Anne Çocuk Eğitim Vakfı
Son Haberler
01.08.2014 Cuma 02:39
USD 2,1429 EUR 2,8712 EUR/USD 1,3399 BIST   82156,9/%0,00
ISTANBUL Cuma: 24°C/32°CCumartesi: 24°C/32°CPazar: 23°C/31°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

ÖNDER AYTAÇ - YAZI ARŞİVİ
SN. BAŞBAKAN VE YÜKSEK YARGI
10.03.2013, 22:52
Yapılan çalışmalara bakılırsa evet, Sn. Başbakan Erdoğan, bütün devlet bürokrasisini homojenleştirdiği / takiyecileştirdiği -AKP’liymişçesine davranmaya ittiği ve fakat gerçekte çok başka faktörlerin de olduğu- gibi;
AKP Öncesi ve Sonrası Süleyman Soylu
06.03.2013, 21:55
Sn. Süleyman Soylu’yu bilirsiniz. Kısa bir dönem DP’nin Genel Başkanlığını yaptı. Genel Başkanlık sonrasında, demokrasinin daha da yerleşik olması bağlamında bütün Türkiye’yi -anayasa oylaması ve seçimler sırasında- dolaşan, konferanslar veren, yürekli açıklamalar yapan bir kişi idi Sn. Süleyman Soylu…
BAŞBAKAN KANDIRILIYOR: AGOP ÖCALAN İSE BEŞİR FİDAN VE HAKAN ATALAY MI?
01.03.2013, 11:03
Hayat acı ama gerçek. Sn. Başbakan kendi cümlelerinin içinde sıklıkla; ‘siyasi hayatım pahasına’ / ‘siyasi hayatımın ve başbakanlığımın bitmesine rağmen’ gibi anlatımları da o kadar çok kullanıyor ki, kanımızca bu söylemler Sn. Başbakanımızın “bilinçdışı” sürecinin de dışa açılan küçük ve gerçek bir diğer parçası.
FİL AVCISI HİKÂYESİ: TÜRKİYE İÇİN DE ÇOK TANIDIK DEĞİL Mİ?
26.02.2013, 03:41
Aşağıya alıntıladığım bu fil hikâyesini, ben Gökhan Boşkuş’un web sitesinden aldım. Aldım çünkü; Türkiye’de avlanacak hiçbir fil olmasa da, fil avcısı durumunda olan pek çok kurum, olgu, erk, güç, irade ve hükümetler sanki söz konusu Yaptıkları icraatlarla da sanki fil avcısı taktiklerini bu üstün güçler, alabildiğine hoyratça kendi yurttaşlarına karşı kullanmaktalar / pekiştirmekteler…
(1)7 YAŞINDA: OKULDA YAPAYALNIZ BİR KIZ ÇOCUĞU
20.02.2013, 07:12
Daha ‘…17 yaşındaydım. Teoman’ın “Daha 17 dediği yaşta…” Dile yatkınlığım vardı. İngilizce kitaplar okuyor, sınavlarda en yüksek puanları hep ben alıyordum. Çevirmen ya da İngilizce öğretmeni olmak istiyordum. Ama tam sınava gireceğim yıl, İmam Hatip lise mezunlarının ilahiyat dışında üniversitelere girişi engellenmişti. Ne yapacağımı bilemedim ve çare olarak çok sevdiğim okulumu son sene bırakmaya karar verdim. 28 Şubat’ın en fırtınalı günleriydi. İmam Hatip Lisesi’nde önce öğretmenlerimizin başlarını açışına şahit olmuştuk. Gözlerimize inanamamış, saygı duyduğumuz öğretmenlerimizin gözlerini bizden kaçırıp, başları önde başörtülerini çıkarışlarını izlemiştik. İnandığımız tüm değerler bir bir yıkılıyordu. Herkes “Yok artık öğrencilere de dokunmazlar, burası Müslüman bir ülke” diyordu. Başörtüsü yasağı birçok üniversitede dalga dalga yayılıyordu. Oturma, yürüme, susma, el ele tutuşma… Her türlü eyleme katılıyor, eylemlerde önümüzde bekleyen polislere bisküvi veriyorduk. Polise taş atmadık, onunla çatışmaya girmedik hiç. Hiç başımızı belaya sokmadık. Ama yine de o dönem, PKK’dan daha tehlikeli ilan edildik. Sinemalara, basketbol maçlarına, konserlere giden neşeli bir gençken, bir anda kendimizi “Anne, ben dersten sonra… eylemine katılacağım. Merak etme” derken bulduk. Olanları şaşkınlıkla izleyen ailelerimiz, bize hiç karışmadı, hiç korkmadılar. Hep arkamızda durdular. O zamanlar üniversitede okuyan ablalarımız için, öğretmenlerimiz için eylem yapıyorduk. Biz hiç başımızı açmayacağız, yasak hiç bize dokunmaz sanıyorduk. Daha doğrusu umuyorduk. Ülke karıştıkça biz büyüdük. Babalarımız hayatın bu ucu sivri yanıyla nasıl baş edeceğimizi anlatmaya çalışsa da anlayamadık. Gençliğimizin baharındaydık.
FETHULLAH GÜLEN NE DE(ME)Dİ? MUT’A NE (DEĞİL)DİR?
15.02.2013, 09:14
Muta nikahı, cahiliyet devrinden kalan bir nikah şeklidir. İslam'ın ilk yıllarında, özellikle harp zamanlarında, uzun zaman kadınlardan uzak kalan askerler için muta nikahına izin verilmiş, Hayber’in fethine kadar mübah olan bu muvakkat nikah Peygamberimizin sünnetiyle yasaklanıp, haram kılınır. Muta nikahı ücret karşılığında belli bir vakit için bir kadınla evlenmektir. Muta'nın en az müddeti bir cinsel ilişki geçecek zaman parçasıdır. En çok ise 99 senedir. Son dönem Türkiye’sinde özellikle dikkat çekici bir artış trendi olan ve yaygınlaşmaya başlayan bu uygulama, dikkatleri birçok ehl-i sünnet ve ehl-i takva kesimin üstüne çeker. Çünkü ehl-i sünnet bu durumu kesinlikle men etmekte ve “gizli zina” olarak görmektedir. Bu makalemizde, ben de son dönem dinlediklerimden / bildiklerimden sizlere bir bukle sunayım ve günümüze bakan yönüyle mut’e konusunu analiz etmeye çalışayım diye düşünüyorum.
KÜRDİSTAN’A DEĞİL PKK DEVLETİNE DOĞRU BİR GİDİŞ VE SURİYE
14.02.2013, 00:10
Böyle giderse, tarihe çok büyük bir şahsiyet olarak geçebilecek olan bu kimse, enaniyetini herkesin ve her şeyin üstünde tutması sebebiyle, kaderi çizgisi maalesef ki kendisini çok yanlış noktalara sürükleyecek. İnşallah ülkenin bölünmesi gibi bir oyun onun eliyle bize hediye edilmez… Buna karşı duadan başka yapabileceğimiz bir şey de yok. O yüzden ben bu işleri fazla kurcalamıyorum ve ‘kabağın da sahibi var’ diyerek, onu, O’na emanet ediyorum…
ANADOLU(M), ORTADOĞU VE BAŞBAKAN
06.02.2013, 21:47
Ahmet Türk BDP – PKK yapısı içinde dışarıya en açık olanlardan biri. Sırrı Sakık da uzlaşmaya açık bir esneklik sergilemekte. Yalçın Akdoğan da yazdıkları ve konuştukları ile oldukça pozitif rol oynuyor. Dengeli yazıyor. ‘10-15 milyon oy potansiyelleri var. Bunlarla çekişmek bize fayda getirmez’ mülahazası ile bile olsa önemli değil. Huzur, barış ve istikrar olsun da nasıl olursa olsun. Gandi’nin anlatımları içinde; ‘beni ortadan ikiye böl ama bu ülkeyi bölme’ demek lazım…
BU YAZDIKLARIM DOĞRU MUDUR ACABA?
05.02.2013, 22:41
SANIRIM CUMHURBAŞKANIMIZ VE BAŞBAKANIMIZ SN. HAKAN FİDAN’A ÇOK GÜVENİYORLAR. İNŞAALLAH SN. FİDAN DA BU GÜVENE BAĞLI OLARAK YAŞANILAN OLAYLARI ONLARA OLDUĞUNDAN ÇOK FARKLI YANSITMIYORDUR? DEVLETTE MİT’İN ETKİ VE YETKİ ALANI HEP FAZLA İDİ AMA SON DÖNEMLERDE KİŞİLERE BAĞLI GÜVENE DAYALI OLARAK BU ALAN ÇOK DAHA DA GENİŞLETİLDİ. İSTİHBARAT İSE ÇOK CİDDİ BİR DENEYİM GEREKTİREN BİR OLGU.
SON İCRAATLARI İLE BAŞBAKAN'I ANLA(YAMA)MAK
02.02.2013, 23:35
Ben onu anlamakta artık çok zorlanıyorum. Hala her şeye rağmen çok seviyorum. Hala Türkiye’nin halkıyla en fazla bütünleşmiş olan başbakanı olduğuna -kendi adımı bildiğim gibi- inanıyorum. Alnı secdeli olduğu için –Kayserililerin anlatımıyla- yüreğimin yağı eriyor ve uzaktan uzağa; ‘gadalarını alayım, gözünün yağını yiyeyim’ diyorum. Ammmmaaa sporda şike ve rüşvet yasasından bu tarafa yaptığı onlarca hatalı uygulamalarını anlamakta da çok ama çok zorlanıyorum. Hele ki 10 yıl içinde söyledikleri ile bugün taban tabana zıt şeyler yaptığını görünce de; ‘Allah’ım aklıma mukayyet ol. Ne yapıyor bu adam, bu abim, bu büyüğüm’ diyorum…
‘TOKİ’LERDE ‘İMAM NİKAHLI’ KONUT SATIŞLARI DEVAM EDİYOR MU?
30.01.2013, 13:55
TOKİ’lerle ilgili yazdıklarım neredeyse bir kitap olacak genişlikte ve hala da pek çok TOKİ’lerle ilgili mektup geliyor ve bana TOKİ’lerde yaşadıkları sıkıntıları ifade ediyor. Merakım şu; hiç mi Sn. Başbakan, Sn. Şehircilik ve Çevre Bakanı bu yapılara ve ortaya çıkan aksaklıklara bakmıyorlar? Her şeyi tamamlanmış ve neredeyse küçük küçük eksikleri yapılmadığı için, dağ gibi sorunlar haline gelen bu sıkıntılarla acaba neden Sn. Başbakan ve Sn. Bakan ilgilenmeyerek, adeta kendi ayaklarına kurşun sıkmaktan daha da beter davranıyorlar?
TEKNİSYEN YARDIMCILARI EMNİYET'İN KÖLESİ MİDİR?
29.01.2013, 18:41
‘Gereğini bilgilerinize arz ederim’ desem sanırım kimse duymaz… Şişştttttttt ‘orada kimse var mı?’ bu sorunlara hemen çözüm getirecek. Çok basit ve hemencecik çözülebilecek / yapılabilecek olan bu sorunsallar, bir an önce halledilmeli / giderilmeli… Emniyet Genel Müdürü çok büyük adam olduğu ve büyük büyük işlerle uğraşığı için, bunlara / böylesi küçük işlere ayıracak vakti yoktur, değil mi?
YENİ KONSEPT: MUHAFAZAKÂR SOSLU ULUSALCI BAŞBAKAN ERDOĞAN (MI?)
28.01.2013, 00:36
Hani şu jöleli vardı ya; hem MHP’den hem de CHP’den aynı anda milletvekili aday adayı olmak isteyen ve; ‘hangi parti daha iyi bir sırayı verirse, oradan adaylığımı devam ettiririm’ diyen ve bir sonraki milletvekili seçimlerde de AK Parti’den aday adayı olan ve adeta ‘rüzgar gülü’ anlatımıyla özdeşleşen medyatörümüz… İşte Sn. Başbakan onun programına konuk oldu ve gündeme ‘cart’ diye düşecek çok önemli açıklamalarda bulundu. Bakın Sayın Başbakan neler söyledi? Ve bu makalenin içinde biz de bunları irdeleyeceğiz;
GENEL KANI/YARGI: KARTAL AYAĞINA ZİNCİR VURUNCA SAKSAĞANA DÖNER
25.01.2013, 11:16
Şimdi de size kartalların ortalama olarak 70-80 yıl nasıl yaşadıklarından bahisle bir paylaşımda bulunmak istiyorum; Kartallar bu 70-80 seneyi yaşayabilmek için yaşları 40’a yaklaştığında bir karar vermek zorundadırlar: Ya ölümü seçecekler veya zorlu bir uğraştan geçerek ikinci bir 40 yıl daha yaşama şansını elde edeceklerdir. Kartalın yaşı 40’a yaklaştığında; gagası uzar, eğilir ve göğsüne doğru kıvrılır. Pençeleri serleşir ve esnekliğini yitirir. Avını tutmak konusunda acizleşir. Kanatları kartlaşır ve artık hızlı uçmakta da iyice zorlanır. Kartal eğer ikinci bir 40 yıl daha yaşamaya karar verirse, hemen çok yükseklerde bir oyuk bulur ve oraya konaklar. Önce eğilen gagasını kayalara acılar içinde vurarak söker / parçalar ve yeniden çıkmasını bekler. Sonra da yeniden çıkan sert ve dik gagasıyla pençelerinin ucundaki uzamış ve eğilmiş olan tırnaklarını kan revan içinde söker. Kartlaşmış olan tüylerini de tek tek inanılmaz acı içerisinde yolar. Tüm bu acı dolu işlemlerin sonunda, yaklaşık olarak 150 gün bekledikten sonra, artık tüyleri yeniden çıkmış, pençelerinin ucundan sert ve taze tırnaklar türemiş, sert ve dik duran gagasıyla ikinci belki de 40 yıl sürecek olan kartalın yeniden doğuşu başlar…
KANDİLE ÖZEL MİNİ BİR SOHBET-İ CANAN
23.01.2013, 22:11
OKUDUKLARIM, DİNLEDİKLERİM VE SEYRETTİKLERİM BAZEN AYAKLARIMI YERDEN KESECEK KADAR BENİ MUTLU EDİYOR. HUZUR VERİYOR VE KENDİ KENDİME ‘HARİKA’ DEYİP ALLAH’A BİNLERCE KEZ ŞÜKREDİYORUM. YİNE BUNLARDAN TUTTUĞUM NOTLARIMDAN BİR KESİMİNİ DAHA SİZE ARZ EDİYORUM EFENDİM. ŞÖYLE Kİ;
SN. BAŞBAKAN: KONTROLSÜZ GÜÇ GÜÇ MÜDÜR? VE ÖTESİ
22.01.2013, 15:12
Ormancı ile terzinin ‘odun’ ve ’makas’ hikâyeciği aklımıza geldi diyerek bu makalemizi sonlandırmak istiyoruz. Eğer hkayenin ne olduğunu merak ediyorsanız, az biraz bu konuyu ‘googgle’lamanızı öneririz. Eminim, ne demek istediğimizi bu hikayeyi okuduktan sonra daha da fazla anlamlandırmış olacağız. Ve sanırım yarını anlamak için, nasıl bugünü çok dikkatli okumak / anlamak / dinlemek gerekiyorsa, bugün yaşadıklarımızı kavramak için de 35 yıl öncesinden söylenenlerin ifade edildiği kasetlerdeki örneklemeleri hazmetmiş / özümsemiş olmamız gerekmektedir…
33 SORUYA CEVAP VEREN YÜREKLİ AKP’LİYE ÇOK TEŞEKKÜRLER
20.01.2013, 00:59
‘Rota Haber’ de yazdığım son yazımda ‘SN. BAŞBAKANIMIZA SORUL(A)MAYAN SORULAR’ başlığı ile linkini de aşağıda verdiğim makalemi yayınladım ve içinde de 33 tane soru sordum. http://www.medyafaresi.com/yazi/1061/onder-aytac-sakine-cansiz-kesinlikle-pkk-infazi.html Bu sorulara gönül rahatlığı ile cevap verebilecek eminim yüzü AK olan AK Partililer de vardır diyerek de makaleyi tamamladım. Ve yazıyı okuyan AKP’li bir dost (M. A.) soruları tek tek ve içtenlikle yanıtlayarak bana geri gönderdi. Soruları cevaplayan bu arkadaş empati yaparak kendisini Sn. Başbakan Erdoğan’ın yerine koyarak tek tek cevaplamış. Ben de bu gönderilen cevapları aynen sizinle paylaşıyorum. Bir diğer anlatımla; aşağıda yazılanların uzaktan yakından gerçeklerle alakası yoktur. Aşağıda yazılanlar sadece tebessüm etmek için yazılmış olan şeylerdir. Ama lütfen bu tebessümü, Uğur Mumcu’nun anlatımı ile; ‘acı acı gülerek’ gerçekleştirmeyin… Aşağıda yazılanların uzaktan yakından ne Türkiye ile ne de günlük siyaset ile hiçbir alakası yoktur. İsim benzerlikleri de sadece bir tesadüftür. O kadarrrrr!...
TURKISH FAMILY AND ANATOLIAN STYLE FRIENDSHIP
18.01.2013, 16:04
Aşağıda size alıntıladığım mektubu mail grubuna gönderen Prof. Mesut Bedri Eryılmaz. ‘Okursanız işinize yarayacağı ümidiyle, size de bunu gönderiyorum’ şeklinde üzerine de bir not yazmış Mesut Hocam… Ben de alıntıya aynen sadık kalarak sizinle paylaşıyorum. Bu makale ben de gerçekten de çok işe yaradı. Umarım ve arzularım ki, okuyacak olan sizin içinde anlamlı olsun ve hayatınıza artı bir değer katsın… Şimdiden iyi okumalar efendim!.. Yazı Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Hocası Prof. Dr. Süleyman Daşdağ’ın; ‘Yaşamdan Damlalar; Biliyor muyuz? Anlıyor muyuz? Farkında mıyız?’ başlığı ile kaleme aldığı bir makale. Ve bu makalede yazılanlar da aynen şöyle;
MEHMET ALİ BİRAND USTA: ‘DUALARINIZA İHTİYACIM VAR’ DEDİ
18.01.2013, 01:00
Birand’in vefatı nedeniyle aklıma gelen şu ayeti kerimeyi sizinle de paylaşmak istiyorum; ‘Her nefis ölümü tadacaktır.’ O zaman Mehmet Ali Abi için de denilebilecek olan son söz; Allah’tan geldik ve gene ona geri döneceğiz’ olsa gerek, değil mi? Birand Usta’nın da Allah’a dönüşü 17 Ocak 2013’de oldu. Mehmet Ali Birand çok güzel bir insandı. Seri düşünen, pratik olan ve televizyonculuk hayatında; Can Dündar, Cüneyt Özdemir, Çiğdem Anad, Rıdvan Akar, Deniz Arman, Tayfun Talipoğlu, Mithat Bereket ve adını burada say(a)madığım ama neredeyse yüzlerle ifade edilebilecek olan, pek çok kaliteli gazeteciyi yetiştiren bir insandı Birand Usta. O, adeta tek başına bir okuldu.
SARA SEKİNE CANSIZ VE PKK
17.01.2013, 09:04
PKK içinde Öcalan’a bile baş kaldırmış olan Sara Sekine Cansız’ın toprağı bol olsun. Keşke bütünüyle kendi inançlarına göre cenaze törenini de gerçekleştirebilmiş olsa… Bu onun en doğal hakkı… Diyarbakır Emniyet’in başında, Başbakan Erdoğan’ın MİT Müsteşarı Hakan Fidan gibi tuttuğu ve önemsediği kendi güvenlik ekibinden olan Recep Güven’in olması bana kısmen huzur verse de, bugün Diyarbakır da yapılacak cenaze törenlerinde, barışı bloke etmek isteyen ‘derin devlet’ ve ‘derin PKK’nin bir şekliyle oyun oynamak için her türlü adımı atacağı endişesini taşıyorum…
‘DERSHANEYE ÇOCUKLARINIZI GÖNDERMEYİN’ DİYEN MİLLİ EĞİTİM YETKİLİSİ Mİ VAR?
16.01.2013, 21:08
Telefondaki hanım; ‘Eğitim Araştırma Merkezinden arıyorum. Ben Rehber öğretmen Burcu’ dedi. Çok hızlı söyledi. Tam olarak anlamadım. İlk önce rehber öğretmen dediği için, çocukların okulundaki rehberlik servisi intibası bende oluştu. Tekrardan ben ‘nereden aradığını’ sordum. O da; ‘İzmir de kurulan kültür bakanlığı onaylı bir merkez olduğunu’ söyledi. Sonra da; ‘çocuklarımızı KESİNLİKLE DERSANEYE GÖNDERMEMEMİZİ, ETRAFIMIZDAKİ TANIDIKLARIMIZI BU KONUDA UYARMAMIZI’ söyledi.
MİLLİ EĞİTİM BAKANINA BİR ÖĞRETMENDEN MEKTUP
15.01.2013, 22:34
Sayın Bakanım; geçen günlerde yaptığınız bir açıklamanızda, okullar arasındaki farkları kaldırarak eğitim kalitesinin yükseltileceğini ve okullar arasındaki seviye farklarının giderileceğini ve böylece dershanelere ihtiyaç kalmayacağını vurguluyorsunuz. Ben naçizane bunu ‘yeter ki dershaneleri kaldıralım da ne olursa olsun’ mantığının hakim olduğunu görüyorum. Yani koca bir ülkenin eğitim geleceğini bir inat ile veya başka bilmediğimiz sebepler uğruna heba ediyorsunuz veya heba ettirmeye zorlanıyorsunuz.
İSTANBUL’DA TOPLUM DESTEKLİ POLİSLİK YA DA ÖNCEYİCİ HİZMETLER POLİSLİĞİ
15.01.2013, 07:41
Toplum Destekli Polislik (TDP) pratik bağlamında gerçekten de çok önemli olan bir alan. Poliste de son dönemlerde bu konuda çok ciddi çalışmalar yapılmakta. Şu an AKKM başkanı olan ve Asayiş Daire eski Başkanı Müslim Bey de bu alanda yapılan bütün çalışmaları bir araya getiren, toplumun hizmetine sunan ve kar topu diyebileceğimiz şekliyle –snow ball- çalışmaları küçücük bir kar topu iken, kurumsal anlamda bir çığa dönüştürme gayreti içinde olan bir kişi. Antalya’da Akif Bey, Şanlı Urfa’da Mehmet Bey de aklıma gelen bu alanda canla başla çalışan diğer emniyetçi arkadaşlar…
BEYİN FIRTINASI: İMRALI SÜRECİ, PKK DEVLETİ VE BAŞKAN ERDOĞAN
13.01.2013, 23:03
SURİYE’DE ESED İKTİDARI BİTİRİLECEK. SURİYE’DE KATİYEN ANT-İSRAİLİ OLMAYAN BİR YAPI KURULACAK VE SURİYE YA AFGANİSTAN OLACAK, YA DA IRAK GİBİ PARÇALARA AYRILMIŞ BİR STATÜYE KAVUŞACAK. BÖYLECE TÜRKİYE'NİN VE İKTİDARIN PRESTİJİ DE KURTARILACAK. PATRİOTLAR DA TÜRKİYE’YE BUNUN İÇİN GELDİ VE BUNUN İÇİN İSRAİL'İN NATO FAALİYETLERİNE KATILMASINI DA BİZ KABUL ETTİK. KISACASI: YETER Kİ SN. ERDOĞAN BAŞKAN VEYA CUMHURBAŞKANI OLSUN. YETER Kİ GELECEK 5 YILINI DAHA GARANTİYE ALSIN. YETER Kİ HİÇBİR KONUDA VE ÖZELLİKLE DE AYYUKA ÇIKMIŞ YOLSUZLUKLAR VE RANT KONULARINDA SORGUYA ÇEKİLEMESİN. VARSIN GÜNEYDOĞU ÖZERK BÖLGE OLARAK PKK'YA BIRAKILSIN. SURİYE'DE ESED GİTSİN DE NE OLURSA OLSUN...
TÜRKİYE'DE MİLLİ EĞİTİMİN İNTİHARI VE ÖMER DİNÇER’İN YAPTIKLARI
12.01.2013, 13:07
Milli Eğitim Bakanımız geçenlerde bir televizyon programında liseler arasındaki kalite farkının ortadan kaldırılacağını ve bu sayede sınavların ve dershanelerin kaldırılacağını söyledi. O pırlanta gibi beyanatı esnasında, okullar arasındaki kalite farkının aslında okullarda verilen 4-5'er saat fazlalık Fen dersi veya İngilizce dersi olduğunu da bu konuşmasında ifade etti. Sn. Bakanı bu müthiş tespitleri için ben gerçekten de çok takdir ediyorum. Okullar arasındaki kalite farkının gerekçesini tahmin ederken hedefi o kadar 12'den vurmuşlar ki, daha doğru bir tespit yapılamazdı... ... Bizim gibi marabaların ne eğitime ne de eğitim sistemine aklı kesmediği için, İşletme Doktoru olan Sn. Bakanımız tabi ki bizim yorumlarımızı veya ömürlerini gereksiz olarak eğitim üzerine heba etmiş öğretmen ordusunun görüşlerini dikkate alacak değiller. Ama gene de biz diyeceklerimizi diyelim ki tarihe not düşmüş olalım;
YENİ SÜREÇTE PKK DEVLETİ Mİ (S)AÇILIMI MI SÖZ KONUSU?
09.01.2013, 20:41
Bu 2. Açılım müzakereleri bağlamında, aynı ilk Oslo görüşmeleri sonrasındaki fiyaskoya benzer bir durumun yaşanmasının faturasını iktidar sahiplerinin kendisine ve camiasına çıkartmamaları için, Fethullah Gülen satrançta 4-5 hamle sonrasını da bir kez daha düşünerek, 2. (s)açılım sürecini desteklediği ile ilgili açıklamasını ilk elden ve ilk dilden hem de hemen yapmaktadır Şimdi son durumda ise; bu 2. (s)açılım işinin hatası da, sevabı da, beceriksizliği de becerikliliği de Hakan Fidan’ın olacaktır…
SON POLİS SENDİKASI YAZIMA GELEN CEVABİ BİR MEKTUP
09.01.2013, 08:07
''-CEVABEN: Emniyet teşkilatının sendikal hak ve özgürlüklerden yararlanmasını sağlamak adına yola çıkan tüm arkadaşlar adına şunu belirtmek isteriz ki, Emniyet-sen hiçbir ideolojinin siyasi düşüncenin toplumun içinde bulunan fikir akımlarının etkisinde kalmadan Yaver-i Ekrem hazret-i Muhammed (A.S.M.) önderliğinde Lede-l-iktiza ederek Ashab-ı Suffa’nın örnek fedekarlığında Emniyet-sen adına biat etmekten geri durmayacaktır. Bu bağlamda değerli büyüğümüz Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve değerli kabinesinin ilgisi ve alakasına her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğu da muhakkaktır.''
İSTANBUL ÇEVİK KUVVET: ‘BİR DOKUN BİN AH İŞİT’ Mİ?
08.01.2013, 13:15
Acaba Gökhan Aydıner Emniyet Genel Müdürü iken, çevik kuvvetin sorunları ve bunların çözümleri ile ilgili, önce Emniyetin kendi matbaasında basılan, sonra da yasaklı kitap haline getirilen bu eserin içindeki çalışmalar ne kadar uygulamaya konuldu… Orada gerçekten de pek çok çözüm önerisi net bir şekilde veriliyor muydu acaba? O çözüm önerileri uygulamaya koyulması gerekirken, kitabın yasaklanması yoluna neden gidildi? Ve sorunlar da üzeri örtülerek çözülmüş mü oldu? Ya da peh peh peh ki ne peh!..
ÇAY SOHBETLERİ ANLAYANA / İSTEYENE NE GÜZEL BİR NASİHATTIR
04.01.2013, 22:28
Lütfen alın elinize çayı ve yavaş yavaş yudumlayın. Ben dinsel ritüel gibi porselen çaydanlıkta eşimin demlediği sevgi aromalı çayıma asla şeker katmıyorum. Eskimeyen dostum İhsan Bilir gibi hurma ile ya da üzüm - kayısı kurusu gibi bir tatlı ile kırtlama yapıyorum ve çayımı da öyle içiyorum. Bu arada yanında da az biraz taze kuru pasta da alıyorum. Çayıma da limonu eksik etmiyorum. Sonra da, bir çay sohbeti kıvraklığında; okuduklarımdan, seyrettiklerimden, dinlediklerimden derleyip toparladıklarımı kaleme alıyorum ve sizin okumanıza arz ediyorum efendim... Söyle ki;
POLİS SENDİKASINDA GELİNEN SON NOKTA: AYDINLIK’A TESLİM (Mİ?)
04.01.2013, 09:24
Hatırlarsınız daha önceden de polis sendikası ile ilgili onlarca yazı yazdım. Genelde Polis-Sendikası’nı desteklememe rağmen, ortaya çıkan-çıkabilecek olan her türlü olumsuzlukları da yine okuyucularımla paylaştım / paylaşıyorum. Amacım yapılan tartışmaları sizlere göstermek ve bundan sonra atılacak adımlarda daha sağlıklı bir şekilde yol haritasının takip edilmesine yardımcım olmak… Bu makalede de gene yapılan tartışmaları sizlerle paylaşmak istiyorum. Şöyle ki;
EĞİTİMDE KIYAFET SERBESTLİĞİ: NE GETİRDİ? NE GÖTÜRDÜ?
02.01.2013, 08:18
Ben MEB de çalışan bir öğretmenim. Son iki yıldır biz dahi sistemi takip edemez olduk. 4 + 4 + 4 ile birlikte tam bocaladık. Bir de bu sene serbest kıyafet dendi. Ben Doğu'da görev yapıyorum. Okulumuzda öğrenciler başörtülü derslere girmeye başladı. Bundan rahatsız olan öğretmenler ve öğrenciler de oldu. Bakanlık kıyafet yönetmeliği yayınladı. Tamam sıkıntı çözüldü dedik. Ama başörtüsü ile ilgili bir gelişme yoktu. Bakanımız; ‘öğrencilerin saçına kıyafetine karışmayın’ dedi. Biz de başörtüsü ile girenlere laf söylemesinler diye bu yıldan kıyafeti serbest bıraktık.
ODTÜ: ERGENEKON, YÖNETİMİ, MUHALEFET VE LİBYA KIYASI
31.12.2012, 00:02
"Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulmamacasına şehit düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok Okuma bilenler Kuran-ı Kerim okuyor ve Cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler ise, Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. ... Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur" diyor Mustafa Kemal Atatürk…
BAŞBAKANLIK BÖCEKLERİ: HAMAM BÖCEGİ CEMA(D)AT BÖCEĞİ ACEM BÖCEĞİ Mİ?
27.12.2012, 16:28
‘2010 yılında İsrail’in yıllardır beklediği OECD üyeliğinin yolunu açan AKP iktidarı, şimdi de NATO'daki 'İsrail vetosunu’ geriye çekmeyi İsrail'i de koruyacak olan Patriotlar karşılığında mı yerine getiriyor acaba? Ve bunlar da anlaşılmasın diye gündemi de bir yıl önce bulunduğu iddia edilen Başbakanlık böcekleri ile şimdi mi sulandırıyor / bulandırıyor?’ diyenlere acaba ne dersiniz?..
ACEM İŞİ: BÜLENT ARINÇ VE İBRAHİM ŞAHİN BUNU NEDEN YAPTI?
25.12.2012, 22:51
Sn. Bülent Arınç, benim için önemli, özel ve değerli bir baba dostumdur ve kendisini de bir büyüğüm olarak çok ama çok severim. Ancak son dönemlerde onun baktığı devlet birimlerinde, inanılmaz bir ‘Acem-l-i’ yapılanmanın olduğunu üzülerek görmekteyim. Bildiğim somut şeyler olsa da, baba dostu ile böylesi konularda ‘maydanoz tarlası bozulmaz’ diye düşünüyorum ve dilimde dua ile olanları sessizce gözlemlemekteyim…
ONE MINUTE: VİCDAN SAHİBİ DOSTLARA VE DOST ADAYLARINA
24.12.2012, 22:09
Dostlar vicdanlarınıza sesleniyor ve sizlerden bir bot, bir kaban desteği istiyorum. Merak etmeyin çok pahalı ve markalı talebim yok. Sudan ve soğuktan korusun yeter. Lütfen lüksünüzden birazcık; çok azıcık kısın yeter. 100 lirayı geçmez masrafınız. Kendi çocuklarınızı düşünün ve vicdanınızın hakemliğine müracaat edin.
TOKİ’NİN ISI PAY ÖLÇER SİSTEMİ YOLSUZ(LUK) MUDUR?
21.12.2012, 14:06
TOKİ ile ilgili yazdıklarımız ve yazdıklarımızdan sonra elimize gelen bilgi ve belgeler bir kitap yazmamızı fazlası ile gerektirdiği için, biz de; ‘TOKİ İMPARATORLUĞU’ şeklinde bir çalışmayı bitirdik ve yayınevine gönderdik. Yakın bir zamanda sanıyorum, kitaplığınız da yer alabilecek… Hala TOKİ ile ilgili olarak şunlardan da söz edelim dediğiniz konular varsa, bunları da bana bir an önce tarafim@gmail.com adresinden ulaştırabilirsiniz.
‘MÜLK-MELEKUT’ –MADDİ-MANEVİ YÖN- AÇISINDAN İNSAN
20.12.2012, 16:15
İnsandaki manevi olmaya vicdan mekanizması, maddi olmaya da nefis mekanizması diyebiliriz. Kalp, ruh, sır, hafi gibi alemi emre ait rabbani latifeler. İrade, idrak, şuur, his, duygular da vicdan mekanizmasını meydana getiren unsurlar. Bunların dışında; her türlü şehevi arzuları istek ve kaprisleri, kin, nefret öfke, inat gibi belli hikmet ve gayretler için verilen duygular da nefis mekanizmasını meydana getirirler. Bu iki mekanizma adeta birbirinin hep aleyhine işler. Eğer bu mücadelede vicdan mekanizması üstün gelirse, nefis mekanizması da müspete dönüşür ve insanın yücelip yükselmesine hizmet eden bir mekanizma haline gelir.
SAĞLIK BAKANLIGI VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BUNA NE DİYECEK?
18.12.2012, 06:29
MEDULA sistemi şu an tüm Türkiye genelinde eczanelerin SGK’ya ilaç vermek amacıyla kullandıkları bir sistem. Her nasıl oluyorsa bu sistem genellikle her pazartesi ve her cuma günleri çalışmamakta. Pazartesi ve cuma günleri ise malumunuz olduğu üzere, ülkede en çok reçete yazılan günler. Doğal olarakta devletin ilaca en çok para harcadığı günler. Ama nedendir bilinmez bu günlerde bu sistem bir şekilde çalışmamakta.
KEMALETTİN ÖZDEMİR V.B. İLE SIRADANLAŞMAYI KALDIR(AMA)MAK
15.12.2012, 23:02
Ne yapabilirler bir şeyler oluşturabilirler mi? Şahsım adına benim için bunların bireysel anlamda hiçbir değerleri yok ve asla ayrı bir cazibe merkezi de değiller. Beni bile peşinden sürükleyemeyen ve kendilerini birer aysberg gibi gören bu kişiler de üzerlerinden proje üretilen ve sonrasında işe yaramadığı görüleceğinden dolayı bir kenara atılacak olan şahıslardır. Rabbim ilk lütuf olan ve çoğunlukla bir tevafuk ile –tesadüf değil- hizmete girme / hizmeti tanıma durumunu, son lütuf olan hizmet dairesi içinde ruhu Rabbe teslim etmeyi de isteyen herkesle birlikte bizlere de nasip etsin inşallah… Etsin ki; imanla kabre girmeyi de gerçekleştirebilelim inşallah…
ÖZAL GİBİ ÖLEMEMEK VE ‘ADLİ TIP’ MI? GÜLDÜRMEYİN BENİ
13.12.2012, 14:59
Bu ülkede Özal’ın cenazesini gören / yaşayan her bir birey, oradaki Anadolu insanı tarafından kucaklanan ve dualarla uğurlanan o insanı görünce, kendisi için de öyle görkemli bir uğurlamayı arzular, değil mi? Rahmetli Erbakan’ın cenaze töreni de aynı Özal’ınki gibi inanmış insanlardan teşekkül etmiş, muhteşem bir topluluktu. Allah bunu Demirel gibi bazılarına da nasip eder mi? Ne dersiniz? Bu duruma ben, bir kitabın da adında olduğu şekliyle; ‘Zirvedeyken Ölememek’ diyorum… Bakalım Allah uzun ömürler versin Sn. Erdoğan bu bağlamda Özal ve Erbakan gibi mi yoksa olacak yoksa Demirel’le mi benzeşecek? İnşallah Özal ve Erbakan gibi olur ve hatta Demirel bile umarız ki Özal ve Erbakan gibi olur…
PARANOYA (İHTİYACI) NEDİR?
