ANKARA, 02/07(BYE)--- Suudi Arabistan'da İngilizce yayımlanan Arab News gazetesinin 1 Temmuz 2010 tarihli internet sayfasında, yukarıdaki başlık altında yer alan başyazının çevirisi şöyledir:
--Türkiye Dışişleri Bakanı ile İsrail Ticaret Bakanı Arasında Zürih'te Gizli Bir Görüşme Yapıldığı İddia Edildi--
Güya görüşme iki ülke arasında İsrail'in Gazze'ye yardım taşıyan Özgürlük Filosunun baş gemisi Mavi Marmara'ya ölümcül saldırısının ardından bozulan ilişkileri düzeltmenin yollarını aramak için tasarlanmış.
İsrail, Gazze'ye uyguladığı ablukayı delme amacıyla yardım taşıyan gemilerden oluşan filoya saldırmıştı. Askerlerin gemi konvoyunu durdurması dünya çapında öfkeye yol açmıştı.
Türkiye şu anda Tel Aviv'deki büyükelçisini çekmiş durumda ve ülkeye bazı İsrail uçuşlarını engelliyor. Ankara'nın, Davutoğlu'nun Ben-Eliezer ile görüştüğünün açığa çıkmasına ilk tepkisi, yorum yapmamak oldu. Görüşme haberi açıkça İsrail tarafından sızdırıldı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hükûmetini utandırmak için tasarlanmış olabilir. Netanyahu hükûmeti ne de olsa Mavi Marmara'da sekiz vatandaşının İsrail komandoları tarafından öldürülmesinin ardından Türkiye'nin öfkeli tepkisi nedeniyle şok olduğunu itiraf etmişti.
Bu özellikle Türkiye'nin Arap dünyasındaki duruşunu zayıflatmaya hizmet ettiği için tipik bir kinci ve sinik İsrail hareketi olacaktı. Bununla birlikte kimse yargılamadan önce Ankara'nın Avrupa'da yapılan bu gizli üst düzey görüşmeden ne elde etmeyi umduğunu düşünmek iyi olabilir.
Aslında iki ülke arasındaki askeri iş birliğiyle ilgili yarım kalmış işler olabilir. Ancak Davutoğlu'nun İsraillilere başka konularda baskı yapmış olması daha olası. İsrail'in, ölümcül filo saldırısına dair kendi soruşturmasının yetersizliği ve Gazze'deki 1.3 milyon Filistinliye uygulanan korkunç ablukayı kaldırmaları gerektiğiyle ilgili olabilir.
Tarafsız olarak bakarsak Ankara'nın İsrail ile ticari ilişkilerinin önemi Arap dünyasıyla olanlarla karşılaştırılamaz. İsrail'e yıllık ihracat 1.5 milyar dolardan biraz yüksekken son beş yılda Arap Birliğinin 22 üyesine yapılan ihracat yılda 30 milyar dolara çıktı ve yükselmeye devam ediyor. Avrupa elbette hâlâ Türkiye'nin ihracatının 175 milyar dolarını alıyor ama iş adamları Arap dünyasındaki fırsatlara odaklanmaya başladılar. Sadece bu ay içinde Erdoğan hükümeti Suriye, Lübnan ve Ürdün ile şüphesiz diğer Arap ülkeleri tarafından yakından takip edilecek bir serbest ticaret anlaşması yaptı.
Türkiye'nin AB üyelik başvurusu reddedilmeye devam ederse yükselen bir bölgesel güç olarak Türklerin yüzlerini güneye dönüp Arap dünyasında fırsatlar araması anlaşılır. Netanyahu hükümetinin Zürih görüşmesine ihanet ettiğini ihbar eden, bu ve İsrail'in korsanlığına Türkiye'nin verdiği sağlam cevaptı. Dengelersek, Davutoğlu Zürih'e İsraillileri ılımlı olmaya ikna etmek gibi saygın bir niyetle de gitmiş olabilir. Haberlere göre, Dışişleri Bakanı Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerini düzeltmek için koşullarını sıralamış. Ne var ki Ankara safça, bir engerek yılanıyla dost olunmayacağını unutmuş.