Son Haberler
27.05.2012 Pazar 10:18
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

ASAHİ SHIMBUN: GASBEDİLEN GAZZE YARDIM KONVOYU OLAYINDA DİKKATLER TÜRKİYE'NİN “YUMUŞAK GÜÇ” POLİTİKASINDA
30.06.2010 19:00

TOKYO, 30/06(BYE)--- Tirajı günde 8 milyon 334 bin olan merkez sol eğilimli Asahi Shimbun'un 26 Haziran 2010 tarihli sayısında, Masanori Naito imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan haberin çevirisi şöyledir:

Bugüne kadar Filistin'e yardım denildiğinde, etnik bağları nedeniyle Arap ülkeleri merkezli süregelen çabalar akla gelirdi. Ancak bu kompozisyonda bir değişim gözleniyor. 31 Mayısta, Türkiye merkezli İslami yardım organizasyonunun öncülüğündeki Gazze'ye yardım malzemesini deniz yoluyla nakletmeyi amaçlayan gemi konvoyunun ele geçirilmesi sırasında İsrail askerlerinin sivil yardım örgütü üyelerine ateş açması neticesinde ölenler oldu. Olay, uluslararası toplum tarafından tepkiyle karşılanırken Türk hükûmetinin bu gelişme karşındaki hızlı reaksiyonu da dikkat çekiciydi.

Olayı, İsrail'in "devlet terörü" nitelemesiyle eleştiren Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nu derhâl BM merkezine göndererek Güvenlik Konseyinin acilen toplantıya çağırılmasını ve vakit geçirmeksizin kınama mesajı oylamasının yapılmasını sağladı. Helikopterlerden gemilere inen komandoların sivillere ateş açtığını gösteren görüntülerin bütün dünyada yayımlanması karşısında ABD de İsrail'i koruyamadı. İsrail, yardım konvoyunda televizyon çekim ekiplerinin de bulunduğunu bilmesine rağmen kameralara yakalanmakla büyük bir hataya düştü.

Yardım konvoyu tarafı da Gazze'ye yaklaşılmasının engelleneceğini bilerek hareket etti. İslami kökenli insani yardım organizasyonu Türk hükûmeti ile iletişime geçerek Gazze'ye uygulanan insanlık dışı ablukanın uluslararası toplumun gündemine taşınmasını sağladı.

Hamas'ı bir terör örgütü olarak görmesi nedeniyle dışlayan ve sadece birleştirici gücü olmayan Filistin Özerk Bölgesi hükûmeti üzerinden yürütülen faaliyetler dışında herhangi bir girişimde bulunmadığı için Gazze sorunuyla başa çıkmakta yetersiz kalan Obama yönetimi, bugüne kadar Filistin sorununda gözle görülür bir başarı sağlayabilmiş değil. Buna ilaveten, 11 Eylülün ardından radikal İslamcı güçlerin tamamını terör örgütü olarak niteleyen ABD'nin, diyalog kapısını gereğinden fazla kapattığı da söylenebilir.

Gazze halkı, Filistin Özerk Bölgesi yönetiminin sorunu çözüme kavuşturamaması nedeniyle son bir umut olarak Hamas'a yönelmiştir. İsteyerek ve severek değil. Gazze'ye yönelik ablukanın bu şekliyle devam etmesi hâlinde, Hamas'ın giriştiği terör olayları ve buna mukabil İsrail'in geniş çaplı misillemeleri olarak tanımlanabilecek kısır döngüyü kırmak mümkün olamayacaktır.

Nüfusunun çoğu Müslüman olan Türkiye ise bu noktanın hassasiyetini çok iyi kavramaktadır. ABD dostu ve NATO üyesi Türkiye'nin İslami yönü baskın iktidar partisi AK Parti, Hamas'ı bir terör örgütü olarak adlandırmaktan kaçınırken Hamas ile diyaloğu da sürdürmektedir. Bu kez meydana gelen olayda, İslam ekseninde yumuşak güç ile Filistin sorununa yönelik bir atılım planlandı.

Ancak bu plana engel teşkil edebilecek noktalar da bulunuyor. İlki, İslam karşıtlığının yükseldiği Batılı ülkelerin, İslami gücün liderliğinde Filistin sorununun çözülmesini nasıl karşılayacağıdır. İslam ile entegre olma tezini ortaya atan Obama yönetimi, Türkiye'nin attığı bu top karşısında şaşkına dönmüştür. Fakat Batı ile yumuşak gücün birlikteliği sağlanabilirse ABD İslam dünyasının güvenini kazanabilir.

Bir diğer nokta ise Gazze sorunu nedeniyle maruz kaldığı eleştirilerden ötürü yalnızlık hissi daha da derinleşen İsrail'in, İran'a yönelik saldırı niyetlerini uygulamaya koyabilmesi riskidir. Barışçıl amaçlarla yola çıkan Gazze yardımının, gerçekte Orta Doğu barışı için kuvvetli bir ilaca dönüşebileceği gözden kaçırılmamalıdır.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.