11.12.2012, 09:05
Millet, aslı-astarı olmayan vehimlerle kıvranıp durmuş, toplum paranoya yaşamış, onların umurunda bile değil; onlarca önemli olan, o bir avuç oligarşik azınlığın mutluluğu, onların çıkarları ve kaba kuvveti elinde bulunduranların hâkimiyet ve istibdadıdır. Bunlar, postmodern işgallerine, tagallüplerine, tahakkümlerine “sistem tehlikedeydi”, “resmî ideoloji sarsıntı yaşıyordu”, “nükleer silahların insanlığı tehdidi söz konusuydu”, “çağdışı görüntüler temâşâ zevkimize ilişiyordu..” diye bir kısım bahaneler bulup, sonra biraz da bunları yalanlarla besleyince, artık top onların, çevkan onların, istedikleri gibi hareket edebiliyor ve istedikleri her yere rahatlıkla müdahalede bulunabiliyor; cinayetler işliyor, ocaklar söndürüyor ve bütün bunları saf yığınların ruhunda uyardığı paranoyaya emanet ediyorlar.
DERİN DEVLETİN DEĞİŞ(K)EN KODLARI
09.12.2012, 23:13
‘Hürrem’ tiyatrosunu az önce Ankara Ümit Köy’de Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde eşimle birlikte seyrettik. ‘Muhteşem Yüzyıl’ı da neredeyse hepimiz kesintisiz televizyonda seyrediyoruz, değil mi? O zaman soru da şu; ‘Osmanlı neden çöktü?..’ Eminim ki çarpıtılan tarihimiz, bize dikte edilenler tarihi yalanlar, sadece ve tek Cumhuriyet döneminin kutsanması ve Osmanlı’nın sürekli kötülenmesi bağlamında, çoğumuzun vereceği cevap; sarayın rahatı, tembellik, entrikalar, valide sultanlar, ihtiraslar, ayak oyunları vs, vs, vs şeklinde olacaktır, değil mi?
‘AYDIN OLMA(MA)K’ YA DA ‘AMA ARTIK BAYDIN’ OLMA(MA)K
09.12.2012, 01:29
Yazılarınız, uyarılarınız ve tahlillerinizi "aydınca" kaygılarla dile getirdiğinizi görüyor ve zevkle okuyorum. İçeriği acıtıcı -tarafların tümü adına- olsa da tespitlerin güzelliği, okunuşu zevkli hale getiriyor. Birçok tarafın dile getirmekte zorlandığı nüanslara siz parmak basıyorsunuz. Birileri bu durumu düşmanlıkla, birileri avukatlıkla birileri de başka bir tarzda açıklayabilir. Ben aydın olma yolunda olmakla açıklıyor ve meseleye öyle bakıyorum. Çoğu nadide bitki gerçek olgunluğa ulaşamadan kuruyup gitmekte ya da çeşitli nedenlerle büyümesine fırsat verilmeden koparılmaktadır. Bu bazen sevgiden bazen de kıskançlıktan gelen davranışlar neticesinde oluyor. Sizin gerçek aydın olduğunuz ve artık tespitleriniz de boşluklar olmayan devrinizi görmeyi çok arzu ederim. Ama ne olur koparılmaya müsaade etmeyin.
ZİYA PAŞA’DAN 2012’YE –GÜNÜMÜZE- SESLENİŞ
08.12.2012, 00:49
Biliyorum, zaman makinesi henüz icat olmadı. Lakin muhayyilem ile... Yani tahayyül ile... Tamam tamam bırakıyorum eski lisanı… Hayal alemimde bir Ziya Paşa mülakatı yapmak istedim. Diyeceksiniz ki; ahya olanların suyu mu çıktı da, emvat ile mülakat edersin. Bak yine Osmanlıca kurdum cümlemi. Ne yapayım Ziya Paşa'ya hazırlık yapıyorum. Malum 130 yıl gibi bir zaman var onunla bizim aramızda. Ve dedesinin mezar taşında ne yazdığını bile maalesef ki okuyamayan bir nesiliz biz…
EN DOĞU İLİNDEKİ DERSHANE ÖĞRETMENİNDEN MEKTUP
07.12.2012, 00:33
Saygıdeğer Önder Ağabey, Ülkemizde, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde dershanelerin eda ettiği misyonla ilgili çok örnekler sunabilirim. Fakat bu dershanelerde yetişen insanların şu anda eda ettiği vazifelerle ilgili çeşitli sıkıntılar çekebilirler. Ya da birilerinin gıpta damarını tahrik edebilir endişesiyle ne yazacağımı ve nasıl yazacağımı bilemiyorum. Ancak bildiğiniz gibi daha önce Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizdeki insanımızı ayakta / bir arada- tutan en önemli etkenlerden biri, değer yargılarına çok bağlı olmalarıydı. PKK-KCK ve BDP (şeytan) üçgeni 30 yılı aşkın süredir bu değerleri yok etmeye çalışıyorlar.
KIZIYORUM SİZE SN. BAŞBAKANIMIZ BUNU KAV-RA-YA-MA-DI-ĞI-NIZ İÇİN
06.12.2012, 06:40
Bak ne diyor gelen mektup Sn. Başbakanım… Ve bunu yazarken bile doğudaki bir yerleşim birimindeki eli öpülesi öğretmenim, yapılan güzelliklere engel olur diye; yaşadıklarının, gördüklerinin, yüz yüze geldiklerinin ancak % 1’ini anlattığını ifade ediyor… Ama siz bunları ısrarla an-la-mı-yor-su-nuz Sn. Başbakanım… ‘Yazık yahu size Sn. Başbakanım!..’ diyeceğim ama bunu da demeye dilim varmıyor… (Mekanı cennet olsun) Tenzile Anamız hürmetine şu yazılanlara kulak verin Sn. Başbakanımız…
'GAYRETULLAH'TAN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ
05.12.2012, 06:34
Kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, araba gelir ona çarpar. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür. Görenler çığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar: ‘Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?’ Derviş mahzun, düşünceli cevap verir: ‘Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki, kabağın da bir sahibi var. O gücenmiş olmalı!..' der.
USTAMA GÖZLÜK - SN. BAYRAKTAR VE TOKİ’YE DE HESAP MAKİNESİ
04.12.2012, 07:14
Makaleye başlarken sizlere öncelikle 2+2= kaç eder ile 2 x 2= kaç eder diye bir soru sormak istiyorum. Sonra da bu soruların cevabı her yerde aynı sonucu mu doğurur diye soruya devam ediyorum. Ya da Kayserili iş adamının anlatımıyla; ‘alırken mi, satarken mi?’ diye bir soru sorulmasına da TOKİ öncesi ile TOKİ sonrası arasında bir fark var mıdır diye düşünmeden edemiyorum… Vatandaşın hesabı bildiğimiz gibi çok kolay. İlkokuldan beri hep 2 + 2 = 4 ve 2 X 2 = 4’tür. İşte bu kadar. Ama gel gelelim Sn. Bayraktar’lı TOKİ’nin hesabı ise sanki farklı gibi mi ne!.. O hesap sanki baya karışık bir hesap. Bir taşla en az iki kuş vuran TOKİ’nin hesap makinelerinin nasıl işlediğini biliyor muyuz acaba?.. TOKİ’de sistem kendi içinde ‘tıkır-tıkır’, ‘haşırt-huşurt’ ya da ‘tokir-takır’ mı işliyor?
DERSHANELER: BAŞBAKAN’IN KALBİ NASIL?
03.12.2012, 10:50
SAYIN BAŞBAKANIM; Ben FEM dershaneleri şubelerinden birinde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapan Yasemin Akpınar. 13 yıllık öğretmenim. 1996 yılında İzmir İmam Hatip Lisesinden mezun oldum.Yanlış hatırlamıyorsam sizin belediye başkanı olduğunuz , bizim hayranlıkla sizi takip ettiğimiz yıllardı. “Selam imam hatiplim, selam senin ruhuna.” marşlarıyla sefere çıkar edasıyla evlerimizden çıkar, her gün vatanımız için yapacağımız hizmetlerin hayalini kurardık. Önümüzde sizin gibi önderimiz vardı, İmam Hatipli olup da koşturan. Allah bana o yıl fazlından ihsan etti ve gittiğim dershanenin de katkılarıyla Türkiye 908.si oldum. Dokuz Eylül Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğine gittim vatana en iyi hizmet edebileceğim yol olduğu saikiyle. Sonra siz bir şiir okudunuz diye hapse gitmiştiniz. Hem ciğerimiz hem de yüreğimiz yanmıştı. Başörtülü başladığım üniversiteyi böyle tamamlayamamış ve bu yüzden iyice bilenmiştim. Ancak inançlarım yüzünden daha fazla horlanmaya dayanamadığım için, namazlarımı aksatmadan kılabileceğim, başörtülü olmam hasebiyle sigaya çekilmeyeceğim ve yeri geldiğinde yüreğimde köpüren duyguları paylaşabileceğim, aktarabileceğim bir mekan olan FEM dershanelerinde 2000 yılında göreve başladım. Babam, annem çok karşıydı buna. Yılda 3-4 ay onlarla olabilecektim MEB’de çalışsaydım. Cumartesi, pazarım tatil olacaktı. Babamın tabiri ile sırtımı devlete dayayacaktım. Özel kurum demek iş garantisinin olmaması demekti ona göre. Bense bunların hepsini elimle itip 20 günlük yaz tatiline, 15 günlük sömestr tatili denen süreçte yeri geldiğinde öğrencilerimi evimde yatılı misafir ederek hızlandırma programı yapmaya, her gün akşam 7’den önce kurumdan ayrılmamaya evet demiştim. Hala da kızar ailem bana…
ABDURRAHMAN YILMAZ: TO BE OR NOT TO BE AND POLİS SENDİKASI
02.12.2012, 00:29
‘…Sn. Hocam 01/12/2012 tarihinde Ahmet HÜDAVERDİ müstear ismi ile şahsıma yönelik Yapmış olduğu kasıtlı eleştirilere normalinde cevap vermemem gerekirken sizin köşenizde yayınlamanızdan dolayı şahsınıza duymuş olduğum saygı ve hürmetten dolayı cevap veriyorum. 168. yılını kutlamaya çalışan Türk Polis Teşkilatın Devletin bütün eksikliklerine karşın en önemli, en gerekli kurumlarından birisi olmakla birlikte, mensupları da en vatansever, en fedakâr, en cefakar bir o kadar da devlet-i aliyesine ve hiyerarşisine saygılı insanlardır. Türk Polis Teşkilatının kuruluşundan bu yana Devletin Bölünmez bütünlüğü, Demokrasinin gelişimi, Hukukun üstün kılınması, Milletin huzur ve refahı için Yapmış olduğu çalışmalar da ortadadır. Bugün gelinen noktada kurumun başarılara hem Ülke kamuoyunda Hem de Uluslararası kamuoyunda takdirle karşılanmaktadır. Yönetildiği Kanunlar çağdışı olmakla birlikte Personelin fedakarane çalışmaları sayesinde, bir sürü başarılara imza atılmış ve atılmaya da devam edilmektedir.
BAŞBAKAN: ASLA BOŞ BAKAN DEĞİL AMA İLK BAŞLARDA DOLU DOLU BAKANDI
30.11.2012, 12:38
Sn. Başbakan ile ilgili, son 1 yılda yazdıklarımı yeni baştan düşününce, -sporda şike ve rüşvet yasasından bu tarafa çok hatalı uygulamalar yaptığını ve pek çok konuda devlet adamı gibi değil Abuzer Kadayıf gibi davrandığını görsem de- bir ton iyi yaptığı şeylerinde olduğunu ifade etmemin gerekliliğine inandım. Bunda Emre Uslu Hocamın yazdığı en son bu konudaki bir makalesinin de katkısı olduğunu da söylemeliyim. İşte bu nedenlerle ben de; ‘AK PARTİ VE BAŞBAKAN’A KARŞI YAPICI - YIKICI ELEŞTİRİ(LER)’ başlığı ile bir makale yazdım.
EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ POLİS AKADEMİSİNİ DE Mİ KARIŞTIRIYOR?
28.11.2012, 14:45
Hakkımda açılan onlarca soruşturmanın hiç biri bile daha sonuçlanmadan, görevden hukuksuz olarak el çektirilmem vallahide billahide tallahide hiç de umurumda değil… Eğer sevdiğim dostlarım / arkadaşlarım / ülküdaşlarım / yoldaşlarım geri dön demeseler, hemen; ya yurt dışında bir üniversiteye gideceğim ya da avukat olarak hazır olan işlerime başlayacağım… Zaten Allah’ın Gölbaşı’sındaki mağduriyetlere de sizin babanızın hayrına değil, önemine inandığım değerlerim ve güvenlik teşkilatına eğitim bağlamında hizmet etmek saikiyle katlandım, dayandım…
TOKİ’NİN BAYRAKTAR’I MI SN. BAYRAKTAR’IN TOKİSİ Mİ?
27.11.2012, 20:47
Bu makalemize, Noah Blaser’in İngilizce bir yazısı ile başlamıştık. İsterseniz İngilizce bir deyim ile de yazdıklarımızı sonlandıralım. Siz ne kadar; ‘I am all-right Jack’ deseniz de, ben de size defaatle; ‘I was not born yesterday’ diyeceğim… Bilmem anlatabildim mi?..
DERSHANELER Mİ? O DA NE? ‘ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM’
26.11.2012, 20:33
Yerine getiriyorum ama bu konuda çok da mızmızlanmayı da doğru bulmuyorum. Doğru bulmuyorum çünkü; ‘kurda nedamet etmenin onun iştihanı arttırmasının’ söz konusu olduğuna inananlardanım. ve buna devam edilecek olursa, ‘kurdun dönüp bir de dişinin kirasını da isteyeceğini’ bilenlerdenim... İşte bu nedenle de, Sn. Başbakan; artık ister dershaneleri kapatsın, ister kapatmasın, ister bunun kapatılmasını kendisinin seçimlerde kayıtsız şartsız desteklenmesi için bir pazarlık unsuru yapsın, ister yapmasın, Mevlana’nın anlatımları içinde; ''Her gün bir yerden göçmek ne iyi / Her gün bir yere konmak ne güzel / Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş / Dünle beraber gitti cancağızım. / Ne kadar söz varsa düne ait / Şimdi yeni şeyler söylemek lazım'' demenin vaktinin gelip de geçmeye bile başladığına inanmaktayım… Fethullah Gülen’in anlatımları içinde; ‘…Hareketi, hamleyi, gayreti durdurmadan, Allah'ın izni ve inâyetiyle alternatif yollar, yöntemler oluşturarak yola devam etmeli.. Onlarla uğraşmaya kalkarsanız, bir yerde takılır kalırsınız.. Zamanı israf etmiş olursunuz. Hiç uğraşmadan, alternatif yollar ve yöntemler oluşturarak yolunuza devam edeceksiniz. Evinizi kapattıkları zaman yurt açacaksınız. Yurtlarınızı kapattıkları zaman ev yapacaksınız. Okulunuzu kapattıkları zaman üniversite yapacaksınız. Üniversitenizi kapattıkları zaman on tane okul açacaksınız. Hiç durmadan yürüyeceksiniz. Hafizanallah, durup başkalarıyla meşgul olmaya kalktığınız zaman, zamanı beyhude kullanmış, israf etmiş olursunuz. Zamanı israf etmenin hesabını da Allah sorar…" demenin gerekliliğine inanıyorum… İşte bu nedenle de, dershaneler konusunda, son bir kez daha gelen bir mektubu buraya / köşeme taşıyacak ve bu konuda bir daha asla yazı yazmayacağım… Ama Allah’ın bunu sonlandırmayacağına ve bunun hükmünü de hatalı olan tarafa çok ciddi bir biçimde vereceğine / keseceğine de 2 + 2 = 4’den çok daha fazla inanmaktayım…
RİSALE-İ NURLARDA GEÇEN ‘HOCA’ ANLATIMLARI
26.11.2012, 11:03
Risale-i Nur’larda geçen ‘öğretmen / muallim’ kelimesini incelediğim bir araştırma yazısının altına yapılan önyargılı ve eleştirel bir yorumda ise aynen şunlar yazıyordu; ‘…En iyi öğretmen peygamber demişsin ama herhalde bu benim gibi düşünenlere sus payı.. Çünkü Said Nursi’den başka bir şey yazmamışsın. Peygamberin konuyla ilgili söylediklerini araştırıp yazsaydın daha iyi olurdu. Neticede Said Nursi’den daha iyi bilir bu işleri Hz. Peygamber değil mi? Neyse artık herkesin bir önderi öncüsü vardır ne diyelim hayırlısı... Ah ah bir de şu okuduklarınızı anlayıp mealini de anlatabilseydiniz. Kur’an bile meallendirildi. Ama şu risalelerde nasıl bir tılsım varsa açıklanmıyor ki anlasın insanlar…’
PKK TERÖRÜ VE YAPILMASI GEREKEN 80 NOKTA
25.11.2012, 12:06
1990’lı yıllarda devletçe yapılan yanlış uygulamalar (köy yakmalar, fail meçhuller, zorunlu göçe tabi tutmalar, köy meydanında ceset teşhirleri) ile önce Med TV, ardından Roj TV yayınları bölge halkının kafasını oldukça karıştırdığı gibi bölge halkında genel olarak Kürt milliyetçiliğini bir kısım bölge insanında da Kürt ırkçılığını doğurmuştur. PKK devletin hataları ve PKK’nın dünya konjonktürünü iyi değerlendirmesiyle Kürt ulusal hareketine dönüşmüştür. PKK terörü ile birlikte yükselen Kürtçülük, batı illerimize gelen şehitler ile birlikte batı illerimizde de Türkçülük akımının diğer bir ifadeyle aşırı Türk milliyetçiliğinin yükselmesine yol açmıştır. Eğer aşağıda sayılan maddeler halindeki çözüm önerileri, önümüzdeki süreçte yerine getirilmezse; bölge insanını gönül olarak büyük ölçüde kaybedebileceğimiz gibi batı illerimizdeki insanımız da bölünmeyi savunur hale gelebilir. Demokratik bir devlet olma iddiasındaki bir ülkede, zorla birliktelik yürütülemeyeceğine göre, krize dönüşen bu meselede acil önlemlerin alınmasına gerek vardır.
EKONOMİSİ ŞAHANE: YURTTAŞIN MI ‘AKP’LİLERİN Mİ?
23.11.2012, 10:17
Derdimiz inanın çok… Acı ve keder de maalesef bu toprakların makûs kaderi... Amma velakin derman'da bu topraklarda fazlasıyla var. Yeter ki, adil olalım. ‘Adil düzen’ geleneğinden gelip, ‘Adalet ve Kalkınma’ adı altın da parti kurup, bunun gereklerini yapmaktan kaçmayalım… Eğer gayemiz; "kimsesizlerin yardımına koşmak ve kimsesizlerin kimsesi olmak" ise ve bu iddia ile yola çıkmışsak, buna uygun davranalım… Peki, AK Parti hükümetinin yaptıkları bu mudur? Buna keşke göğsümüzü gererek ‘evet’ diyebilseydik… Mesele kimsesizlerin kimsesi olmak, mesele, yetimlerin koruyucusu olmak, mesele, kul hakkı yemeyip, onların hakkını gözetmek, değil mi? Yüce Yaradan (c.c) bile, "bana, kul hakkı ile gelmeyin" diyerek bu konunun önemini bizlere hatırlatıyor, değil mi?
‘TURKEY’S BARK SEEMS WORSE THAN ITS BITE’ (MI?)
22.11.2012, 07:51
Uluslararası ilişkilerde Türkiye’nin ve AKP Hükümetinin görünümünü bir cümle ile ifade etmek gerekirse işte aynen böyle; ‘Türkiye’nin havlaması, ısırmasından daha kötü görünüyor’ -Turkey's bark seems worse than its bite-.
‘ONE MİNUTE’ TOKİ VAN MI? YOKSA VAN’DAKİ ‘TOK(A)İ’LEMELER Mİ?
21.11.2012, 23:27
Sn. Erdoğan Bayraktar ve onun kurmuş olduğu TOKİ yapısında çalışanlar acaba kul hakkı nedir biliyor musunuz? Yoksa; ‘tok(a)i’le ve geç’ mi diyorsunuz? Çok zor şeyler mi bunları yapmak? Ve bunlar yapılmadan buralarda oturan insanlar tarafından hep beddua aldığınızı bilemiyor musunuz?.. Bence hem kendinize, hem de TOKİ’ye yazık, hem de çok yazık ediyorsunuz… Hadi Allah’tan korkmuyorsunuz acaba Başbakan Erdoğan bunları duyarsa bize ne der diye ondan da mı korkmuyorsunuz?..
JANDARMA TEŞKİLATI KAPATILMALIDIR (MI?) VE JÖH + PÖH
21.11.2012, 12:39
AK Partinin 4. Olağan Kongresinde Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı 63 maddelik yol haritasında “Jandarmanın Sivilleşmesi” maddesinin belirtilmesinin ardından, hükümet yanlısı medyada, Jandarma Teşkilatı yerden yere vurularak ‘Kır Polisi’ olarak ilan edildi. Halbuki iktidar bu konuda 10 yıllık hükümet olma süreçlerinde hiçbir adım atmadı. Olması gereken ise jandarmanın rehabilte ederek korunması ve daha aktif olacakları ve polis ile tam uyumlu –eşgüdümlü- çalışacak şekilde ve sivil insiyatifin emrinde çalışmaları…
HERKES VE ÖZELLİKLE DE ‘THE CEMAAT’ İÇİN BAŞBAKAN’IMIZI ANLAMA VE ONUNLA UZLAŞMA KILAVUZU
18.11.2012, 02:21
İstesek de istemesek de, beğensek de, beğenmesek de bu ülkenin bir Başbakanı var. Bu ülkenin başbakanı da Sn. Recep Tayyip Erdoğan… O zaman; ya onunla uzlaşılacak ya da onunla herkesin iyi geçinmek için kendisini ona uyarladığı gibi uyumlanılacak. Ya ona harfiyen uyulacak, ya da onun emirleri kayıtsız şartsız yerine getirilecek… Yani bu diyardan gidilecek alternatifiniz yoksa, ya kayıtsız şartsız itaat edilecek ya da onun her dediğine uyulacak. Başka da bir seçenek yoktur… O zaman gelin şimdi Sn. Başbakan’la sürekli iyi geçinmek ve onunla iyice anlaşmak için neler yapılması gerektiğini maddeler halinde Sn. Başbakan Erdoğan’ı ‘anlama kılavuzu’ şeklinde yazalım ve beraberce bu maddeleri irdeleyelim. Buna da herkesin ve özellikle de ‘the cemaat’in uymasının gerekliliğine de özellikle parmak basalım. Ben İsmet İnönü’nün ‘milli şef’liğinden hareketle, Sn. Erdoğan için de ‘milli (görüşçü) şef’ değerlendirmesini akla getirerek bu maddeleri sıralıyorum. Şöyle ki;
TOKİSİNİ TOKİLEDİĞİMİN TOKİSİ
16.11.2012, 05:32
İstanbul’da; Kadıköy - Bağdat Caddesindeki işyeri ve konutların % 80'i çürük sayılıp, buralarla birlikte Fenerbahçe’nin Kadıköy stadı da gecekondu gibi bir statüde olduğu için yıkılmasına karar verilirse, oradan da Salı pazarına kadar uzanan bir hat içerisinde, lüks AVM’ler ve konutlar inşa edilip, yandaş olan candaşlara epeyce bir hak ve hisse mi çıkarılacaktır acaba? Bu bağlamda dağ başında bir yerlerde de Fenerbahçe Stadı mı yapılacak? Hem öyle şehir merkezinde stat mı olur, değil mi? Aslında TOKİ’nin buralara çoktandır göz diktiği bilinmesine rağmen, ortamın - şartların eskiden müsait olmamasından dolayı, hazır oraların çürük yapı sisteminin kuvvetlendirilmesi adı altında, TOKİ’nin rehberliğinde / iş bitiriciliğinde, adımların atılması konusunda da hiç bir engel de kalmamış mı olacak?
POLİS SENDİKASINI KURAN ARKADAŞLARA ÇOK ÖNEMLİ BİR UYARI
15.11.2012, 07:03
Öncelikle şunu söylemeliyim. Ben polis sendikasının kurulmasını çok önemsiyor ve destekliyorum. Eğer sağlıklı adım atılırsa, ileride polisin özlük hakları bağlamında çok önemli adımlar atacağına da inanıyorum. Polis Sendikasına temel yaklaşımım bu olmasına rağmen, aşağıdaki yazdığım noktaların da göz ardı edilmemesinin gerekliliğine de ayrıca önem vermekteyim.
TOKİ ANKARA YAPRACIK BAŞBAKAN EMRETMEZSE YAPMAZIK
14.11.2012, 12:48
TOKİ’yi yaza yaza neredeyse TOKİTTİRECEĞİM gibi oldu. Yazdıkça gördüklerim, okudukça üzüldüklerim, sizden gelenleri araştırdıkça da, devlet nasıl bu kadarını yapabilir? Hem de; ’kendi yurttaşlarına bunu nasıl yapıyor?’ dediğim bir süreci yaşamaktayım… İşte bir TOKİ klasiği daha… Gelin beraberce okuyalım; Acaba TOKİ konutları bağlamında söylemek gerekirse; ‘Başbakan Erdoğan Allah’tan korkmaz mı ki bu sorunlar hala devam etmektedir? Erdoğan Bayraktar kuldan utanmaz mıdır ki, bu sorunlarla ilgili seri çözümler getirilmemektedir?..
MADE IN TOKİ: SULU CAMİİ VE ÇATISI AKAN ŞELALELİ KONUTLAR
13.11.2012, 14:58
HaberTürk TV’de bugün defalarca verilen haber de aynen bizim makalenin başlığındaki gibiydi. Ben de, Bursa Ulu Cami gibi herhalde caminin içinde ve tam ortasında yapılan şadırvanlı yeni bir caminin yeni mimari ile TOKİ tarafından bir yerleşim biriminde yapıldığını düşündüm ve Allah TOKİ’den razı olsun dedim. Ama durum çok farklı imiş. Meğerse Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesindeki TOKİ’nin yaptığı sulu cami, yapıldığı andan bu tarafa tam 4 yıldır sürekli akıyormuş ve camii kullanılamaz duruma geldiği için de içinde namaz kılınamıyormuş.
SN. ‘ERDOĞAN’A DERSHANELER HAKKINDA SESSİZ BİR ÇIĞLIK
12.11.2012, 08:04
‘Vizyontele’ filmini izleyenler bilir. Büyük uğraşlar sonunda kasabaya televizyon getirtir. Belediye Reisi. O akşam ilk kez televizyon izlenecektir. Halk belediye reisinin evinde toplanır. Spiker haberleri sunmaktadır ve Kıbrıs harekâtında şehit olan bir askerin ismi geçer. O isim belediye reisinin oğlunun ismidir. Herkes taş kesilir .İşte bunun gibi bir akşam gariban babam haberleri izlerken, bir yandan da darhaneden tarhanaya dönüşen çorbasını yudumlarken, spiker şöyle bir son dakika haberi geçer ve der ki; ‘Başbakanımızın açıklamalarıyla “dershaneler kapanacak….” Babam ekrana kilitlenir. Elindeki kaşığı yavaşça bırakır sofrasına ve uzun uzun bakar ekrana. Duyduklarına inanamamaktadır. Ve nihayet anama döner ve; ‘Hanım, devlet dershaneleri kapatıyormuş’ diyebilir yutkunarak… Dili dualı anam; ‘Bey ne olacak şimdi? Yıllar önce bizim çocuğa bu dershaneler sahip çıkmasaydı, belki biz oğlumuzu okutamayacak ve başkaları ona sahip çıkacaktı. Belki de şimdi polise taş atan, devletine silah çeken birisi olacaktı bey. Şimdi bu durumda olan yüzlerce garibana kim sahip çıkacak bey?’ der ve; ‘Allah’ım bu kutsal mesleği yapan öğretmenlerin yuvalarını kapatanlara sen izin verme’ diye duaya yönelir… Bugünlerde milyonlarca insan bu duaya amin demektedir Sn. Başbakanım. Dileriz ki kapanmaz dershanelerimiz…’ diyor bir dershanede Türkçe öğretmeni olan Cemil Gökmen Hoca bana yazdığı mektubunda…
GENE TOKİ VE GENE YAŞANAN YÜZLERCE MEMNUNİYETSİZLİK ÖRNEKLERİ
10.11.2012, 13:18
TOKİ'den evlerin teslim edilmiş hallerini görmelerini isterdim. Ben kiradan çıkmış evim dediğim ahıra gelmişim! “Sorunlar giderilecek” deniyor ama ben 10 bin konutluk alanda 1 yıl içerisinde bunca sorunlu evin sorunlarının giderileceğine kesinlikle inanmıyorum. Kimisinin duvarlarından su akmakta (sızmakta demiyorum), tuvaletlerin ağzı harçlarla doldurulmuş vaziyette yarın kesin tıkanacaklar, dış-iç fark etmez tüm kapılar hasar görmüş, fayanslar paramparça, mutfak dolapları kırık dökük, kapılardan sarkan çiviler, kırık pimapenler, testere ile “düzeltilmiş!” pervazlar… İnanın mübalağa yapmıyorum. Hepsini fotoğraflı delil olarak saklıyoruz.
TOKİ KONUTLARI: BAYRAKTAR HANEDANLIĞI MI?
08.11.2012, 08:55
Kamu İhale Kanununda değişiklik yapılması ile ilgili teklifin TBMM’nde müzakere edilmesi sırasında çok ciddi tartışmalar yaşanıldı. Öncelikle bu yasa teklifi bağlamında cevabı aranılması gereken 2 soru şu; 1. Ankara’da Kamu İhale Kurumuna yapılan polisin mali şube baskınları daha sonradan neden durduruldu / donduruldu ve soruşturma ileriye doğru tekemmül ettirilmedi? 2. Neden böylesi bir yasa değişikliğine gidilme gereği duyuldu?
‘POLİS SENDİKASI’ MI İİYYYYY O DA NE?
07.11.2012, 17:47
Polis ve sendika tartışmaları ve polisin sendika kurması sanıyorum bundan sonraki 10 yıl içinde de en çok tartışılan ve bu konuşmaların sonucunda da elde edilen / kazanılan bir hak olacak… Ama bu konuda ‘Pol-Der’ ve ‘Pol-Bir’ kötü örneklerini de akıldan çıkarmadan / onlardan dersler çıkararak ‘Pol-Ens’ gibi bir yapılanmayı günümüz Türkiye’sine de uyarlayarak güncelleme konusu üzerinde düşünülecek… Polisin sendikalaşması zor mu? Evet hiç de kolay değil… Peki başarılı sonuç olur mu? Evet önümüzdeki 3-5 yıl içinde kesinlikle olur / olmalı… Ancak asla karamsar olmamak ve çok planlı hareket etmek lazım…
ALMANYA’DAN TÜRKİYE NASIL GÖZÜKÜYOR?
06.11.2012, 19:54
Bedelli askerlik yapanlardan alınan paraların kullanılacağı yerin alakasız olması insanı üzen bir diğer konu. Devlet şehit yakınlarına ve gazilere bakmakta yükümlü değil mi? Bu paraların kullanılacağı en iyi mecra da o zaman beden ile askerlik yapanlar ve yakınları olmalı, değil mi? Çünkü bedeli ödeyebilenin yerine askerlik yapan kişi hayattayken, vazifesi başındayken görülmeyip, gazi ya da şehit olmasını beklemek bir haksızlık değil mi? Parası olmayan olanın yerine ölüme mi gönderilmiş oluyor?
POL-DER VE POL-BİR DERSLERİ İLE YENİ BİR POLİS SENDİKASI
06.11.2012, 07:01
Sendika kuruluş çalışmasının içinde olanların daha önceden de defalarca belirttikleri gibi, bu STK yapısı desteğini yalnızca Emniyet Genel Müdürlüğü Bünyesinde çalışmakta olan ve polisin özlük haklarının daha da düzelmesi için çaba gösteren mensuplarından alıyor. Herhangi bir siyasi ya da ideolojik yapı ile hiçbir bağlantıları yok. Hiçbir zaman da olmadı. Bundan sonra da ol(a)mayacak. Bu yapı çalışmalarını, polis çalışanların, özlük ve sosyal haklarının düzenlenmesi amacıyla bir sivil toplum kuruluşu (STK) şeklinde gerçekleştirecek.
TERÖR YOĞUNLUKLU İLLERİNDE POLİSLERİM(İZ)İN ‘KORUMA POLİS NOKTALARI’
04.11.2012, 08:47
‘…Terörün en çok yaşandığı illerden birisinde üç seneyi aşkın bir süredir çalışan ve hala da çalışmakta olan bir polis memuruyum. Daha geçen aylarda burada polis merkezine (karakola) bir saldırı oldu ve saldırıyı düzenleyen terörist grup tabiri caizse elini kolunu sallaya sallaya kaçtı. Şükür ki her hangi bir can kaybı olmadan atlatılan bir olaydı. Şu an ise valilik giriş koruma polis noktasına, il emniyet binasına ve resmi personel lojmanlarına da saldırı oldu. Ne yazık ki valilik giriş koruma polis noktasındaki bir arkadaş şehit. İlk saldırının daha sıcaklığı soğumadan bu yapılan 2. eylemdi!.. Tedbir alması gereken makamlar, ilgili birimler neden tedbir almadı? Şehrin göbeğine kadar gelip, eylem yapma cüretini örgüt nasıl kendisinde buluyor? Bunları takip etmekle görevli olan yetkili kurumlar ne iş yapıyorlar? Bunların hesabı sorulacak mı? Eğer ’olacağı vardı oldu’ deniliyor ise bu birimlerde çalışanlar ne iş yapıyorlar? Asıl işleri olan bu konu haricinde ne ile meşgul oluyorlar? Taltif zamanı geldiğinde minimum 20 taltifle ödüllendirilen bu insanlar, neyin ödülünü, neyin taltifini alıyorlar? Eee o zaman adama sormazlar mı; ‘yakın zamanda iki eylem oldu ve sonuç ortada. Sen neyin taltifini alıyorsun? Başarının mı?..
(AKP + SİYASET) – (THE CEMAAT + UZANTILARI) = GENE İKTİDAR (ÖYLE Mİ?)
03.11.2012, 12:31
Tüm bu yazılanların ışığında bir kez daha düşünecek olursak; İran’ı, acem(i)severliği, büyükşehir yasasını, belediyelerde dönen yolsuzluk skandallarını, rahmetli / şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin kara kutusunu yiyen keçileri, KCK’lıların salıverilmesini, PKK ile Beşir Hoca’nın müzakerelerini, Oslo’yu, güneydoğuda yanan ateşi ve bu ateşi söndürmek için bir itfaiye gibi görev yapanların dershanelerinin / etut merkezlerinin / okuma salonlarının kapatılmasını ve daha sayamadıklarımızı gelin beraberce bir kere daha düşünelim, ‘ses ver yiğidim’ diyelim, ağlayalım ve ağlayıp da sinelerimizi dağlayalım!.. Allah kendisini itfaiye memuru gören ve çıkan her yangını söndürmeye koşan ışık süvarilerinin yar ve yardımcısı olsun inşallah!...
POLİS SENDİKASI İÇİN TÜZÜK ÇALIŞMASI: SİZ DE KATKI VERMEK İSTER MİSİNİZ?
02.11.2012, 09:07
Maalesef ki; hiçbir siyasi iktidarın polisi tepe tepe kullanmaktan geri kalmadığını yaşayarak öğrendim. Polisin işlerine yaradığı ve kendisine her emredileni iradesini çalıştırmaksızın yerine getirdiği müddetçe emniyetin kullanıldığını görüyorum. Polisin kendi hakkını aramak istediğinde ise bu yasal düzenlemeler içinde aynı ‘itilmiş-kakılmış’ muamelesine maruz bırakıldığını da yüzlerce / binlerce örneği ile yaşıyorum / duyuyorum. İşte bu nedenle de bir an önce polis sendikası kurulmalı diyorum… Aşağıda sizlere sunduğum yazılı doküman sadece bir taslak çalışması. Bir diğer anlatımla, hiçbir maddesi daha netleşmiş değil. Eğer ‘benim de bu konularda bir düşüncem var’ derseniz ve ‘bu yapının içinde –yasalara uygun bir şekilde- ben de olmak isterim’ diyorsanız ya da ‘bu tüzükteki madde(ler)nin daha iyi olması için şu şekilde düşünülmesi söz konusu olabilir mi?’ gibi dediğiniz her şeyi benimle ‘tarafim@gmail.com’ veya ‘twitter: @onderaytac’ adresinden paylaşabilirsiniz.
EMNİYETİN STATİKOCU YAKLAŞIMINA RAĞMEN ARTIK POLİSİN DE SENDİKASI OLMALI
31.10.2012, 22:07
En son söyleyeceğimi en başta ifade etmem gerekirse, açık ve seçik söylüyorum ki artık gecikmeksizin polisin sendikası kurulmalıdır. Bu sendikanın kurucuları da Polis Vakfında olduğu gibi ekser çoğunluğu amir ve müdürlerden oluşmamalıdır. 250 bin kişilik bir topluluk içindeki personelin amir-memur oranlaması her nasılsa, sendikanın yönetimine bunun yansıması da aynen bu şekilde olmalıdır.
