Son Haberler
27.05.2012 Pazar 09:35
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

Avcı'dan gündemi sarsan kitap
Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın, "Haliç'te yaşayan Simonlar; Dün Devlet Bugün Cemaat" adlı kitabı siyasi kulislerde bomba etkisi yarattı. Avcı, kitabında "Ergenekon" ve "Balyoz" davalarını, polis teşkilatının içindeki cemaatlerin nasıl örgütlendiğini, CHP eski lideri Deniz Baykal’ın istifasına yol açan kasedi, generalleri istifaya zorlayan telefon konuşması kayıtlarını ve Türkiye’yi derinden sarsan daha pek çok olayı sorguluyor. 20.08.2010 14:02

 

NTVMSNBC

Susurluk olaylarında devletin içindeki çeteleri açıklayan, görev yaptığı her yerde yolsuzlukla mücadelede isim yapan Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, “Haliç’te yaşayan Simonlar; Dün Devlet Bugün Cemaat” adlı bir kitap yazdı.

 

 

 

Avcı, kitabında son dönemde gördüğü tabloyu şu şekilde tasvir ediyor; “Gördüğüm manzara korkunç; kadrolu devlet adamları devleti yönetmiyor, Emniyet Genel Müdürü, hatta İçişleri Bakanı haklı olduğunu bildiği bir kişiyi, doğruluğundan emin olduğu bir olayı ya da davayı savunamıyor, güvendiği ve inandığı adamları tuzağa düşürülüyor, haysiyetleri ile oynanıyor ama onlar bu kişilere sahip çıkamıyor. O zaman bu teşkilatı kim yönetiyor? Bu kamu gücünü kimler gasp etmiş kullanıyor, gücün sahibi olması gerekenler ellerindeki gücün gaspına neden ses çıkarmıyor, güçlerini geri almak için çabalamıyorlar?” 

 

 

 

“Dinleniyoruz, hepimizi dinliyorlar” korkusunu hiçbir zaman ciddiye almadığını ama kendisinin de kanunsuz şekilde dinlendiğini keşfettiğinde büyük bir şok yaşadığını anlatan Avcı, binlerce insanın aynı şekilde dinlendiğini, hâkimlere, savcılara bu kayıtlarla şantaj yapıldığını belirtiyor. 

 

Kitabında pek çok konuya değinen Hanefi Avcı, "Ergenekon" davası ile ilgili şu açıklamaları yapıyor; “Ergenekon örgütünün varlığı konusunda yazılı belge, doküman, örgütsel faaliyet sayılabilecek bazı ilişkiler varsa da eylemleri konusunda hiçbir ciddi emare yoktur. Geçmişte Türkiye’de meydana gelen pek çok olayın (Malatya’daki Zirve Yayınevi Katliamı, Rahip Santoro Cinayeti) Ergenekon örgütü tarafından gerçekleştirildiği iddia edilerek epey bir süredir uydurma tanık vs. aranmaya başlandığı net olarak görülüyor. Amacın olayları aydınlatmak değil, Ergenekon’la irtibatlandırmak olduğu açıkça ortadadır.” 

 

‘İHBAR EDİYORUM’ 

İhbarda da bulunan Avcı, devlete ait olanların dışında da izleme ve dinleme aletleri olduğunu söylüyor.

 

Avcı, “Kozmik odalarda birkaç gün süren aramalar yapıldı. Burada hangi şüphe ve delil vardı, hangi iddialar üzerine buralar arandı? Şimdi ben açıkça adres veriyorum, hukuksuz dinleme ve izlemeler var, bunları dilekçemde belirttim. İstihbarat Dairesi’nde cemaatin özel cihazları, elde ettikleri her türlü kanunsuz dinleme materyalleri mevcuttur, buralar neden aranmaz? 

 

Kozmik odanın aranmasında kimliği belli olmayan bir ihbarcı vardı, burada da ben açıkça ihbar ediyorum. Bulunacak yerleri de söylüyorum. İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi neden denetlenemez? İstihbarat Daire Başkanlığı’nda arama yapılsa, demirbaşa kayıtlı olmayan cemaatin kendine ait özel dinleme ve izleme aletleri bulunacağından hiç tereddüdüm yoktur” dedi.

