Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nde TBMM Başkanlığı aleyhine açtığı davanın dilekçesinde, 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılacak seçimlerin "bir erken seçim olmadığını" savunarak, "mevcut milletvekillerinin Türkiye demokrasi tarihinin en uzun süreli görev yapan ve buna bağlı ücret alan Meclis üyeleri olduğunu" yazmış. TBMM’nin bir aydır tatilde olduğunu, yasama görevi için toplanamadığını ve 22 Temmuza kadar hiç toplanamayacağı kaydedilen dava dilekçesinde, "Milletvekillerine ödenen maaşların, bu görevde bulunmadıkları 15 Temmuzdan ileriye dönük 3 aylık maaşın ödenmesi, öncelikle toplum vicdanında ve demokratik rejime güvende ciddi yaralar açacağı gibi demokrasi kültürüne, demokratik siyasi etiğe, hak ve adalete ve de Anayasa ve yasalara açıkça aykırılık teşkil edecektir" demiş.Genel seçimin ardından yeni seçilecek milletvekillerine de Temmuz 2007 tarihinden itibaren maaş ödeneceğine dikkat çekilen dilekçede, dava konusu işlemle 15 Temmuz 2007 tarihinde mevcut milletvekillerine de 3 aylık maaş tutarında ödeme yapılacağı ve bu durumun aynı döneme ilişkin 2 kez ödeme yapılması sonucunu doğuracağı belirtmiş. Bu durumun Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinde düzenlenen "görevi kötüye kullanma" suçunu oluşturacağı savunulan dilekçede, ödenen tutarın ödemeyi yapan kişilerden geri istenebileceği ileri sürüldü.Bir başka İstanbul Barosu Avukatlarından Abdulhalim Yılmaz’da mahkemelerde ki duruşma günleri için verilen randevulara sadık kalınmadığını Adalet Bakanlığı’nın hizmet kusuru işlediğini, stres olup, zaman kaybına uğradığını belirterek, Bakanlık aleyhine 100 bin YTL manevi, 5 bin YTL de maddi olmak üzere toplam 105 bin YTL’lik tazminat davası açmış.
Avukatlar hukuk adamı olarak böyle problemlerin üstüne gider, hassasiyet gösterirse pek çok meselenin çözülmesine, kötü şartların düzelmesine sebep olurlar.
Bu 2 toplumsal duyarlılık gösteren Avukatı da tebrik ediyorum.