SAĞLIK HARCAMALARINDA BİRİLERİNE PEŞKEŞ ÇEKMEK YOK DEĞİL Mİ?
31.10.2012, 08:58
Buna karşılık, hastane faturalarında hem maliyet, hem de miktarda ciddi artış görüldü. Ortalama maliyet, 66.59 TL'den 69.51 TL'ye yükselirken, toplam harcama da bir önceki yıla göre yüzde 18 artarak, 18.4 milyar TL'den, 21 milyar 867 milyon TL'ye yükseldi. Hastanelere başvuranların sayısında da artış görüldü. 2010'da 277 milyon 634 bin müracaat gerçekleşirken, 2011'de 314 milyon 594 bin müracaat sayısına ulaşıldı…
EMNİYET GENEL MÜDÜRÜMÜZ (YENİ HACI) BU YAZIYI OKUMALI (MI?)
30.10.2012, 09:06
Bakmayın makalenin başlığının böyle olduğuna. Sn. Genel Müdür ister okusun isterse de okumasın. Zaten ben fırsat bulup da okuyacağını hiç sanmıyorum. Okuyamayacağı kanısındayım çünkü o Kurban Bayramında Hacca gitti ve ‘hacı’ oldu. Peki ya kul hakkı ve hacılık arasında nasıl bir ilişki söz konusudur acaba? Bana açtırdığı 11 tane usulsüz soruşturma için ne der Hacı Müdürümüz? Polislik mesleğindeki insanların hakları için ne der Hacı Müdürümüz? Ya da bana gelen bir emniyet müdürünün mektubundan benim aşağıya yaptığım alıntılardaki hak - hukuk durumu, hiç vicdanını sızlatır mı Hacı Müdürümüzün, eğer vicdanında bir sızlama duyuyorsa?
ABD SEÇİMLERİNDE YENİDEN OBAMA MI?
28.10.2012, 07:26
Kanımızca şu an Massachusetts eyalet valisi olan ve yine büyük şirketleri ile büyük bir işadamı olan Romney, Amerika’nın içinde bulunduğu problemleri çözecek kabiliyette birisi değil. Yine kanımızca bu kabiliyetteki Cumhuriyetçi adaylar perde arkasında kalmayı tercih ettiler. Peki ‘Romney neden bu kabiliyette değil?’ sorusuna cevap arayacak olursak; bunun bir sebebi yönettiği eyaletin Amerika’nın en zengin, en eğitimli, en problemsiz eyaletlerinden birisi olması. Amerikalıların çok güzel bir sözü var: "bozulmayan bir şeyi tamir etmeye çalışma!". Aslında onun büyük şirketleri yönetme tecrübesinin ülke yönetiminde daha pratik çözümler sunma kabiliyetini de sunacağını zannediyorum. Ama yine en üst seviyeden bir şirketler zincirini yönetmekle, bir ülkenin hantal yönetiminde, her yaptığını meclisten yasalaştırarak elinde tutmanın ayni şey olmadığının altını çizmemizde yarar var. Görünen o ki; senatoyu Demokratlar, meclisi ise Cumhuriyetçiler kazanacak.
ABD VE TÜRKİYE’DE SEÇİMLER: OBAMA MI ERDOĞAN MI?
26.10.2012, 21:18
Öncelikle temel 2 anlatım yapalım; 1. Amerika'da seçim havası son hızla esmekte… 2. "Ben Amerikan hayranı değilim. Ama bütün olarak bir sistemi reddetmek ve ya kabul etmek (totalitarianism) bence çok yanlıştır. Kalbi ve zihni donanımlı insanların Mevlana’nın pergel örneğinde olduğu gibi etrafta olanlardan çok dersler çıkarabileceğini zannediyorum."
MİT, BAŞBAKANIN BİL(ME)DİĞİ ‘PKK’NİN TERÖR GÜNLÜĞÜNÜ ONA TAM SÖYLÜYOR MU?
23.10.2012, 13:57
İsterseniz çok zor bir soru ile makalemize başlayalım: Bir ülkenin Başbakan’ı, kendi istihbarat teşkilatına hiç güvenmiyorsa, istihbarat teşkilatındaki zaafların derin devletin tüm kurumlarına yayılıp kangrenleştiğine inanıyorsa, o ülkenin yurttaşlarından o kurumlara, bu devlete ve süren davalara güven beklenebilir mi? Ya da çok aşırı -zaaf şekline varacak derecede- MİT müsteşarına güveniyorsa ve onun yaptığı her şeyin mutlak ve tek doğru olduğuna inanıyorsa ve Uludere benzeri yeni yeni olayların yaşanma(ma)sı için, ‘derin Ankara’ grubu ile ‘milli PKK’ beraberce çalışıyorsa, Başbakan’ın her olaydan % 100, net, sağlıklı, tam ve doğru haberdar edil(me)diğine inanabiliriz, değil mi?
SO WHAT?: ERDOĞAN’DAN GÜLEN’E TELEFON VE GÜLEN’DEN ERDOĞAN’A COŞKULU TEŞEKKÜR
21.10.2012, 10:53
Fehmi Koru; ‘Hizmet - Ak Parti çekişmesi’ ekseninde geleceği planlama hesabı yapanların heveslerini kursaklarında bırakacak önemdeydi. Hem de çok...’ diyerek yazdığı makalesine; ‘…Duyguları daha iyi yakalamanız için cümlenin bütününü okumanızı isterim: “Yoğun gündemleri ve yorucu programlarına rağmen bizzat telefon ederek yaralı gönlümü teselli eden ve o berrak sedasıyla kadim dostluğumuzun sarsılmaz olduğunu bana bir defa daha hatırlatan vefa insanı Başbakan’ımız Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’ye (..) şükranlarımı arz ederim” diyerek devam etti. Belki de taziye teşekkürünün en can alıcı cümlesi de bu idi…
BAŞBAKANIN AKP KONGRESİNDEKİ OLAĞAN/SIRADAN-MUHTEŞEM/SIRADIŞI KONUŞMASI (I)
18.10.2012, 20:50
Başbakan Erdoğan AKP’nin 4. Olağan Kongresinde muhteşem bir görsel şölen eşliğinde konuşmasını yaptı. Bu görsel şölenin içinde, Başbakanın 13 bin kelimelik -250 sayfalık bir kitap gibi- promter okumalı anlatımı, acaba ne kadar olağan ya da ne kadar sıradandır?.. İsterseniz gelin şimdi de yapılan bu konuşma beraberce inceleyelim ve acaba bu konuşmanın da, görsel şölen gibi muhteşem olup – olmadığını beraberce inceleyelim mi? Ne dersiniz?
YENİ 13 BÜYÜKŞEHİR = RANT + TERÖRE KAYNAK + OTONOMİ (Mİ?)
16.10.2012, 10:51
Anayasanın 127. Maddesinde ‘büyük yerleşim merkezleri’ için özel yönetim biçimlerine imkan verilmekle birlikte, yapılacak düzenlemenin kapsadığı il merkezlerinin pek çoğu büyük yerleşim merkezi ifadesine uymamaktadır. Örneğin Muğla, Mardin, Tekirdağ gibi büyükşehir yapılan bazı illerin merkez nüfusu itibarıyla Elazığ, Muğla, Sivas, Batman gibi illerden daha az nüfusa sahip olmaları Anayasal eşitlik açısından izah etmede zorluk çekilecek bir konudur. Anayasa büyükşehirler için büyük yerleşim merkezlerini esas alırken, yapılan düzenleme, büyük yerleşim merkezlerini değil, içinde kırsal nüfusunu da barındıran ilin toplam nüfusunu esas almaktadır. Burada asıl olması gereken ise nüfus yoğunluğun esas alınmasıdır.
KİM HAKLI: ADİL SERDAR SAÇAN MI? ADNAN OKTAR MI?
15.10.2012, 14:33
Tutuklandığı ilk günü, daha sonradan Oda-TV’ye yazan Adil Serdar Saçan; “Cumhuriyet mitinglerine katılanları tek tek sordular heralde Tuncay (Özkan)” dedim. Gülümsedi.. Sakalları uzamış, vücudu bitkindi’’ derken, kendisinin de aklı sıra Cumhuriyet mitinglerine katılması ve –sözde- Atatürkçü söyleminden dolayı içeri alındığını ima etmeye çalışıyordu. ‘Öyle ya, kafir, laikçi, dinsiz devletin savunucuları bu mübarek gece de hapse tıkılacaklardı. Allah bu günleri de göstermişti bu kerameti kendinden menkullere’ şeklinde yazan dil Serdar, kendisinin ve kendisi ile birlikte olan kişileri; ‘kafir’, ‘laikçi’ ve ‘dinsiz devletin savunucuları’ olarak görüyordu / isimlendiriyordu. Ben de; ‘seven sevdiğiyle beraberdir’ kuralınca, inşallah onlarla birlikte haşrolursunuz demekten kendimi alamıyorum…
DİNİ BİR HİKÂYE: ‘BELAM BİN BAUR’ HADİSESİ VE GÜNÜMÜZ
13.10.2012, 11:26
Hikâyenin dili biraz ağır. Ben orjinalliğini bozmadan -aynen yazıldığı şekliyle- bu ibret dolu hikâyeciği sizinle paylaşmak istedim. Dini hikâyeler ve kıssalar geçmiş zamanlarda yaşanmış olsalar da, kıyamete kadar olacak hadiselerde de bizlere ip ucu vermektedirler. Onlar sayesinde bizler de hayatı görülenden çok daha farklı algılayabilmek için bunları birer anahtar gibi kullanıp, gizemler mahzeninin kapısını aralayabiliriz. Belam Bin Baur’un kıssası ise aynen şöyle;
TERÖR BÖLGESİNDEKİ BDP MİTİNGLERİ VE PARTİ KAPANACAK MI?
12.10.2012, 13:15
Öncelikle Allah göstermesin diye söze başlamamda yarar var. Allah göstermesin ki; BDP’nin düzenlediği gibi gözükmekle birlikte aslen PKK’nin düzenlediği gösterilerde, bundan sonraki süreç içerisinde kırsal alandaki terörist gruplar, sivil kıyafetlerle kalabalığın arasına karışarak, mitingin emniyetini sağlamaya çalışan polislere / güvenlik güçlerine ateş edebilir endişesini taşıyorum.
ALLAH’IN SONSUZ ADALETİ – ZALİMİN ZULMÜ VE BAŞBAKAN
11.10.2012, 06:48
Son durum itibarı ile 3 Eylül 2012 tarihinden bu tarafa; hakkımda 11 tane soruşturma açıldı. Açılan soruşturmaların kendi içindeki çelişkileri ve yapılan işlemlerin hukuksuzlukları ise kelimenin tam anlamıyla, tam da ‘Milli Şef’ dönemini anımsatmakta… Ben de; ‘gelse celalinden cefa / yahut cemalinden safa / ikisi de cana feda / lütfunda hoş, kahrında hoş…’ diyorum. Bir de, ‘bu da geçer ya Huuu!’ şeklinde şükrediyorum…
PADİŞAHIMIZ EFENDİMİZ VALLAHİ ÇOK KORKTUM BUNDAN SONRA TEK BİR SATIR BİLE YAZMAYACAĞIM!..
08.10.2012, 15:53
Sabah normalde Akademi’de dersim vardı ama işten atıldığım için gidemedim. Ve güneş doğarken güne başladım. Çayımı kendim hazırladım. Çok güzel bir kahvaltı yaptım. Camdan uzun uzun uzakları seyrettim. Ormana baktım. Yoldan geçen araçları seyrettim. Yarabbi ben nerede hata yaptım diye de kendi kendime düşünmeye başladım…
VEEEEEE GÖREV TAMAM; ‘SUSTURDUK ÖNDER’İ PADİŞAHIMIZ EFENDİMİZ!..
05.10.2012, 09:35
‘Elif Çakır mı?..’ O sadece bir tetikçi. İyi görevlere gelmek adına ya da mevcut görevini korumak adına, Padişahımız Efendimizin gözüne girmek isteyen bir hanımefendi. Ama ‘efendiliği’ konusunda ciddi tereddütlerim var… Bu konuda ne demek istediğimi, Muhteşem Süleyman’daki entrikaları seyrederseniz anlarsınız...
R.T.E. = RECEP TAYYİP ERBAKAN (MI?)
04.10.2012, 01:17
Peki Tayyip Erdoğan Necmettin Erbakan olabilir mi? Haşa! Asla!.. Hem rahmetli Erbakan'ı, hem de devletlu Erdoğan'ı tanıyan bir eski kurt siyasetçi, daha Tayyip Erdoğan İstanbul'un belediye başkanı olmadan önce özel bir sohbette şöyle söylemişti: "Tayyip Erdoğan küçük bir Erbakan’dır. Erbakan'ın çok kötü bir kopyasıdır. Tayyip Erdoğan İstanbul'a belediye başkanı olursa, daha iyi kanalizasyon yapar. Su getirir, yol yapar. Ama asla üst yapıya dokunmaz…" O zaman rahmetli Erbakan için nasıl ki Kıbrıs Fatihi olmak önemliyse, Başbakan Erdoğan için de Ortadoğu’nun Fatihi olmaya çalışmak da aynı önemde midir? Ne dersiniz?..
‘EVET ÜMİTVAR OLUNUZ ŞU İSTİKBAL İNKILABI İÇİNDE ….’
03.10.2012, 06:53
Son dönemde terörün gemi azıya alması, derin davaların sulandırılması ve demokratik anayasanın gündemin dışında tutulması gibi konular üst üste gelince insanda bir ümitsizlik olabiliyor. Merhum Mehmet Akif'in tabiri ile yeis bataklığına saplanma yaşanabiliyor. Bazen konuştuğum dostlara; "korkma!.. Bu tip şeyler inşallah geçicidirler. Kaderin hissesi var her şeyde, hem de en büyük hisse kadere ait" türü şeyler söylesem de, bir kısım arkadaşım ya benim dünyadan habersiz yaşadığımı ya da çok derin bağlantılarım olduğu için böylesine rahat olduğumu düşünüyorlar…
PKK-KCK DEVLETİ İÇİN ÖRGÜTÜN SURİYE’DEKİ FAALİYETLERİ NELERDİR?
01.10.2012, 22:27
Abdullah Öcalan’ın 2011 yılında Suriye’ye ilişkin verdiği talimatlarda; “Suriye Kürtlerinin hem Beşir Esad hem de muhalif gruplar ile diyalog içerisinde olunmasını, hangi taraf olumlu yaklaşıyorsa da o tarafa taleplerini dayatmalarını ve gerektiğinde silah da kullanarak öz savunmalarını yapmalarını” istemekte. Bu şekliyle hareket tarzını sürdüren örgüt, Suriye’de, özellikle de Suriye’nin kuzeyine kalıcı bir şekilde yerleşmeyi hedeflemekte…
NARSİST = ‘MUHAFAZAKÂR ŞEF’ MİDİR?
30.09.2012, 08:54
NARSİSİTİK BİREY DEDİKODU YAYMA, KAÇINMA / ÇEKİNME VEYA MEYDAN OKUYANLARIN AÇIKÇA DEĞERİNİ DÜŞÜRME İLE SOSYAL OLARAK DİĞERLERİNE KARŞI YIKICI OLABİLİR / OLDURTABİLİR. (SON DÖNEMDE YAŞANAN FENERBAHÇE VE CÜBBELİ AHMET OLAYLARI VE CUMHURBAŞKANI İLE ARANIN AÇILMASI GİBİ. SADECE LİDER DEĞİL, LİDERİ YANLIŞ YÖNLENDİREN ZİHNİYETİN NARSİZMİ DE EMİN OLUN ONUNKİNDEN ÇOK DAHA FAZLADIR.)TÜM BU YAZILANLARI OKURKEN SADECE LİDERİ DEĞİL LİDERİ YANILTAN YAPIYI DA HEP AKLIMIZIN BİR KENARINDA TUTMAKTA YARAR VARDIR. ÇÜNKÜ LİDER ASLINDA TAM DA BİR ANADOLU ÇOCUĞUDUR. AMA KİŞİLİK YAPISI ÇOK İYİ ANALİZ EDİLEREK KANDIRILMAKTA MIDIR?
DOĞUDAKİ SON TERÖR OLAYLARI IŞIĞINDA YENİ YOL HARİTASI
28.09.2012, 14:44
Makaleyi yazmaya başlarken ilk önce; ‘bir rüya gördüm ve rüyamda gördüklerim bunlardı’ diyerek alt alta düşündüklerimi sıralayayım istedim. Daha sonra da; ‘hayır, hayır, bu bir rüya değil gerçek ve ben de yıllardır bu alanlarda çalışan bir uzman olarak düşündüklerimi / tartıştıklarımı / ilk elden aldıklarımı, sizinle paylaşıyorum’ demem lazım diye düşündüm ve şimdi de aynen (b)öyle yapıyorum… İsterseniz bir akademisyen – gazeteci burada saçmalanmış deyip gülün geçin, isterseniz de maddeler halinde aşağıda yazdıklarımı pratik uygulamaya geçirin. Sonradan, ‘ben size bunları önceden demiştim ve bakın maddeler halinde de yazmıştım’ demekten hiç hoşlanmasam da, maalesef ki son zamanlarda ben bunu sıklıkla söyler oldum…
KÜRT ŞİVAN PERWER’DEN TÜRK NEŞET ERTAŞ’A İÇTEN BİR MEKTUP
27.09.2012, 22:36
Şivan’a böylesine nezaket dolu bir taziye mektubu, Neşet’e de arkasından Fatihalar okuyan Erdoğan gibi bir Başbakan, Fethullah Gülen gibi de dua eden bir din adamı, Şivan Perwer gibi de dostlar lazım, değil mi?.. Allah rahmet eylesin neşet usta!.. Allah mekanını cennet etsin!..
2. OSLO GÖRÜŞMESİ YAPMAK + KCK OPERASYONLARINI BİTİRMEK = PKK DEVLETİ’Nİ KURMAKTIR
27.09.2012, 00:41
Bahoz Erdal; ‘Allah Beşir Atalay‘dan razı olsun. Onun demokratik açılımı ve KCK operasyonlarını durdurması sayesinde en az 5-6 yıl zaman kazandık. Eğer 2. Bir Oslo görüşmesi daha yapılırsa, o görüşmeden sonraki 5-6 ay içinde de PKK devletini kurarız’ diyorsa; ben bir kere daha sorayım ‘tehlikenin farkında mısınız?..’
MR. PRIME MINISTER - USTAM – SN. BAŞBAKAN – RECEP TAYYİP ABİ – YA DA NEY?
24.09.2012, 22:35
Kudsî hadis-i şerifte Efendimiz mealen şöyle buyurmaktadır: ‘‘Ben Allah’ım, bunda şüphe yoktur. Meliklerin, idarecilerin kalpleri benim elimdedir. Şayet siz vazifelerinizi yaparsanız onları size karşı re’fet ve şefkatle muamele ettiririm. Şayet, zıddını yaparsanız onları sizin başınıza bela ederim. İş bu noktaya geldiği zaman sakın ola ki onlara sövüp saymayın, kendinize dönün tazarru ve niyazda bulunun, ta ki onlara ben yeteyim.’’Bu Kutsi hadiste buyrulduğu üzere; kalpler, Allah’ın elinde ve kalpleri evirip çevirecek de O’dur. İdarecilerimizin bize şefkat ve merhametle muamelesi; vazifelerimizi ve kulluğumuzu layıkıyla yapmanız, ona yönelmemiz şartına bağlanmış. Vazife ve kulluğumuzu yerine getirmememiz durumunda da bir uyarı ve tehdit de söz konusu. ‘‘Zalim Allah’ın kılıcıdır’’ hadis-i şerifinde de buyrulduğu gibi idarecilerimizi başımıza bela edeceğini bildiriyor.
’TAM 35 SENE ÖNCESİNDEN BİR KASET’ DİYORLAR
23.09.2012, 10:05
‘Myammarda zulüm var’ diye oraya 2012 yılında Allah için gidenler, 2000’li yıllarda orada kaç kampüslü okullar açıldığını bilirler mi acaba?.. Ve az önce linkini verdim video ise 1977’de kaydedilmiş... Yani tam 35 sene önce... Sanırım siz de benim gibi 8. dakikadan sonrasını dinleyince; ‘vay beeeee!’ demişsinizdir, değil mi? Geleceği inşa edenler Efendimiz (sav) arkasında nasıl durulacağını bir kez daha iyice düşünmeli... Ve geleceği inşa ettiğini düşünenler de, 35 sene gerisinde / ilerisinde / yan yana / sağında / solunda olduğunu bilmeli, değil mi?..
TWİTTERDA ‘KAPAT BE DERSANELERİ USTAAAMMM’IN SONUNA SEHVEN YAZILAN ‘K’ İÇİN FIRTINA KOPARAN GERZEKLER
21.09.2012, 12:37
makalemi Kızılcahamam Belediye Başkanı Coşkun Ünal’dan dinlediğim bir anekdot ile bitirmek istiyorum. Coşkun Bey, MHP’den seçilmiş bir belediye başkanıdır. Başbakan Erdoğan da sıklıkla Kızılcahamam Asya termal tesislerine gelmekte ve toplantılar düzenlemektedir. Başbakan her geldiğinde onu karşılayan protokol heyetinde olan belediye başkanı Coşkun Ünal, bir gün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye sorar ve der ki; ‘Sn. Genel Başkanım, başbakan Erdoğan Kızılcahamam’a çok sık gelmekte. ben de MHP’den seçilen bir belediye başkanı olarak, ona nasıl davranayım? Nasıl karışılayım? Neler yapayım ve neler yapmayayım?..’ Devlet Bahçeli’de verdiği cevapta; ‘Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanıdır. Devletimizin başbakanıdır. Ben Kızılcahamam’a başbakan ve MHP Genel Başkanı olarak geldiğimde beni nasıl karşılıyor ve saygı gösteriyorsan, ona da aynı saygı, sevgi ve ilgiyi göstererek karşılamalısın ve uğurlamalısın’ der… Benim de Başbakan Erdoğan’a bakış açık budur. Ayrıca insan Erdoğan, içimizden biri olan Erdoğan, Mustafa Şevki Kavurmacı’nın anlattığı Erdoğan’a olan sevgim ve saygım da sonsuzdur. Ama bu sevgim ve saygım asla onu kutsamamı ve yaptığı her şeyi sanki Hz. Mehdi yapmış gibi kabullenmemi de gerektirmez, değil mi?..
USTAAAAAAMMMMMM’A HODRİ MEYDAN: ‘DERSANELERİ KAPATTIM’ VE BİTTİ ÖYLE Mİİİİ? ZOR KA-PA-TIR-SIN PAŞAM!..
20.09.2012, 23:21
Ya hiç okumayın bu makalede yazdıklarımı. Ya da başından sonuna kadar okuyun… Okuyun ki; bundan sonra olacakların / yaşanacakların hepsini de görün… Eğer dershaneler kapatılacak olursa, paşalarımızın sıkıyönetim ve olağanüstü hal dönemlerinde bile yapamadığını, Ustalık döneminde Sn. Başbakanımız yapmış olacak ve Anadolu insanının çocuklarının, babası ile birlikte davar gütmesine öncülük yapmış olacak… Benden söylemesi!..
DOĞUDA GÖREVLİ BİR POLİSİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: ‘LÜTFEN YARDIM EDİN’
20.09.2012, 08:43
Üslerimize durumun vahametini aktardığımızda, her zamanki cevap olan ''imkânlar yetersiz'' hazır cevabını alıyoruz. Kurs gönüllü diyebilirler ama ben hala gönüllü giden bir kişiyi bile duymadım ama ben gitmek istemiyorum demeye cesareti olan da yok içimizde. Mobbing’in polislik mesleğinin gerçeklerinden birisi olduğunu en iyi siz biliyorsunuz. Dilekçe yazdırın isteyenlere, varsa isteyen dilekçe yazsın desek onu da kabul etmiyorlar. Güvenliğimizi sağlayın yolda dediğimizde ''Çok sıkıntı yaşıyorsan bırak kimliği silahı bankamatiğini çek git!'' deyip susturuyorlar. Allah için soruyorum size benim eşimi dul, çocuğumu babasız bırakmam için yeterli bir neden mi bu aptal kurs. Çok imkânsızlık varsa kursu vermeye gelen eğitimciler önce merkezde, daha sonra da ilçelere gelerek, parti parti merkezde vermek yerine yerinde kursu versinler. Her ilçede bir kurs verseler bu sıkıntı yaşanmaz. Zaten üst üste aynı kursu veriyorlar. Bu nedir Allah aşkına? Bizler yol güvenliğinden ötürü izne gidemez olduk. Böylesi bir dönemde nasıl bir vicdandır bu?
MİLLİ EĞİTİM BAKANI MEB BURSLU YURT DIŞINDA EĞİTİM GÖRENLERİN SORUNLARINI ÇÖZME(ME)Lİ (Mİ?)
19.09.2012, 10:32
Kısacası, zora talip olmaktır doktora. Bunun kadar cazip iş bulamam gibi basit sebepler yeterli değildir. Hayatının 6-7 yılını bir nevi toprağa gömersin gübre gibi ve dahası oradan bir şeyler bitireceğim diye de ömrü billah o toprağı sulamaya devam edersin. Bu yüzden doktora yapmaya niyetlenenleri bu konuyu çok daha iyi araştırmaya teşvik etmekte yarar olsa gerek, değil mi?
AK PARTİ 'ANAP'LAŞIYOR MU? GİRESUN – HATAY – İZMİR - DOUBLE YOLLAR VE CAMCI
18.09.2012, 15:58
Sözün özü, bu kadar kendi milletinden ve onun değerlerinden uzaklaşmak, ANAP’a nasıl pahalıya patladıysa, korkarım ki aynı şey AK partiye de –eğer akıllarını başlarına almazlarsa- olacak… Tehlikenin farkında mısınız?.. Ben dostça uyarımı yapayım da, sonrasında da inşallah; ‘ben size demiştim’ demek zorunda kalmam!..
FAKÜLTE: AKP SİYASET AKADEMİSİ - DERS: S101 – ADİL SİYASET - KONU: A'DAN Z'YE KAMU YÖNETİMİNDE KUL HAKKI (PRATİK)
16.09.2012, 23:16
Biz bu dünyada veya bu ülkede İslamı hakim kılmakla değil, bu yolda çalışmakla ve bunu da hak ve adaletten ayrılmadan yapmakla mükellefiz. Yoksa gavur dünyaya sermaye ile hakim oldu diye sermaye peşine düşmek, eşin dostun haksız zenginleşmesine -bu amaçla bile olsa- göz yummak ve hatta destek olmak düpedüz haramdır. Zira milyonların kul hakkını yiyenlerin kimseye hayrı dokunmaz. Bu kapsamda, devletin kaynaklarını eşe dosta kullandırmak, yandaş olanlara keseyi açarak teşvik ve kredi vermek, karşıdan gördüklerimize sopayı kaldırarak mali ve adli kolluk kuvvetlerini üzerlerine sürmek haramdır. Bu, haksızlık yapanlara hesap sorulmasın demek değildir. Sadece, hangi amaçla olursa olsun, devlet işlerinde adil ve eşit olmak gerektiği konusunda bir düsturdur.
NANKÖR KEDİ KARAKTERİ Mİ? YOK CANIM DAHA NELER
15.09.2012, 23:20
Yargıya hükmedip Balyozcuları serbest bıraktırabilseydi ve davet ettiği Fethullah Gülen de saf gibi bu davete uyup ülkeye dönseydi, herhalde kendisinin saf dışı bırakmaya çalıştığı bu kişiler ile balyozcuların kavgasını, arenada dövüşen gladyatörleri izleyen Sezar gibi Muhafazakâr Şef olarak zevkle mi seyredecekti? Ne dersiniz?..
TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?: A. AYMAZ – BİSMİL’DE KİLİSE – NUR'A İLİŞMEK – ULUDERE ŞENOBA
14.09.2012, 07:20
Bu ehl-i dünya, bu Anadolu halkı Risale-i Nur'a girmeseler de ilişmesinler. Eğer ilişseler, yakında bekleyen yangınlar, tufanlar, zelzeleler ve tâunların istilâsına uğrayacaklarını düşünsünler, akıllarını başlarına alsınlar. Madem biz onların dünyalarına karışmıyoruz, onların da lüzumsuz bir halde bu derece ahretimize karışmalarında onlara felâket getirmek ihtimali kavîdir…
EKONOMİK GÖSTERGELER TEHLİKE GELİYOR MU DİYOR? VE SONRASI
13.09.2012, 12:32
Burada yaptığımız bu analizler kesinlikle kısa vadeli öngörüler değil. Önümüzdeki 1 yıla kadar İMKB100, 78,000’e ve hatta 90,000’e kadar gidebilir. Ama görünen o ki, nereye kadar giderse gitsin, çok sert bir düşüş olacağı yönünde öngörülerimiz kuvvetlenmekte... Ancak bunun da arkasını da konuşmak gerekirse, 2.nin tamamlanmasının ardından gelecek olan supercycle dereceli 3.; hem zaman olarak hem de fiyat olarak 4. ve 5 dalga için en kısa olmayacak. 1.’i 82 yıl sürmüş bir modelin, 3.’sünü de artık siz düşünün... Siyaset penceresinden konuya baktığımızda da; bizi bu 2.’den kim çıkaracak, 3.’üyü kim yaşatacak? Bunlar da şu anda muamma olan diğer bilinmeyenler…
BAŞBAKANIMIZ DERSHANE ÖĞRETMENLERİNE; ‘PARACI PARAGÖZ HALKIMIZI SÖMÜREN TUFEYLİ’ Mİ DEDİ?
12.09.2012, 07:57
Biz asla kendimiz için vallahide, billahide, tallahide inanın ki hiç üzülmüyoruz. Çünkü biz tam bir tevekkülle Hz. Nuh’un gemisine binmişiz ki, bu geminin kaptanının ve Rabbimizin bizi asla heder etmediğini ve etmeyeceğini biliyoruz… Ama inanın ki size çok üzülüyoruz Sn Başbakanım ve size çoooooook dua ediyoruz…’
‘ŞEREFSİZ BASIN’ MI DEDİNİZ? PEKİ TAMAM YA MUKTEDİR(LER) NE?
10.09.2012, 18:27
İsterseniz örnek olması bakımından yaşanan son olaylar hakkında konuşalım, beyin jimnastiği yapalım; 1- Mavi Marmara olayı… Mavi Marmara olayında, o geminin İsrail'e gönderilmesinde acaba hükümetin öyle ya da böyle bir dahli söz konusu mudur? Ya da bu geminin gidişi neden engellememiştir? Hem de sonucun böyle olabileceği çok öncesinden bilindiği halde… 2- Uludere olayı ile ilgili, devletin yurttaşa çok ciddi bir özür borcu söz konusu değil midir? 3- Suriye tarafından düşürüldüğü iddia edilen uçak olayında, acaba uçağa gerçekte ne olmuş / ne olmamıştır? 4- Oslo sürecinde alınan kararlar nelerdir? Ve verilen tavizler nasıldır? Dört büyük olay, dört büyük şaibe, dört büyük örtü ve ‘şerefsiz basın’ öyle mi? Hahayyyyy güleyim bari…
TÜRKİYE MALİ AÇIDAN NE KADAR İYİ? YA DA ‘NAH’ İYİ BU BÜTÇE AÇIĞI İLE
09.09.2012, 12:22
Ben Başbakan Erdoğanlı ama kendi hata ve yanlışlarını düzeltmiş bir Erdoğanlı şekilde yola devam edilmesinin gerekliliğine inanmaktayım. Eğer Erdoğan bunları düzeltmezse; gidecek olan sadece kendisi değil, hem Anadolu, hem de Ortadoğu da Erdoğan tipi yönetimlerin umut olduğuna inan mazlum ülkelerin vatandaşları olacak…
SAYIŞTAY DENETİMİNDEN KAÇANLARLA HZ. ÖMER ADALETİ Mİ?: PEH PEH PEH!..
08.09.2012, 01:05
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır / Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır; / Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır! / Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır... / Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, / Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! / Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir / Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir? / Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir! / Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir... / Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, / Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
EĞİTİM MEŞALESİ DR. ALA ELCİRCEVİ’DEN MEKTUP VAR
07.09.2012, 09:12
Dr. Ala işte böyle güzel bir insan. İyi ki var ve iyi ki Türkiye’de eğitim işi ile uğraşıyor, konferanslar veriyor ve Edirne’den karsa kadar bütün Türkiye’yi dolaşarak, eğitim meşaleleri yakıyor ve ‘'Aklın ziyası fünun-u müsbete ile ruhun ziyasi ulum-u diniyenin izdivaç ettiği’ çalışmalara aracılık ediyor… ARO Dr. Ala hocam… Sizin cümlenizle; ‘iyi ki varsınız’ ve hep de var olacaksınız!..
SAİD NURSİ’İN RİSALE-İ NUR’LARINDA ‘ASKER’ KELİMESİNİN GEÇTİĞİ YERLER
04.09.2012, 23:05
Kelime tarama bağlamında bu kez de risalelerde ‘Asker’ sözcüğünün geçtiği yerlere bakacağız. Bu kelimeyi bulduğumuz yerlerde yalnızca ‘asker’ kelimesini değil, ondan türetilen kelimeleri de inceleyecek ve geçtiği yerler itibarıyla da ifade etmiş olacağız. Buyrun bakalım;
SAİD NURSİ’NİN KÜLLİYATINDA ‘ANARŞİ’ KELİMESİNİN GEÇTİĞİ YERLER
03.09.2012, 23:06
Risale-i Nur muhteviyatına ve öğretisine sahip olan bir grubun, üzerinde ciddi bir çalışması ile oluşturulan bir makaledir bu. Konu başlıkları bağlamında adım adım okunarak ve araştırarak sistematize edilen bir araştırmadır bu. Ben de bu makaleyi eğer Yasin Akdeniz’in yüreklendiren katkıları olmasaydı, kesinlikle hazırlayamazdım. Yine Rüştü Tafral’ın yaptığı özverili çalışmaları gözeteminde, asıl bir ekip ile sıkı okumayı yapmaları ve tek tek araştırarak ve araştırmayı da bir sonuca bağlayarak, özveri gerektiren çalışmaları sistematize eden bir yoğunlaşmadır bu…
ÖĞRETMENLERİN DRAMI: MİLLİ EĞİTİM BAKANIM BU YAZIYI..
01.09.2012, 13:06
Eminim ki; Milli Eğitim Bakanı kendi oğlu üniversite sınavlarına hazırlanırken, bir yıl içinde sürekli rapor alırken de, aynaya baktığında da herhalde vicdanı –paslı değilse- herhalde kendisini çok rahatsız ediyordur değil mi?.. Kul hakkının ne olduğunu öncelikle Sn. Bakan biliyordur, değil mi? Ve bunun gereğini de eminim Sn. Bakan yapacaktır, değil mi?..
MİLLİ EĞİTİM BAKANI VE MİLLİ EĞİTİME BAKMAYANI
30.08.2012, 07:02
‘…Öğretmenlerin sorunlarına göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederim. Kurulduğu günden bu yana AK Parti'yi destekleyen biriyim. Ancak AK Parti'nin yaptıkları 14 yıllık öğretmen (2,5 yıldır da okul müdürlüğü yapıyorum) olarak beni ve bütün öğretmenleri inanılmaz derecede rahatsız etti. Daha önce başbakanımızın ve milli eğitim bakanın açıklamalarını da esas alarak size bir mektup gönderiyorum. İlgilenirseniz sevinirim...’ diyor gelen mektupta…
BAŞ-POLİS MEMURLARININ ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNSALLARI
30.08.2012, 00:52
Sizin okumanıza arz edeceğim aşağıdaki bu yazılı metin, tam da bu şekliyle ve üzerinde noktasından virgülüne kadar aynı olan anlatım içinde bana 15 farklı polis arkadaştan geldi. Davalarında ya da savundukları haklarında % 100 doğru olsalar bile, hiçbir el emeği ve göz nuru olmayan bir yazılı metnin, çok farklı kişilerce bana gönderildi. Gelen e-mailler de; ne yaratıcı düşünce teknikleri, ne de kendilerinden birer orijinal parça eklenmesi söz konusu değildi. Ama ben her şeye rağmen bunu da, güvenlik ve polis alanda çalışma yapan ihtisas sahipleri bağlamında, sizinle paylaşayım istedim.
AYRANI GABARAN YÖRÜK-TÜRKMEN BEYLERİ DE YA SOKAKLARA ÇIKARLARSA!..