 

'DEVLET ELE GEÇİRİLMİŞ'

Devletin belli bir örgütün elemanlarınca ele geçirildiğini ifade eden Avcı, kitabında bu konuda "Olay bir örgütün, cemaatin devlet içerisindeki elemanları vasıtasıyla yürüttüğü örgütsel bir faaliyettir, karşımızdaki kişiler polis, hâkim ve savcı değil, örgütün-cemaatin elemanlarıdır. Devletin hukukunu değil, cemaatin talimatlarını yerine getirmektedirler. İstanbul, Ankara, Erzurum ve İzmir’deki bazı özel yetkili savcılar ile bu iller dışındaki bazı polis birimleri arasında illegal bir ilişkinin varlığı açıkça gözükmektedir. 

 

Özel yetkili savcılar tarafından bu iller dışında gözaltına alınan ya da aranan kişiler hakkında karar çıkarmadan önce kimlik, iş ve ev adresleri gibi bilgilere ihtiyaç vardır. Normalde bu bilgiler o illerin savcıları veya çok uygun olmasa da Emniyet Müdürlükleri üzerinden resmi yazışma yoluyla temin edilmesi gerekirken, bugüne kadar hiçbir yazışma yapılmamıştır. O halde bu bilgiler nasıl temin edilmiştir?" diyerek illegal ilişkilere dikkat çekiyor.

 

‘GRUBA BAĞLANMIŞ POLİSLER’ 

Hanefi Avcı, eskiden beri polislerin birbirini koruduğunu ve kolladığını ifade ederek, yıllarca omuz omuza mücadele verince kurum içinde bu tür ilişkilerin geliştiğini anlatıyor.

 

Fakat son dönemde yeni bir tür polisin türediğini iddia eden Avcı bu konuda, “Oysa şimdi işler değişti. Bir grup polis kritik noktaları ele geçirmiş, diğerlerine suç isnadını da aşan resmen iftira atmaktan geri durmuyor. İşlenmiş bir suçu aydınlatmak gibi bir amaçları yok, tahkikat sırasında dinleme ve izleme yaparken temiz ve dürüst olduklarını bildikleri, birlikte çalıştıkları kişilere iftira ediyorlar. 

 

Şunu artık bilmeliyiz ki karşımızda arkadaşlarımız, meslektaşlarımız yok, bir ideolojiye, bir gruba bağlanmış, o grubun disiplinine tâbi olmuş örgüt mensupları var. Artık bunu kabullenmeliyiz” diyerek bir ölçüde meslektaşlarını uyarıyor. 

 

'BAYKAL BAŞBAKAN OLUNCA ŞANTAJ YAPILSAYDI...' 

CHP'nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın da kaset konusuna değinen Avcı, bu kasedin Baykal’ın başbakan olması durumunda şantaj için kullanılması halinde neler olabileceğini sordu. 

 

“Baykal’ın gizli kamerayla çekilen görüntülerini içeren kaset olayını kim yaptı, niçin yaptı? Baykal bu ülkede muhtemel başbakan adaylarından biriydi, ülkenin ikinci büyük partisinin genel başkanı olarak konjonktürün değişimine göre her zaman başbakan olması ihtimal dahilindeydi. Bu video görüntüleri daha önce çekilmiş. 

 

Baykal başbakan olsaydı ve ülke için kritik bir karar arifesinde birileri çıkıp elimizde bu görüntüler var, eğer şöyle davranmazsanız bunları kamuoyuyla paylaşacağız deseydi acaba durum ne olurdu? Acaba kaç bakan, kaç genel müdür, kaç komutan veya onların eşleri ve çocukları hakkında da bu veya benzeri görüntüler mevcuttur? Bu olayın ilk benzeri Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’e yönelik hazırlanmıştı, bugün bu olayı cemaatin yaptığından en ufak şüphem yok.” 

 

NE YAPILMALI?

Hanefi Avcı, kitabında yaşanan durumların düzelmesi için de şu önerilerde bulunuyor; “Özel yetkili mahkemelerin tüm hâkim ve savcıları emsali hâkim ve savcılarla değiştirilmelidir, bu sağlanmadan cemaate muhalif olan hiç kimsenin özgürlüğü ve hayatı güvencede olamaz.” 

