Son Haberler
27.05.2012 Pazar 11:51
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

AYDIN - TEMA’DAN MİLLİ ENERJİ KAYNAKLARINA SAHİP ÇIKMA DAVETİ
12.07.2010 10:44
AYDIN (İHA) - TEMA Vakfı Aydın İl Temsilcisi Mehmet Özdemir, enerji temininde dışa bağımlılıktan kurtulmak ve milli enerji kaynaklarına sahip çıkabilmek için fosil yakıtlara
ve nükleer enerjiye dayalı santralar yerine güneş, rüzgar, jeotermal ve biokütle enerji kaynaklarına yönelmek gerektiğini belirtti.
Dünya ve Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu iklim değişikliğinin kirlenme, atmosferdeki karbon yoğunluğu, fosil yakıtlar, ormanlık alanların, okyanuslardaki oksijen kaynaklarının azalması ile yakından ilgili olduğunu savunan TEMA Vakfı İl Temsilcisi Mehmet Özdemir, “Dünya enerji ihtiyacı yaklaşık olarak 15 trilyon kws yüzde 80’ni kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlardan, yüzde 20’si hidrolik, nükleer, güneş, rüzgar, jeotermal, biokütle ,enerjilerinden sağlanmaktadır. Ülkemizde ihtiyacımız olan enerji yüzde 69.5 doğal gaz, kömür, petrol, gibi fosil yakıtlardan, yüzde 30 hidrolik ve yüzde 0,5 de rüzgar,güneş, jeotermal, biokütle enerji kaynaklarından karşılanmaktadır. Genel olarak elektrik enerjisi üreten termik-hidrolik olmak üzere iki çeşit santral vardır. Termik santralarda, enerji fosil yakıtlarla yada jeotermal ısıyla suyun ısıtılması, su buharının türbinleri döndürmesiyle elde edilir. Hidrolik santralarda, elektrik enerjisi, su potansiyel enerjisinin kinetik enerjiye dönüşmesiyle sağlanan enerji türüdür. Suyun üst seviyeden alt seviyeye düşmesi sonucu açığa çıkan enerjinin türbinleri döndürmesiyle elde edilir” dedi.
Hidrolik potansiyelinin iklim şartlarına ve yağış rejimine bağlı olduğunu anımsatan Özdemir, barajlardaki su seviyesinin düşmesi sonucu içme suyundan sulamaya ve enerji üretimine kadar sıkıntı çekildiğini hatırlatarak, “Yağış rejimi, ihtiyaç duyulan su miktarı, temiz atmosfer, kirletilmemiş çevre, yok edilmemiş orman varlıklarıyla sağlanabilir. Barajların ömrü ve verimi, yağış rejimine, baraj havzasındaki ağaçlandırmaya, havzadaki mevcut orman varlıklarını korumaya bağlıdır. Aksi halde; barajlar ekonomik ömrünü doldurmadan kısa sürede, çamur ve balçıkla dolabilir yada kuru havuz haline gelebilir. Barajlar inşa edilirken suyun doğal yatağındaki canlı hayatı, ekosistem, her canlının suya erişim hakkı göz önünde bulundurulmalıdır. Ekolojik dengeyi, verimliliği gözetmeyen enerji politikası, çökmeye mahkumdur. Ülkemizin enerjide önceliği, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjidir” diye konuştu.
(MB-İK)
12.07.2010 10:40 TSİ
NNNN

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.