29.08.2012, 03:44
Uğur Serdar Kargın; Emirdağlı ve öz be öz Yörük ve Türkmen. Milliyetçi ve muhafazakar. Tam da yiğit bir Anadolu insanı… Ülkü sevdası ile dertli ama namazında abdestinde olduğu için, bazen türkücü ülkücülerle de problemler yaşamakta… Demek ki bıçak kemiğe dayanmış, demek ki böyle bir şeyleri bana göndererek toplumla paylaşılmasını istemiş, ben de bu isteğe kayıtsız kalamazdım ve onun bana gönderdiklerini sizinle paylaşıyorum.
EMNİYETTEKİ VİZYON(ER) VE MİSYON(ER) OLAN GENÇLER (MEMUR+AMİR)
28.08.2012, 10:20
Son haftalarda medyafaresi.com, haberx.com ve rota haber.com’dan sıklıkla polisi ve polis ile ilgili paradigmaları konuşur ve tartışır olduk. Bu tartışmaların fişekleyicisi olan makaleler ve onların altına yazılmış olan, sizden gelen okuyucu yorumları, gerçekten de çok önemli olan ve seviyeyi korumak kaydıyla, önemli bazı açılımları sağlayan değerlendirmeler olmakta…
EMNİYETTE BÖYLELERİ DE VAR MI?
27.08.2012, 10:52
Bu köşenin müdavimleri yazdıklarımızı bilirler. Genellikle bilimsel makalelerimizi buradan yayınlamayız. Daha çok güvenlik, polis, Ergenekon, PKK-KCK gibi konularda yazdığımız makalelerde, okuyanların sıkılmaması için, bilimsel havadan uzak ve fakat popüler kültüre uygun yazımlar gerçekleştiririz. Doğruyu söylemek gerekirse; bu yazdığımız popüler kültüre yönelik makalelerde de oldukça çok okunurluğumuzun ve etkilediğimiz uygulamaların da olduğunun bilincindeyiz… ‘Neden?’ mi bu kadar uzun bir giriş yaptım? Dr. Tuncay Ünal (PhD. in Public Policy and Administration at VCU) yazan aldığım bir e-mailden dolayı. Arkadaşımız emniyetçi. Kuvvetle muhtemel de Polis Koleji ve Polis Akademisi mezunu. Daha sonradan da ABD’de master ve doktora çalışmaları yapmış olmalı…
DANGALAK (MI) DİNAZOR (MU): BİR POLİSTEN GELEN MEKTUP
25.08.2012, 10:38
Siz içinde bulunmaktan mutluluk, huzur ve onur duyduğunuz bir meslek grubunun içinde olun. Ve neredeyse son 20 senedir de polis, güvenlik, medya konseptinde çalışmalarınızı yapın. Makaleler yazın, tebliğler sunun, konferanslar verin. Ve onlara ait sıkıntıları yazın çizin. Onlarla ilgili yapılması gerekenleri de net bir anlatım içinde ifade etmeye çalışın. Yaptığınız bu işin sonunda da, yavaş yavaş da olsa, pek çok konuda ve hatta yüzlerce sayabileceğim somut olaylarda, ciddi anlamda olumlu adımların atıldığını da görün ve her gün yeni bir umut ve ümitle ama temkinli adımlarla yeni yeni güzelliklere doğru yola devam edin… İşte tam da bu sırada, gelen bir mektup ile ‘yuhhhh yani daha neler’ demek ihtiyacını hissedin ve bu mektubu da ibretlik bir karamsarlık örneği olması bağlamında okuyucularımızla paylaşalım ki burada da ‘yarışmacı kurbağa’ anekdotunu da anımsamakta yarar var.
SPORDA TÜRKİYE’NİN ZENCİLERİ VE SUDA BOĞULACAK YÜZÜCÜLER
24.08.2012, 08:33
‘…Bayanlar Gülle Atma: Dünya Rekoru: 22mt 63cm. Türkiye Rekoru: 14mt 45cm. Ulaşmak için: 8mt daha... "Bu tür bilgi notlarının; motivasyon amaçlı, hayatın yoğun yaşandığı kalabalık alanlarda, görsellerle desteklenerek topluma sunulması gerekliliğine inanıyorum. Dünya genelinde baktığımızda Türkiye sportif branşlarda oldukça başarısız bir görüntü arz ediyor. Spor bugün sadece bir reklâm aracı değildir. Aynı zamanda toplumun kendine olan güvenini ortaya koyan bir karşılaştırma aracıdır. Her ülkenin yaşayan kahramanlara ihtiyacı vardır. Toplumda örnek göstereceğiniz, ideal olarak göstereceğiniz tipleriniz yoksa başarısızlık kaçınılmaz olacaktır. Kültür, sanat, siyaset, bilim, spor gibi öne çıkan konularda çocuklarınıza örnek teşkil edecek yaşayan kahramanlarınız yoksa, bu, toplumda belli bir çürüme olduğunun işaretidir. Kendi ülkenizde kahramanlar gösteremezseniz yabancı kahramanlarınız olacaktır. Doksan yılda Bir Sergei Bubka çıkarama-mışsanız, bir Rafael Nadal'ınız yoksa çok uzun zaman ve emeğe ihtiyacınız var demektir.
SAİD NURSİ RİSALE-İ NUR KÜLLİYATINDA ALMANLAR HAKKINDA NELER YAZAR?
23.08.2012, 23:12
Yaşadığı dönem açısından her devlet hakkında bir şeyler söylememiş olsa da, Almanlar, İngilizler, Japonlar, Avrupa, Ruslar, Araplar, ABD hakkında Said Nursi’nin yazdıklarını, söylediklerini eserlerinde sıklıkla görürüz. Bu makalenin içinde de Risale-i Nur Külliyatının içinde Said Nursi’nin Almanlar hakkında neler yazdıklarını / söylediklerini derleyip, toparlamış olacağız. Eminim satır aralarında ifade edilen pek çok küçük ayrıntı da maddeler halinde gözler önüne serilmiş olacak. Şöyle ki;
AK PARTİ İKTİDARI VE BAŞBAKAN ERDOĞAN TÜRKİYE’Yİ NEREYE GÖTÜRÜYOR? –BİNDİK BİR ALAMETE GİDİYOZ FELAKETE (Mİ?)-
21.08.2012, 01:18
Çok sevgili dostum Salih Tuna da sanki aynı ezberi tekrarlıyor: 1639 Kasr-ı Şirin Anlaşması’ndan sonra, Türkiye ve İran hiç savaşmamış. Oysa, Türkiye ve İran arasında ilki Çaldıran Savaşı olmak üzere, tarihe geçmiş 15 büyük sefer ve savaş vardır. Bunların 3’ü 18. yüzyılda, 1’i 19. yüzyılda, yani 4’ü Kasr-ı Şirin Anlaşması’ndan bir ve iki asır sonradır. İnsan, hiç olmazsa bir tarih kitabının “içindekiler” bölümüne bakar. Çünkü, en çok savaş İran’la oldu ve İran, en kritik zamanlarımızda; Avusturya ve Rusya gibi devletlerle hep aleyhimizde ittifaklar yaptı.
‘TSK’DA ÇALIŞAN SİVİL MEMURLAR AMELE Mİ? MARABA MI? YOKSA İNSAN HAKLARINA UYGUN ÇALIŞAN MEMURLAR MI OLMALI?
19.08.2012, 16:15
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI VE TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE (J.GN.K.LIĞI VE SAH.GÜV.K.LIĞI DAHİL) SAVUNMA HİZMETLERİNDE GÖREVLİ MEMURLAR KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN.
İHALELER HAYROLA ‘BAYRAM MÜBAREK OLA’
18.08.2012, 18:02
Eğer yolunuz Bosna’ya düşerse, aynen makalenin başlığındaki bu kalıp ile herkesin dilinde olan bu bayramlaşma cümlesini duyacaksınız; ‘Bayram mübarek ola…’ Ziyaret sonrasında ayrılırken de, bütün herkesin yine kalıp halinde söylediği şekliyle ‘Allah’a emanet’ anlatımını işiteceksiniz… Sanki bayramda olması gereken de bu değil mi? Bayram mübarek ola ve Allah’a emanet… Aynı doğumda kulağa okunan ezan ile ölümde verilen ‘sala’ gibi. Ve bunun ikisi arasında yaşanılan bir hayat…
POLİSİN KÜÇÜK KÜÇÜK SORUNLARI VE ÇÖZÜM MERKEZİ EGM Mİ?
16.08.2012, 18:20
Bu gelen 7 farklı mektupla ilgili; sorunlar belli, çözümler belli, çözüme aracılık yapacak olan adresler de belli. Bu konuları Emniyet Genel Müdürlüğünde çözecek yerler de belli. Ben de, sadece çözümün bir parçası olmak bağlamında, gelen mektupları sizlerle paylaşıyorum…
RADİKAL’DEN ALP ALTINÖRS’E SOSYALİST GENÇLİK KAMPLARI HAKKINDA: ‘OKU DÜŞÜN VE AĞLA’ EĞER VİCDANIN VAR İSE
15.08.2012, 17:17
Bu kamplara katılan sevgili gençlere; isterseniz elbette katılın ama sakın ola ki kendinizi kullandırtmayın ve sakın ola ki terör eylemlerine karışacak hiçbir yapının içinde olmayın demek isterim… Sayın Altınörs’e de; siz isteseniz de istemeseniz de dünya değişiyor ve artık eskisi gibi gençleri terör örgütlerine devşirme olmayacaktır diyorum. Polislere de; aman ha dikkat, yaptığınız her eylem ve işlem de asla hukuktan ayrılmayın ve insan hakları ihlallerine kapı aralamayın sevgili dostlar derim… Radikal’e ve Eyüp Can’a da helal olsun demenin dışında ne diyebilirim… Allah sizi de bildiği gibi yapsın ve onlarla birlikte haşretsin derim…
ERDOĞAN PERİNÇEK Mİ? AK PARTİ AYDINLIK MI? HAYIR OLMAMALI
10.08.2012, 17:20
Sonuç olarak; bence eğer Aydınlık gazetesinin iddia ettiği gibi bir fişleme varsa ve bu fişlemeyi yapan; utanmaz, arlanmaz, adi ve aşağılık herifler ile bu fişlemeyi yaptırtmakla kendilerinin bir icraat yaptığını zanneden geri zekalılar, bu fişlemenin içine en başta Hz. Muhammed (asv) olmak üzere, Hz. Ebu Bekir’i, Hz. Ömer’i, Hz. Osman’ı, Hz. Ali’yi, Ömer bin Abdülazizi’i, Ashabı Bedir’i, Şuheday-ı Uhut’u, Abbasileri, Emevileri, Kılıçarslanı, Osman oğullarını, Orhan Gazi’yi, Osman Bey’i, 2. Murat’ı, Fatih Sultan Mehmet’i, Ulubatlı Hasan’ı, Yavuz Sultan Selim’i, Kanuni Sultan Süleyman’ı, Zembilli’yi, ‘2. Abdülhamit’i, Hasan El Benna’yı, Ömer Muhtar’ı, Şeyh Şamil’i, Said Nursi’yi, Esad Coşan’ı, Mahut Hoca Efendiyi, Sami Efendi’yi, Osman Nuri Topbaş’ı, Erzurumlu Nene Hatun’u, Maraşlı Sütçü İmam’ı, Hacı Kemal’i, Hacı Arif Çağan’ı, Mustafa Birlik’i, Mehmet Özyurt’tu, Yusuf Pekmezci’yi, Aysal Aytaç’ı, Naci Şençekicer’i, Necmettin Erbakan’ı de bu listenin içine koymalıdırlar. Koymalıdır ki; Anadolu da yaşayan insanların % 99’u, ben de bu listede olmak istiyorum diyebilsin. İsterseniz ben de avazım çıktığı kadar bağırıyorum işte diyeyim ve ekleyeyim; Yaz beni de bu listeye amk. Ben de bu listenin içinde olmaktan gurur duyuyorum. Yazmazsan da tatatatta senin de. Bu listede olmak benim için bir şereftir… Senin hayat adına tehdit ediyorum dediğin şeyler, benim twitter daki ‘bio’mda da yazdığım şekliyle; onurla, gururla, beklediğim ve arzuladığım duamdır…
MİLLİ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ VE ‘TSK’DA SİVİL MEMUR OLMAK
09.08.2012, 00:03
Çoğumuzun bilmediği, üzerinde düşünmediği ve üniformalı kurumlarda da göz ardı edilen kişilerden oluşmuş bir yapıdır TSK’daki sivil memurlar. Bugün yazacağımız bu makalemizde TSK’da çalışan sivil memurlardan ve onların sorunlarından söz edeceğiz. Amacımız ve arzumuz MSB’nı ismet Yılmaz’ın bu konuya parmak basması ve yılların birikimi olan aksaklıklara kalıcı bir çözüm bulmak için adım atmasıdır… TSK’da çalışan sivil memurlar kasım 2010 tarihinde bir dernek kurmuşlardır. Bu kurulan dernek; MSB’lığı, TSK’leri, Jandarma GnK’lığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında çalışan ve buralardan emekli olmuş sivil memurları bünyesinde toplamaktadır. Derneğe fiilen şu anda çalışan sivil memurların üye olabilmesi için, idarece konulan bir iç mevzuat yüzünden, kendi kurumlarından izin almaları gerekmektedir. Bu izin alma prosedürünün 3-4 ay sürmesi nedeniyle de, üyelik sayısı şu aşamada istenen seviyede bulunmamaktadır. Şu ana kadar, 1000 adet sivil memur idareden izin almıştır. Üyelik izin dilekçeleri ise çığ gibi artmaktadır. Dernek sivil memurların yasal olan tek temsilcisidir.
POLİSİN SORUNLARININ ÇÖZÜMÜ İÇİN YAPILACAK KULİSTE GEREKLİ E-MAİL ADRESLERİNDEN BAZILARI
08.08.2012, 05:11
Haydi o zaman… Lütfen boş durma. Bir an önce elini, aklını ve gönlünü çalıştır. Polisin sorunları ile ilgili sen de bir şeyler yaz ve yetkililere gönder. Hem sen yapmazsan kim yapacak? Bugün değilse de ne zaman olacak? Ve unutma lütfen; sen gelmezsen bir eksiğiz… Çünkü ‘çaresizseniz’ ‘çare’+’siz’siniz…
SAİD NURSİ’NİN ESERLERİNDE GEÇEN ‘ALEVİ’ ANLATIMLARI
06.08.2012, 21:16
Said Nursi kendi yaşadığı dönem içinde iman hakikatlerini anlatan / savunan bir murşit bir hocaefendi. Eserleri ise; yaşadığı dönemde yüzbinlerin, şimdilerde ise milyonların imanını kazanmasına aracı olan bir vesile. Bu vesile; Anadolunun her tarafına Kur’an ve Hadislerin ışığını götürdüğü gibi, Anadolu insanının himmet ve gayretleri ile dünyanın her tarafında da, huzur ve iman adacıklarının kurulmasına vesile olan adımların atılmasında önemli bir araç. Said Nursi öğretisi bağlamında; şu ana kadar Anadolu’da ve dünyada olanlara baktığımızda gerçekten de ümitvar oluyoruz. O zaman; bundan sonrasında kıyametin kopmasına kadar geçen zaman içinde de, Anadolu’nun yeniden inşasında, Kürt-Türk kardeşliğinin pekişmesinde, Alevi-Sünni paradigmasının kırılmasında, iman ve küfür muvazenesinin sistematize edilmesinde Said Nursi öğretisi ve eserleri önemli bir köşe taşı, mihenk unsuru olmaya devam edecek. İşte bu makalenin içerisinde biz de; Said Nursi’nin Külliyeti içerisinde geçen ‘Alevi’ tnımlamalarını bir araya getirip, maddeler halinde sıralamak istedik. Eminim ki her bir madde, gerekli görüdüğünde daha da açılarak / genişletilerek okuyacakların ilgisine sunulabilir. Şöyle ki;
HANGİ DEVLET KURUMU ÇALIŞANLARI İDARENİN İŞLEMLERİNE KARŞI İDARE MAHKEMELERİNE EN ÇOK DAVAYI AÇAR?
02.08.2012, 10:22
Evet bildiniz. Makalemizin başlığındaki sorumuzun yanıtı polis teşkilatı… Bunu da iki şekilde düşünebiliriz. 1. Emniyet teşkilatında bütün yapılan idari işlemler hukuk ile garanti altına alınsın diye böylesi bir uygulama yapılıyordur. Bir diğer anlatımla; emniyet teşkilatı en fazlası ile hukuka uygun hareket eden –gülmeyin lütfen- ve bunu yargı kararıyla da tescilleyen bir organizasyondur. 2. Ya da emniyet teşkilatı devlet kurumları içerisinde, yaptığı idari işlemlerde, en fazla keyfiliğin ve hukuk ihlallerinin olduğu / gerçekleştiği bir kurumdur. Siz bu 2 seçenekten hangisini düşünürseniz düşünün, gelin bu makalemizde bu konuyu biraz daha derinlemesine inceleyelim… Kendi personeli ile en çok davalık olan bakanlığın içişleri bakanlığıdır. Bu davaların birçoğu da tayin ve terfilerle ilgilidir. Eğer bu ciddi anlamda bir sorunsal ise; ‘acaba bu konuda çözümler üretilemez mi?’ Sorunun yanıtını verecek olursak, evet kesinlikle üretilebilir, hem de yüzlerce farklı, somut ve net çözüm önerileri getirerek…
BANA SALDIRMANIN DAYANLMAZ HAFİFLİĞİ VE ‘SHIT’TEN ADAMLAR
31.07.2012, 11:50
Siz bir şeyleri yazdıkça, birilerinin hopladığını ve hırçın bir şekilde saldırdığını görüyorsunuz. Halbuki, ben istememe rağmen, ne bir -yandaş medya yada yeni yandaş Doğan medya da bir makale yazmıyorum. Yine son 3 aydır da kendi programım dışında, bir TV kanalında bile, uzmanı olduğum konularla ilgili davet edilmeme rağmen programlara katılmıyorum. Gazetelere ve TV’lere bile bir açıklamıyorum ki, bu medya detoxunu da Eylül ayına kadar da devam ettireceğim. Son olarak, Gültekin Avcı ve Saygı Öztürk ile birlikte yaptığımız SHaber TV’deki ‘Derin Bakış’ programımızın bile, Ramazan nedeniyle Ağustos sonuna kadar itikaf sürecine girdiğini de söylemeliyim...
GAZİANTEP’İN ‘ZİRVE’SİNDE BİR İLETİŞİM FAKÜLTESİ
30.07.2012, 08:46
Sizlere bu yazımda, geçen eğitim-öğretim yılında davetli olarak gittiğim ve bir sunum yaptığım, 28 Şubat 2009’da Gaziantep’te açılan Zirve Üniversitesi’nden ve özellikle de üniversitenin iletişim fakültesinden söz etmek istiyorum. (http://www.zirve.edu.tr/tr/) Zirve Üniversitesi, şehrin en gelişmeye açık ve mutena bir bölgesinde, bünyesindeki birçok fakültesiyle birlikte, adını hem bölgede, hem Türkiye’de, hem de uluslararası alanda duyurmayı başardı ve ‘Zirve’deki yerini aldı.
‘BEN BAŞBAKAN ERDOĞAN OLSAYDIM …’ NELER ‘IN’ NELER ‘OUT’ OLURDU
27.07.2012, 14:56
Twitter üzerinden sorduk ve dedik ki; ‘ben başbakan olsaydım; ……… yapardım’ diyeceğiniz neler var? ‘Elbette, içinizdeki çocuğun ironilerini de, ya da kaliteli espri anlayışınızı da diyeceğimiz şeylerin içinde esirgemeden yazsanız, neler söylerdiniz?’ diye de eklemeyi de ihmal etmedik. Aldığımız cevaplar ise aşağıdaki gibi oldu. Biz de, bunları alt alta yazarak, sosyal medyadaki değerlendirmeleri yazıp, makale haline getirdik. Şöyle ki; ‘Ben başbakan olsam …’ 1. ‘Padişahım çok yaşa’ diyenleri yanımdan hiç ayırmazdım. Padişahlığımı ilan ederdim ve bütün zevatın el etek öpmesini tez elden isterdim. (@edipbilir’den) ‘in’ 2. ‘Gururlanma padişahım senden büyük Allah var’ diyenlere kan kustururdum. ‘in’ 3. Ana akım medya mantığı ile şovenistlik yapıp, puan toplamaya çalışırdım. ‘in’ 4. Bana sivil yeni Anayasa için umut bağlayanların derdine derman olmazdım. (@hkankurtm’den) ‘in’
CEVDET AKBAY: TWİTTER SAKİNİ BİR HALUSİNASYON MECZUBU
25.07.2012, 02:50
Bu adamı hiç tanımam. Ayrıca doğruyu söylemek gerekirse de hiç tanımayı da istemem. Hasbel kader ‘twitter’ üzerinden tanıdığım birisidir Cevdet Akbay. Abuk sabuk yazdıklarından sonra da ‘block’ ettiğim bir adam. Belki de ‘spam’lamışımdır. Ama yukarıda başlıkta yazdıklarımın aslında hiç de fazla olmadığını, siz de bana gönderdiği şizofrenik e-maillerden kolaylıkla anlayabilirsiniz… Hakkında tek bildiğim –ki bunları da Hazreti Google sayesinde öğrendim- ABD’de öğretim üyesi. 28 Şubat sürecinde Milli Eğitimden bursu kesilmiş ki bunlar da hiç ama hiç umurumda olan şeyler değil. Ha bu arada, bu zevat ‘nasname.com’da da yazılar yazıyormuş ki buna üzüldüm. Çünkü ‘nasmane’.com önem verdiğim ve bazı yazılarını da takip ettiğim bir web sitesidir. Ancak Cevdet Akbay’ın orada yazması, benim açımdan ‘nasname’ hakkında da olumsuz düşünmeme neden olabilecek bir durumdur. Her ne ise, bu adam bana 3-4 tane de e-mail göndermiş ki bunları da bugün buraya taşıyacağım. Taşıyacağım ki; siz de ne mal olduğunu öğrenin…
DEMOKRASİLERDE TERÖR ANARŞİ VE KAOSUN ÖNLENMESİNDE BAZI POLİSİYE TEDBİRLER
23.07.2012, 08:28
Hayali bile cihanlara değen ve bir gün hazırlanacağı iddia edilen yeni anayasanın içinde; ‘Her kim, ne maksatla olursa olsun, hangi saikler içinde bulunursa bulunsun, verdiği maddi manevi zararlardan sorumludur’ şeklinde bir anlatım olursa ve bundan da asla ödün verilmezse, pek çok terör, anarşi ve kaos odaklı sorunu halletmiş olabiliriz. Burada söylediğimizi daha somut örneklerle ifade etmek gerekirse; herhangi bir grup veya şahıs, ne maksatla olursa olsun, bir eylemde bulunursa, örneğin bir bakkal dükkânının camını kırarsa, o bakkalın camının yeniden takılması için gerekli parayı ödemeden serbest bırakılmamalıdır. Yine birisi eğer bir araba yaktı ise, arabanın sigorta-kasko bedelini ödemeden serbest bırakılmamalıdır.
DERİN DEVLETİN İTİRAFÇILARI DA PİSMANLIK YASASINDAN YARARLANMA(MA)LI MI?
22.07.2012, 02:14
İkinci şokunu da EMNİYET müdürlüğünden iki PKK mensubunu almaya gittiklerinde yaşar. Emniyet’e gidip şahısların muhbir olduklarını ve onları MİT merkez binaya götürmeleri gerektiğini söyleyip, oradan şahıslarla beraber ayrılır. Yolda giderken o iki şahsa bir poşet dolusu para verip metruk bir yerde de bırakır. Yine aynı soruyu sorar ve; “bunu neden yapıyoruz” der. Ancak alacağı cevap da yine aynı olur; “onlar bizimkiler aslanım…”
POLİSİN SENDİKA(SIZLIK) SORUNU DERHAL ÇÖZÜLMELİ (Mİ?)
21.07.2012, 15:55
Emniyet teşkilatı mensuplarının görev yaptığı süre içerisinde yaşadığı sorunlar karşısında çoğunlukla sahipsizlik duygusu yaşadığı ve kendi içindeki ikili konuşmalarında; “sahibimiz yok, sahibimiz olsa böyle mi olur du? Şuna bakın her gün aleyhimize bir şeyler yazılıyor ama kimse cevap vermiyor.” Ya da mahkemelere düştüğünde, hakkında soruşturma açıldığında ve hak kaybı yaşadığında iftiraya uğradığında da aynı zamanda insan olan polis (rütbeli- rütbesiz fark etmiyor) genellikle sahipsizlik duygusuna kapılmaktadır.
BEN ‘ERGENEKON’UN VE KCK’NİN 1 NUMARASI OLSAM NE YAPARDIM?
19.07.2012, 11:55
Makalemizin içeriğini oluşturan anlatımları, tersinden ve olumsuzlanmış 1 empati yapma kıvraklığı içinde, Emin Çavuşoğlu ne de güzel anlatmakta... Eğer kendisi Ergenekon da 1 numara olsaydı neler yapacağını, nasıl melanetlere parmak basacağını, siyasi iktidarı ve ona oy veren geniş halk kitlelerini nasıl da yıldıracağını… Ben 1 adım daha atarak, isterseniz KCK’da da 1 numara olsam da aynı şeyleri yapardım diyorum… Çünkü; hem Ergenekon hem de KCK aynı değirmene su taşıyan 2 ayrı kaynak. Ergenekon; milliyetçi muhafazakâr Türklerin çocuklarını asker ve ülkücü gençler diye kırdırıp şehit ederken; KCK da, Müslüman Kürtlerin çocuklarını - gençlerini kandırıp dağa çıkaran ve orada öldürülmelerini sağlayan meşum yapı… Yine hem Ergenekon, hem de KCK açısından, ne kadar çok kan akıtılırsa, o kadar çok vesayet sistemi devam ettirilecek ve gerçek Anadolu insanı olanlar sindirilecek ve sürekli baskı altında tutulmuş olacaklar…
BİR POLİS MEMURUNDAN MEKTUP VAR
18.07.2012, 19:58
Bana gelen bu polis memurunun mektubu, kendilerine ait sorunsalları açık ve seçik bir şekilde ifade etmekte. Bana da, bunu siz okuyucularla paylaşmak düştü. Yazdıklarında samimi olduğuna inandığım bir polis memuru, isteklerini şu şekilde dile getirmekte… Şöyle ki; ‘…Üstadım merhaba, ben ve arkadaşlarım yazılarınızı sürekli takip ediyoruz. Birilerinin dillendirmeye bile cesaret edemediği konuları köşenizde yazma cesaretinizden dolayı sizi canı gönülden kutluyoruz. Makalenizde sözünü ettiğiniz makam araçlarının durumu da işte bu konulardan bir tanesiydi.
RADİKAL VE EYÜP CAN’IN YALAN HABERİ BİR POLİS AİLESİNİ DAHA MAĞDUR ETTİ SN. CUMHURBAŞKANIM
15.07.2012, 02:59
Eyüp Can’lı Radikal gazetesi sanki eskisine göre, daha bir araştırmacı gazetecilik yapacak diye düşünenlerdendim. Ancak emniyet ile ilgili yaptığı yalan haberleri görünce bu bende gerçekten de hayal kırıklıklarına neden oldu. Neden oldu çünkü; çok iyi tanıdığım, sevdiğim ve değer verdiğim bir emniyet müdürü olan Yakup Kurtaran hakkında Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can’ın makalesini ve Radikal’in konu hakkındaki 3-4 kez kasıtlı olarak yaptığı yalan haberi görünce, acaba ben; Eyüp Can hakkında da, Radikal bağlamında da çok mu iyimser düşündüm endişesini yaşadım.
FBI-CIA İLE FETHULLAH GÜLEN İLİŞKİSİ
10.07.2012, 03:25
Bu haber bazı gerzek Türk medya organlarında FBI-Fethullah Gülen ilişkisi olarak büyük puntolarla verildi. Konuyu bilen az sayıdaki akademisyen ve ABD hayatını tanıyan kişiler ise; haberin verilmesindeki cehaletin bu kadarına da ‘pes’ diyerek adeta kıs kıs gülüyorlardı. Öyleyse olay neydi ve neden böylesi çarpık bir şekilde Türk medyasına konu taşınıyordu? FBI kendi sitesinden ortak hareket ettikleri sivil toplum kuruluşlarını anlatırken, 'etnik-kültürel' guruplarla açık kapı politikası gereği; The Anti-Defamation League, The NAACP, The League of United Latin American Citizens (LULAC), The Gulen Institute, The Raindrop Turkish House, The South Asian Chamber of Commerce ve The Islamic Society of Greater Houston gibi sivil toplum kuruluşları ile de işbirliği yaptıklarını ifade ediyordu.
İ'LA-I KELİMETULLAH: BEDİÜZZAMANIN HİMAYESİNDE TÜRKÇE OLİMPİYATLARI VE ANADOLUNUN / FETHULLAH GÜLEN HAREKETİNİN KUCAKLAYICI EVRENSEL MESAJI
21.06.2012, 12:18
Said-i Nursi; ‘…nasıl ki Osmanlı Avrupa’ya gebedir. Avrupa’da Osmanlıya gebedir. O onu, o da onu doğurmadan kıyamet kopmaz…’ demektedir. Kanaatimce, Türkçe Olimpiyatları da bu bağlamda önemli bir vizyonu ve misyonu olan etkinlikler olarak tarihteki yerini alırken, hepimize de daha iyi ve yaşanılabilir bir dünya kurgulamanın ve ilahi kelimetullahın dört bir yanda şehbal açması bağlamında, önemi yadsınamaz bir rol üstlenmektedir…
İSTANBUL’DA TÜRKÇE OLİMPİYATLARI FİNALİ: BAŞBAKAN ERDOĞAN NE DE(ME)Dİ? ÖRTÜLÜ AJANDA VAR MI YOK MU?
18.06.2012, 03:02
Çok önceden basılmış olan afişlerde, Türkçe Olimpiyatlarının kapanış şölenine Başbakan Erdoğan’ın da katılacağı yazılıydı. Ancak bu yazılıma rağmen, Başbakan’ın Türkçe Olimpiyatlarına katılıp-katılmayacağı günlerce sosyal medyada tartışıldı. Tartışıldı çünkü, son dönemde Başbakanın the cemaat ile ilgili yaklaşımları ve söylemleri hiç de yenilir yutulur cinsten değildi.
CANIM OĞLUM(D)A(N) MEKTUP
16.06.2012, 03:03
Babasının bir tanesi. Boyu posu kocaman bir dev adam olsa da, benim gözümde dünyalar tatlısı olan sevgili küçümenim. Sen benim; ‘canım evladım, candan oğlum, yoldaşım, ülküdaşım. Küçücük kalbine dünyaları sığdıranım. Emanetim, minik devim. Pır pır eden yüreğim. Dev gibi kocaman olsa da, hep benim küçümenim. Ben istemesem de; ‘ana-baba sizin için asker oldum’ deyip, Kuleli’ye giden Mehmetçiğim. Daha sonra da, sosyal bilimlerde karar kılanım. Sosyal bilimcim, sosyal bilincim, Sosyologum, antroploğum, öğretmenim. Gözyaşım, tasam, yaşam kaynağım. Sevinç pınarım, Gözümün nuru. Oğlum, oğulcanım. İyi ki varsın Erkam’ım…’
EMNİYETTE YARDIMCI HİZMETLİ STATÜSÜ = KÖLE OLMAK (MI DEMEK?)
06.06.2012, 10:17
Polisle ilgili her yazdığımız makaleden sonra, yüzlerce geri dönüt aldığımızı söylemeliyiz. Kurum içindeki en tepe noktalarda görev yapan emniyet müdürlerinden, polis memurlarına ve hatta yardımcı hizmetlilere kadar her kesimden mektuplar almakta ve kendi sorunlarını ifade ettiklerini gözlemlemekteyiz. Doğruyu ifade etmek gerekirse, polisin içindeki emekçilerin de haklarını aramak bağlamında yazdıklarını çok önemsiyorum. Bu sağlıklı eleştirel yaklaşımların, kurumun önünü daha da açacağını ve statükocu yaklaşım içinde bulunanların da her geçen gün azalacağına inanmaktayım. Bugün de emniyetteki bir diğer ‘zenci’ yapı gibi algılanan yardımcı hizmetlilerden ve onların acil çözüm bekleyen sorunlarına göz gezdireceğiz. Eminim Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanlığı yetkilileri, eğer vicdanları paslanmamışsa, eminim bu konuda da kalıcı ve çözüme dönük adımları atıcı uygulamaları gerçekleştireceklerdir.
HATAY DÖRTYOL İLÇESİ KUZUCULAR BELDESİNDE 3 SUBAYIN ÖLÜMÜ JANDARMANIN YAPTIĞI HATALI PLANDAN MIDIR?
31.05.2012, 05:55
Yazılı ve görsel medyaya olay şöyle yansır; ‘…Hatay'ın Dörtyol İlçesi Kuzucular Beldesi dağlık alanında PKK'lı teröristlerle askerler arasında çatışma çıktı. Çatışma sonucu 3 Subay şehit oldu.. Açılan ilk ateş sonucunda İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli Jandarma Binbaşı Erhan Dikmen, Jandarma Üsteğmen Aytaç Kaya ve Jandarma Teğmen Ahmet Tarım'ın şehit olduğu bildirildi. Çatışmada, ilk bilgilere göre aralarında subayların da olduğu 2 asker şehit olurken, 1 asker de ağır yaralandı. Yaralı asker getirildiği Dörtyol Devlet Hastanesi'nde yapılan ilk müdahalenin ardından İskenderun Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Durumu ağır olan asker kaldırıldığı hastanede şehit düştü…’ denilmekte ve haberin devamında da; ‘…Kuzuculu Belediye Başkanı Bekir Toksoy, ilçeye 20 kilometre mesafedeki Amanos dağlarının iç kısmında operasyonda bulunan jandarma özel harekat askerlerine, PKK'lı teröristler tarafından roketatarlı saldırı gerçekleştirildiğini belirtti…’ açıklaması yapılmaktadır. Acaba olay karşılıklı bir silahlı mücadele ile mi yoksa Kuzuculu Belediye Başkanı Bekir Toksoy’un söylediği şekliyle mi gerçekleşmiştir? Ne dersiniz? Şimdi de bölgeyi ve yapılan operasyonları çok iyi bilen mahalli askeri güvenlik güçlerinden Anadolu insanı olanların söylediklerini dikkatlice dinleyecek olursak;
BALTALİMANI POLİSEVİ: ‘BU SEMERİDİR DİŞE DOKUNUR DEMEYİP YEMİŞLER’ Mİ?
28.05.2012, 15:03
Ben elimdeki yüzlerce belge ve bilgilere dayanarak, şimdi de aynı ilk makalemizde olduğu gibi yeni yeni bazı sorular sormak yoluyla, kaldığımız yerden yola devam edeceğim. Görülen o ki; ‘100 Türk Büyüğü’ şeklinde ifade edebileceğim milliyetçi-muhafazakâr sanılan / olan bir kısım üst düzey emniyetçi dostlar da, maalesef ki, Polisevi’ndeki kendisine, ailesine ve gönderdiklerine yapılan iltifatlardan ve ya-la-ka-lık-lar-dan etkilenmek suretiyle, sanki olayların üzerini örtülmeye çalışan bir tavır sergilemelerine rağmen, biz sorunları aşağıdaki şekliyle maddeler halinde yazacak olursak;
FENERBAHÇE DE NE İŞ?: FETHULLAH GÜLEN, RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE AZİZ YILDIRIM
23.05.2012, 10:23
Seçim öncesindeki 3 aylık dönemin İçişleri Bakanı, Aziz Yıldırım gözaltına alındığında, Emniyet Genel Müdürlüğünde operasyon yapabilecek ve operasyonlara mesnet teşkil edecek bilgileri toplayacak birimlerin başında bulunanları arayıp; ‘Aziz Yıldırım konusu ne iş?’ diye sorar, değil mi? Yetkililer de; ‘bizim Aziz Yıldırım’a yapılan operasyondan bir bilgimiz yok’ derler, değil mi?
POLİSE VERİLEN AMA YERİNE HALA GETİRİLMEYEN SÖZLER: AK PARTİ VE MHP
19.05.2012, 21:22
Gelen mektup, emniyet müdürü olan bir dostumdan. Ve mektup aynen şöyle başlıyor; ‘…Merhaba hocam, aşağıda MHP milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu'nun konuşması var. Arşivinizde bulunursa faydalı olur…’ Ben de, MHP Milletvekili Hüseyin Türkoğlu’nun söylediklerini okuyunca, siz dostlarla da bunu paylaşmamın gerekliliğine inandım. Gerekliliğine inandım çünkü; emniyet teşkilatı bağlamında, AK Parti iktidarın ve Başbakan Erdoğan’ın muktedir olmasında ve KCK – Ergenekon bağlamındaki mücadelelerinde, kayıtsız şartsız iktidara destek veren emekçi emniyetçilerin ve bazı yargı çevresinin varlığını çok iyi gözlemlemekteyim. Fakat son dönemlerdeki özellikle emniyetçilerin ciddi anlamda AKP bağlamında hayal kırıklıklarını da bildiğim için, MHP milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu’nun yazdıklarını buraya taşımak gereği duydum.
