Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.
Gazeteci Memduh Bayraktar internette yazdığı köşe yazısında Aydın Doğan’a fena yüklendi. İlginç hatırlatmalar yaptı. İşte o yazı:
Şükür
Allah’ım!..Bana ve aileme yıllardır kan kusturan Bay Aydın Doğan’ın düştüğü bu halleri bana dünya gözüyle gösterdiğin için sana şükürler olsun Ya Rabbim!..Evet evet…Riyakârlık yapacak değilim…Çünkü Bay Doğan ve bazı tetikçilerinin bana çektirdikleri acıyı bir ben, bir ailem ve bir de Allah bilir…Benim ve ailemin kendisinden intikam alacak gücümüz yoktu…Yoktu ama ahımız o kadar derindi ki…Demek ki duyuldu…Şükürler olsun…Memduh Bayraktaroğlu21.02.2009
Kendin ettin kendin buldun...
AKŞAM Gazetesi’ni dağıtım kamyonlarından sokağa attıran ve özgür dağıtımı engelleyen sen değil miydin bay Doğan?..Mehmet Ali Ilıcak’ı gazetelerinde ve televizyonlarında “Bandrol Kaçakçısı” diye suçlayarak kamuoyuna şikayet eden sen değil miydin bay Doğan?..Hem de ortada bir bandrol kaçakçılığı olmadığı halde…Peki sonra ne yaptın?..Mehmet Ali’den özür diledin mi?..Dilemedin tabii…Turgay Ciner’i gözaltına aldırıp, “hiçbir suçu olmadığı için serbest bırakıldığı” savcılıktan üç günlük sakalı ile çıkarken görüntüleyip, işine geldiğinde o görüntüleri gazetelerinde ve televizyonlarında yayınlatan sen değil miydin bay Doğan?..İMAR Bankası’na el konulması için Hazine Banka Kambiyo Genel Müdürlüğüne baskı yapan sen değil miydin bay Doğan?..Albayraklar’ın (ki kendilerini hiç sevmem) onüç yaşındaki çocukları bile kaçakçılık suçlamasıyla gözaltına alınırken ne yaptın bay Doğan?..“Ayıp yahu” mu dedin o gözaltı emrini veren ve uygulayanlara?..Yooo…Aksine…Gazetelerinde ve televizyonlarında olmayan suçtan ötürü sanal suçlular yarattın…Aman ha?..Sakın, “Ama onlar yolsuzluk yapmışlardı” deme…“Deme” çünkü onlar sadece suçlanmışlardı…Sen ise Maliye’ye göre “suçüstü” yakalandın…“Suçlu” olduğun kesin…Bunu ben söylemiyorum…Kendi adamların itiraf ediyorlar…Ama…Sayılmakla bitmeyecek “zulümlerini” unutmuş olmalısın ki bu gün “Mazlum”u oynuyorsun…Türkiye’de kendi uşaklarından başka kendini savunduracak medya bulamadığın için Almanya’ya TAZZ elden bir “Savunma siparişi” vermişsin…Ama yemezler…Dün, ben bile Maliye Bakanlığı’nın “Haksız” olduğuna neredeyse inanmıştım…Bu gün kendi gazetelerinde kendi yetkililerinin yaptıkları savunmaları okuyunca gördüm ki Maliye haklı…Neden mi haklı?..Çünkü Soner Gedik isimli Doğan Holding yetkilisi, sirkatin söylerken itiraf ediyor vergi hırsızlığını…Nasıl mı?..Oku bay Doğan:“…… Hisse devrinin 8 gün önce ya da 8 gün sonra yapılmış olması hiçbir şeyi değiştirmezdi, o zaman da aynı vergi tahakkuk edecek, aynı istisnalardan muaf olacaktık"…Yok ya?...Birincisi, borsada “Hisse Satışı” değil, pay defteri üzerinden “Hisse Devri” yaptığını senin adamın itiraf ediyor, senin medyan da yazıyor…“Yalan” yazacak değiller ya(!)…İkincisi, Vergi Usul Hukuku’nda 8 gün değil, sekiz dakika bile önemlidir bay Doğan…Bunu bile bilmeyenlere yılda milyon Dolara yakın maaş ödemen aslında pek de zeki olmadığını mı gösteriyor ne?..Yaaa….İşte bu yüzden seni ben bile savunamayacağım…Oysa adaletinden şüphe ettiğim bu hükümete karşı seni savunmaya hazırlanıyordum…Hem de bütün zulümlerine ve zalimliğine rağmen...Soner Gedik’in söylediklerini dinledikten, okuduktan sonra artık gördüm ki iler tutar yanın yok…Resmen vergi kaçırmışsın…Zaten Soner Gedik de “Suçsuzuz” demiyor, diyemiyor…“Bu kadar da ceza olmaz” diyor…“Böyle de yatılmaz ki” diyen Orhan Veli gibi…Bütün bunları 21.02.2009 tarihli Hürriyet Gazetesi’nin 7. sayfasında okuyabilirsin…Soner Gedik’in savunmasını (!) ve medyada yayımlanan satıları Maliye Bakanlığı aleyhine açacağınız (Bakanlık da karşı dava açacağını açıkladı) dava duruşmalarında Bakanlığın “Delil” dosyasında da göreceksin bay Doğan…Akrabanın akrabaya ettiğini, akrep akrebe etmezmiş…Senin adamlarının sana ettikleri kötülükleri, Tayyip Erdoğan ve tayfası bile edemez…Önce POAŞ…Şimdi de Medya Gurubu…Vergi cezaları ödeyerek eriyip gideceksin bay Doğan…Büyük ihtimalle; haksız yere hapse tıktırdığın ya da gözaltına aldırdığın çok sayıda onurlu işadamına yaptırdığın ruhsal işkencelerin daha beterini yaşayacaksın…Nerede mi?..Gözaltında ve cezaevinde...Seni, ellerin kelepçelenmiş, üç günlük sakalınla TV’lerde izlemek, gazetelerde görmek ne büyük keyif olacak benim için...
Az daha unutuyordum…Soner Gedik bir hata daha yapmış...“…. Uzlaşma hakkımız elimizden alındı” diyor…Pes yani…Bu alenen, “Suçluyuz ama affedin” demektir…“Suçsuz” insan “ benim af yollarımı tıkamayın” diye el etek öper mi?..Eeee….Buna rağmen neden bağırıp duruyorsun saksağan gibi…Malum…Saksağanlar hem …ker hem bağırırlar…
www.dursunboran.com