ANKARA, 29/07(BYE)--- Almanya'dan yayın yapan ARD televizyon kanalının 29 Temmuz 2010 tarihli internet sayfasında, Ulrich Pick imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan haberin çevirisi şöyledir:
--Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, İstanbul Ziyaretinde Türkiye'nin,
Almanya ve AB Açısından Ne Denli Önemli Olduğuna Vurgu Yaptı.
Mevkidaşı Davutoğlu'nun Önünde Yaptığı Türkçe Konuşmasında, "Türkiye'nin Yönü
Avrupa'dır." Dedi--
Bir günlük olması nedeniyle kısa olarak dahi tanımlayamayacağız bu İstanbul ziyaretinden, her iki Dışişleri Bakanının da hoşnut olduğu açık. Sadece ev sahibi Davutoğlu, Türkiye ile Almanya arasındaki iyi ilişkilerden övgüyle bahsetmekle kalmadı. Aynı şekilde ikinci defa Boğaziçi'ni ziyaret eden Guido Westerwelle'nin ağzından da övgü dolu ifadeler çıktı: "Yaşamının bir bölümünü Almanya'da geçiren üç milyon Türk ve bu yıl Türkiye'yi ziyaret etmesi beklenen dört milyonu aşkın Alman turist. Ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin böylesi insani değerlere dayanması, ilişkilerimizin boyutunu da gözler önüne seriyor. Sağlam ilişkilerin daha fazla pekiştirilmesi ve derinleştirilmesinde fayda var."
--Westerwelle: "AB Üyeliğini Ön Yargılardan Uzak
Bir Şekilde Gözden Geçirmeli"--
Böylesi ifadeler karşısında, kamuoyunun ilgisinin özellikle de Türkiye'nin AB üyeliği gibi sorulara kaymasını olağan. Bu nedenle olsa gerek Federal Dışişleri Bakanının, mevcut sözleşmelere riayet edilmesi prensibine uyulması gerekliliğinin altını fazlasıyla çizmesi gerekti. Başka bir ifadeyle, Türkiye'nin AB üyelik başvurusunun, diğer aday ülkeler de olduğu gibi dürüst ve ön yargısız bir şekilde incelenmesi gerekmekte dendi.
--Westerwelle Türkçe Konuşuyor--
Ne de olsa Westerwelle'ye göre, Türkiye oldukça önemli: "Türkiye, Almanya ve Avrupa Birliği açısından büyük ve stratejik öneme haiz ve yönünü Avrupa'ya çevirmesini önemsiyoruz. Veya sizin dilinizde bunu ifade etmek gerekirse, Türkiye'nin yönü Avrupa'dır. Umarım bu yanlış yorumlara neden olmaz."
Westerwelle'nin, Türkçe denemeleri, Davutoğlu'nun gülümsemesinden de anlaşılacağı üzere, Boğaziçi'nde sevince neden olsa da Almanya'daki koalisyon ortakları arasındaki birliği yeniden bozacağa benziyor.
--İran ve Teröre Karşı Mücadelede Mutabakat--
Dışişleri Bakanları, diğer önemli konularda da Türkiye ve Almanya'nın oldukça yakın olduklarını gözler önüne serdi; İran konusu ve uluslararası terörizme karşı savaşta, Westerwelle, Davutoğlu gibi ortak çıkarların söz konusu olduğunu ve mümkün mertebe iş birliği yapmak istediklerinin altını çizdi. Taraflar, İran'ın nükleer silahlanmaya gitmesinin kabul edilemez olduğu ve bunun her hâlükârda engellenmesi gerektiğine de vurgu yaptı.
Westerwelle, son zamanlarda Almanya ve Türkiye tarafından atılan farklı adımların ardından İran'ın tutumunda değişikliğin yaşandığını belirtti: "Bugünlerde basın aracılığıyla da olsa İran yönetiminden alınan sinyaller -Türkiye ve Avrupa Birliği'nin hazırlayıp kararlaştırdıkları- İran'ın görüşmeye niyetli olduğunu gösteriyor."
Ancak Federal Dışişleri Bakanının bu iyimser tutumunun, gerçeklerle ne denli örtüştüğü, 6 hafta sonra ortaya çıkacak. Çünkü o tarihte yapılması öngörülen görüşmeler tartışmalı nükleer programın yönünü de tayin edecek.