*******************

 

ANKARA (ANKA) - Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın, "Haliç'te yaşayan Simonlar; Dün Devlet Bugün Cemaat" adlı kitabı siyasi kulislerde bomba etkisi yarattı. CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, "Benim yıllardır söylediğim bir hadise. Cemaat artık devlet istihbaratını kontrol eden ve yönlendiren bir durumdadır. Cemaat yapılanması referandumda 'evet' çıktığı takdirde HSYK seçimlerine doğrudan müdahale olacaktır" dedi. Haziran 2007'den bu yana CHP'nin kurumsal olarak dinlendiğini belirten Kart, "Hâlâ dinlendiği kanısındayım. Bu fiilen yapılıyor. Bu parti memuru, cemaat yapılanmasının sonucudur" diye konuştu.
Hanefi Avcı, kitabında; kendisinin bile telefonlarının dinlendiğini ve kurulan komployu Başbakan'ın Başdanışmanı'na aktardığını, CHP'nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın kaset olayı için de, "Cemaat işi" diye yazdı. "Devlet içinde devlet" olduğunu iddia eden Avcı, "Son zamanlarda gündemi meşgul eden tüm iddiaları yayan cemaattir; onlardan bilgi alan da onlar adına konuşan da cemaatin adamlarıdır" dedi. Avcı'nın kitabında yer alan bu ifadeler siyaset dünyasında büyük yankı buldu.

-CHP'Lİ VEKİL: "YILLARDIR SÖYLÜYORUM"-

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Avcı'nın kitabında yer alan değerlendirmeler için, şöyle dedi:
"Benim yıllardır söylediğim bir hadise. 5 yıldan bu yana dile getirdiğim endişeleri doğruluyor. Bugün şudur; artık cemaate mensup okulların, dershanelerin, şirketlerin idari ve adli denetim dışı olduğu görülüyor. Bu yönüyle kayıt dışı yapılanma var. Bu kayıt dışı yapılanma ekonomik ve siyasi olarak destekler hale gelmiş durumdadır. 25 milyar dolar rakam kayıt dışı denetim durumunda. Bu rakamın bugün 100 milyarı aştığını söyleyebiliriz. Böyle bir güçten söz ediyorum."

-"DEVLETİN MEMURU YERİNE CEMAAT VE PARTİ MEMURU GELDİ"-

Endişe verici olan tablonun kamu yönetimine, devlet yönetimine gelen memur tipi olduğuna dikkat çeken Kart, "Parti memuru ve cemaatin memuru, AKP'nin memuru. Bunlar çoğu zaman dayanışma içinde. Zaman zaman da partinin memuru ile cemaatin memuru çekişme içine giriyor. İzlenme ve dinlenme birimlerinde cemaatin memuru egemen durumda. Artık kurumlarda kıdem, liyakat dışı yapılanma olduğu için kurumlar işlerliğini kaybediyor. Bu devleti çökertmenin setret yapılanmasının bir yoludur, bir yöntemidir. Kim hedef alınıyor: Yüksek Yargı ve TSK hedef alınıyor. Öylesine vahim bir tablo ki, birkaç yıldır ÖSYM merkezli sınavlara olan güven kaybedildi, polis sınavında da bunu görüyoruz. Soruların servis edildiğini görüyoruz" dedi.

-"CEMAAT DEVLETİN İSTİHBARATINI KONTROL EDİYOR"-

"Cemaat artık devlet istihbaratını kontrol eden ve yönlendiren bir durumdadır. Ama bir diğer vahim nokta; bu cemaat, dış istihbarat odakların yönlendirmesine tabidir" diyen Kart, cemaat yapılanmasının referandum sonuçlarıyla ilgili de devreye gireceğini belirterek, şöyle dedi:
"Cemaat yapılanması referandumda "evet' çıktığı takdirde HSYK seçimlerine doğrudan müdahale olacaktır. Şimdiden bu çalışma bakanlık inisiyatifinde sürdürülüyor. Cemaatle işbirliği içinde sürdürülüyor. Türkiye'nin 7-8 bölgeye bölerek, her bölgeye seçilecek hakimlerin belirlendiği, bu referandumun en büyük tahribatlarından biri olacak. Bölen, sabote eden bir tablo olacak."

