Aydınlık...
İnsan çehresinde seyretmenin tadına doyulmuyor; aydınlık oklarının marifetlerini...
Karikatür ustası bir çizer sanki ışığın izli elleri...
Malzemeye göre eser çıkaran gizli, sessiz, yalnız bir sanatçı...
İllüstrasyonun efendisi ve...
Bir vuruşta, binlerce anlatım...
Hele boyu uzun, başı kıvır da... Güzel, ince iş çıkarmış vesselam...
İnanın; sarı siyah saçlarının altına, aydınlık sürülmüş bir kadını izlemekten bıkılmıyor; sallana, zıplaya gelip geçerken hele önünüzden...
İlk bakışta...
Uzun kirpikleriyle yükselen endamının dibinde serinlemek arzusuyla ateşleniyor insanın canı; göz bebeklerinden fışkıran kıvılcımlı uçuşan hormonlarıyla...
Biraz uzun kalınca yüzünde...
Akşam loşu bürünmüş bir liman da, şefkat sarılmaları hayalleniyor...
Alamayınca bakışlarını, derinleşince rahatsız edercesine...
Anlatma hissi peydahlanıyor, kelime kelime tüm ömrünü...
Yahut yankının hiç bitmediği bir vadide, ince sesinden dinlemek onunkini, zamanı umursamadan...
Ve, bir an evvel kıyamet çekiliyor son derece istekle; kıyamet sonrası yeni dünyada baş başa Ademlik, Havvalık için...
Malzemeye göre eser çıkaran gizli, sessiz, yalnız bir sanatçı ışık, aydınlık ve oyunları...
İllüstrasyonun efendisi ve...
Bir vuruşta, binlerce anlatım...
Hele boyu uzun, başı kıvır da...
İliğime kemiğime yapışıyor gittikçe, düşündükçe gözlerimin önünde aydınlık yüzünü...
İlk kez suçlu bulacağım aydınlığı neredeyse...