İSTANBUL BALTALİMANI POLİSEVİ ‘ALİ BABA’NIN ÇİFTLİĞİ’ Mİ?
14.05.2012, 18:56
İzmir Polisevi ile ilgili yazdığımız 2 makale sonrasında, yazdığımız konularla ilgili önce müfettişler görevlendirildi. Sonrasında da yazdıklarımızın hepsi de doğru olduğu için İzmir Polisevi Müdürü Hanımefendi görevden alındı. Şimdi de bir diğer polisevi ile ilgili duyumlarımızı, hem de çok çok çok fazla olan duyumlarımızı sizlerle paylaşmak istiyoruz. Eminim ki bu yazdıklarımızdan sonra idare kendi üzerine düşeni yapar. Bir diğer anlatımla, Teftiş Kurulu Başkanlığı, Personel Daire başkanlığı ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı herhalde boru değillerdirler ve gerekeni hakkıyla yapacaklardır, değil mi? Öncelikle şunu söyleyeyim; evet polis teşkilatını çok seviyorum ve çok önemsiyorum. Ancak benim polise ve emniyete olan bu muhabbetim, asla ve asla gördüğüm olumsuzluklara karşı gözümü kapatarak geçmemi sağlamıyor. Aksine, kendi kurumum saydığım buradaki gördüğüm çarpıklıkları daha da acımasız eleştirmem gerektiğine inanıyorum. Ben bunu yapmalıyım ki, pırıl pırıl olan emniyetçiler daha da verimli, etkin ve huzurlu görev yapabilsinler…
POLİSİN AMİR VE MEMURLARINA KARŞI AÇILAN SORUŞTURMALARDA BİLİNMESİ GEREKENLER
14.05.2012, 16:38
Memurlara tanınan savunma hakkı, Anayasayla güvence altına alınmış bir ilkedir. Bu hakla ilgili olarak Anayasada iki hüküm mevcuttur. Disiplin cezası verilirken tanınacak savunma hakkına ilişkin Anayasa’nın 129 uncu maddesinin 2 inci fıkrası, “memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez” şeklindedir.
EMNİYET TEŞKİLATINDA NE KADAR EĞİTİM-Lİ VAR? VE HİZMET-İÇİ EĞİTİM
12.05.2012, 18:18
Bilindiği gibi öğretim insana bilgi aktarımını, eğitimi ise yapılan öğretim ile insanda istenilen davranış değişikliğinin oluşmasını sağlar ki bu bağlamda eğitimim önemini anlatmaya bile gerek yoktur. Devlet kurumlarının birçoğunda olduğu gibi emniyet teşkilatında da hizmet içi eğitim birimleri değersiz ve önemsiz yerlerden biri olarak görülmektedir. Oysa yurtdışı misyonlarda görev alan personelin de çok iyi bildiği gibi, eğitim birimleri ve eğitimciler yapılacak işi en iyi yapabilen ve hatta o işi başkalarına eğitim vererek davranış haline getiren kişiler olduğu olarak kabul edilir ve çerçevede de çok takdir edilir.
ADAMLIK: KASIMPAŞALILIK MI? EŞREFPAŞALILIK MI?
09.05.2012, 15:54
Kasımpaşalılık tanımlaması Başbakan Erdoğan ile birlikte gündemimizde sıklıkla yer almaya başladı. İstanbul Kaşımpaşa’da büyüyen Erdoğan, gerçekten de kızdığı / sinirlendiği zaman, tam bir Kasımpaşalı olduğunu gösteriyor ve ‘bayramlık ağzı’ ile karşısındakilere saydırabiliyor. Başbakan’a yakın çevrelerde bunun doğruluğunu ikrar etmekteler. Yine eski bir basın sözcüsünün, mehdiyet ve uçak maceraları yüzünden, tokat yediği ve kendisine de, Kasımpaşalı Başbakan tarafından bir hayli saydırıldığı da hala Başbakan’a yakın çevrenin kulisleri arasında yerini korumakta…
TERÖR DEĞİL TRAFİK: SON 30 YILIN BİLANÇOSU: 165 BİN ÖLÜ, 3.5 MİLYON YARALI
05.05.2012, 05:51
Rakamlar yanlış değil, hatta belki fazlası var ama eksiği yok. Tabi ki ihmal edilen en büyük terörden, trafik teröründen bahsediyorum. Bu olgu Türkiye’de yıllardır ihmal edilen önemli bir konu. Bir diğer anlatımla; devleti ve milleti, PKK teröründen bile belki de 10 kat daha fazla zarara uğratmış olmasına karşın, onun % 10'u kadar bile ilgi görmeyen bir realite… Zira bu memlekette kurşunla ölenler önemsenir de, sair yollarla ölenler önemsenmez, öyle değil mi? Bugüne kadar neden hiçbir hükümet –AK Parti Hükümeti de dahil- bu konuda bir seferberlik başlatmadı. Bu işi ciddiye almadı. Önemsemedi… Halen de önemsenmediği de bir diğer acı gerçek. Belki de belediyecilik geleneğinde de trafik kazalarını ve ondan oluşan ölümleri önemsemek de yoktur. Kim bilir?..
‘DOST ADAYI’ PROF. DR. YAŞAR BEDÜK’E YANIT
04.05.2012, 08:10
Önce Sn. Hocamdan Prof. Yaşar Bedük’ten gelen mektubu sizlerle paylaşmalıyım. Sonra da benim o mektuba verdiğim yanıt ile yola devam edeceğim. Gelen mektuptaki düşünce yapısı da, ben ve benim gibi düşünenler de –isteseniz de, istemeseniz de- bir Türkiye gerçeği ve karşılıklı iletişim kurmak yöntemiyle birbirimizi anlamaya çalışacağız. Ya da kapıları kapatarak hiç görüşmeyeceğiz ki, ben birinci seçenekte olduğu şekliyle tanıma-tanışma-konuşma-ortak yaşama saygı gösterme tarafındayım…
BİR İRAN UZMANI İRAN HAKKINDA NELER SÖYLÜYOR?
02.05.2012, 22:30
Ben İran ile ilgili burada yazdığım bir makalemden sonra http://www.haberx.com/ankaradaki_iranlilar_nufus_ajani_mi(19,w,11216,514).aspx düşüncelerine çok önem verdiğim bir İran uzmanı arkadaşım bana şu mektubu gönderdi. Ben de bu uzman arkadaşımın yazdıklarını önemli gördüğüm için, bu köşeyi takip edenlerle bu mektubu paylaşmaya karar verdim. Arkadaşım Ortadoğu ve özellikle de İran uzmanı birisi. Kürt ya da Türk de değil… Onun değerlendirmelerini okumadan önce, olası ise, yukarıda linkini verdiğim bu konudaki ilk makaleye de göz gezdirmenizde yarar olacak…
EMEKLİ BİR BAŞKOMİSER’DEN MEKTUP VAR
02.05.2012, 09:29
Ben bir POLİS çocuğuyum. Hem babamın emekli edildiğinde neler yaşadığını gördüm. Hem de kendi emekliliğimi şu anda yaşamaktayım. Rehabilite edilmeden EMEKLİLİK DENİLEN ASLAN KAFESİNE ATILANLARIN, NE İHTİYAÇLARI VAR? ONLARA EMEKLİLİK SONRASINDA NELER OLUYOR? GİBİ SORULARIN CEVAPLARINI BİLİP DE BİLMEMEZLİĞE GELENLERE, BİZİM NE HALDE OLDUĞUMUZU ANLATMAYA ÇALIŞMAKTIR AMACIM…
GENELKURMAY BAŞKANI VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI HIRSIZLIĞA ÇANAK MI TUTUYOR? YA DA ALDIRMA CANBAZA BAK MI?
30.04.2012, 23:01
Bu makalede ele alınan konu oldukça hassas. Bu nedenle de, yalnızca ben değil, uzman bir kadronun da katkıları ile bu makale kalem alınmış oldu. Bunu yaparken de, bazı durumlarda istemesek de ele aldığımız olgunun dışına, zorunlu olarak çıktığımız anlar da oldu. Subay kadroları TSK Personel Kanunun 41. maddesine göre; her yıl 30 Ağustos’tan önce belirlenmek ve personeli belirlenen kadro miktarına uygun bir şekilde terfi ettirmeye dayanır. Kanunun 41/c maddesinde; Rütbe bekleme süresini tamamlamış olan albaylardan Yüksek Askeri Şura tarafından o yıl için hizmet kadrosu fazlası olduğu tespit edilen miktar kadarı, 50. maddenin (a) bendine göre kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler. Hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekli edilmesi uygun görülmeyen albaylar, (b) bendine göre tespit edilen miktarın dışına çıkarılarak, o yıl için hizmete devam ettirilirler.
ANKARA’DAKİ İRANLILAR NÜFUS AJANI MI?
22.04.2012, 17:51
Başbakanımız Erdoğan’ın, geçen hafta gerçekleşen son İran ziyareti sırasında -2. Gün- Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ile görüştü. Normalde ise ilk gün görüşmeleri bekleniyordu. Başbakanımız Erdoğan Türkiye’ye döndükten sonra da İran ile ilgili eksen kırılması sayılabilecek, serzenişi bol olan bir konuşma gerçekleştirdi ki eminim İrani bakış açısı geliştiren –şaşı bakan- bakanlar Başbakanın bu söyleminden çokça rahatsız oldular… İran’ın Türkiye’de çok ciddi bir sermaye ile üniversite açması gündemde ki; prensip olarak ben de buna karşı değilim. Ama zikredilen bu rakamların çok uçuk kaçık olma ihtimali var mı? Bu miktarın azımsanmayacak önemli bir kısmı da acaba aracıların eliyle iç mi edilecek?
SELANİK DÖNMELERİ: TÜRKİYE’DEKİ KARAKAŞLAR KAPANİLER VE YAKUBİLER
16.04.2012, 16:48
‘Açıkİstihbarat.com’ adlı web sitesi, bu konuda yayınladığım ilk makalemi kendi web sitelerine alırlarken; ‘…Kripto Ermeniler söz konusu olunca, herkesin etnik kimliğinin şeffaflaşmasını ve bu ülkeyi yönetenlerin sahte kimliklerin arkasına saklanmamasını savunanları faşistlikle suçlayan zihniyet, ne hikmetse aynı hassasiyeti Müslüman görünümlü Kripto Yahudiler için göstermiyor. Önder Aytaç'ın yazısı tartışmalı ama önemli bir analiz. Aytaç'ın Ermeniler ve kripto kolları konusunda da benzer analizlere imza atmasını bekliyoruz…’ şeklinde bir değerlendirmede bulundular.
BAŞBAKANIMIZ ERDOĞAN İLE İLGİLİ YAZDIKLARIMIZA SİZDEN GELEN GERİ BİLDİRİMLER
15.04.2012, 14:00
‘…Rotahaber'de yayınlanan yazıları gerçekten siz mi yazıyorsunuz? Televizyonlarda izliyordum sizi ama böyle yazılar yazabileceğinizi hiç düşünmemiştim. Yazılarınıza katılıyorum. Aynen tasdik ediyorum. Rotahaber sizin isminiz ve resminizle mi yazıyor acaba? Şaşırdım doğrusu…’ diyor gelen bir e-mail. Ben de, gerçekten de, bu benin Önder Aytaç olan ben olduğumu ifade eden cevaplamayı yaptım hemen. Evet vallahide, billahide, tallahide bu benim. Hem de gerçek benim. Bütün yazdıklarımda da, kendimin olan düşünce ve duygularını yazıyorum.
BAŞBAKAN ‘TEK ADAM’ MI? İNŞAALLAH DEĞİLDİR
12.04.2012, 08:39
Artık Türkiye’de "Tek Adam" emir verir, TBMM uygular. "Tek Adam" emir verir, İcra Vekilleri Heyeti (bakanlar kurulu) uygular. "Tek Adam" emir verir, HSYK uygular… Ve isterseniz bunu pek çok konuya da uzatabilir, geliştirebilrisiniz!.. Bu mudur olay? O zaman da Allah yardımcımız olsun sadece… Ama mevcut sistem içerisinde Üstad'ın Menderes’e yaptığı gibi, dua etmekten başka bir çare de göremiyorum. Allah her şeye bir kader tayin etmiştir. Duam o dur ki; Allah istikametten ayırmasın… Hizmet ettirsin… Onu ve sevenlerini ‘Tek Adam’ sendromundan kurtarsın… Birini bin etsin… Çünkü o her şeye rağmen, Anadolu insanının umudu / ümidi / duası…
AK PARTİ NASIL % 52 ALDI? VE TEK ADAM BAŞBAKAN ERDOĞAN (SENDROMU MU?)
10.04.2012, 16:11
Sayın Başbakan başta parti içinde, şimdi de ülkede her şeyi şahsı üzerine bina etti. İnşallah bu durum çok yanlışlıklara ve çok sakatlıklara gebe olmaz. Ülkede yapılması gereken bin çeşit iş olmasına rağmen, artık Başbakan'a ney ulaştırabilirlerse, hangi konuda ikna edilebilirse, o konularda öncelikli olarak icraatlar yapılıyor. Bunun dışında kalan işler ise ağır aksak ilerliyor. Böylesi bir "ahtapot merkeziyetçiliği" ise sanki bir ülkenin başına gelebilecek en olumsuz sistematiklerden bir tanesi. Zira tüm sistem tek bir ana direk olarak Başbakan Erdoğan’a bağlı olduğu için, o direk çöktüğü ya da rahatsızlandığı, ya da sinirlendiği / kızdığı ya da kara listeye aldığı bir anda maalesef ki bütün sistem de çöküyor, çalışmasını durduruyor ve sistem ‘hata’ vermeye başlıyor. Oysa bu yapı 1 direğin çevresinde olan 99 ayrı direk ile de desteklenmiş bir kubbe olsaydı, direklerin bir kısmı çökse de, o direklerin yerine yenisi ikame edilene kadar yapı çökmezdi, hata vermezdi, değil mi?
PROF. ÖMER DİNÇER İÇİN: EĞİTİME SOMUT ALTERNATİF ÇÖZÜMLER
30.03.2012, 12:47
Okuma yazmayı sadece bir takvime bakarak, ezberlediği ay ve gün adları ile takvimde yazılı harfleri kıyaslayarak daha okula başlamadan öğrenen, dolayısıyla da ilk dersten itibaren öğretmenin haftalarca A harfini anlatmasına tahammül edemeyip ders dinlemekten sıkılan ve bu minvalde üniversiteyi bitiren bir arkadaşım var. Bu kişi, Arapçayı bir yaz tatilinde köyde bulduğu tek kitap olan mealli bir Kuran'dan Türkçe ve Arapça metinleri kıyaslayarak, bulmaca çözer gibi öğrenmiş ama ortaokul ve lisede notları % 70 seviyesinde olmuş, çünkü ders dinlemek yerine kendi kendine satranç oynarmış. ÖSS'de Türkiye'de ilk 100'e giren bu arkadaş üniversiteyi ancak 9 senede bitirdi.
ÜNİVERSİTE GİRİŞ SINAVI KALKABİLİR Mİ? ATMA RECEP DİN KARDEŞİYİZ
29.03.2012, 06:41
Lütfen bu yazımızı kaprisleri bir kenara bırakıp okuyun. Herkesin gözünde en zeki öğrenci kendi çocuğudur ama gerçekler böyle değildir. Etiketi olan okullardan mezun olmak da başarı için yeterli bir ölçüt değildir. Ama bu okulların mezunları genellikle daha başarılıdırlar ve piyasa da buna göre şekillenir. Genetik zekâ farklılıklarını ölçmek için kullanılan IQ ölçüm sistemi de çok hassas bir sistem değildir. Ama bu metinde zekâlar arasında kıyas yapabilmek için, teorik bir ölçü birimi olarak kullanılmıştır, hoş görünüz.
MİLLİ EĞİTİM BAKANINA AZ SERZENİŞLİ İÇTEN BİR MEKTUP
08.03.2012, 07:32
Ben, Milli Eğitim Bakanlığı ve uygulamaları ile ilgili sıklıkla makaleler yazdığım için, Bakan Prof. Ömer Dinçer’i de bu sorunları çözme bağlamında tek adres gördüğüm ve kendisinin işinin oldukça zor olmasına karşın, problemleri çözeceğine inandığım için, bana da sıklıkla milli eğitim ve sorunları ile ilgili mektuplar, e-postalar gelmekte… Aşağıda yazacağım da bunlardan bir tanesi. Şöyle ki;
28 ŞUBAT GAZETECİLERİ VE ‘VATAN HAİNLİĞİ’
28.02.2012, 03:52
Bugün yazmak gelmiyor içimden... Sövmek istiyorum öncelikle; böyle bir yazıyı kaleme almış olmaktan dolayı hepinizden, özellikle de hanımlardan özür diliyorum. bugün; "seviye" beklemeyin benden... Çünkü "çukur"ların seviyesine inmek ve kulaklarına bağırmak istiyorum. Ahlak, edep, medeniyet, hoşgörü de beklemeyin. zira; kendimde değilim bugün. son derece öfkeli, kızgın ve kendimi kaybetmiş durumdayım. Vücut kimyam bozuk. Ağzıma geleni, kağıda döküyorum. Kusura bakmayın... Özür diliyorum hepinizden...
DİN TÜCCARLARI YAFTALAMASI VE GERÇEKTEN TÜCCAR OLANLAR
22.02.2012, 00:12
Anadolu’da dindarlar olanlar, kendileri için değerli olan etik değerlerini savunuşlarını, içinde oldukları sivil toplum örgütleri ve siyasi erkler üzerinden sistematize ederek, duygu ve düşüncelerini, yasa sınırlar içerisinde ifade ettiklerinde, genellikle ‘din tüccarı’ olarak yaftalanırlar. Aslında onları yaftalayanlar, kendilerinde var olan bu ‘tüccar’ etiketini, başkalarına yakıştırma ve yapıştırma gayreti içindedirler.
‘THE CEMAAT’TE KALAN / ÇIKAN BİR ÖĞRETMENDEN GELEN MEKTUP
21.02.2012, 11:24
Mektubu gönderen arkadaşı bir hafta kadar önce twitter üzerinden tanıdım. Bana ve başkalarına yazdıklarına az biraz bakınca da, dolu birisi olduğunu, içinin gerçekten de yandığını ve kırıcı ve saldırgan bir üslup ile sağa sola derdini anlatma telaşı içerisinde bir kişi olduğunu gördüm. Ya da en azından ben öyle algıladım.
MİT-KCK-AK PARTİ VE THE CEMAAT
20.02.2012, 01:42
Son bir hafta içerisinde Türkiye gündemini meşgul eden MİT-KCK-AKP-the Cemaat merkezli bu konunun, çok daha iyi kavranması / anlaşılması bağlamında, laf kalabalığı yapmaktansa konuyu maddeler halinde ele almakta yarar var. Şöyle ki; 1. Ak Parti ve the cemaati bitirmek için ıslak imzalı belgeler hazırlayalar, bunda başarılı olamayınca ve bu iki gücü ortak hareket etmesi sonucunda, kendi sonlarına doğru adım atıldığını gördüler. 2. O zaman bu derin yapı, kendilerinin bitirmek istedikleri bu iki güçlü yapıyı birbirine düşürmek için yeni yeni oyunlar kurdular. Ve AK Parti içindeki Tuhran Çömez ile the cemaat içindeki Nurettin Veren ve Kemal Demir gibileri yeniden fişeklediler. Fişeklediler çünkü hem hakan Fidan’ın hem de Başbakan Erdoğan’a yakın bazı kişilerin bu insanlarla çok ciddi irtibatları söz konusu.
CUHMURİYET SAVCILARI: ERGENEKON İÇİN VAN’DAKİ 1. SARIKAYA’DAN KCK İÇİN MİT’TEKİ 2. SARIKAYA’YA YA DA HAKAN FİDAN, İSRAİL, KCK, MİLLİ PKK, YERLİ İSRAİLER ANKARA GRUBU VE BİZİM ÖTEKİLER
12.02.2012, 11:09
Savcı 1. Sarıkaya hazırladığı iddianame ile nasıl ki kendi meslek hayatını o dönemde sonlandırmış olsa bile Yaşar Büyükanıt’ı dahi iddianamenin içinde yazarak Ergenekon ve balyoz soruşturmalarının önünü açtı ve sonrasında da Ergenekon süreci bugünkü boyutlara kadar geldi. Savcı 2. Sarıkaya olayı da, gene görevden el çektirme ile sonuçlanmış olsa bile kanımızca MİT’teki kokuşmuşluğun dışarı yansıtılması bağlamında PKK ve KCK ile ilgili bundan sonra atılacak adımların kurucu ve belirleyici unsuru oldu… ‘Devlet adına bile olsa -hiç kimse ama hiç kimse- Türkiye’nin doğusunda alternatif bir Kürdistan devletinin kurulmasına ızın ve onay veremez’ düşüncesi pekiştirilmiş oldu… Maşaallah analar ne savcılar doğurmuş, doğuruyor ve doğuracak… Pırıl pırıl Türkiye’nin önünü de artık hiçbir kimse ama hiçbir kimse -İlker Başbuğ’un söylemiyle- tı-ka-ya-ma-ya-cak… Hodri meydan!.. Son olarak; ‘zalimler için yaşasın cehennem…’
ÖCALAN: ORGENERAL Mİ? GÜVENLİK MÜSTEŞARI MI? 1. SINIF EMNİYET MÜDÜRÜ MÜ? TERÖRİST Mİ?
11.02.2012, 04:31
Memleket Türkiye olunca, kimin dost kimin düşman ya da askeri deyimle; kimin ‘mavi’ kimin ‘kırmızı’ kuvvetlerden olduğunu çakmak bir hayli zaman alabiliyor. En azından bizim için bu durum aynen böyle. Dolayısıyla da sevgili dostlar ve dost adayları; sakın sizler erken gaza gelip, bir yerlere müdahale etmeye kalkışmayın. Vatanperverlik yapayım derken “vatan haini” damgası yemeyin. Ya da kolaylıkla kodesi boylamayın. En az hasar bile, daha önce savunduğun değerlere taban tabana ters düşmek tehlikesi taşır bilesiniz...
PKK’NİN CİNAYETLERİ YA DA PKK’NİN FAİL-İ BELLİ FAİL-İ MEÇHULLERİ
03.02.2012, 22:45
1. Otobüse atılan molotof kokteyli ile yanarak ölen Liseli Serap’ın failini de biz çok iyi biliyoruz. 2. Siirt’te araçları taranarak öldürülen genç kızların katillerini de gayet iyi tanıyoruz. 3. Hatta her seferinde kendi çevrelerinin –Altan Tan’ın bile- dile getirdiği “kurşun adres sormaz” iğrenç savunmalarına da alıştık artık. Bizim bugün asıl üstünde durmak istediğimiz konu, PKK’nin üstü henüz açılmamış faili meçhulleri. Hani şu fail-i belli olan fail-i meçhulleri… Bir diğer anlatımla PKK’nin, özellikle Kürt aydınları ve gençlerine yönelik gerçekleştirdiği infazları…
PROF. ÖMER DİNÇER’Lİ MİLLİ EĞİTİM’DE BİLGİSAYAR FORMATÖRÜ MÜ? ÖĞRETMENİ Mİ?
01.02.2012, 17:24
Ben son haftalarda sıklıkla Milli Eğitim Bakanlığı ve Prof. Ömer Dinçer hakkında yazınca, bana da son zamanlarda yüzlerce milli eğitim ile ilgili mektuplar ve e-postalar gelmekte. Aşağıda gelen bir mektubu da aynen sizine paylaşmak istiyorum. Son olarak Eğer bu konuda neler yapılabilir / çözüm önerileri neler olabilir diye bakılacak olsa; kanımızca; www.egitimciyim.com, www.bilisimdegelecekvar.org/, www.bilgisayarbilisim.net/ sitelerinden de, hem oldukça fazla bir şekilde, hem de çözüm odaklı bir biçimde yararlanılabilir….
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ BİR SORUNSALI DAHA
01.02.2012, 09:32
Milli Eğitim Bakanlığı ile ilgili yazdığımız her makalemizden sonra, onlarca gelen e-mail ve ‘twitter’da yapılan yüzlerce tartışmalar ve değerlendirmeler söz konusu oluyor. Bugünkü yazımızda da, bir önemli sorunsalı masaya yatırıyoruz. Eminim ki, Sn. Bakan Ömer Dinçer de çözüm ile ilgili düğmeye basmış olacak… Kolay gelsin Sn. Bakan Prof. Ömer Dinçer… Ben Sn. Bakan’ın yerinde olsam ‘twitter’dan da bir hesap alarak, Milli Eğitim Bakanlığının sorunları ile ilgili yapılan tartışmaları takip eder ve ilk elden gözlemlemeyi ve değerlendirmeyi de, buradan aldığım verilerle daha sağlıklı yapabilirdim…
RECEP TAYYİP İLE BÜLENT ARINÇ USTA İSE ÇIRAK VE KALFA KİMLER?
30.01.2012, 01:44
Ülkemizde usta-çırak ilişkisi ile gelişen mesleklerde bir kast sistemi de beraberinde gelişmektedir. Çıraklar aslında en fazla ezilendirler işgücü piyasasında. Kalfa oluncaya dek, kafalarına yemedik tornavida, anahtar ya da sopa da adeta kal(a)maz. Yaptığı işe göre; elleri nasırlaşır ya da çatlar soğukta. Yağ içinde kararır ya da pamuk pamuk olur hamur gibi su içinde… Ustasının ayak işlerine, hatta ev işlerine koşturur çıraklar. Hatta kalfalarının emirlerini de harfiyen yerine getirirler. En gözde çıraklar; kavrama gücü en iyi olan ve en hızlı hareket edenlerdir her zaman. Çıraklar kalfa olduklarında biraz rahata ererler. Artık ustaları dükkânı, ilk zamanlarda arada bir kalfalarına emanet ederler. Sonralarında da, özellikle ustalar tembel ise, çalışmaktan erken bıkıyor ise, işleri adeta becerikli olduğunu düşündüğü kalfalarına terk ederler iyice.
ULUDERE KATLİAMI SONRASINDA KÜRT CEPHESİNDEKİ SON DURUM
27.01.2012, 01:44
Cephenin en önünden başlarsak, son eylem çok net değil mi? PKK ve son eylemi olan Uludere Katliamı. Bana lütfen boşuna şaşkın gözlerle bakmayın. O uçakların orayı bombalamaya gitmesinde, elbette ve kesinlikle PKK ile işbirliği de vardı. O katliam; tam anlamıyla PKK’ye nefes aldırma eylemidir. Uludere’deki derin güçler hep birlikte hareket ederek, son dönemlerde ordunun emniyet ve MİT istihbaratlarıyla beraberce ve iyice çalışarak gerçekleştirdiği nokta operasyonlarla son verme başarısı için adım atıldı. Ancak daha da büyük hedeflerine ulaşamadılar.
AYDIN’DA AYDIN GENÇ OLMAK VE ‘AYDER’
10.01.2012, 14:01
Türkiye’nin çok değişik yerlerindeki dostların ve dost adaylarının davetleri neticesinde, yurdumun her yerine sıklıkla gitmekteyiz. Geçen hafta sonu da, twitter dostum Avukat Mehmet Aydemir’in konuğu olarak @yasemintecimer’le birlikte Aydın’daydık. Aydın Gençlik Derneği (AYDER) ve Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği bu programda ‘2023 Bağlamında Türkiye, Ortadoğu ve Arap Baharı’ adlı bir konferansın konuşmacısı bendim.
TÜRKİYE’NİN GÜNEYDOĞU KOMŞUSU KUZEY IRAK MI KÜRDİSTAN MI?
06.01.2012, 22:06
Size bir sır vereyim mi? Benim bu kadar cesur olmama da oradakilerin rahatlığı neden oldu. Hiçbiri gocunmuyor “Kürdistan” sözcüğünü kullanmaktan. Eğer Erbil’in elektronik cihaz satan bir mağazasında aksansız Türkçe konuşan Kürt gencini görürseniz sakın şaşırmayın. İşte o gençler sözünü ettiğimiz Işık kolejleri veya Işık Üniversitesinin öğrencilerindendir mutlaka. Gidin, görün sarılın, sinenize sarın ve bence bırakın göz yaşlarınızı durdurmayın, akmasına izin verin…
TÜRKİYE’NİN GÜNEYDOĞU KOMŞUSU KUZEY IRAK MI?
04.01.2012, 02:12
Türkiye’nin doğu sınırları kuşbakışı bir seyirde neredeyse hiçbir mantıklı ve makul nedene dayanmadan çizilmiş gibi dersem ne dersiniz bana? Sınırlar belirlenirken coğrafi açıdan ölçü olarak alınan, bazen bir nehir yatağı ya da dağ silsilesi olur. Ama burada bunlardan hiç birisi de yok. Nüfus olarak farklı dil, din ve kültür gibi ayırt edici gerekçelerde yok. O zaman, komşu bir köyün diğer köyden ayrılmasına neden olan, hatta bazen bir köyün iki mahallesinin birbirinden kopmasına neden olan bir sınır neye göre çizildi? Kimilerine göre emperyalist devletlerin o günkü teknoloji ile tespit ettikleri yer altı zenginlik kaynaklarına göre, kimileri içinse bir topluluğu aynı sınır içinde barındırmanın getireceği riskleri cumhuriyet devleti üstlenmeyi hiç istemediği için…
ULUDERE KATLİAMI SONRASINDA ‘YENİ BİR VAN DEPREMİ OLMADAN BU İŞİ BİTİRMELİYİZ’ DİYENLER VAR
31.12.2011, 23:38
Bir Ayet: “ Ve o inkâr edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek (çıkarmak) için tuzak kuruyorlardı. Ve onlar, bu tuzağı kuruyorlarken; Allah da tuzak kuruyordu. Ve Allah, tuzak kuranların (karşılık verenlerin) en hayırlısıdır.” Enfal Suresi 30. Ve Bir Ayet Daha: "sizin şer bildiğiniz şeylerde hayır, hayır bildiğiniz şeylerde şer vardır’’ Bakara süresi 216. Ve son söz: Herkes bu meselenin halli için duanın gücüne sığınmalı; her fırsatta gönüllerini Yüce Dergâh’a açıp “Allahım, birliğimizi sağla, aramızı te’lif buyur, bizi vifak ve ittifaka muvaffak kıl. Hidayet ve ıslahını murat buyurduğun insanları ıslah eyle, kalb ve kafalarına salah ver. Şayet düşmanlık yapanlar arasında ıslahını murat buyurmadığın ve kendileri hesabına ıslah istemeyen kimseler varsa, onların da altlarını üstlerine getir, birliklerini boz, evlerine ateş sal, köklerini kurut ve işlerini bitir.”
ULUDERE’DEKİ KATLİAMIN ANATOMİSİ VE ERDOĞAN HÜKÜMETİ
31.12.2011, 13:04
Eğer Erdoğan Hükümeti suskunluğunu çok gür bir sesle ve hesap sormayla bozmazsa, korkarız ki duygusal bir kopuşa da çanak tutmuş olacaktır. Bugün ince hesaplar yapmanın da zamanı değil. Varsa cesaretiniz, gem vurmayın yüreğinize sayın yetkililer. Önce kayıp yakınlarından, sonra da ülkenin bütün vatandaşlarından özür dileyiniz. Ve bir de söz veriniz lütfen, sorumluların mutlaka bulunacağına ve bulunduğu ana kadar da rahat yataklarda yatmayacağınıza!.. Korkunun ecele faydası yok. O zaman bari “yatan kardeşlerden” ders alın. “33 Kurşun’un”, “Maraş’ın”, “Sivas’ın”, “fail-i belli, fail-i meçhullerin” faillerini bulamayanlara ve “28 Şubat’a” boyun eğenlere ne oldu sahi?.. Aynı sona AK Parti de uğramamak için, ya da daha açık söyleyelim 2. Erbakan hadisesi yaşamamak için, ya üzerinize düşenleri bir an önce yapmalı ya da bir an önce yapmalısınız… Hem söyleseniz ya kuzum biz AK Partiye neden oy verdik?.. Statükoya, vesayete ve teröre teslim olsunlar diye mi? Yoksa Türkiye’nin önünü açsınlar diye mi?..
ULUDERE KATLİAMI, LEYLA ZANA’NIN AÇIKLAMALARI VE BAŞBAKAN ERDOĞAN’A AĞIR HAKARETLERDE BULUNAN SUBAYLAR
30.12.2011, 10:53
Devlet ve Erdoğan hükümeti öldürülen bu insanlara sahip çıkmalı, ailelerinden de kesinlikle özür dilemelidir. Olayın sorumluları, ihmali bulunanları ve varsa ihanet içinde olanları mutlaka soruşturulmalı, bulunulmalı ve cezalandırmalıdır. Tansiyonun yükselmesine, PKK’nın ve BDP’nin olayı provoke etmesine asla fırsat verilememelidir. Sınır güvenliği artırılmalı, kaçakçılığa karşı tedbirler alınmalı, sivil ölümlerine de çok dikkat edilmelidir. Ancak bu vahim olay, asla ve asla terörle mücadelede zaafa neden olmamalıdır. Kararlılıktan ve koordinasyondan da asla vazgeçilmemelidir.
BAŞBAKAN ERDOĞAN’A ‘REDER’DEN AÇIK MEKTUP
28.12.2011, 03:40
Sn. Başbakan, katkılarınızla çıkarılmış olan 6191 sayılı Sözleşmeli Er ve Erbaş Kanunu ile 926 sayılı TSK Personel Kanununa eklenen geçici madde 32 ile Yargı denetimine kapalı idari işlemler veya Yüksek Askeri Şura Kararları ile TSK’den ilişiği kesilenlere bazı özlük hakları verildi. Söz konusu bu yasadan sadece YAŞ Kararları ile ilişiği kesilen 1518 kişi yararlanabildi. Başlatılması, tekemmül ettirilmesi ve uygulanması bakımından aynı olan ve aynı sonucu doğuran, sadece YAŞ kararlarına eklenmediği için farklılaşan kararlarla, yani Bakan Onayı veya Kararnameler ile TSK’den ilişiği kesilenler bu yasanın kapsamı dışında bırakıldılar.
FUTBOLDA IRKÇI SÖYLEM: BİZİM ‘ÇARŞI’ EBOUE’YE DE Mİ KARŞI?
22.12.2011, 03:15
Öncelikle söylemeliyim ki, öyle çok iyi bir futbol izleyicisi ve taraftarı sayılmam. Fanatikliğin ise her türlüsüne de karşıyım. Çünkü doğmalar, var olan gerçekleri kabullenmemizi her zaman engeller. Bir dogmaya inanmışsanız, artık tek gerçek sizin gerçeğinizdir ve herkesin de bunu kabullenmesi gerekir kanısındanızdır. Futbol fanatikliğini / holiganlığını da hem kabullenmem, hem de çok önemsemem. Beşiktaşlı olmadığım halde “Çarşı” grubunu ise futbol taraftarlığının ötesine geçen toplumsal duyarlılığından dolayı hep takdir ederim.
ERGENEKON’UN SON KOLU PKK VE KCK İLE ŞİKESİZ MAÇLAR
20.12.2011, 11:55
PKK, bu kış -kandırıp dağa çıkardığı Müslüman Kürtlerimizin masum çocuklarını- militanlarını dağlardan çekmedi. Amacı ses getiren eylemlere devam etmekti. Yalnız yanıldığı konu, aynı şikesiz maçların kazanılmasının zorluğundaki gibi bir durumdu. Malumunuz olduğu üz(e)re, PKK daha önceden anlaşmalı –danışıklı dövüş- baskınlara alışmıştı. Adres verip, karşılıklı paslaşarak, baskın yapıyor, zaman zaman da gene anlaşmalı bir şekilde baskınlarla mağduru oynuyordular. Ancak durum bu kez çok ama çok farklı işliyor.
BORNOVA’DA NELER OLUYOR? KEMAL KILIÇDAROĞLU BUNLARI BİLİYOR MU?
08.12.2011, 05:34
Aşağıdaki soruların yanıtlarını arayan Bornovalılar bakın neler soruyorlar: 1. 7/12/2012 Çarşamba günü Bornova Belediyesi Parklar müdürlünde taşeron işçi olarak çalışan Dersimli Cengiz Tatar, işini beğenmediğini öne sürerek, önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeğeni olan siyasi işlerden sorumlu başkan yardımcısı Zeynel Abidin Fidan'la görüşmüş müdür?