-"CHP 2007'DEN BERİ DİNLENİYOR"-

Üç temel tarihin önemli olduğuna dikkat çeken Atilla Kart, şöyle dedi:
"4 Mayıs 2007 Dolmabahçe görüşmesi. Haziran 2007 CHP'nin kurumsal olarak dinlenmesi; hâlâ dinlendiği kanısındayım. Bu fiilen yapılıyor. Bu parti memuru, cemaat yapılanmasının sonucudur. 5 Kasım 2007 Erdoğan-Bush görüşmesi. Bu üç tarih birbirini beseleyen, tetikleyen, üreten özellikleri taşımaktadır."(ANKA)
(MG/ÖMR)

YORUMLARINIZ
ali atmaca - 21.08.2010 23:14
türkiyeyi fethullahçılar yönetiyorsa yönetsin ne var bunda.. ayrıca kim ne zarar görmüştür. ülke ihracat patlamaları yapıyorsa, yardım seferberlikleri hayatımızın bir parcası haline bir şekilde gelmişse, rüşvet sıralamsında 10 yıl öbcesine kadar birinci sıralardayken şu an rüşvetciliğin esamesi okunmuyorsa, snaayi üretimi çift haneli artıyorsa, eğitim ve sağlık savunma harcamaların üzerine çıkmışsa önce allahın sonra anadolu insanının fedakarlığı, sonra bu cemaatin ve aydınlarımız sayesindedir.

