Son Haberler
27.05.2012 Pazar 06:22
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"Apo’yu asabilir miyiz?"
Terörün yeniden tırmanması, İmralı sakini Abdullah Öcalan’ın idamını yeniden gündeme getirdi. Demokratik açılıma destek veren okurlardan bile “APO’yu assak ne olur? Zaten kan akıyor, bir süre daha akmaya devam eder, hiç olmazsa APO belasından kurtuluruz” tepkileri gelmeye başladı. 30.06.2010 15:14

 

Şamil TAYYAR

STAR

Apo’yu asabilir miyiz?   

 

 

 

 

Hem idama karşı hem terörle mücadeleye katkısının olmayacağı hem de hukuki karşılığının bulunmadığı düşüncesiyle idam tartışmasına girmek istemedim. Dün MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “hodri meydan” diyerek APO’yu asma önerisinde bulunması üzerine hafızalarımızı tazeleme ihtiyacı kaçınılmaz oldu. 

 

Bir de “idam” lafı, isteseniz bile hukuken ne kadar geçerli, ona bakmak gerekiyor. 

 

İmza sadakati 

 

Abdullah Öcalan 16 Şubat 1999 günü ABD’nin sponsorluğunda Türkiye’ye teslim edildi. Kimse kusura bakmasın, “biz yakaladık” fantezisi üretmesin. O günlerde “Neden teslim edildiğini anlamadım” diyen dönemin başbakanı Bülent Ecevit farkında olmasa bile, bugün ilkokul çağındaki çocuklar dahi Talabani ve Barzani’nin önünü açmak, Kuzey Irak’ta yeni yapılanmaya fırsat oluşturmak için teslimatın yapıldığını biliyor. 

 

Teslimatın yapıldığı tarihte iktidarda 75 milletvekiline sahip DSP azınlık hükümeti vardı. Öcalan üzerinden Irak projesi geliştirenler, teslimat takvimiyle de siyaseti yeniden projelendirdiler. Paketi teslim alan DSP ile “Asacağız” diyen MHP, 18 Nisan 1999 seçimlerinde oy patlaması yaptılar. Ardından ANAP’ı aralarına alarak üçlü koalisyon kurdular. 

 

ABD’nin “idam edilmemesi” şartıyla teslim ettiği Öcalan’ın durumu, AB süreci için de kritik safhadaydı. Hükümet ortakları 12 Ocak 2000 tarihinde bir araya gelerek bir mutabakat metni imzaladılar, idam cezasının uygulanmayacağını karara bağladılar. 

 

Bahçeli, 25 Haziran 2002 tarihli Hürriyet Gazetesi’ne şu demeci verdi: “Biz ölüm cezalarının uygulanmayacağı yolunda bir moratoryum ilan ettik. Buna sadığız.”

 

Hürriyet’in “Peki bazı milletvekilleri seçim ortamının da etkisiyle ‘getirin şu dosyayı Meclis’te oylayalım’ derse ne olacak?” sorusu karşısında ise Bahçeli’nin cevabı şöyle oldu: “Elbette imzamıza sadık kalacağız.”

 

Sadık kalacaklarını açıkladığı imza, APO’nun idamını rafa kaldıran mutabakat metnine attığı imzaydı. Öyle de oldu, MHP, o imzaya sadık kaldı. 

 

Örtülü destek 

 

31 Temmuz 2002 günü TBMM Adalet Komisyonu’nda AK Partili bir üye, idam cezasının kaldırılmasına ilişkin teklifin paketten çıkarılmasını istedi. Oturuma ara verildi, komisyonun MHP’li üyeleri Devlet 

 

Bey’in makamına gitti, 1 saat 15 dakika süren görüşmeden sonra oylamaya geçildi. 

Önerge 7’ye karşı 10 oyla reddedildi. MHP’li 5 üye çekimser kaldı. MHP’liler AK Partili üyenin teklifine destek verselerdi, önerge 7’ye karşı 12 oyla kabul edilecek, idam cezası anayasada korunacaktı. MHP, “çekimser” oylarla idam cezasının kaldırılmasına “örtülü” destek verdi. 

 

İki gün sonra Anayasa paketinin oylandığı TBMM Genel Kurulu’nda 162 ret oyuna karşılık 262 kabul oyu çıktı. Komisyonda verecekleri ret oyuyla teklifi önleme imkanı olan MHP’liler, sonuca tesir etmeyeceklerini bildikleri Genel Kurul’da ret oyu kullandılar. 

 

MHP’nin komisyondaki “örtülü” desteğiyle Öcalan idamdan kurtuldu. MHP’liler ise komisyon safhasını unutturup Genel Kurul oylaması üzerinden idam tiyatrosu oynamaya devam ettiler. 

 

Öcalan MHP sayesinde İmralı’da derin bir nefes alırken, Aydın Doğan’ın koordinatörlüğünde “MHP’siz hükümet” söylentileri ayyuka çıkınca, Bahçeli, 3 Kasım 2002’de yapılmak üzere erken seçim restini çekti. 

 

MHP’den cevabını beklediğim iki kritik sorum var: 1-Eğer Abdullah Öcalan’ın idamını gerçekten istediyseniz, Adalet Komisyonu’nda idam cezasının korunmasına dair teklifin oylamasında neden çekimser kaldınız? 2-MHP’siz hükümet senaryoları karşısında erken seçim restiyle oyunu bozarken, MHP için hayati bir konu olan Öcalan’ın idamını neden hükümet sorunu haline getirmediniz? 

 

İmralı’ya güvence 

 

Gelelim Devlet Bey’in son önerisine... 

 

Yarın Meclis toplansa ve anayasaya idam cezasını koysa bile Abdullah Öcalan’ın idamı sadece siyaseten değil hukuken de imkansızdır. 

 

Bilmek için hukukçu bile olmaya gerek yok, Öcalan hakkındaki ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası “kazanılmış hak” pozisyonundadır, mahkum aleyhine çıkarılacak herhangi bir cezai yaptırım uygulanmaz, sadece lehe hükümler uygulanır. 

 

Yani, Devlet Bey’in “Hodri meydan asalım” önerisinin siyasi karşılığı olabilir ama hiçbir hukuki geçerliliği yoktur. 

 

Ne hazindir, Öcalan’ın hukuken idam riskini sıfırlayan, Adalet Komisyonu’ndaki çekimser tavrıyla MHP’dir. MHP, yarın 550 milletvekiliyle iktidara gelse de kendi eliyle Öcalan’a giydirdiği “ömür boyu hayat garantisi” zırhını çıkaramaz. 

 

Böyle biline... 

 

Elbette bu durum, Öcalan’a, İmralı’dan örgütünü istediği gibi yönetme, savaş çağrısı yapma lüksü tanımaz. Hükümet, otorite zaafının yaşandığı, Ergenekon beylerinin cirit attığı İmralı’yı denetim altına almayı başarmalıdır. 

 

 

 

 

 

 

YORUMLARINIZ
- 01.07.2010 11:43
her taşın altından ergenekon çıkıyor iyiki şu örgütü çıkarmışsınız yoksa onca şey kime yüklenecekti. akp de sütten çıkmış ak kaşık
Mümtaz Şahsiyet - 30.06.2010 14:25
Bence asmasınlar her asker şehit olduğunda aponun bir yerine bir iğne batırsınlar böylece ağır ağır acı çeksin onu öldürmek ödül olur
Kamil ER - 30.06.2010 14:24
MHP ve CHP esasta aynı partidir.Biri soldan diğeri sağdan bu milleti yumrukluyor.gövde aynı farkları bu
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1