İSTİHBARAT, YENİ GÜVENLİK ANLAYIŞI VE PKK
07.12.2011, 19:41
Dünyanın her yerinde terörle mücadelenin en önemli ayağını istihbarat oluşturur. İstihbarat, önleyici tedbirler alınmasını sağlar. Kimi durumlarda görülen güvenlik zaafı aslında istihbarat zaafı olarakta açıklanabilir. Nitekim ABD gibi istihbarat örgütünün etkin çalışması ile ünlü bir ülkede bile ikiz kuleler bombalandığında, asıl bombayı kafasına yiyen de ABD’nin istihbarat birimleri ve haber alma örgütü olmuştu. Çünkü büyük organizasyon gerektiren komplike eylemler dizisinin istihbaratını önceden alamamak, çok ciddi anlamda bir güvenlik zafiyetiydi. Sonuçta yorumlar ABD’nin aslında eylemlerden önceden haberdar olup, yapılmasına göz yumduğu görüşlerinin kabul görmesine yol açtı ki ABD’de bile bu kanı % 90’larda ağırlık taşımaktadır. İstihbarat örgütleri, olacak eylemlere göz yumdu…
BAŞBAKAN ERDOĞAN’A CEMAL TOPTANCI GİBİ KÜRT DANIŞMANLAR MI LAZIM?
02.12.2011, 02:03
“Başbakan’ın danışman kadroları var ama bu danışman kadrolarında Kürtlerin olduğu kanısında değilim. Bir insan, bir konuda çok iyi eğitim alabilir. Kürtler hakkında çok büyük arşiv araştırmaları da yapmış olabilir. Ama toplumsal olaylarda sadece bilgiye değil, duyguya da sahip olmak gerekir. Sadece bilgi sahibi olan danışmanlardan aldığınız bilgilerle, problemi çözemezsiniz. Sayın Başbakan’ın, problemi bilen Kürt kökenli insanlardan da bilgi almasında fayda görüyorum ben. Çözümü de bence onlar üretecektir.”
AK PARTİ SİVİL ANAYASADA DA YAN MI ÇİZECEK? İNŞALLAH ÇİZMEZ
30.11.2011, 02:16
Öncelikle hiç kimsenin –bu Sn. Bülent Arınç’ın bile olsa- AK Partililik konusunda bize ders vermesine ihtiyacımızın yok olduğunu söylemeliyim. Sonra da, oy verdiğimiz ve verilmesi için de neredeyse Türkiye’nin her tarafına konferanslar için, ‘istikrar için yetmez ama evet’ denilmesi için gittiğimiz ve demokrasinin önündeki vesayetin ve statükonun zincirlerini kıracağına inandığımız Başbakan Erdoğan’ın ve AK Parti iktidarının, sanki iyice bir silkelenmesi ve üzerinde biriken ölü toprağını temizlemesi gerekiyor… Son zamanlarda ‘ölü toprağı’ dediğimiz bazı konuların ana başlıklarını maddeler halinde belirtmemiz gerekirse;
AMERİKA’DA (ABD) KÜRD DİASPORASININ ETKİNLİKLERİ
28.11.2011, 14:55
ABD’de yaşayan bir dostumun gönderdiği yazılı bir metin. Ben de çok önemsediğim için aynen sizinle paylaşıyorum. Uzun olması sizi sıkmasın. Sıkmasın çünkü içinde çok önemli noktalara parmak basılmakta. Şimdiden iyi okumalar efendim!.. 1988 Yılında, ABD ve Kanada’da yaşayan Kürd ileri gelenleri tarafından, KUZEY AMERİKA KÜRD ULUSAL KONGRESİ (Kurdish National Congress of North America) isimli bir örgüt kuruldu. Bu kuruluşun kısaltılmış adı “KNC”dir. Söz konusu örgütün internet sitesi incelendiğinde, geçen zaman içinde çok güçlendiği anlaşılmaktadır. Örneğin: Birleşmiş Milletler, ABD kongresi, Dışişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı (Pentagon), Kanada Parlamentosu, Kanada Hükümeti ve Avrupa Birliği ile çok sıkı ilişkiler kurmuşlardır. Yoğun lobi faaliyetleri yürütmüşler ve hatta ABD Başkanı BUSH ile yuvarlak masa toplantısı bile yapmışlardır. Yeni Başkan OBAMA’ ya yazdıkları mektup da internet sitesinde bulunmaktadır.
SON YASA DEGİŞİKLİĞİ İLE FUTBOLDA ŞİKE VE RÜŞVET KORUNUYOR M?
28.11.2011, 03:02
Evet çok iyi bildiğiniz gibi futbol sadece futbol değildir. Futbol, geniş kitlelerin tutkuyla bağlı olduğu bir oyundur. Hatta öyle ki, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzon Spor gibi bazı futbol takımlarının, bu çatı altında faaliyet gösteren siyasi partilerin çoğundan, daha fazla destekçisi ve taraftarı vardır. Eğer yerinde kullanılırsa, başta futbol olmak üzere, bütün spor dalları, toplumda oluşması muhtemel ön yargıları yıkar; din, dil, ırk gibi çatışma noktalarını, buluşma noktalarına dönüştürür. Birlikte alkışlanır, hatta haddi aşmamak kaydıyla birlikte yuhalanır; insanları birbirine bağlar, toplumu kaynaştırır.
BU KÜRTLER DE HEP BİR ŞEYLER İSTİYOR? VE DERSİMLİ SEYYİT RIZA’NIN SÖYLEMİYLE; ‘EVLAD-I KERBELAYIK, BİHATAYIK AYIPTIR ZULÜMDÜR CİNAYETTİR’
24.11.2011, 16:10
Dersim zulmünün sınırı yok, biz o sınırı yine zorlayıp, yüreklerimizi cendereye sokmadan soralım; siz ey TSK, ey CHP, ey MHP, ey BDP, ey Dersimliler, ey Diyarbakırlılar; bütün bunları insanlıkla bağdaştırıyor musunuz? O zaman Sayın Y.Ozdil, biz bugüne kadar insanoğlu için yapılan bütün tanımları değiştirip, sizin yüzünüzden insanlıktan da istifa edeceğiz. Ve size cevabı tarihin tozlu sayfaları arasında kalan son sözleriyle Seyyit Rıza verecek: “Evladı Kerbela’yık, bihatayık. Ayıptır, zulümdür, cinayettir.” Ya da Seyit Rıza’nın söylemini güncelleyerek; “Allahım, birliğimizi sağla, aramızı te’lif buyur, bizi vifak ve ittifaka muvaffak kıl. Hidayet ve ıslahını murat buyurduğun insanları ıslah eyle, kalb ve kafalarına salah ver. Şayet düşmanlık yapanlar arasında ıslahını murat buyurmadığın ve kendileri hesabına ıslah istemeyen kimseler varsa, onların da altlarını üstlerine getir, birliklerini boz, evlerine ateş sal, köklerini kurut ve işlerini bitir.”
REYTİNGÇİ VE FELAKET TELLALI (SÖZÜM ONA) DEPREM UZMANLARI
22.11.2011, 02:54
Yaşadığımız Van Depremi, bazı medyatik akademisyenlere / uzmanlara, yeniden sahne alma fırsatı verdi. Büyük medyanın gerçeğin değil de reytingin peşinde koşmasının da etkisiyle bazı hocalarımız aldı başını gitti ver halen de gidiyorlar. Özellikle bazıları, milyonlarca insanın dört gözle izlediği programlarda, kendi uzmanlık alanlarının dışına çıkarak ve başka mühendislik disiplinlerinden de rol çalarak, yalan-yanlış bilgilerle, tam bir felaket tellallığı yapıyorlar. Haliyle yaptıkları açıklamaların da, yarısı doğru ise yarısı da yanlış oluyor. Düşünün ki bir diş hekimi çıkmış bizlere göz sağlığı üzerine öğütler veriyor. Yaşadığımız durumlar da inanın bu örneğimize gerçekten de çok benziyor.
BAŞBAKAN ERDOĞAN’A: SADECE ASKERİ TEDBİRLER YETERLİ Mİ?
20.11.2011, 13:24
PKK’nin uzlaşılmaz tavrı ve terörü her ne pahasına olursa olsun sürdürme kararlığı içinde olması, Erdoğan hükümetin de askeri önlemleri arttırıp, PKK’nin saldırılarına silahla karşılık vermesini elbette ki kaçınılmaz kıldı. Başbakan Erdoğan ve Hükümette, bundan kaynaklı eleştirilerin neredeyse hiç olmadığının da kanımızca farkında olmalı. Ancak bizim eleştirilmeye devam edeceğimiz konu, yapılan mücadelenin, tıpkı daha önceki hükümetler gibi, sadece askeri boyuttan ibaret hale gelmesi yanlışlığı.
AMERİKA SAVUNMA BAKANI GATES, TÜRK SAVUNMA BAKANI GÖNÜL VE TSK BAŞKANI BAŞBUĞ TOPLANTIDA NE KONUŞTU?
19.11.2011, 07:15
Az biraz İngilizceniz varsa yaşadınız. http://cablesearch.org/ şeklindeki internet adresine giriyorsunuz. Türkiye de gizli kapaklı kalmış olduğuna inandığınız ABD ile ilgili ilişkilerden ve ABD’n,n herhangi bir konu hakkında ne düşündüğünden bilgi sahibi olmak istiyorsanız, ilgili web sitesinin arama motoruna yazıyorsunuz ve ‘şakırt’ istemiş olduğunuz arama sonuçları elinizin altında. İngilizce olan metinleri yine ‘google’ üzerinden nasıl Türkçeleştirebildiğinizi de eminim biliyorsunuz. Aşağıdaki metin de 16 Şubat 2010 tarihli bir toplantı metinin tutanağının orijinal metninin olduğu adres ki ben de sizin için onu Türkçeleştirdim. http://cablesearch.org/cable/view.php?id=10ANKARA251&hl=UAV+turkey Eminim siz de Amerika Savunma Bakanı’nın Türkiye’ye geldiğinde bu tarihte yaptığı toplantıda neler konuştuğunu merak ediyorsanız, yazıyı bir solukta sonuna kadar okuyacaksınız.
DAHA İYİ YÖNETİLMEK: AKP’NİN YERİNE ÇERÇİ KEMAL, SİLAHLI BÜROKRASİSİNİN YERİNE DE PKK Mİ?
17.11.2011, 01:00
PKK, çok kötü bir muhalif. İnsanlara güven vermekten de, kitleleri peşinde sürükleme potansiyelinden de oldukça uzak. Bu yüzden planladığı halk ayaklanması hedefine de asla ulaşamadı. Peki, daha iyisini yapabilir mi? Hayır, yapamaz. Çünkü PKK’nin bütün potansiyeli bu. Toplumun; eğitim, ekonomi ve sosyal açıdan en alt düzeyine hitap ediyor. Bünyesindeki diğer kesim ise, çalışmadan, üretmeden, haksız rant elde ederek zenginleşen bir yapı. Dolayısıyla bu potansiyelin, insanlara daha iyisini vaat etmek ve taahhütlerini gerçekleştirmek gücü yok.
ORTA ÖĞRETİM OKUL PANSİYONLARI İLE İLGİLİ BAZI BİLİNMEYENLER
16.11.2011, 06:44
Makalenin başlığını görünce, ‘bu adam her konuyu da nasıl böyle biliyor?’ diye düşünebilirsiniz. Evet böyle bir düşüncede de tamamıyla haklı olursunuz. Çünkü bu konuyu ben bilmiyorum. Ama benim uzmanı olmadığım konuları da bilen dostlarım ve arkadaşlarım var ve ben onları çok iyi biliyorum. Onların değerlendirmelerini, kendi sosyal bilimci gözlüğümle irdeledikten sonra, eğer akıma yatarsa da köşeme de taşıyorum. Sanırım oğlumun böyle bir okulda okuması da, beni bu konuya yoğunlaştıran bir diğer çok önemli etken.
KÜRTLER = İSYANLAR TARİHİ Mİ? BENCE KESİNLİKLE DEĞİL
15.11.2011, 06:41
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, partisinin ve itiraf etmek gerekiyorsa toplum olarak çoğumuzun “Dersim İsyanı” olarak bellediğimiz, olaylar hakkında ezberlerimizi bozan açıklamalar yapar. Hüseyin Aygün; “Dersim 1938 ve Zorunlu İsyan ve 0.0.1938, Resmiyet ve Hakikat” kitaplarının yazarıdır kendisi. Zaman ve Taraf gazetelerine yansıyan görüşlerinde Aygün şunları söyler: “Resmiyette bir isyan olduğu ve devletin de bunu bastırdığı tezi savunuluyor. Çünkü Başbakan’ın deyimiyle ‘50 bin insanın öldürüldüğü’ bir operasyonun meşrulaştırılması için, orada mutlaka –hiç olmasa bile- bir isyanın oluşturulması gerekiyordu. Dersim isyanı, sonradan icat edilmiş bir şeydir, öyle bir şey gerçekte yoktur.”
KCK İLE İLGİLİ VE KCK’NIN SONUNA YAKIN NOTLAR
14.11.2011, 14:00
Bırakın Türkleri, Kürtlerin içinde bile bugün PKK’nin şiddet eylemlerini savunacak, onu haklı gösterecek tek bir argüman bile bulunamaz. ‘Bağımsız Kürdistan değil, Demokratik Cumhuriyet istiyorum’ diyen bir örgütün, hala silahlı mücadeleye devam etmesi ve bunu sanki bir çözüm yolu gibi seçmesi; tamamıyla amaç-yöntem çelişkisini de içinde taşır. Bu yapılan şiddet eylemleri, Kürtlerin ve örgütün amacına değil, patronlarına hizmet verdiği kanısını güçlendirir. Böylesi bir durum eğer söz konusu ise, PKK net talebini her çevreye deklare etmelidir. Bu yalın talep; Silivri’nin boşaltılması ve Erdoğan hükümetinin gitmesi ise, bunu bilmek, gariban kara kafalı Müslüman Kürtlerin de, kandırılarak dağa çıkarılan onların çocuklarının da hakkı olsa gerek, değil mi?
ARO: ‘BEDELLİ ASKERLİK’TE SON DURUM VE BUNDAN SONRA OLACAKLAR YA DA BOL BOL LOBİ VE KULİS
11.11.2011, 11:37
Bedelliyi gerçekleştirecek olan Başbakan Erdoğan, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve lobi faaliyetinde aktif olarak bulunan herkese de ‘ARO’ denilmelidir. (ARO’nun ne demek olduğunu bilmek için lütfen twitter’daki dostlarınıza sorunuz ya da benim ‘twit bio’ma bakınız.) Bedelliden toplanacak olan paranın da nasıl yararlı bir yere kullanılacağı konusunda da Başbakan Erdoğan’ın yapacağı açıklamayı bekleyiniz. Keşke ben bile bir kez daha bedelli hakkından yararlanabilsem diyecek kadar güzel bir yer olduğunu da aklınızda tutunuz…
TOPLANILAN ŞEKERLER EŞLİĞİNDE ‘SÜLEYMANİYE BİR BAYRAM SABAHI!..’ MI DESEK?
10.11.2011, 06:59
BDP, PKK, KCK sarmalında düğümlenmiş Kürt sorununu çözmek gerçekten de çok zordur. Uluslararası oyuncuların planlar kurguladıkları, istihbarat servislerin aklımızın alabileceğinin ötesinde tezgahlar kurduğu, çıkar gruplarının, üç kuruşluk menfaatleri için her türlü insani değerden uzaklaştıkları bir coğrafyada; yılların ihmalkarlığı ve yanlış politikaları ile her geçen gün biraz daha çetrefilleşen bir düğümü çözmek için, kanımızca Büyük İskender’in kılıcı bile yetmeyebilir, değil mi? Gerçekçi olalım terör sorununu altı ayda, Kürt sorunun da hemencecik bir iki yıl içinde çözülebilecek sihirli bir formülü bulmak hiç de kolay değil… Yapılacaklar hızla hayata geçirilmesi gerekirken, sonuç almak için de sabırlı olmakta yarar var.
POLİSE; ‘YARIN BAYRAM’ DEMİŞLER; ‘GÖREV YERİM NERESİ’ DİYE SORMUŞ
07.11.2011, 01:06
1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 1 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim ve öncesindeki yarım günlük tatiller v.b. tatilleri hesapladığımızda, yılda toplamda, ortalama 25 (yirmi beş) gün bir tatil süresi yapmaktadır. O zaman polise bu kadar yasal hakkı olan idari izinleri sanki ve veril(e)miyor gibi bir durum karşımıza çıkmaktadır. Lütfen, eşit işe eşit ücret politikası yapan hükümetten ve ilgili ve sorumlu kurum yetkililerinden, polisin de çalışma esaslarını hukuka uygun ve hakkaniyet içerisinde düzenlenmelerinin gerekliliğini görmelerini arzu etmekteyiz.
SON KCK OPERASYONLARI VE KCK HAKKINDAKİ TEMEL GERÇEKLER
06.11.2011, 08:26
Şimdi de kitabımda çok teferruatlı açıklayacağım bu KCK yapılanması hakkında, temel anlamda biraz fikir sahibi olmuşuzdur, değil mi? Ancak kamuoyu KCK hakkındaki detayları henüz daha yeterince bil(e)miyor / öğren(ne)medi. Bu ise, gerçekten de hayli uzmanlık gerektiren bir olgu. Mesela diyelim ki; örgüt birisi hakkında öldürme kararı versin. Bunun gerçekleştirebilmeleri için, kesinlikle devlet içindeki baronlar(ın)dan onay ve yardım görmek zorundalar. Baronlarda kim ne derse desin Adalardaki Şövalyelere bağlı… Ama merak etmeyin, iç organlarına kadar bütün yapının röntgeni, emarı çekilmiş durumda ve Anadolu insanları bunun sistem –gen- haritasını neredeyse ezbere biliyorlar. Hatta Başbakan Erdoğan’ın en son Avrupa’dan dönerken yaptığı açıklama da satır aralarında bunun ip uçlarını veriyor; ‘…Malatya adli tıpa getirilen cesetler ile PKK ve KCK konusunda –ki siz bunu Ergenekon ve Türk İntikam Tugayı gibi yapılar çerçevesinde de genişletebilirsiniz- DNA testine varıncaya kadar, her türlü çalışma yapılıyor…’
DEPREM FİTNESİ: ROJ TV VE ANF’NİN FETHULLAH GÜLEN’E SALDIRMA ADİLİĞİ
04.11.2011, 09:18
Onlara söylenmesi gereken ise en güzel sesleniş ise Fethullah Gülen’in anlatımıyla; ‘…Herkes bu meselenin halli için duanın gücüne sığınmalı; her fırsatta gönüllerini Yüce Dergâh’a açıp “Allah’ım, birliğimizi sağla, aramızı te’lif buyur, bizi vifak ve ittifaka muvaffak kıl. Hidayet ve ıslahını murat buyurduğun insanları ıslah eyle, kalb ve kafalarına salah ver. Şayet düşmanlık yapanlar arasında ıslahını murat buyurmadığın ve kendileri hesabına ıslah istemeyen kimseler varsa, onların da altlarını üstlerine getir, birliklerini boz, evlerine ateş sal, köklerini kurut ve işlerini bitir.”
PKK VE SADECE İNSAN OLABİLMEK!
03.11.2011, 03:11
Bütün kaprislerinden kurtulmuş, hırslarını olgunluğu ile törpülemiş, öfkesini kontrol edebilmiş, sade ve samimi bir şekilde tevazu gösterebilmek, kesinlikle yaşadığımız bu çağda, bütün sorunların çözümünün altın anahtarı olsa gerek. Mevlana’nın, Yunus’un yaşadığı bu topraklarda böylesine olgun, böylesine içten ve yalnızca insan olabilmek, hepimiz için olası, değil mi? Yoksa onların çağı, Yunus’la Melayê Cêzırı, Ahmedê Xani ile sona mı erdi? Mümkün değil mi artık gönül adamı ve feraset insanı olabilmek?
PKK İLE MÜCADELEDE İSTİHBARAT ZAAFI MI, KÖRLÜK MÜ?
01.11.2011, 19:50
Kaç yıldır emniyet teşkilatı içinde olduğumun, neredeyse hesabını tutamayacak kadar yıllarımı geçirmişim. Ben konunun uzmanları ile istihbarat, güvenlik, terör ve asayiş konularında bildiklerimi paylaşırken, her paylaşımda da aslında yeni yeni şeyler de öğrenirim. Ancak her seferinde yine de ülkemde olanlara şaşırmaktan da geri kal(a)mam… Sınır ötesi kara harekâtının risklerini ileri sürerek, yapılmasının sakıncalarını sıraladığımızda neredeyse adımız PKK’liye çıkacaktı. Oysa sadece sınırımızın dışında değil, sınırlarımızın içinde de PKK kamplarının var olduğunu bilmeyen ne bir istihbaratçı, ne de yerel halktan hiç kimse kalmamıştı. Bir diğer anlatımla, sınırlarımız içindeki PKK kamplarının varlığını bilmeyen sadece sağır sultandı.
PKK NEREDE? VE PKK’LİLER NE İSTİYOR?
31.10.2011, 23:43
Yahu hevaller küfür etmeye başlamadan önce düşünün Allah aşkına! Suriye, Türkiye, İran ve Irak Kürtleri içinde en az hakka sahip olan, en fazla şiddete ve ayrımcılığa uğrayan Kürtler, Suriye’deki Kürtler değil mi? Kendi vatandaşları ile birlikte Kürt lider Meşaal Temo’yu daha birkaç gün önce öldüren yine Beşar değil mi? Ortadoğu’nun halen iktidardaki en baskıcı azınlık iktidarı yine Beşar’ın ülkesi değil mi? Peki Beyrut’taki gösterilerde, en ön saflarda Serok Apo ve Serok Beşar posterlerini onlarla birlikte taşıyanlar kimler? Eğer sizseniz lütfen Beşar’ın sıcak kollarındaki müstesna yerinizi vurguladığımızda da kızmayın!..
KEMAL: ‘ÇERÇİ’ Mİ? ÇARKÇI MI?
31.10.2011, 04:20
Onun döneminde elitlerindi sadece cumhuriyet. Halkın acıları, sıkıntıları cumhuriyetin kurucularını, cumhuriyetin sahibi olan partiyi neden ilgilendirsin ki? Yüzlerce insanın depremden ölsün, binlercesi ayazda çadırlarda kalsın ona ne? Biz cumhuriyeti kurmuşuz ya 88 yıl önce çalsın bandolar, üflensin mızıkalar? Ordu evlerinde resepsiyonlar, ha bir de Çankaya’da valslar! Çerçilerin modasının geçtiğini erken fark edenler, kendilerine yeni meslekler bulup, çocuklarına miras bıraktılar. Bu modası geçmiş siyasetçiler acaba bunu ne zaman fark edecekler bilmiyorum ama Çerçi Kemal pek uzun bir gelecek vaat etmiyor. Bunu kesinlikle biliyorum.
VAN DEPREMİNDEN HAREKETLE İNŞAATLARIMIZ VE DEPREM
26.10.2011, 19:56
Televizyonlarda depremle ilgili programları seyredince bu satırları kaleme almaya karar verdim. Çünkü, medyamız hala mühendislik dallarının görev sahasını birbirine karıştırıyor. Jeoloji veya jeofizik mühendislerine bina taşıyıcı sistemleriyle ilgili sorular sorulmakta. Onlar da genellikle (alanları olmadığı halde) bu soruları cevaplamaya çalışıyor. Yetkin olmadıkları konularda yaptıkları yorumlarla da insanları yanlış yönlendirmiş oluyorlar.
PKK VE TERÖR İÇİN YENİ YENİ ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
26.10.2011, 04:54
Sınır ötesi harekatın da ve hatta sınır içindeki operasyonların da, yeni yeni can kayıplarına vesile olduğunu eminim fark etmişsinizdir. Bu can kayıplarından kastımız sadece Mehmetçik’in cenazeleri değil. İki gün önce basına yansınmıştı; Ağrılı bir gencimizin Hakkari’deki bir operasyonda ölümünden sonra, acılı babasının barış çağrısı. Gencin karşı tarafta olması ve ölümü, öldürülmenin haklılığını da göstermez, ailesinin daha az üzülmesinin gerekliliğini de, değil mi? Evlat acısı her iki taraf içinde aynıdır ve evlat acısıdır, değil mi? Ve her iki taraftan ölümler de bazılarının hiç umurunda olmamaktadır, değil mi?
ERGENEKONCU VE PKK’Lİ BÖLÜCÜLER VE VAN DEPREMİ
25.10.2011, 07:28
Derin devlet, yıllarca Güneydoğu’da zulüm estirdi. Vesayet rejimi, her türlü hak ihlalini gerçekleştirdi. Cinayetler işlendi, köyler boşaltıldı. PKK, sokaklarda ve hatta meclise gönderdiklerinin pervasız davranışlarıyla TBMM’nde de, her türlü kışkırtmayı yaptı. Ergenekon’un ulusalcıları ise, her fırsatta sokaklara taşıp, linç gösterilerinde bulundu. Ulusalcı sözde Türklerin Ergenekon’una ve Kürtlerin PKK’sine rağmen, bu ülke hala bölünmedi!.. Ve Allah’ın izniyle de asla bölünmeyecek…
KARA HAREKÂTI: AK MI KARA MI?
24.10.2011, 09:44
Kime kızalım biz şimdi? Benzin bu kadar pahalı olunca, uyuşturucu gibi özel muamelesi görmesine sebep olan idarecilerimize mi? Yoksa açlıktan her türlü tehlikeli işi meslek edinmiş kaçakçılara mı? ya da bu işlerden her zaman komisyonunu alanlara mı?.. Ama yok, en çok da kendi kendimize kızmaya hakkımız var, değil mi? Sınırın her iki tarafında da, bazen av, bazen de avcı olan, fakir Anadolu çocuklarının ölümlerini, sadece zafer ya da yenilgi olarak gören ve bu canların kaybını da bir türlü önemsemeyen; kıt, ilkel, sığ ve insani duygulardan uzak değerlendirmelerimize kızalım, değil mi?
HAKKÂRİ ÇUKURCA SALDIRISI ‘MİLLİ PKK’ – ‘DERİN PKK’ VE ‘YERLİ İSRAİLLİLER’İN İŞİ (Mİ?) VE ÖZEL HAREKAT
21.10.2011, 06:25
Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın söylemleri içinde; ‘…Hak şerleri hayr eyler / Zannetme ki gayr eyler / Ârif anı seyreyler / Mevlâ görelim neyler / Neylerse güzel eyler / Sen Hakka tevekkül kıl / Tefviz et ve rahat bul / Sabreyle ve râzı ol / Mevlâ görelim neyler / Neylerse güzel eyler / Kalbin O'na berk eyle / Tedbirini terk eyle / Takdirini derk eyle / Mevlâ görelim neyler / Neylerse güzel eyler / Hallâk-ı Rahim oldur / Rezzâk-ı Kerîm oldur / Fa'âl-i Hakîm oldur / Mevlâ görelim neyler / Neylerse güzel eyler.
PKK TERÖR İLE NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?
20.10.2011, 00:02
Yine de umutluyuz. Kar ve boran, kışın gelmesiyle PKK’nin yollarını kesecek. Eğer hükümet bahara kadar PKK’ye karşı askeri önlemlerin yanı sıra, anayasanın da dışında demokratik açılımları sürdürüp, Kürtleri kendi saflarına çekmeyi başarırsa, bahara bu ülkeye barış PKK’ye rağmen gelecektir inşallah. Şu sıralar olanların hepsi de, uygulamada olan Öcalan’ın “benden sonrası toz duman” senaryosu ile dağdaki önderlerin, Ergenekonculardan aldıkları vaatler üzerine kurdukları senaryonun hayata geçirilme çabaları. Ancak aklıselim ile bu zorlukların altından kalkılabilir.
BAŞBAKAN ERDOĞAN, AK PARTİ VE ANAYASA’YI DEĞİŞTİR(EME)MEK (Mİ?)
18.10.2011, 22:07
AK Parti hükümeti seçim öncesinde söz verdiği üzere, Anayasa’nın değiştirilmesi hazırlıklarını başlattı. TBMM’deki diğer partilerle güreşmelerin başlaması, hükümetin Türkiye’nin çok önemli sorunu olan; sivil, özgürlükçü ve demokratik bir anayasaya sahip olma isteminin dışa çok güzel bir yansıması. Ancak bu iyi niyet tek başına, sadece Türkiye’deki reel şartların izin verdiği ölçüde değişikliklerle yeni bir anayasanın hazırlanmasını hayata geçirilebilir mi? O zaman soru şu; Anayasa’yı ne kadar değiştirebileceğiz? Eğer kırmızı-çizgiler şimdiden keskinleşir de mesela; Anayasa’nın “değişmez” denilen ilk üç maddesinin dışarıda tutulacağı bir değişimden söz edilecekse; bence kaybedeceğimiz zamana ve insanların uğrayacağı hayal kırıklığına değmeyecek bir değişiklik olacaktır yaptıklarımız. Vatandaşı merkezli / odaklı ön görülen bir anayasa da kırmızı çizgilerden söz eden bir partinin, bence baştan çözümsüzlüğü dayattığını bilmemizde yarar var.
POLİS MEMURLARININ -KÖLE GİBİ- ÇOK FAZLA ÇALIŞ(TIRIL)MASI
18.10.2011, 12:16
Bu makalemizin içinde de polis memurlarının bazı sorunlarına ve onların çözümlerine parmak basacağız. Umarız ve arzularız ki, konunun icraat kısmında olanlar da, bu yazılanları okurlar ve polisin daha da başarılı asayiş konularına imza atmaları için üzerlerine düşenleri yaparlar.
KÜRTLERİ PKK’DEN KURTARMAK İÇİN AKP NE YAP(MA)DI?
15.10.2011, 04:41
PKK’nin Kürtleri ne kadar temsil ettiği ve bu temsil etmedeki oranları, kamuoyunca sıklıkla tartışılır. Kimine göre PKK, Kürtlerin çok azını temsil eder. Bazılarına göre ise; Kürt = PKK’dir. Eh doğrusunu isterseniz, PKK de bütün Kürtlerin temsilcisi olarak anılmak ister. PKK’nin bu istemine, bazı iyi niyetli tatlı su sosyal demokratları ve entel Müslümanlar da adeta alet olmaktadırlar.
SURİYE SONRASINDA ABD İRAN’A (MI) SALDIRACAK
13.10.2011, 08:44
Kısacası, dünyanın bizim yaşadığımız bölgesi olan Orta Doğuda, ABD, İsrail ve Amerika’daki İsrailliler merkezli bir hayli kara bulutlar toplanmaya başladı. Tamtam sesleri de artan bir hızla seslerini duyurmaktalar. Saflar daha tam netleşmedi. Benim son diyeceğim ise; ya Rab, ümmeti bölecek ve zarar vereceklere sen izin verme. Ya Rab, toplumları medeniyetler çatışması ile karşı karşıya getirmek isteyenlerin oyunlarını başlarına çal. Ya Rab, bizi de basiret, feraset ve vicdan ile hareket ettir…
PKK İLE BARIŞA ADIM ATMAK ZOR (MU?)
12.10.2011, 03:12
Benim için ahkâm kesmek kolay. Ne dağda, ne de askerde çocuğum yok. Ancak ana kuzularının her iki tarafta da hayatını yitirmeleri canımı çok yakıyor. Biliyorum ki tıpkı Mehmetçik anneleri gibi, dağdakilerin de anneleri var. Ve her ölüm haberi, bütün annelerin yüreğini bir kez daha ağzına getiriyor. Tuzu kuruların “savaş” çığlığı elbette ahlaksızlık. Her iki taraftaki garibanların oğullarının çıkan her çatışmada hayatını kaybetme riskleri varken, insan olarak; “bu savaş PKK bitinceye dek sürsün” demeyi vicdanıma da sığdıramıyorum. Ama!..
BAŞBAKAN ERDOĞAN VE RAHMETLİ ANNESİ HANIMEFENDİ
09.10.2011, 08:16
‘…Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın varlık vesileleri, muhterem valideleri Tenzile Erdoğan Hanımefendi'nin elemler yumağı dâr-ı fânîden, ahbablar ictimaı dâr-ı bâkîye irtihallerini öğrenmiş bulunmaktayız. İstanbul’da bulunamamamız hasebiyle cenaze merasimlerine iştirak edemediğiz için ayrıca mahzunuz demeliyim. Merhume Hanımefendi'ye Cenab-ı Erhamü'r-Râhimîn'den rahmet ve mağfiret dilerken, Sayın Başbakanımız başta olmak üzere evlatlarına, akrabalarına, yakınlarına, dostlarına, muhiblerine ve sevenlerine sabr-ı cemîl niyaz ederim…’
MUHSİN YAZICIOĞLU’NU BEN ÖLDÜRDÜM
07.10.2011, 08:30
Muhsin Yazıcıoğlu ile Mamak Askeri Hapishanesinde çektiği çilelerin sonrasında tanıştım. Osman Yurt’ta bu anlamda burada ismini yazabileceğim bir diğer dosttur. Osman Yurt’un kardeşi de, Ankara Üniverisitesi Hukuk Fakültesinde aynı dönemlerde okuduğumuz ve sonrasında da fakülte de araştırma görevlisi olan, herkesin dostu, arkadaşı, abisi, hamisi olan can dostum rahmetli Bülent Yurt da 80’li yıllardan aklımda olan bir diğer burada anımsamak istediğim kişidir ki, burada zikrettiğim isimlerle bir anlamda bazı kodları da açıklamaktayım. Bunu yapmama neden olan da bazı densiz bir kısım ‘sözde ama özde değil bazı ülkücülerin’ cart curt konuşmalarıdır demeliyim…
ÜÇ DEV ADAM: MUHSİN YAZICIOĞLU – YUSUF ZİYA ARPACIK – ERDEM KARAKOÇ
03.10.2011, 16:47
Haddime düşmez ama ben yine de Yusuf Ziya Arpacık ve Erdem Karakoç’a Orhan Gazi’nin vasiyetini anımsatarak makalemi sonlandırayım; ‘…Abilerim!.. Benim için ah, vah edip ağlama! Sizi dünyada her türlü kötülüklerden koruyup ahirette sonsuz saadete kavuşturacak olan yüce dinimizin emirlerine sımsıkı sarıl! Bütün söz ve işlerinde, adaletten ayrılma! Daima, halkın yanında ve hizmetinde ol! Onların hak ve hukukunu koru! Bunu yaparken Cenâb-ı Hakkın emirleri, rehberin olsun! İnsanlığı huzur ve saadete kavuşturacak olan İslâm sancağını dalgalandırmaya devam et! Bir konuda baş oldum diye, sakın gururlanma! Bunlar gelip geçici şeylerdir. Senden önce daha nice beylerin, Hakanların gelip geçmiş olduğunu bir an aklından çıkarma! Ne kadar ömrün olsa, sonunda ölüm var. Ahiret yolculuğuna çıkanlara dua et! Sizden yegâne isteğim budur. Devletimizin ve milletimizin huzur ve güvenliği için her zaman yaptığınız gibi bundan sonra da çalışınız!..’
‘BEN BATMANLIYIM’ VE BATMAN DA OLANLAR
01.10.2011, 23:36
Batman benim için çok özel bir yer. Batman da çok dostum, kardeşim, arkadaşım, abim var. Allah bir gün nasip ederse de 5 yıl kadar Batman da vali olmak isterim. Batman’dan sonra da en büyük emelim Diyarbakır da vali olmak. Şimdi diyeceksiniz; ‘yahu sen üniversite de hocasın. Bu valilik de nereden çıktı?’ Mülk onun ve sanki bir gün ben vali olsam, onun mülkünden bir şey eksilecek… Allah; ‘iste kulum vereyim’ diyor. Ben de Batman da vali olmayı istiyorum.
BATMAN’DA OLANLAR VE FIRAT HABER AJANSININ YALAN HABERLERİ
29.09.2011, 00:41
Önceki gece Batman'da polis ve PKK'lılar arasında yaşanan çatışma da bu planın bir parçasıydı. Batman'a 10 km uzaklıkta olan Kıra Dağı'nda, bir arabayı 3 terörist gasp edip, Batman istikametine doğru yola çıkıyor. O sırada polise "Kıra Dağı'ndan şehre doğru teröristlerin geldiği, eylem planladıkları" ihbarı geliyor. Polis ekipleri Körik Kavşağı'nda konuşlanıp, teröristlerin gelmesini bekliyor. Çatışmanın sürdüğü sırada, Mizgin Doru ve kızı Sultan Doru'nun da bulunduğu sivil araç, zırhlı polis otosunun arkasında bekliyor. Maalesef teröristlerin hedefi olup, hayatlarını kaybediyorlar. Teröristler gasp ettikleri araba ile şehir merkezine doğru kaçmayı başarsalar da, polisler tarafından bir inşaatta sıkıştırılıp, öldürülüyorlar.
‘ÖTEKİ BİZ’ Mİ ‘BİZİM ÖTEKİ’ Mİ? ERDOĞAN, ERBAKAN, GÜLEN, ATALAY, AKYÜREK, GÜNGÖR VE BİR SÜRÜ VESAİRE
26.09.2011, 10:10
Kıymetli Hocam, Medya faresinde Ankara saldırısı yazınız o kadar önemli ki. Meseleyi etraflıca analiz etmişsiniz. Bu yazıda Beşir Atalay ile ilgili değerlendirmeleriniz ve Başbakan'a siteminiz de çok yerinde. Beşir Atalay'ın bu neviden icraatları çokça konuşuluyor ama bunu bir yazıya konu etme cesareti gösterilememişti henüz. Siz bunu yaptınız öncelikle, bunu bir yere not ediyoruz. Bir kısım medyanın AK Parti iktidarının başından beri yaptığı yayınlarda AKP-Gülen çatışmasının özlemi içinde oldukları gözlenir hep. Siz -ki bu medya için hep "Fethullahçı" olarak algılanmaktasınız- bu yazınızda Başbakan'a sitem edip, Beşir Atalay'ı da açıkça hedef alınca, bu yazdığınız da hemen onların da ilgilerini çekti.