sanki 80 yıllık kemalist kadro çok iyiydi..
Melih Küçükşahin - 21.08.2010 13:38
Hanefi sen uçmuşsun ya.
Bir hayal dünyası kurmuşsun atmış tutmuşsun. Tamamen varsayım, düşünce ve zanlardan kitap yazmışsın.
Kendini hakim yerine, savcı yerine koymuşsun, kararlar vermişsin.
Bunlar boş laflar Hanifi.
Hukukta bilgi ve belge konuşur. Belgen varsa konuşursun, yoksa susarsın.
Kaset olayında Deniz Baykal'ın bile akladığı kesimlere, eminim diyebilmişsin. Nuh Mete olayında da şantajı yapan kendi gibi dogma laik biri çıkmıştı ne çabuk unuttun? Yoksa görmezden mi geldin? İlk zamanlar kendisi de uğraştığı cemaatleri suçlamıştı ama sonra suçlu yakalanmıştı Hanefi. Yani kitabının son kullanma tarihi geçmiş görünüyor.
Tamamını mı tekzip edeyim Hanefi?
Arda G. - 21.08.2010 13:33
Hanefi efendi kitap yazdığına göre kitap da okuyordur. Ona Kur'an-ı kerimi okumasını öneriyorum.
Orada bir zümreden bahsediliyor. Doğruyu bildiği halde bilerek yanlış söyleyen ve iftira atanları bekleyen hazin sondan bahseden Bakara suresinde ayetler var.
Buraları dikkatlice okuyup anlamasını öneriyorum.
TÜRKMEN - 21.08.2010 12:23
Bu söz Hanefi AVCI'ya gelsin; "Cümleler Doğrudur Sen Doğru İsen , Doğruluk Bulunmaz Sen Eğri İsen."Y.Emre
TÜRKMEN - 21.08.2010 12:05
MÜMTAZ ŞHSİYETE! Daha öncede namaz kılanları mı? aforoz ediyorlardı?...!!! Yoksa ulusalcıların tekelinden çıktığı için mi, ülke elden gidiyor diyorsunuz?
ABDULLAH KARAKIŞ - 21.08.2010 03:39
Bu da Mehmet Eymür'ün yolundan ilerliyor. Bir zamanlar onun da söyledikleri gündem oluştururdu..O da sitesinden atıp tutardı..hatta sitenin adı da "atın.org.tr" yani at ata bildiğin kadar..Hanefi avcı'nın yazdıklarına inanırsanız ülke elden gitti demek..Peki nereye gitti. Daha önce kimin elindeydi de el değiştirdi. Demek ki Emniyet teşkilatı daha önce de başka bir gurubun, cemaatin, zihniyetin kontrolündeymiş şimdi kontrollerinden çıkmış gibi konuşuyor. Bunlar nasıl işler ya? Devletin bir emniyet müdürü çıkmış emekliliğine yakın atıp tutuyor. Kaos yaratıyor. Yani Atilla Kart'la ortak mısınız? Emeklilik projen nedir? Bu kadar saçmalamak ancak siyasetçinin işidir. Bjr kamu görevlisi bu kadar saçmaliyorsa o da siyasete atılmaya aday demektir.
ibrahim bey - 21.08.2010 00:30
öyle klasik ben bilirim tavırlarıyla, ve gizemli başlıklarla erdemi kendinden menkul sıfat ve makamlarla ifadelerle artık bu millete birşey satamazsınız. siz daha önce hangi görevdeydiniz ?
aklıselim - 20.08.2010 23:01
avcılar malum biraz atarlar ama hanefi avcı bayağı atmış be yavv. başı sıkışan yada sıkışacak olan en iyi savunma hücum diye saldırıyor. kime peki, kimi kendine göre tehlikeli buluyorsa onu. ama atma avcı yemezleer...
- 20.08.2010 21:14
Bu kitap piyasaya çıktığında fiyatı ne olursa olsun alacağım.Bazıları bundan rahatsız oluyor bunuda anlamakta zorlanıyorum.İnsanlara şantaj,Komplo ,iftira ,çamur atmanın savunulacak bir tarafı yoktur.müdür beyin elinde SOMUT bilgi ve belge olmasa bu açıklamayı yapmaz.BU çete baltayı taşa vurdu.
Yavuz KÖMÜRHAN - 20.08.2010 21:06
Biraz gözden düşen ve menopoz yaşıyan, cemaatin paçalarına tutunarak yükselmeye çalışıyor. Bunlar demokrasiyi sindirememiş olmanın sonuçlarıdır...
hazineden geçinemeyen! - 20.08.2010 15:34
kısacası emekliligim geldi müsteşar olamadım! madem öyle bende çuvalı faş ederim kitabıdır HANEFİ 50 YILDIR bu ülkede işler böyle yürüyor!sen nerenin emniyet müdürüsün!giderayak hakettigim yerde degilim kitabı yazarak neden siyasi otoriteyi yıpratıyorsun!memnun degilsen al tazminatını çiflik kur orada yaşa!bu memleket bitmiş edebiyatını biz yemiyoruz artık!!!
DAVER - 20.08.2010 15:30
Eskişehir İl Emniyet müdürü,eski istihbarat daire başkanı;Ergenekon sürecinde,içişleri bakanı Atalay döneminde cemaatlerden dem vuruyor.Amacının ne olduğu yakında daha net anlaşılır diyorum.Adil Serdar saçan gibi bir durumu var mı,neden ergenekona değil de cemaat deyip teşkilatını karalıyor, bakmak lazım.
haber2000.com - 20.08.2010 14:42
Haberin ana kaynağı VATAN gazetesi...Gizemli bir şekilde haberi aniden yayından çekmiştir. Vatan kimden korktu dersiniz
Mümtaz Şahsiyet - 20.08.2010 13:59
Bende birşey ekleyeyim , devlet kadrolarında namaz kılmayanları dışlayıp işten afaroz ediyorlar bunlar ülke gitmiş emin olun..
vatandaş ali - 20.08.2010 13:06
1995 den beri dinlerken iyiydi!? siz dinlerken mesele yok hükümet dinlerken ıvır zıvır feryat figan!!!! hanefi avcı nerden konuşuyor çözemedim!? dün başka yazıyor bugün başka adama sormazlarmı sen görev başında degilmisin buna ragmen bunlar nasıl oluyor!? eskiden istikbaratı kim kontrol ediyordu peki? neden cemaat diye bir ayrıma gider!? cemaatten kastı kimlerdir!? sosyolojik olarak dünyanın en büyük sivil toplum örgütünden bahsediyor olabilirmi!? eger öyleyse bu kontrol normal degilmi!? illa istikbaratın başına hanefi avcımı getirilecek!? devlet koltugu böyledir işte! bana bilmedigim bir şey yazHANEFİ! şöyle beni KOPARACAK! bir şey yaz!
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1