaman, bir gün gelecek kendilerinin ve çocuklarının da annesiz ya da evlatsız "Anneler Günü" geçirecekleri olasılığını düşünmezler! Kadınlar, kadınlıklarına özgü kimi yapı ya da davranışlarından ötürü eleştirilebilirler. İşin o yönünü ayrı tutuyoruz. Erkeğin de kadının da insan olarak hataları, yanlışları her zaman olabilir ve vardır! Ancak, kadının annelik dünyasına tek kelime ile bile, olumsuz bir şey söylenemez! O halde, dünyanın en kutsal varlıkları, nereye giderseniz gidin hiç tereddütsüz ANNELERDİR!Anneler Günü, toplumuzda önemli bir "SOSYAL YARADIR!"
Bile bile, fütursuzca hatta acımasızca (annemiz yaşadığı için) kişisel egolarımızı tatmin etmek için ve malını pazarlamak isteyen büyük sermayedarların oyununa gelerek, "Anneler Günü"nde acı çekmekte olan milyonlarca günahsız insanımızın var olduğunu bilerek, onların önünde ve onlar adına bir dramı, "Anneler Günü" denilen toplumsal hiçbir yararı olmayan bir günde sahneye koyuyoruz! Her genç kız olgun yaşa geldikten sonra anne adayıdır. Doğanın yasası gereği, bir an önce anne olmanın özlemi içerisinde yanar tutuşur. Gelelim ülkemizde yaşanmakta olan acı tablonun kahredici bir başka görüntüsüne!
Nedir bu tablo ve nedir kahredici görüntüsü?
"Ülkemizde içinde bulunduğumuz yıl itibarıyla geçim sıkıntısı ve açlıktan bunalan 27 bin genç kadın fahişelik vesikası almak için sırada bekliyor" (Basından)ATO’nun araştırmasında "Hayatsız Kadınlar" olarak tanımladığı Türkiye’deki hayat kadınlarının sayısının yüz bine yaklaştığı belirtiliyor ve ülkedeki kadın nüfusu 35 milyon olduğuna göre her 350 kadından birinin fuhuş batağının eşiğinde olduğu kaydediliyor. (Mankurtlaşan Türkiye – Sinan Aygün – Bilgi Yayınevi)30 bine yakın evladını terörü ve bölücülüğü önlemek uğruna yitirmiş, bu ülkenin yüreği yanık şehit analarının ve geçim sıkıntısından, çaresizlikten, fahişe olmak için vesika bekleyen kadınlarımızın önünde, buyurun kutlayın ANNELER GÜNÜNÜ(!)
Önemli olan annelere sermayedarların kasasına bol bol para aksın diye onların oyununa gelerek pahalı armağanlar almak değil, iffetli, namuslu vesika almak için sıra bekleyen 27 bin genç kadınımızı (anne adayını) fuhuş batağına saplanmadan sıcak yuvalarında yavruları ile birlikte mutlu bir anne yapabilmektir! Sosyal yaşamın insani duygu ve temellere dayalı önde gelen kurallarından biri, hem kişisel hem de genel manada toplum bireylerinin acılarını ve sevinçlerini her ortamda ortaklaşa paylaşmak demektir. Yani düğünde birlikte eğlenmek, cenazede beraberce ağlamaktır. Bir yanda cenaze kaldıranlar varken hemen yanı başında davullu zurnalı düğün yapamazsınız! Şehit analarının kanlı gözyaşları dökmekte olduğu, yetiştirme yurtlarındaki günahsız yavruların geceleri annesizlik acısından kıvrandıkları, annelerini erken yaşta kaybeden evlatların yüreğinin yanmakta olduğu, yaşamı boyunca bir evlat sahibi olamamanın ızdırabı ile yanıp tutuşan annelerin çekmekte oldukları acıları göz ardı ederek; davullarla zurnalarla "Anneler Günü" "düğünü" yapamazsınız! Bunun ne din de, ne de toplumsal vicdanda kabul edilir yönü olamaz!Sermayedarların mallarını satmak için icat etmiş oldukları, tükettirmeye dayalı düzenin bireyleri olarak, "Anneler Günü"nü, sermaye krallarının kalıplaştırdığı biçimde, her yıl onlar adına bol bol harcama yaparak kutlamak istiyorsanız ve evinizde yılın her günü kendi iç dünyanızda başbaşa kalarak sarılıp doya doya şefkatına sığınma ve sevginizi aktarma olanağınız olduğu halde, emperyalist düzeninin tamamen maddi çıkar ekonomisine dayalı düzenine, sevgili annenizi "Anneler Günü" denilen anti sosyal bir günde, obje ve piyon yapabilirsiniz! Tercih sizin!BURHAN ÖZBEYburhanaozbey@yahoo.com