TAK = ‘KÜRT İNTİKAM TUGAYIDIR’ AYNI JİTEMDİR VE ‘DERİN’İN KUCAĞINDADIR
25.09.2011, 03:55
Anlatabildim mi şimdi; Hıdır Sarıkaya’nın teferruatlı bir şekilde anlattığı TAK’ın, niçin Kürt İntikam Tugayı olarak adlandırıldığını? Anlatabildim mi şimdi; Türk İntikam Tugayını da, Kürt İntikam Tugayını da aynı ellerin kurduğunu? Anlatabildim mi şimdi; Karayılan’ın TAK’ının niçin eylemler yaptığını? Anlatabildim mi şimdi; TAK’ın niçin ortalığı kan gölüne çevirmek için gayret sarf ettiğini? Anlatabildim mi; TAK’ıun kimlere saldırıp, kimlere asla saldırmadığını? Kısacası Allah belasını versin bu TAK’ı kuranların… Allah, sürüm sürüm süründürsün inşallah bu TAK’ı kullananları… Mevlam, sizin leşinizi de görmeyi bize nasip etsin, polisi kırması için emri verenleri ve bunun taşeronluğunu yapanları… Kısacası Rabbim, kahhar ismiyle size layık olduğunuzu göstersin yerli İsrailliler, milli PKK’ciler, Derin PKK’ciler ve Kürt İntikam Tugayı gibi çalışan TAK ve Türk İntikam Tugayı’nın piyonları… Twitter dostum Şener Çelikayar’ın anlatımıyla; ‘…TAK denilen Kürt İntikam Tugayı olan bu süzmeler, bizim sızmaların işidir, aynı Türk İntikam Tugayı gibi…’
BİR MİLİTANIN DİLİNDEN: PKK TERÖRÜ NASIL ÇÖZÜLÜR?
24.09.2011, 09:28
Mesela şu anda size devletin psikolojik harekât yaklaşımını eleştirdiğim söylemlerimin, özgürce yazıldığını ve hatta devletin resmi belgelerine bu şekilde geçtiğini ve hatta toplumun her kesimi tarafından okunulup hüsn-ü kabul gördüğü örgüt mensuplarınca bilinse idi, buna inanmakta çok zorluk çekerlerdi. İşte önemli olan bunun böyle olduğuna örgüt mensuplarının inandırılması yönünde adına ne derseniz deyin, -isterseniz de psikolojik harekât çalışması deyin- bunun gerçekleştirilmesi çok önemlidir…
MİT-PKK GÖRÜŞMELERİ SONRASINDA PKK TERÖRÜ NEDEN KUDURDU?
23.09.2011, 00:56
Önce MİT ile yapılan görüşmenin kaseti, PKK'ye yakınlığıyla bilinen medya organı tarafından kamuoyuna sunuldu. Kasette yer alan "Şehirleri bombalarla doldurduk" muhabbeti, dinleyen herkesin ilgisini çekti. Adeta ‘oha, daha neler’ dedirtti ve hatta dudaklarını uçuklattı… Hemen ardından da Ankara Kumrular Sokakta Emniyet Genel Müdürlüğü eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek’in tam da kapısının önünde parça tesirli bomba patlatıldı. Eylemi her ne kadar PKK üstlenmese de TAK’ın üstleneceği gün gibi ortadaydı. Nitekim aynen de öyle oldu. Tıpkı, geçen sene yapılan Güngören'deki patlamayı da TAK’ın üstlenmesi gibi... Sanki meşum terör eylemlerini TAK üstlenince, PKK’nin sütten çıkmış ak kaşık olması söz konusu oluyormuş gibi…
YENİ TERÖR: POLİSE KARŞI VE ŞEHİR MERKEZLERİNDE OLACAK YA SONRASI?
22.09.2011, 02:10
1. Mesela Kürtler; sıradan, saf ya da eğitimli, bilinçli Kürtler, herhangi bir şekilde terör örgütüne kolunu kaptırmış Kürtler, devletin yanlış politikaları ile PKK’nin şiddeti arasında sıkışıp kalmış, konuşmaktan aciz Kürtler ya da her ne pahasına olursa konuşmaktan korkmayan Kürtler: sizler gerçekten demokratik haklarınız için bu ölümleri onaylıyor musunuz? Hatta daha da ötesi mesela; bu ölümlerin, katliamların karşılığında koruyucuları PKK’liler olan bir Özerk Bölge veya Bağımsız bir Kürdistan ister misiniz? Yani siz Kürtlerin ve Türklerin çocuklarının cenaze törenlerine devam mı diyorsunuz? Demiyorsanız ne olur sesinizi yükseltin. Çünkü sesiniz hiç ama hiç duyulmuyor!
HPG’YE BAGLI ÖZ SAVUNMA GÜÇLERİ, ÖZEL KUVVETLER NEDİR? NASIL MELANETLER YAPAR?
21.09.2011, 02:15
Örgüt içerisinde özel kuvvet mensubu olup, istihbarat çalışmasını yürüten birimler bulunmaktadır. İstihbarat, özel kuvvetlere, Öz Savunmaya ve ana karargâh komutanlığına ilgili olduğu alanlar hakkında gerekli bilgilendirmeyi yapmaktadır. İstihbarat üyesi bireyler örgüt yapısı tarafından tanınmamaktadır. İşlemi çok hızlı yürütmektedirler. Dışa dönük istihbarat dışında, örgüt içine yönelik istihbaratta toplanır. Bu bilgiler Murat KARAYILAN’a Cemil BAYIK’a ve Duran KALKAN’a da ayrıca gönderilir.
HÜLYA OKUR'UN BENİMLE TERÖR, KCK, PKK ÜZERİNE YAPTIĞI BİR RÖPORTAJ
20.09.2011, 09:54
Bazıları sürekli sorun üretir, mırıldanır durur. Bazıları da iş yapar ve durmadan yola devam eder. Bize düşen de mazeretler bularak, kenara çekilmek ve saf saf oturmak değil, taraf olmak... Biz asla TSK’yı yıpratan yazılar kaleme almadık. Amacımız da bu değil... Geçmişle kıyasladığınızda, şu anki genç yargının daha çok Anadolu insanı olduğu, daha çok Anadolu gerçekleri ile uyum sağladığını ve adaletli kararlar verdiklerini düşünüyorum.
MEHMET EYMÜR’ÜN DİLİNDEN DOĞU PERİNÇEK KİMDİR? NEDİR? NELER YAPAR?
19.09.2011, 23:45
Mehmet Eymür’ün yazmış olduğu bir makaleyi sizinle paylaşmak istiyorum. İstiyorum çünkü Doğu Perinçek’i en iyi o tanıyor ve yorumluyor ve de onun ile ilgili yazdığı kitaplarda da teferruatlı olarak açıklamalarda bulunuyor. Bu arada, bu yazıya okumadan önce, dilerseniz şu iki makaleme de göz gezdirebilirsiniz. Bu makalelerimde de Doğu Perinçek hakkında bir hayli bilgi verilmekte.
PROF. ÖMER DİNÇER VE MİLLİ EĞİTİM’DE TEMEL BİR DEĞİŞİKLİK
19.09.2011, 11:46
Liberallerin, demokratların ve Müslümanların bu değişikliğe itirazları olacağını sanmıyorum. Buna itiraz edecek olan ulusalcılara ve statükocu solculara geldiğimizde ise: Şimdi lütfen yukarıdaki maddeyi tekrar okur musunuz? Bu maddedeki isimleri değiştirip, yerine mesela; Sovyetler Birliği ve Stalin isimlerini ekleyin, ya da Hafız Esad ve Suriye yahut da Çin Halk Cumhuriyeti ve Mao Zedung ya da Küba ve Fidel Kastro. Her şey yine yerli yerine oturuyor değil mi. Çünkü ana düşünce tek adam diktasına ve belirli bir rejim sadakatine dayanıyor. Yani özgür düşünce, laiklerin kullanmaktan çokça hoşlandıkları, çağdaş düşünce, batılı değerler, hiçbirisi burada yok.
BAŞBAKAN ERDOĞAN YAŞ MAĞDURLARI GİBİ OLAN ÖTEKİ MAĞDURLARI DA DÜŞÜNÜYOR MU?
19.09.2011, 00:33
Öncelikle şunun söylenilmesinde yarar var. Başbakan Erdoğan ve hükümetinin katkılarıyla YAŞ mağdurları konusunda bir hayli önemli adımlar atıldı ve bu kişilerin mağdurlukları da giderilme konusunda çalışmalara hız verildi. Ancak hala eksik olan ve atılması gereken bazı önemli adımlar var.
TÜRKİYEM: BARIŞIN GÜVERCİNİ Mİ? SAVAŞIN ŞAHİNİ Mİ?
18.09.2011, 11:28
‘…Avrupa’nın göbeğinde yaşamıyoruz. Yani komşularımız; Belçika, Hollanda, İsveç gibi sınır sorunları olmayan, demokrasinin yerleştiği olgun iktidarlar değil. Diktatörlerin ve demokrasiden nasiplenmemiş rejimlerin hüküm sürdüğü topraklar ile çevriliyiz. Ekonomik olarak da, siyasi olarak da hayli çalkantılı ülkeler ile aynı coğrafyayı paylaşıyoruz…’ Başıma bir şey mi düştü bilmiyorum ama vallahi ayni emekli paşalar gibi konuşmaya başladım
SERVİS EDİLEN MİT-PKK GÖRÜŞMESİ SES KAYDININ -YENİ BİLGİLERLE- BİR KEZ DAHA ANALİZİ
17.09.2011, 09:52
PKK + ERGENEKON + DERİN DEVET = ??? İsterseniz buraya oldukça çok İSRAİL, biraz ABD, elbette Almanya, Rusya, Fransa ve İran sosları da ekleyebilirsiniz. Diğerlerini ise şimdilik es geçiyorum. Hedef; bu güne kadar olduğu gibi, bundan böylede halkı Müslüman Kürt ve Türklerden oluşan Anadolu’nun güçlü ve bölgesinde oyun kurucu bir ülke olmasını engellemek ve hatta onu bölmek.
PKK’NİN GRİ-KARA PROPOGANDASI İLE TSK’NİN HALKI ASKERDEN SOĞUTMAK SUÇLAMASI ARASINDA SIKIŞIP KALMAK
16.09.2011, 15:53
Aslında askere alınacak yaşı çoktan geçtim. Hep şehir merkezlerinde –kırsalda değil- ve oldukça emniyet merkezli / koruma(k)lı, güven(lik)li sayılacak yerlerde ve çok huzurlu bir çember içinde yaşarım. Tamam, korkağım dedim ya, ama birilerinin ölüm listelerine girmekten de asla çekinmem. Şu sıralar askere giden ya da gidecek çok yakınım birileri de yok. Hani hayatından çokça endişeleneceğim. E o zaman ben niye korkuyorum bu savaştan? Birilerinin gencecik oğulları ölüyor sonuçta. Bunun korkusu neden sarıyor ki beni?..
MİT-PKK GÖRÜŞMESİNİN (DE)ŞİFRE EDİLMESİ VE BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN SAMİMİYETİ
15.09.2011, 02:53
Bir terör örgütü ile Devletin en tepe noktasındaki bürokratlarının görüşmesi -veya siz isterseniz Hükümet’in görüşmesi deyin-, bugüne kadar hiç gerçekleşmemiş olaylar hepimizin malumu olsa gerek… İngiltere’de bunu yaptı İspanya’da ve elbette Türkiye’de yaptı. Kısa süre öncesine kadar, bu görüşmeler daha ziyade bizim devlet dediğimiz askeri kesimle doğrudan ya da derin devletin; Doğu Perinçek, Yalçın Küçük gibi dolaylı temsilcileri aracılığı ile gerçekleşiyordu.
TARAF GAZETESİ GİBİ: TARAF(TAR) OLMA(MA)K MI?
13.09.2011, 06:50
Körü körüne taraftar ol(a)mayınca, mahallenin delisi de sen oluyorsun. Tıpkı benim gibi yani! Kürtlerin bazıları için; “Kürt düşmanı”, Türklerin bazıları için; “bölücü” olarak yaftalanabiliyorsun kolaylıkla. Yazdıklarım, savunduklarım elbette değişmez doğrular değil. Ve elbette terbiye sınırları içinde söylenecek her sözü de dinleriz. Ancak peşin hükümlü, yazdıklarımızı anlamadan ve hatta bazen hiç okumadan ahkâm kesenlere de, ne kadar tahammül edilebilir ki?
VAN VALİSİ –VAN’IN HZ. ÖMER’İ- MÜNİR KARALOĞLU’NA AÇIK MEKTUP
11.09.2011, 13:29
Ya da Mehmet Akif’in şiirini Valiye uyarlayarak söyleyecek olursak; ‘…Yarın huzûr-i İlâhide, kimseler, Vali’nin / Şerîk-i haybeti olmaz, bugünlük olsa bile; / Evet, valiliği yüklenmiyeydi vaktiyle. / Kenâr-ı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu, / Gelir de adl-i İlâhî sorar Validen onu! / Bir ihtiyar kan bî-kes kalır, Vali mes'ûl! / Yetîmin, girye-i hüsrân alır, Vali mes'ûl! / Bir âşiyân-ı sefâlet bakılmayıp göçse: / Vali kalır yine altında, hiç değil kimse! / Zemîne gadr ile bir damla kan dökünce biri: / O damla bir koca girdâb olur boğar Valiyi! / Ömer duyulmada her kalbin inkisârından; / Vali boğulmada her mâtemin civârından! / Vali sen iken, başka kim çıkar mes'ûl? / Vali ne yapsın, İlâhî, beşer zalûm ü cehûl! / Vaiden isteniyor beklenen Muhammed'den... / Vali! Vali! Nasıl aldın bu bârı sırtına sen?..’ diyoruz.
PKK AKADEMİLERİ VE ROJ TV FİTNESİ
10.09.2011, 14:05
Bence yazıya başlarken Ahmet Kaya'dan 'başım Belada'yı da dinleyin. Çünkü PKK'liler için gerçekten de başları belada ve bu işin sonu yok. Başım Belada'nın linki de burada :) http://www.youtube.com/watch?v=4FiSmoVYi80 Örgütün kurduğu, örgüt kadrolarının ve halktan yurtsever dediğimiz kesimin içinde çalıştığı, örgüt için ideolojik propaganda yapan en önemli bir yayın organıdır. Bu yayın organına halk nezdinde güçlü bir bağlılık vardır. Ancak örgüt içerisinde ROJ TV yalnızca haber bültenleri zamanında dinlenir. Mezopotamya Müzik kanalına daha çok ilgi vardır. Bunun dışında Türk kanalları daha çok izlenir.
SEKÜLER KÜRT HAREKETİNE KARŞI LİBERAL PARADİGMA ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?
10.09.2011, 07:10
Mehmet Selim BAĞLI, TBMM İç Denetçisi ve Ankara Üniversitesi Kamu Ekonomisi Doktora Öğrencisi. Alanında kendini gerçekten de iyi yetiştirmiş uzman bir arkadaş. Makalenin başlığında ifade edildiği şekliyle bu yazımızın içinde yapılan değerlendirmeler, Mehmet Selim Bağlı ile birlikte tartıştığımız ve beraberce kaleme aldığımız düşünsel değerlendirmeler… Bakalım siz nasıl bulacak ve nasıl somut eleştirilerle bu değerlendirmeye katkı da bulunacaksınız?
PKK – KCK: KAMPLARI, YÖNETİM KADEMESİ VE SİLAHLI GÜÇLERİ
09.09.2011, 09:01
Eğer KCK / PKK gerçeğini tam kavramak ve ne kadar tehlikeli bir boyuta geldiğini okuyarak öğrenmek istiyorsanız, önce yukarıdaki linkini verdiğim makaleyi sonra da aşağıdaki maddeler halinde sıraladığım linklerdeki makaleleri okuyun ve benim bu konuda yazacaklarımı takip etmeye devam edin.
CHP + MHP + BDP = MUHALEFET OL(AMA)MA SENDROMU
08.09.2011, 09:24
Muhalefete yönelik bu tembel yaklaşım tarzı, iktidar üzerindeki sorumluluğun bir kenara itildiği anlamına gelememektedir. Hatta bunun aksine, iktidarın verdiği sözlerinin muhalefetçe de takipçiliğinin yapılmasına neden olacağı için, iktidarın daha da sıkıştırılmasına da vesile olacaktır. Ülkenin sorunlarının çözümünde temel ve büyük sorumluluk elbette iktidar partisinin üzerindedir. Muhalefet ise, sunacağı alternatif çözüm önerileri ile halka umut olmalı ve demokrasinin içinde, çözümlerin alternatif bir diğer adresi olacağı için, canla başla çalışmalarına devam etmelidir, değil mi?
ERGENEKON VE PKK: ÇOK İYİ BİLİNİPTE ANLATIL(A)MAYANLAR
07.09.2011, 14:03
Gazeteci UEFA Başkanı Micehel Platini’ye soruyor: “Fenerbahçe neden Şampiyonlar ligine alınmadı?” Platini’nin cevabı: “gerçekten bunu bilmiyor musunuz?” oluyor. Adam nereden bilsin bizim ülkede; korkar, pısırık, gerçekleri söylemekten aciz olmanın moda olduğunu. Biz gerçekleri çok iyi biliriz ama söylemeye cesaretimiz olmaz. O yüzden de; ‘yussssuffffff yusssufffff’ olurken; “Ah keşke birileri bizim yerimize dillendirse” deriz.
ÖNCE SINIR ÖTESİ HAREKAT YA SONRA?
07.09.2011, 05:26
Gelinen aşamada Kandil harekâtı tek başına işe yarar mı? Yanıtı hiç dolandırmadan net verelim; ‘hayır yaramaz’. Tıpkı daha öncekilerin de yaramadığı gibi. Peki o zaman başka neler yapmalı? Söylemekten yorulduk ama yine bir kez daha söyleyelim. “Hele önce bir öldürelim, sonra bir şeyler veririz Kürtlere mi diyoruz?” O zaman bütün Kürtleri de PKK saflarına doğru itelemiş olmuyor muyuz? Mesele PKK’lileri öldürmekle çözümlenmiyor. Çünkü bu süreçte yaptığımız her öldürme ile yeni yeni PKK’lileri de kendi elimizle yaratmış oluruz. Çözüm, PKK’yi işlevsiz kılmaktan geçiyor. Peki bu nasıl olacak? Çok basit iki öneride bulunalım; 1- Kürt vatandaşının taleplerini karşılayacağız. 2- PKK’nin derinlerle işbirliğini deşifre edeceğiz.
TUNCELİ’DE ŞEHİT OLAN POLİSİMİZ VE POLİSE AİT SORUNSALLAR
06.09.2011, 04:57
‘‘…’Abimiz’ ... böyle sesleniriz biz bizden büyük devrelerimize Polis Akademisi denilen o yuvada. 2002 yılında ilk kez adım attı o da bu teşkilatın kapısından içeri. Tek bir amacı vardı, her yıl bu kapıdan içeri giren yüzlerce vatan evladı gibi; hizmet etmek bu vatana düşünmeden gerisini. Seviyordu okulunu, mesleğini, ülkesini. Zaten sevmeden bu mesleği yapmanın başka yolu var mıydı ki? O sevgi olmadan alınan iki kuruş para için onca zorluğu hangi deli çekerdi?
İMRALI’DA GÜNEŞİN BATIŞI VE BEN ‘YENİ GÜNEŞ’İ GÖRDÜM
02.09.2011, 02:02
Sevgili dostlar, başlıkta İmralı’yı görünce, eminim okumaya başlarken, mutlaka İmralı’nın sakininden söz ettiğimi / edeceğimi düşündünüz değil mi? Haklısınız tabi, hep politik konuları yazmaktan, size hiç romantizm solu(kla)yan makaleler ya-za-ma-dık. Tamam, ben de pes ediyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, ben de pek alışkın değilim yalnızca romantizm kokan yazılar yazmaya!..
16 SORU: DEMOKRATİK AÇILIM VE KARDEŞLİK PROJESİNİN KAZANÇLARI
01.09.2011, 07:31
1. TSK, AB ülkelerindeki askeri yapı neredeyse o statüye çekilmeli. 2. Profosyenel orduya geçilmeli. 3. EMASYA protokolü iptal edildi ama onun benzeri her türlü askeri protokoller iptal edilmeli ve ortadan kaldırılmalı. 4. Doğuya ceberut olmayan devlet memurları gönderilmeli. 5. Olağanüstü hal ve sıkıyönetim durumu gibi anti demokratik uygulamalara asla kapı açılmamalı. 6. Yargı çift başlı olmamalı ve kesinlikle devlet görevlileri sivil yargıda hesap verebilir bir yapıda olmalı. 7. TSK’nın hem kendisine, hem de Baransu gibi ‘Taraf’ olanlara iade-i itibar sağlamak için, Karargâhı acil bir şekilde taraf(lı)sız gözlemcilere açmalı. 8. İlker Başbuğ’un danışmanları / yardımcıları, ya sehven ya da bilinçli olarak, onu tam birife etmiyorlar ve kriz üstüne kriz çıkararak, TSK’nın ‘göz bebeği’ konumunu, ayaklar altına al(dır)ıyorlar ki bunun olmamasına dikkat edilmeli. 9. ‘Derin PKK’ kartını oynayanlar, Erdoğan’ın demokratik açılım vaatlerini gerçekleştiremeyip Kürt oylarını kaybetmesini ve Anadolu insanının tedirginleştirmesini birlikte planladılar. Seçimlerde, AKP’nin batıdan alacağı oyların azalacağını hesap edenler, ilk provokatör çıkışı, ‘Öcalanlı çözümün, yalnızca tek bir çare/çözüm’ olarak sunmaya başladılar ve ‘Öcalan’ın AKP’yi aşağılaması ile de bu süreci devam mı ettirildiler şeklindeki bu ‘asimetrik psikolojik savaşa’ dikkat edilmeli. Son olarak, “kurda merhamet yalnızca onun iştahını arttırır.’’ Öldüğümüzde hepimiz için ‘merhumu nasıl bilirdiniz’ diye sorulduğunda; ‘korkak, ürkek, tırsık ve çekingendi. O yüzden de tarihî sorumluluklarını yerine getiremedi” denmesini hiçbirimiz arzulamayız değil mi? O zaman demokratik açılımlara durmaksızın devam edilmeli.
BAKAN İSMET YILMAZ İLE PKK, TERÖR, TSK, OYAK VE GÜVENLİK KONSEPTİ
31.08.2011, 13:31
Aşağıda 14 madde halinde yazdığımız, sizden gelen öneriler ve tekliflerin her birisi; doğrudan ya da dolaylı olarak Milli Savunma Bakanlığını ve Bakan İsmet Yılmaz’ı ilgilendiren konulardır. Eminim ki, İsmet Yılmaz da bu sorunsalların çözümünü bir an önce gerçekleştirecektir, değil mi? Haydi artık İsmet Yılmaz!..
TSK LAİK MİDİR? YOKSA TERÖRLE MÜCADELE DE MEHTERİ Mİ KULLANIR?
30.08.2011, 02:50
Devlet olgusu her türlü değer yargısını kendisine alet etmekten çekinmeden hareket edebilecek bir yapı mıdır? Yoksa devletin kendisine de bir sınır, bir ‘dur’ denilecek nokta var mıdır? Devleti idare edenler, devrimcileri hizaya dizmek için ülkücüleri, milliyetçileri adam etmek içinde solcuları kullanma hakkını elinde mi bulundurur? Muhsin Yazıcıoğlu’na Mamak askeri cezaevinde işkence edenler, aşırı sol görüşlü ve hatta mezhepsel farklılığı olan polis haydarlar mıdır? Ya da Diyarbakır cezaevinde Kürt gençlerini yakmaktan bile çekinmeyen ve akla hayale gelmedik işkenceleri yapanlar ülkücü müdür?
BATMAN’DAN KANDIRILARAK DAĞA ÇIKARILAN BİZİM KÜRT ÇOCUKLARIMIZ
28.08.2011, 19:19
Yer, Batman şehir merkezindeki hizmet görmemiş Mehtap Mahallesi içindeki aile hekimliği civarındaki bir internet kafe ya da İpragaz, Petrolkent, Karşıyka ve Seyitler Mahallelerindeki sayısı 300’ü aşkın internet kafelerden bazıları… İsterseniz ben buna % 70’den fazlası diye kolaylıkla söyleyebilirim…
PKK NE İSTİYOR?
27.08.2011, 00:59
Kanımızca gelinen noktada artık şunu görmek zorundayız; ‘önce terör sorununu çözelim, sonra Kürtlerin demokratik haklarına bakarız’ anlayışı, ancak Bengi Yıldız’ın Kürtler için mücadele ettiği düşüncesi kadar samimi bulunabilir. Milletvekilliği için canla başla mücadele, milletvekili olduktan sonra ise, insanlar dağda-ovada ölsün, ben Bengi Bodrum’da manitamla tatilde!.. İnsanlar dağda ölsün, biz yer sofralarında karnımızı tıka basa doyurup, maça izlenceye gidelim. Hayat ne güzel yahu, bu memleket için neler yapmayız ki?..
PKK’NİN KAMPLARINI RÜYAMDA SÖYLEYEN AKSAKALLI DEDE VE TWİTTER
24.08.2011, 18:42
Ne dersiniz aksakallı dedenin söylediklerine?... Belki de @ymantar’ın dediği gibi; ‘…Apoletli Dede Işık Koşaner Paşa herşeyi bir bir anlatmış. Ak Sakallı Dede'ye ne gerek var ki…’ de denilebilir. Ya da Allah aksakallı dededen razı olsun da denilebilir… İşte böyle!...
SINIR ÖTESİ HAREKAT, CUMHURİYETİN CAHİLLERİ VE BİZİM KÜRTLERİMİZ
23.08.2011, 15:29
Tek parti ve tek adam rejimleri, aynı zamanda vatandaşlarına sorgulanamaz ve tartışılmaz tek doğruların varlıklarını da dayatırlar. Böylesi sistemler de, ulaşılamaz ulu önderlerin, ‘serok’ların düşünceleri de tartışılmaz olan tek doğrulardır. Özellikle eğitim politikaları da bu şiar üzerine örgülenir. Bu durum ise, zamanla kendini dünyanın merkezinde gören, entelektüel sanan ancak dünyadaki gelişmelerden ve dünyanın geriye kalanından bihaber olan, cahil bürokratlar, beceriksiz üniformalılar ve cübbeliler ile devlet damlarının ortaya çıkmasına neden olur. Hatta, zamanla muhalefette, rejim muhalifleri de bu cehaletten nasiplenip, dinozor sürüsü haline gelebilirler.
MUŞ’TA PKK EKSTRADAN BİR ŞEYLER (Mİ) YAPIYOR
21.08.2011, 17:20
'PKK ve şürekâsı neden böyle eylemleri son zamanlarda özellikle yapmaktadır?’ dersek bunun yanıtı da oldukça basit olsa gerek. Çünkü bunun sözünü aldılar. Bugün silahları bırakmamak için yaptıkları mızıkçılığında en temel nedeni de budur... Bu sözü onlara, daha önceden de benzeri sözleri verip, istediklerini veren-alan 'Ergenekonlu Derin Devlet' vermektedir. Kendilerinin bir türlü gönderemedikleri Erdoğan hükümetini gönderme ihalesini PKK ve BDP'ye veren bu yapı; 'Bu hükümeti siz terör kartını sonuna kadar kullanarak gönderin. Sonra da bizimle pazarlık masasına oturun ve size istediğiniz her şeyi biz verelim' demektedirler…
PKK / KONGRA-GEL ÜYELERİNİN SOSYAL YAŞAMI VE MAGAZİNEL DÜŞÜNCELERİ
21.08.2011, 15:11
1- En Sevilen TV Dizileri Sırasıyla; Kurtlar Vadisi, Deli Yürek, Bir İstanbul Masalı, Nejat UYGUR Tiyatrosu, Olacak O Kadardır. 2- En Sevilen Magazin Programı; Şhow TV’de yayınlanan Televole ve bu program içerisindeki haftanın rüküşüdür. 3- En Sevilen Şarkıcılar Sırasıyla; Sezen AKSU, Ahmet KAYA, Edip AKBAYRAM, Yıldız TİLBE, Kayahan, İzzet YILDIZHAN, Özcan DENİZ, Davut GÜLOĞLU’dur. İbrahim TATLISES ve Mahsun KIRMIZIGÜL sadece Irak kökenliler tarafından sevilir. Bizler tarafından sevilmeme gerekçesi, Kürt değerlerini bir tür para kazanma aracı olarak kullanmalarından kaynaklanır. Şivan PERVER ve benzer Kürt sanatçılar sevilirler ama çok fazla dinlenmez.
KCK-PKK-BDP ÇİZİGİSİNİN SOMUT ÖRNEKLER İLE KÜRT HALKINA ZULMÜ
19.08.2011, 09:36
O zaman; 1. Askeri alanlara yakın yığınla PKK kampı var Türkiye’de. Hakkari de 16 tane böylesi kamp söz konusu. 700 civarında da etkin örgüt üyesinin mevcudiyeti biliniyor. 2. İsrail ve İran’ın yaptığı gibi, istihbaratı iyi alınan nokta operasyonların yapılmasına ağırlık verilmeli. 3. Sınırlar kevgir gibi ve hem sınır güvenliği yönetimi hem de sınır güvenliğinin mutlak sağlanması ile ilgili, sınırlarda oynamanın da yapılacağı güvenlik koridoru oluşturulmalı. 4. Hava desteği arttırılmalı ve Ergenekon ve Balyoz’dan paşaların tutuklanmasının sıradanlığına benzer bir şekilde, hava saldırılarının vaka-ı adiyeden duruma getirilmesi gerekli. Gerekli her zaman da bunlar yapılmalı. 5. Demokratikleşmeye hızla devam etmeli ve somut örneklerle bu adımlar sıklaştırılmalı. 6. PKK’ye karşı diplomatik mücadeleye de ayrıca hız verilmeli. 7. Terörle mücadele Terörle Mücadele Bakanlığı gibi, bir merkez, bir beyin, birim oluşturulmalı ve yol haritası / master plan elimizde olmalı…
17 AĞUSTOS DEPREMİNİN YIL DÖNÜMÜNDE, KÖY ENİSTİTÜSÜ MEZUNU BABAMIN, ‘BİNGÖL ÇOBANLARI’NDAN, BİNGÖL’LÜ ÇOCUKLARA VE DEPREMDE VEFAT EDENLERE BİNLERCEYE FATİHA VE DUALARLA
18.08.2011, 05:19
O zaman; ‘…Boğazından lıkır lıkır geçen / Bu suyun kıymetini bil / Nedir ki bu mavilik deme / Pencereden görebildiğin kadar / Göğün kıymetini bil / Kıymetini bil çiçek açmış bademin / Güneşli odanın çamurlu sokağın / Beyazın siyahın yeşilin / Pembenin kıymetini bil / Dirilik öyle bir şey yürekte / Sevinçle çırpınır / Kavak yelleri eser insanın başında / İnsanoğlu kızar öfkelenir savaşır / Halk için girişilen savaşta / O korkulu sevincin / Öfkenin kıymetini bil / Bil ki bu / Budur işte / Güneş yalnız dirileri ısıtır / Güneşin kıymetini bil…’ diyorum ve bu makaleyi okuyan herkesten, depremde vefat eden bizim çocuklarımız için, Erkanlar için / Banular için / Senalar için selamlar ve dualar göndermesini diliyorum / arzuluyorum…
ŞEHİTLERİMİZ VE ANADOLU’MUN SON DURUMU
17.08.2011, 18:06
"Burası ne cennet ne de Alice’nin harikalar diyarı. Burası insanların sustuğu mermilerin konuştuğu, güllerin yerine barutun koktuğu, ırmakların yerine kanların aktığı, kuşların uçmaya kurtların yaşamaya korktuğu Kato, Besta ve Gabar dağlarının tam ortası. Şırnak Beytüşşebap’tır burası. Batıda şafak sayanların değil, teskereye bir gün kala şehit olanların yeri.” Yazmış facebook sayfasına Şehit Er Onur Karakuş..... “Öyle bir iman, öyle bir ihlâs ki / Secde eder cümle canlı ve bitki / Bir Temmuz akşamlı Allah şahit ki / Şaha kalkmış vatan yiğidi Mehmedim” sözleriyle anlatıyor bize Osman Öztunc
SOSYAL MEDYADAN (TWITTER’DAN) DOĞAN MEDYAYA İRTİCA DERSLERİ (3)
14.08.2011, 05:36
Bu yazıya başlamadan önce olası ise (1) ve (2) başlığı altında yazdığımız diğer 2 makaleye de, anlam bütünlüğünü sağlamak açısından olası ise lütfen bir göz gezdirin. Bundan bir önceki makalemizi tamamlarken; ‘…Bir sonraki yazımızda ‘#iettdeirticasallamalari’ ve ‘#irticahortladipalavralari’ başlıkları altında, ‘şortlu kız’ örneği benzeri ve Ramazanlık yalan haber yapma özgürlüğünün twitter da nasıl yer aldığı ve yaşandığı ile ilgili twitter aleminin değerlendirmelerini buraya genişlemesine alacağız…’ dedik. İşte şimdi de aynen bunu gerçekleştireceğiz.
SOSYAL MEDYADAN (TWITTER’DAN) DOĞAN MEDYAYA İRTİCA DERSLERİ (2)
13.08.2011, 19:10
Sanırım ‘twitter’daki bu yazılanlar ve medya etiği bağlamında yapılan tartışmalar, bütün medya için ve özellikle de eskiden medyanın ‘amiral gemisi’ şeklinde adlandırılan Hürriyet ve DHA için de fazlasıyla geçerlidir, değil mi? Bir sonraki yazımızda ‘#iettdeirticasallamalari’ başlığı altında, ‘şortlu kız’ örneklemsi bağlamında, yalan haber yapma özgürlüğünün twitter da nasıl yer aldığı ve yaşandığı ile ilgili sizin değerlendirmeleriniz burada genişlemesine yer alacaktır…
SOSYAL MEDYADAN (TWITTER’DAN) DOĞAN MEDYAYA İRTİCA DERSLER (1)
13.08.2011, 01:45
@psikocenk (cenkvecenk); ‘…onun her haber yalan Önder hocam..hangisini yollasak:))…’ derken, @ruyaselcuk da; ‘…doğruları yok onların. Ne Allah korkuları var ne başka bir şey...’ anlatımıyla duygularını açıklıyordu. Elbette her yerde olduğu gibi twit aleminde de, @timur_ilbegi gibi olan kimseler; ‘…sizin yalan haberlerinizle ilgili bir link var mı acaba? Varsa gönderebilir misiniz?..’ diyerek aklınca bazı şeyleri sabote etme bilinciyle yaklaşıyordu.
ÜFFFFF YAAAAAA BOLİVYA’DAN GENE MEKTUP VAR
10.08.2011, 17:01
Bolivya’da ne çok dert varmış. Adeta, ‘bir dokun bin ah işit’ gibi. Biz ilk gelen mektubu sizlerle buradan paylaşınca, inanın yüzlerce farklı posta daha aynı konularla ilgili gelmeye başladı. Ben de hepsini olmasa da, önemli gördüklerimi sizinle paylaşıyorum.
BU KEZ BOLİVYA’DAN DEĞİL CİBUTİ’Lİ BİR ASKERDEN MEKTUP VAR
10.08.2011, 03:29
Gönderilen elektronik postanın başlangıcı aynen bu makalenin başlığındaki gibi. Daha önceden haberx.com’da ve medyafaresi.com’da Bolivya’dan gelen asker mektuplarını sizinle paylaşmıştım. Bu gelen maili de sizinle paylaşmamda yarar var. Şöyle ki; ‘…Bolivya’dan size yazan arkadaşınızın mektuplarını büyük bir heyecanla okudum. Hatta çevremdeki Cibuti’li eski askerlere de okuttum. Demek ki Bolivya da bizim Cibuti gibiymiş. İsterseniz ne demek istediğimi şöyle anlatayım;
VİRANŞEHİR, POLİS VE GÜVENLİK
09.08.2011, 18:19
Viranşehir, feodal bir yapıya sahip. Yaklaşık 200 bini zorlayan bir nüfusa sahip ilçemiz. Eğitim durumu olarak da son zamanlarda oldukça yükselişte. Bölgede ilk dershane 1998 yılında açıldı. Birçok ilden çok daha zengin yapıya sahip olmasına rağmen, gelişmişlik düzeyi olarak çok gerilerde. Gerek yerel yönetim ki yerel yönetim 1999 yılından beri BDP eksenli belediye başkanları tarafından yönetilmekte, gerekse merkezi yönetim olarak, gösterilen performans olması gerekenin ve beklentilerin çok çok altında.
