Son Haberler
27.05.2012 Pazar 06:32
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

ARD: BAĞIMSIZ AMA BÖLÜNMÜŞ
18.08.2010 09:00

ANKARA, 17/08(BYE)--- Almanya'dan yayın yapan ARD televizyon kanalının 16 Ağustos 2010 tarihli internet sayfasında, Ulrich Pick imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan İstanbul çıkışlı haberin çevirisi şöyledir:

--1960'tan bu Yana Kıbrıs Büyük Britanya'dan Bağımsız. Akdeniz Adasındaki Türk ve Yunan Halkı Arasındaki Gerginlik de o Zaman Başladı. Hatta bu Gerginlik 70'li Yıllarda Savaşa Kadar Gitti ve Son Olarak Kıbrıs'ın Bölünmesine Yol Açtı.--

50 Yıl önce Kıbrıs bağımsız olduğunda Büyük Britanya, Yunanistan ve Türkiye garantör devlet oldu. Eski sömürge devleti İngiltere'nin adada iki üssünün bulunmasına izin verildi. Yunanistan ve Türkiye adadaki, birbirine hala şüpheyle yaklaşan, iki büyük topluluğun temsilcisi oldu.

Aslında baştan beri gerginlik vardı. Rumlar, adadaki topluluğun yaklaşık yüzde 75'ini oluşturdukları gerekçesiyle kendilerini asıl vatandaş olarak addederlerken Türkler ise yıkıcı bir reddetme politikası güdüyorlardı. Kamusal yetkilerin dağılımında Anayasa sorumluluğu 70'e 30 oranında öngörüyordu. Bununla birlikte Türk asıllı Cumhurbaşkanı yardımcısının da nihai veto hakkı bulunmaktaydı.

Bu düzenlemelerin gerçekte uygulanması zordu. 1963-64 kışında adeta iç savaşa yol açan gerginlikler ortaya çıktı. Bunun üzerine BM, adaya, halen orada konuşlanan, bir koruma gücü gönderdi.

--Ada Bölünüyor--

Ellili yılların başında adadaki bölgelerin neredeyse üçte biri karışıkken, bu oran 1970'de yüzde 8'e kadar indi. 1974'te Yunan Cuntasından esinlenerek başlatılan darbede Cumhurbaşkanı Makarios devrilip Yunanistan’a bağlanma göz önüne alındığında Ankara hükûmeti askerlerin kuzeye girmesine izin verdi. Ankara bu tepkisini adadaki Türk halkın garantörü olması rolüne dayandırdı.

Türkler adanın yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor ve yaklaşık 200 bin Rum adanın güneyine sürüldü. Buna karşılık güneyde yaşayan Türkler de zorla kuzeye göç ettirildi. 1983'te, diplomatik olarak kabul edilmeyen "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" ilan edildi. Cumhurbaşkanı, adayı tekrar birleştirme çabalarının yolunu birer birer kapatan, Rauf Denktaş oldu. Denktaş: "Önemli olan, hangi alanlarda taviz verileceğini, hem Türkiye'nin hem de bizim açık ve net bir şekilde söylememizdir." dedi. Denktaş'a göre iki ayrı toplumdan bir topluluk oluşturulmaya çalışmakla bir çözüme ulaşılamaz.

--Amaç: AB Üyeliği--

1990'da Kıbrıs Rum Cumhuriyeti, AB üyeliğine başvurdu. AB bu başvuruyu 1993'te kabul etti ancak tam üyelik öncesinde bölünmenin üstesinden gelinmesini istedi. Yıllar süren görüşmelerin ardından 31 Mart 2004'te "yeniden birleşmeye yönelik Annan Planı" oylamaya sunuldu.

Kıbrıslı Türklerin üçte ikisi planı kabul ederken Kıbrıslı Rumların dörtte üçü planı reddetti. Sonuç bir dönüm noktası oldu: Türklerin "Evet" oyu kuzeydeki sertlik yanlısı Rauf Denktaş'ın görevini bırakmasına neden olurken, güneydeki "hayır" oyları, halkçı demokratik partinin başkanı Tassos Papadopulos'la beraber yeni bir prensip budalasının kendini kabul ettirmesini sağladı.

--AB Kendi Kurallarını Çiğniyor--

Buna paralel olarak ada, 1 Mayıs'ta AB üyeliğine kabul edildi, çünkü Yunanistan Kıbrıs'ın alınmaması durumunda AB'nin genişlemesi kapsamında o zaman için planlanan diğer dokuz adayın üyeliğine engel olmakla tehdit etmişti. Bununla kastedilen adanın Rum kesimiydi.

Brüksel bu baskıya boyun eğerken AB, kendi Kopenhag kriterlerini çiğnemiş oldu. Bu kritere göre: "AB'ye girmeye aday ülkelerde, istikrarlı ve kurumsallaşmış bir demokrasinin var olması, hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü, insan haklarına saygı ve azınlıkların korunması gerekir."

--Federal Devlet ya da Konfederal Birlik--

Yeniden birleşmeye dair umut Şubat 2008'de Dimitri Hristofyas'ın güneyde Cumhurbaşkanlığına seçilmesiyle geldi. Eylül 2008'den itibaren Türk mevkidaşı Mehmet Ali Talat'la görüşmeler için biraraya geldi. BM, Avustralyalı eski Dışişleri Bakanı Alexander Downer'i yeni Kıbrıs özel danışmanı olarak atadı, fakat bugüne kadar pek bir değişiklik olmadı.

Yeniden birleşmiş Kıbrıs'ın hangi devlet şeklini alacağı konusundaki önemli soru henüz cevaplanmadı. Kıbrıs; merkezi bir hükûmeti ve buna bağlı bulunan iki yerel yönetimli federal bir devlet mi, yoksa iki ayrı hükûmete sahip ülke anlamına gelen konfederal birlik mi olacak?

Rum kesimi ilk modeli desteklerken Türk tarafı iki devletli konfederasyon istiyor. Kıbrıs halkı ise yeniden birleşme konusunda bölünmüş durumda.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.