SİZDEN GELENLERLE SİLVAN SALDIRISININ VAHAM(İHAN)ETİ
08.08.2011, 05:14
Kürtlere saldırılacak ve onların parti binaları yakılacak. Hükümet acizlik içinde, olaylara müdahale edilemiyor denilerek, asker kışladan sokaklara inecek ve malum sonuç gene yaşanacak… Albay Mehmet: Silivri kaymakamı olacak. Tümgeneral Ahmet: İstanbul valisi yapılacak. Belediye başkanı bir yarbay, başçavuş da ilçe belediye başkanı olacak. Geriye kalan da televizyonlardan Hasan Mutlucan’ın ‘Tuna nehri akmam diyor’ marşını dinlemek olacak… Gel bakalım Önder Hoca: sen halkı kin ve nefrete teşvik edip, yıkıcı bölücü faaliyetlerde bulunmuşsun. Faili belli faili meçhul olmaz isek, en az 10 sene…
YAŞ: KURU MU YAŞ MI? VE ‘USTA’ ‘YAŞ’ TAHTAYA MI BASTI?
06.08.2011, 04:51
Biliyorum bu yazı normale göre çok uzun ve de okunma oranı da uzunluğundan dolayı azalacak. Ama yazılacak konu da YAŞ kararları sonrasında Türkiye’deki asker-sivil ilişkileri bağlamında olursa, hadi gel de ‘sıkıysa kısa yaz’… En iyisi siz bu linki tıklayın ve makaleyi öyle okuyun http://www.youtube.com/watch?v=7CzAXX03zvg. 'Usta'nın Başbakan Erdoğan olduğunu ve her şeye rağmen, onun yaptıklarını da çok önemsediğimi de belirtmeliyim. O, bu anlamda da tabuları yıktı da diyebilirim (http://www.youtube.com/watch?v=ZmKunfKUpis).
KADINLARIMIZ VE RAMAZAN
04.08.2011, 18:46
Önce Nazım Hikmet’i yazdığı Ruhi Su’nun da okuduğu ‘Kadınlarımız’ı dinleyerek bu makaleyi okumaya başlayın http://www.youtube.com/watch?v=VaL1Knf9gs0 diyorum ne dersiniz? Yoksa çocuklarımızı bir teröre kurban veriyorken, kadınlarımızı da “erkek terörüne” kurban etmenin çok ta önemli olmadığına mı inanıyorsunuz?.. Oruç, açlık ve susuzluk duygularının ne demek olduğunu bize hatırlatırken, Allah’ın bize emaneti olan kadın(lar)ımıza bir de bu gözle bakmayı denesek!..
‘KANDİL’E SESSİZCE YÜRÜMEK
02.08.2011, 23:53
Gelen mektup Almanya’da iş adamı olan bir arkadaşımdan. Kendisini çok önemsediğim için, yazdıklarının virgülüne bile dokunmadan, mektubu sizinle de paylaşmak istedim… Evet böyle düşünen milyonlar olduğunu biliyor ve görüyoruz. Mehmet Ali Demirel’de bunlardan yalnızca bir tanesi. Yazdıkları ise aynen şöyle;
BEN DEVLET MEMURUNUN KARPUZ KESİLENE KADAR GÖREVDE KALANINI SEVERİM YA DA İŞTE ÖYLE BİRŞEY
02.08.2011, 17:01
Şehit haberlerinin gariban Anadolu annelerinin yüreklerini dağladığı, kandil karanlıklarının ülkeye saçıldığı günümüzde artık bu “kurmay zekası” iyiden iyiye sorgulanır hale gelmiştir. Öyle ki yaptıkları hamleleri muhtemelen sabık “Bağbuğ”larından devralan yurdumun, emekli 4 devlet memuruna da olsa olsa ‘karpuzdan mahrum olmak düşer.’ Hem zaten bu ülkede, ‘topraktan fışkırsa’ bile bazı eski genelkurmay başkanlarına göre; ‘lav silahları bile bir boru’ değil midir?..
KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEYE HAZIR MIYIZ? ‘EVETTTT’ DİYORSANIZ OKUYUN
01.08.2011, 16:19
Yanlışlarımızın farkına varmak, doğrulara ulaşmada ilk adımımız olmalı. Evet; terör insanlık suçu, şiddet uygulanarak da hiç bir hak talep edil(e)mez. Ama bu şiddet sarmalına Kürtleri bizim devlet sarmadı mı? Kürtlere sistematik bir şekilde asimilasyon ve şiddet politikaları uygulanmadı mı Kürtlere, hem de yıllarca? Devletimizin resmi görüşünde; “Kürt” isminin “kart-kurt” sözcüklerinden türetildiği savunulmadı mı? Her seferinde insanlar önce isyana zorlanıp, sonrada adına adalet denilen zulüm politikaları ile bu isyanlar bastırılmadı mı?
2011 YENİ KUVVET KOMUTANLARIMIZ KİMLER OLACAK?
31.07.2011, 01:01
Kanımızca, Org. Özel ve Milli Savunma Bakanı Dr. İsmet Yılmaz, bu günlerde normal şartlar altında, en az 4 süre –dönem- beraber çalışacağı komutanlar hakkında uzun uzun düşünüyorlar olsa gerek. Sonuçta bu çalışmalar bir ekip işi ve karşınızda son derece uyum içerisinde çalışan bir devlet - hükümet modeli söz konusu… Bu çarkın ortasına kırık dişli olarak girerek uyumu bozmayı düşünecek hiçbir kimseyi görevlendirmemek için canla başla çalışacaklar…
VATANI BÖLDÜRT(MEY)EN BİR ORDU VE İSTİFA EDEN 4 MEMUR
30.07.2011, 01:35
Biz işin detaylarını tarihçilere bırakalım ve can alıcı bir tespitimizi ortaya koyalım: "Ordu siyasete karıştığı müddetçe, vatan toprağı kaybedilmiştir." Nokta. Ya da arka arkaya üç nokta. Bundan ötesi hayaldir, evhamdır, propagandadır ve sopa gösterip imtiyaz aramaktır. Ordu ne zaman "Vatan elden gidiyor" diye yaygara koparmışsa, ne zaman siyasete karışmışsa, vatan işte o zaman elden gitmektedir. Yoksa ordu, siyasete müdahale etmedi diye kaybedilen bir "karış vatan toprağı yoktur".
ASTSUBAY NECMETTİN ÇAKIR’IN ŞİKÂYET MEKTUBU
29.07.2011, 12:01
İki yıllık yüksek okula açıktan kayıt yaptırdım. Gecemi gündüzüme kattım sırt çantamda çıktığım operasyonlara dahi kitap götürdüm. Geceleri bir madenci gibi kar başlığımın altına fener yerleştirerek ders çalıştım ve iki yıllık yüksek okulu 2006'da bitirdim. 2007'de Astsubaylık sınavına başvurdum. 9759 kişi içerisinden asil 26. sıradan sınavı kazandım. 14.04.2008'de Balıkesir'de astsubaylık kursuna katıldım ve kursu devrelerim arasından 7. bitirdim. 30.ağustos 2008'de Astsubay çavuş rütbesine nasp edildim. 5 yıl taşımış olduğum komando brövemi saymadılar ve beni tekrar bröve almam için Eğirdir dağ komando okuluna kursa gönderdiler.
ROMANTİK DARBECİ: DARBEDER Mİ? DARBETÖR MÜ? DERBEDER Mİ? DARBUKATÖR MÜ?
27.07.2011, 15:18
Şimdi de bunlar, en mukaddes çilehane olan hapishanelerde, en güzel sanat eserlerini ortaya koyuyorlar olsa gerek… Türkiye’ye çağ atlatamasalar da, yaptıklarından / yapmaya çalıştıklarından hala hukuk sistemimiz içinde bile uğraşsakta, buna da şükür diyoruz ve kendilerine sıklıkla dinlemeleri için İbrahim Tatlıses’den bu şarkıyı hediye ediyoruz. (http://www.youtube.com/watch?v=7Sju6qs1VB8).
ANADOLU ANNELERİNİN FERYADI: SİZİ GIDİ(*) HERİFLER GIDİ…
26.07.2011, 22:50
Mümtazer Türköne’nin deyişiyle “cehennem ateşine odun taşıyorlar” ama odun gibi ateşe sürdükleri 20 yaşındaki genç delikanlılar. Evet, vesayet sistemi ve PKK’nin terörden beslenen ehli beytsiz üst düzey yönetimi, kan üstüne / üzerinden politika yapıyorlar. Anadolu’ya gelecek her genç cenazesi de düşmanlık ve nefretin saflarını biraz daha sıklaştıracak.
LÜZUMSUZ ADAMLARDAN LAF OLA TORBA DOLA!
26.07.2011, 01:05
İşte bugün size; o ‘bomboş’ ve ‘dopdolu’ sözlerden bazı örneklemeler sunacağım. Ağrı’da genç bir kız kendini İmralı’ya selam göndererek yakınca, Abdullah Öcalan da ölüme bir güzelleme dizmişti: “benim için kendilerini yakmalarını tasvip etmiyorum. Ancak müthiş değer veriyorum, önünde saygıyla eğiliyorum…” Ve derken bir kendini yakma haberi de Mersin’den geldi. Hangi normal insan bir trajediye güzelleme dizebilir ki? Hangi normal bir insan için, gençler kendilerini yakabilir ki? Ne desem boş! İyisi mi; Kürtler bu sözlerimi duymasın, Aydınlıkçı Halil Berktay gibi Türk Entelektüeller de “cezaevindeki savunmasız birine” saldırdığım için beni taşlasın…
BOLİVYA’NIN ASKERİNDE OLAN İHMALLERDEN İKİ ÖRNEK
24.07.2011, 00:17
Aldığım son mektupta yazılanlar da oldukça ilginç konular. Ben de gelen bu son mektubu da sizlerle paylaşmamın yararlı olacağına inandım ve bir kere daha Türkiye’de yaşadığıma ve göz bebeğimiz olan bir TSK’mız olduğuna şükrettim. Nasıl şükretmem ki, bir bizimkini düşündüm, bir de Bolivya’dan gelen mektuplarda yazılanlara baktım ve Bolivya’daki askerlik sistemine gerçekten de çok üzüldüm. Gelen mektupta yazılanlara göre;
HANGİ PKK?
23.07.2011, 10:14
Evet, Kürt sorunu, Cumhuriyet tarihinin kuşkusuz en büyük sorunu! Ancak yine Cumhuriyet tarihin en büyük sorunları olan; enflasyonu düşürmeyi, ekonomik büyümeyi, uluslar arası ilişkilerde lider devlet konumuna gelmeyi başaran ve bununla birlikte 3. İktidar dönemine de üstelik %50 oy oranı ile oylarını da arttırarak gelen bir hükümette bu sorunu çözemezse, acaba kim çözebilecek ki?
SİLVAN: TSK'DA GERÇEKTEN DE İHMALKÂRLIK VAR MI / YOK MU? NE DERSİNİZ?
23.07.2011, 00:35
Makalemizi okumaya başlamadan önce linki tıklayarak http://fizy.com/s/1aiwkg Mahsun Kırmızıgül ve rahmetli Cem Karaca'nın birlikte seslendirdiği "Hayat Ne Garip" parçasını ya da Cem Karaca’nın http://www.youtube.com/watch?v=Mx1EwrNZdLM ilahisini açıp, fonda dinlerken, makaleyi okuyabilirsiniz. Biz yazarken böyle yaptık. Twitter'dan dostum @ymantar'a da çok teşekkürler, bu yazıya katkısından dolayı...
2010 HAZİRAN’DAN ÖNCEKİ ADAY HAKİMLIK VE SAVCILIK SINAVI YARGISAL TESTİ 2
20.07.2011, 07:42
Öyle bir sınavdı ki bu, neredeyse hepimiz kanıksamıştık. Ya sorulan sorulara hep istenildiği gibi cevaplar verecek ve kişiliğimizden tavizler vererek, kişiliksiz bir insan olacak, ya da kendimiz olalım dediğimizde de devletin kapısından uzaklaştırılacak / kovulacaktık. Aynen şairin dediği gibi; 'sussan gönül razı değil / söylesen tesiri yok.'
BOLİVYA’DA ASKERLİK YAPAN ARKADAŞIMDAN MEKTUP VAR
19.07.2011, 21:04
‘Benim ülkemde askerlik!’ şeklinde bir mektup göndermiş Bolivya’daki arkadaşım. Kendisi ile İngiltere’de master süresince aynı okulda birlikte okumuştuk. Sonra da devam etmiş Bolivyalı arkadaşım; ‘Anlatılanlar hiçbir şekilde uydurma ve hayal ürünü değildir!’ diye seslenerek. Ben de merak ile okumaya başladım yazdıklarını ve istedim ki sizlerle de paylaşayım yazılanları. Şöyle ki;
NO PASARAN (ÊDİ BESE! –ARTIK YETERRRRR-)
19.07.2011, 16:25
Hrant Dink’in ifadeleri ile; ‘…Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce…’ dememiz gerekli değil mi?..
FUTBOLDAKİ ERGENEKON VE UEFA
18.07.2011, 03:19
Yani ne demek istiyor bu adamlar? Hadi lütfen açıkça söyleyin ne demek istediğinizi? Toparlayın cesaretinizi, yüzsüzlüğünüzü, yırtılan yüz astarınızın arkasına saklayın ve anlatın. Kulaklarınıza dek kızarmadan, mıy-mıy-mıy-sız söyleyin. “Ya savcılar davayı savsaklasın! Üç-beş eğitimsiz, cahil, fakir-fukara çocuğu Anadolu genci futbolcuyu harcayıp, şu pisliğin üstünü örtelim. Herkes üç maymunlardan istediğini seçip rolünü oynasın. İşler de eskisi gibi, al gülüm, ver gülüm -al paranı ver şampiyonluğu- şeklinde yürüsün gitsin.”
NEDEN AB? AB'SİZ OLMAZ MI?
17.07.2011, 17:19
Unutmayalım ki, biz Anadolu insanıyız. Ortadoğu’ya da hayli yakınız. Avrupalılar gibi üstün bir iş disiplinimiz ve demokrasi kültürümüz, Japonlar gibi de çalışma kültürümüz yok. Adımız Kürt, Türk, Süryani, Ermeni, Çerkez, Laz gibi farklı da olsa, hepimiz; ister aile babamız, ister askerdeki komutanımız ya da okuldaki öğretmenimiz olsun, daha ziyade despot kişiliklere hayranlık duyarız, tabi oluruz.
ÜLKE GERÇEĞİ VE KÜRT SORUNU
16.07.2011, 11:29
Bu başlık altında okumanıza sunduğumuz rapor, Cüneyt Alphan tarafından kaleme alındı. Kürt olması, entellektüel olması, dini sosyolojik anlamda çok iyi yorumlaması, bölge ile temasının çok iyi olması ve batıda yaşaması bağlamında aklımda olan ve yazdıklarını önemsememe neden olan bir yazar Cüneyt Alphan... Ben de onun raporunu alıp, size ulaştırmak istedim. Şimdiden iyi okumumalar diliyorum efendim...
BİR TERÖR OLAYI, İKİ MEKTUP VE FIRAT HABER AJANSI
15.07.2011, 13:19
Şimdi uyanık olmak, olayın geçtiği mekânı tüm medyaya açmak, ele geçirilen 2-3 teröristin cenazesinin ve 13 Mehmetçiğin cenazelerine otopsileri bir an önce bağımsız kurumlarda yaptırmak ve sonucunu da kamuoyu ile paylaşmak zamanıdır, değil mi?
YEMİN KRİZİ: DERİN DEVLET KAOSUN İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ PERDESİ
13.07.2011, 23:29
Daha sonra da, yemin krizi ile oynanılan ikinci perde söz konusuydu. Talepleri de sanki alabildiğine masum gibi, değil mi? “Halkın iradesine kelepçe vurulmamalı ve seçilmiş vekillerin meclise girmesi konusunda gereken bütün yasal düzenlemeler derhal yapılmalı ve aslında sürecin bu şekilde işlemesi de tamamen AK Partinin marifetidir.”
PKK’Lİ GENÇLER VE ER MEHMETÇİKLER SAVAŞININ SKORU: 2 X 2 = 4 GİBİ MİDİR HER ZAMAN?
11.07.2011, 22:42
Ben de tekrarladım sözlerini; “demek dört bir kazandık ha, iyi bir skor, değil mi?” O gülümsemesine devam ederken, ben de konuşmamı sürdürdüm: “peki ya o ölen tek askerin senin oğlun, ya da kardeşin olduğu söylenseydi o zaman nasıl düşünecektin? “Mühim değil nasılsa maçı kazandık” mı diyecektin gene? Ya da şu ölen askerin, ölüm haberini annesine sen götürmek ister misin? “Anneciğim oğlun öldü ama maçı dört bir kazandık der misin? ” Adamın cevabına tahammül edemezdim. Kalktım yerimden yürüdüm.“ Adam mı bu kadar alçaktı, yoksa matematik bilimi mi karar veremedim!”
GENE DOĞU PERİNÇEK
10.07.2011, 00:22
Yine Belgesel Yayınları’nın ‘İbrahim Kaypakkaya ve Doğu Perinçek’in Polis İfadeleri’ adlı kitabında, Perinçek şöyle anlatılır: ‘…Doğu Perinçek’in 1972’de başlayan karşı-devrime teslimiyet çizgisi bugün karşı-devrimin ajanlığını üstlenme olarak sistemleşmiştir ... Bugün gönüllü olarak Aydınlık gazetesinin sayfalarında ihbarcılık yapmakta, devrimcileri adlarıyla sanlarıyla polise bildirmektedir...’
CHRONICLE DERGİSİ’NE GÖRE DOĞU PERİNÇEK ÜSTAD
08.07.2011, 10:43
Siyasette hiçbir zaman varlık gösterecek kadar oy alamadı. TBMM'ne girmeyi başaramadı. Ama her daim etkili oldu ve bir şekilde gündeme oturmayı bildi. Hatta çoğu zaman gündem belirledi. Açıkladığı MİT raporlarıyla, 28 Şubat Dönemi'ndeki aktif tutumuyla yakın tarihimizde silinmez izler bıraktı. Dev-Genç'in genel başkanlığını yapacak kadar iyi sosyalistti. Şimdi ise hafızalarımızda Ulusalcı yani Nasyonalsosyalist olarak yeretti. AKP iktidarının ardından ortaya çıkan Kızılelma Koalisyonu'nun en önemli isimlerindendi. Adı şimdi Ergenekon Terör Örgütü Davası iddianamesinde, örgüt kurucuları arasında geçiyor.
FETHULLAH GÜLEN VE TÜRKİYE’DE YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİ OLMAK
07.07.2011, 13:13
Ben de İngiltere de master (MSc) ve doktora (PhD) çalışmalarım sırasında ‘yabancı öğrenci’ –overseas student- olarak okudum. İngiltere’de 6-7 yıl devam eden eğitimim süresince, her Heathrow ya da Gatwick Havaalanına gelip, uçaktan indiğimde, karşılaştığımız yolcuların ikiye ayrılan şeritlere alınmaları beni de çileden çıkarırdı. Havaalanındaki çifte kuyruktan bir tanesi AB üyesi ülkelerin yurttaşları için, diğeri de AB üyesi olmayan devletlerin vatandaşları içindi. Burada kuyruğuna göre vize işlemine tabi tutul(ma)ma en onurumu kıran işlemlerden bir tanesiydi.
KÜRT VE TÜRK İÇİN: YA TERÖR YA UZLAŞI
07.07.2011, 00:38
Öfke nöbetleri ve intikam yeminleri, yalnızca yeni yeni ölümleri getirecektir kendi kapımıza. Çözümün konuşulmadığı, çözüm için riskli de olsa kararlı adımların atılmadığı her gün, 2 halkın birbirinden biraz daha uzaklaştığını bizlere göstermekte. Sorunun çözümü için ilk adım İmralı’yı, adamlarını sınır dışına çıkarmasını ikna etmek olmalı…
TSK’DAN RE’SEN EMEKLİ EDİLENLER VE ‘YAŞ’IN YAŞ İŞLERİ
06.07.2011, 06:58
İsterseniz bu yazıyı okuduktan sonra, Prof. İskender Pala’nın aynı konuyu ve yapılan haksızlıkları anlatan ‘İki Darbe Arasında’ kitabına da bir göz gezdirin. İnanın yapılan hukuk dışı uygulamalardan dolayı çok ama çok üzülecek, gönlünüz sızlayacak ve bu garabet uygulamaları yapanlara lanet okuyacaksınız…
BOLİVYA’DA ASKERLİK (TSK’DA DEĞİL) VE BOLİVYA HÜKÜMETİNE KÜFÜR ETMEK
05.07.2011, 09:45
Bu makalede yazdıklarımın, Türkiye ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bir diğer anlatımla eğer bir benzerlik görürseniz, bu da tamamıyla bir tesadüftür. Bu ülke Türkiye değildir. Burası Bolivya’dır. Medya faresi’nin internet sitesinde yazdığım makalemden sonra, (http://www.medyafaresi.com/yazi/454/onder-aytac-guclu-ordu-guclu-turkiye-mi-ya-sonra.html) aynı konu ile ilgili olan ve fakat Türkiye’den olmayan bir e-mail aldım. Ben de aldığım mektubu sizle paylaşmak gereği duydum. Gelen mektup şöyle ki;
KÜRT CÜNEYT ALPHAN GİBİ GAZETECİYE, TÜRK METİN MURAT ASLAN GİBİ POLİSE ÇOK İHTİYAÇ VAR (MI?)
04.07.2011, 10:28
Dedim ya keşke her Kürt Cüneyt Alphan gibi olsa. Her Türk de Metin Murat Arslan gibi. Keşke her gazeteci Cüneyt Alphan gibi olsa. Her polis de Metin Murat Arslan gibi. Böylelerinin sayısını arttırmak ve her konuda anlaşılmasa bile, uzlaşma kültürünü pekiştirmek, zor olsa da en kalıcı ve gerçekçi olan çalışma yöntemi, değil mi?
CHP NEREYE KOŞUYOR? ERGENEKON’UN KUCAĞINA MI?
02.07.2011, 10:53
Bütün bu “derin projelerin” arkasındaki isim olarak da “Bir Derin Baba” adı zikrediliyor. Bu aşamada AK Partinin şarkısı belli oldu; “gelmezsen gel-mee!” Milletin şarkısını da eski bir futbol tezahüratından esinlenerek biz yaptık: “Bir Derin Baba / Hay Allah! / Bindi milletin sırtına bindi / Hay Allah! / Bindi de bir türlü inmedi / Hay Allah!’’ deyip, bu tezahüratı; ‘Allah belanı versin’ diye bedduayla da devam ettirebilirsiniz.
TBMM’DEKİ KAOSUN İKİNCİ PERDESİ
01.07.2011, 03:01
Malumunuz birinci perde; CHP, MHP, BDP, YSK, iç ve dış işbirlikçi medya ve iş dünyası tarafından seçimlerden önce sahneye konuldu. Ancak halkın iradesinin meclise yansıması engellenemedi. Şimdi oynanan ikinci perde ve de talepler de ne masumca… “Halkın iradesine kelepçe vurulmamalı ve seçilmiş vekillerin meclise girmesi konusunda gereken bütün yasal düzenlemeler derhal yapılmalı ve aslında sürecin bu şekilde işlemesi de tamamen AK Partinin marifetidir.”
ORTADOĞU; KAYNAYAN KAZAN – PEKİ KEPÇE KİM?
30.06.2011, 13:42
Ortadoğu’da halklarının lideri, dünyada da önemsenen bir ülke olmanın koşulu ise sorumluluk ve hatta yerine göre risk alabir konumdan mı geçiyor acaba? Eğer korku dağları sarmayacaksa, müttefiklerin sağlam desteği ile biz, bölgede insanlık dramlarının yaşanmasının önüne geçebiliriz. Bu bize tarihin önümüze koyduğu bir sorumluluk olsa gerek.
VE TANRI KARPUZU YARATTI… ESKİ YUNANLILAR DA DEMOKRASİYİ BULDU!
27.06.2011, 12:15
Yahu kardeşim yeter artık, kötü söz söyleteceksiniz bize! Nedir bu Hatip Dicle kararı, bir o tarafa bir bu tarafa! Diğer tutuklu vekillerin durumu da ayrı bir garabet! MHP ve CHP’yi BDP ile aynı kefeye koymamızın nedenini anlıyor musunuz şimdi? Ergenekon sanıklarını aday göstermenin sorumluluğu ve hatta suçu kimde? “Türk Milleti adına karar veren mahkemeler nasıl Türk Milletinin iradesini tanımazmış?” Hadi ya!
BDP, CHP, MHP VE KARŞILAŞTIRMALI ÜSTÜNLÜKLER TEORİSİ
27.06.2011, 10:07
Yani BDP’nin de biraz yapıcı olma zamanı geldi ve hatta geçiyor bile. Savunduğumuz yasaklar değil, ancak bazı kurumlar yıkıcı ise bedelini bütün topluma ödetmenin anlamsızlığı da ortada. Her şeye rağmen seçmenin sorun değil, çözüm üretmek üzere BDP’yi meclise gönderdiği, BDP’lilerce de görülmeli.
YAĞMALANAN İKİ GÜZEL: İSTANBUL VE DİYARBAKIR
22.06.2011, 16:53
Ve işte bu nedenle yaşadığımız coğrafyayı, en az bizim kadar seven herkes bu coğrafya da bizim kadar söz sahibi ve hak sahibidir, değil mi? Ve sevgi, hamaset nutukları, tehdit ve yağma ile kendini göstermemeli, kanıtlamamalı. Anlayış, hoşgörü, kabullenme, doğaya ve insana uyum ile somutlaşmalı...
BAŞBAKAN ERDOĞAN VE BAKAN (L)(T)OTO
21.06.2011, 01:33
Başbakan Erdoğan kimi yazar, kime nasıl görev verir, kimlerden yeni kabineyi oluşturur, şimdilik net bilen yok. Ancak bizim de Başbakan Erdoğan’dan beklentilerimiz var. Kabine değişiyor, tamam. Eğer bu değişim icraatlarınıza bir ivme kazandıracaksa lütfen daha çabuk olsun. Çünkü uzun bir süreden beridir, hatta çok çok uzun bir süreden beridir, yeni bir icraat olmadığı gibi, rutin gidişatın bile aksadığı izlenimi, sizin oralardan fulü görünse bile, halk nezdindeki bu görüntü oldukça net.
BAHARDA AŞKA DAİR
20.06.2011, 19:52
Aşk kötü mü peki? Gözleri kapatır, kafayı köreltir mi? Sadece duyguların yaşama yön vermesine müsaade etmek güzel bir şey mi? Mantığa ne diyeceğiz o zaman? Biz ona demesek de o bize demez mi; heval, hele söyle bu akılsız baş ile nereye? Öte yandan aşkla sarhoşsa bir baş iki omuz arasında, kime ne, nereye gideceği? Muhtemelen ızdırap ta çekse, mutludur çektiği acıdan değil mi?
1950 MODEL HAKİ VE STATÜKOCU ‘O KAFA’
20.06.2011, 14:09
Vallahi şaka değil. Böyleleri de var. Adamı ilk tanıdığımda herhalde kamera şakası filan yapıyorlar sandım. Ama konuşmak zorunda kaldıkça, adamın ete ve kemiğe bürünmüş bir gerçek olduğunu –maalesef- öğrendim. Allah’a yine de şükrettim, böyle olmadığım için. Şimdi de bu arkadaşın twitter’da yazdığı şekliyle adından söz edecek olursam, ismi Bozkurt karabey. Nick’i ise ‘@57ncialay’
ABD İÇİN: DENİZ BAYKAL MI? KEMAL KILIÇDAROĞLU MU?
19.06.2011, 23:33
Yıllardır statüko ile şartlandırılmış, Kemalizm'i din bellemiş CHP’nin tabanını, her halde bir anda dönüştüremezlerdi değil mi?.. Artık Kemal Kılıçtaroğlu, Ali Kırca'nın programında; "ABD bize güveniyor" diye övünüyor, "ABD, AK Partiyi eleştiriyor artık" diyerek de seviniyordu... Seçimden sonra başlayacak yeni anayasa çalışmalarında, ben yeni CHP'den umutlu olmayı çok istiyorum. İçlerindeki Ergenekoncu zihniyete rağmen... Bu değişim, anti Amerikancı olarak algılanan Deniz Baykal ve Önder Sav ekiplerinin tasfiyesi ile mi mümkün olmuştur acaba?..
‘BU ADAM BENİM (DE) BABAM’
19.06.2011, 12:34
Demokrasi kahramanı böyle babaların varlığı, gelecek adına umut ve ümitle bakmamıza neden oluyor değil mi? Öyleyse durmak yok ve yola tam gaz devam değil mi?.. Artık Ali Beyler ve Ali gibi babaya ve onun babası gibi oğullara sahip olan Anadolu insanları çok çok değil mi?.. Her yerde varlar ve her geçen gün daha da çoğalıyorlar değil mi?.. Dualarımız Ali Kardeş’in hastanede yatan babası ve tüm babalarımız için!..
‘STATÜKOCU VESAYET’ VE ‘PKK’ YAPIŞIK İKİZ Mİ?
19.06.2011, 11:08
Silahların susmadığı bir ortamda, siyasilere söz düşmüyor ve sorunun hep silah(lı)larla çözüleceği düşünülüyor. Ülkenin politikacıları apolitik-leştirilip, politika da ‘apoletika’ya dönüşünce, soruna neşter vuracak radikal çözümler üretilemiyor ve barış konusundaki karar mercileri Kandil ile Genelkurmay karargâhı arasına sıkışıp kalabiliyordu… Umarız seçim sandık her yere gerekli yanıtı verdi ve çözümün reçetesinin yalnızca TBMM olduğunu bir kere daha ‘kör gözüm parmağına’ şeklinde açık ve seçik göstermiş oldu, değil mi?.
KÜRTLER, SAVAŞ VE BARIŞ
18.06.2011, 20:48
İlk kez Taraf gazetesinde yazdığım Kürtçe makalemden sonra, Kürtlerden gelen yüzlerce olumlu tepkiden sonra, onları tanıdığımı, ruhlarını anladığımı düşündüm. O yazıda en çok hoşlarına giden kısım, ne oları övdüğüm, sevdiğim ne de onlardan göründüğüm cümlelerdi. Özellikle de “bı din û iman” deyimi idi. Onların samimiyeti ve içtenliği vardı bu deyimde. Onların sıcaklığı ile onların ses tonuyla yazılmıştı bu anlatım ve bu onları tanıdığımın / içselleştirdiğimin önemli bir göstergesi idi.
DİYARBAKIR DİYARBAKIR DİYARBAKIR
17.06.2011, 22:40
Diyarbakır da olan her olaydan sonra, medyanın, ‘canlı’ ‘canlı’ diyerek, lokal olayları, sanki genelde bu olaylar hep var gibi yansıtarak Diyarbakır’ı terör merkezi veya huzursuzluk yeri gibi gösterilmesi söz konusu.
SEÇİMİN GALİBİ: AK PARTİ Mİ YÜKSEK SEÇİM KURULU (YaSaK) MU?
15.06.2011, 10:27
Bugünlerde Ankara da en çok yanıtı aranılan soru şu; YaSaK eğer seçimlere gölge etmeseydi, daha doğru bir ifade ile adeta siyasi bir parti gibi davranmasaydı, hadi daha net söyleyelim, yaptığı uygulamalarla, BDP, CHP ve MHP’nin ekmeğine yağ sürmeseydi acaba seçim sonuçları nasıl olurdu?
AKP-CHP-MHP VE BDP İÇİN 2011 SEÇİM SONUÇLARI VE YaSaK ÜZERİNE
13.06.2011, 17:11
MHP’nin aldığı oy; seçmenin artık dışarıdan müdahale ile partilere veya siyasi yaşama biçim verme senaryolarını boşa çıkardığının bir göstergesidir. Kaset skandallarına rağmen, MHP seçmeninin partisine sahip çıkması; ülkemizde toplum mühendislerinin, insanların iradesini son kez değiştirme çabası olarak yorumlamayı arzulamaktayım. Ancak öte yandan politikalarında hiçbir değişim yapmadan, hiçbir yeni söz söylemeden, siyasi bir partinin varlığını sürdürmesi de gittikçe güçleşmekte olduğunu da MHP bağlamında burada yazmalıyım. Uğranılan oy kaybı da, bizce bunun açık ve seçik bir göstergesi olsa gerek.
TEK TİPLEŞTİRME Mİ? ÇOK ÇEŞİTLİLİK Mİ?
13.06.2011, 07:19
Önce zor bir soru ile işe başlayalım; Demokrasi insanların kendilerini etkileyen kararları etkileyebilmesini sağlamak açısından ne ölçüde başarılıdır? Ya da yeterince başarılıdır demek için sadece seçimden seçime sandık başına gitmek, yeterli midir?
İZMİR BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ PERİNÇEK’İN İŞCİ PARTİSİNDEN Mİ? VE YOLSUZLUKLAR
12.06.2011, 10:18
Aslında birçok şey ayrıntılarda gizli, değil mi? Bilgilerimizi tazelersek, gerçekten de detaylardaki pek çok gözükmeyen olayı, daha net bir biçimde anlayabileceğiz. Anımsayalım, 2 Mayıs’ta İzmir Polisi, İzmir Büyükşehir Belediyesine bir operasyon yaptı. Malum D-Medya, bilinçli bir şekilde, operasyonun içeriğinden çok, zamanlamasına parmak basarak konuyu seçimle ilgilendirerek, ciddi anlamda çarpıttı.
OLDU BEN SİZİ TUTMAYAYIM: CUMHURİYET GÜÇ BİRLİĞİ Mİ? O DA NE YAHU?
10.06.2011, 14:55
12 Haziran seçim sandığı; vesayet sistemine de, statükoyu savunanlara da, Cumhuriyetçi üç Birliği gibi ucubelere de gereken yanıtı verecek. Hem de gümbür gümbür… AKP % 50 (artı eksi 2), CHP % 24 (artı eksi 2) ve MHP de % 9 (artı eksi 2) şeklinde bir sonuç göreceğiz. Ama durmak yok yola devam diyerek. Canla başla çlaışarak ve sandıklarımıza sahip çıkarak… Haydi, Anadolu’m göster kendini
“ANADİL KARIN DOYURMAZ” ANCAK ANADİLSİZ DE KARIN DOY(A)MAZ
08.06.2011, 18:54
Bir diğer ifadeyle; demokratik bir ülkenin özgürlük anlayışı; her bir üyesinin birden fazla bağlılık, örneğin ailesine, yerel aidiyetlerine, mesleğine, siyasi partisine, cami ya da kilisesine, locasına, uluslar arası bir harekete ve ülkesine bağlılık duymasına izin verilmesiyle tanımlanabilir.
EMRE USLU’NUN ORG. IŞIK KOŞANER’İ NEREYE KOŞUYOR?
08.06.2011, 15:31
Bu durum Genelkurmayı, adeta iç siyasete karışmamaıs bağlamında, kör ve sağır etmekle eşdeğerdir bir gelişmedir şeklinde de düşünülebilir. Bir diğer anlatımla da eğer, GES gerçekten de MİT’e devredilmişse, genelkurmayın iç siyasetteki yarı gücü demokrasi bağlamında alınmış demektir. Bir adım daha atılarak, ÖKK'nın başına da adam gibi bir komutan atasalar, silahı da mutlak anlamda kontrol altına alınmış ve hukuk içinde sistematize edilmiş olurdu ki bu ikili adımın atılması Türkiye için bir devrim niteliğinde de sayılabilir.
STATÜKOCU BİR HAYVANA VERİLECEK EN GÜZEL YANIT
08.06.2011, 11:29
Gerçekten de hayat hiçbir şey midir? Sevda hiçbir şey midir? ‘Can’lar hiçbir şey midir? Her şey olan bir şey ise vatandaşın cebi midir? Kimin eli kimin cebinde olduğu, her zaman en mühim bir şey midir? Ama bütün eller vatandaşın cebindeyse eğer, diğer sıkışılan eller, neden her bir şey gibidir? Aslında bunlar da mı hiçbir şey midir? Sanırsam bizimkisi de yalnızca merak gibi bir şeydir!.. Ama merak etmeyin 12 Haziran bunlar için de adeta bir kurtuluş reçetesidir
12 HAZİRAN SONRASI: PIRIL PIRIL YENİ BİR DÖNEM
06.06.2011, 23:21
Anadolu’yu karış karış gezerken, son 7-8 yıl içinde yeni bir döneme girildiğininde çok yakından şahidi oluyorum. Askerin kurup, bürokrasiye teslim ettiği, zaman zaman canı sıkıldığında da darbelerle tekrar yönetimine el koyduğu, bu cazibeli oyuncak artık, yepyeni gerçek bir sosyal hukuk devletine ve yurttaş cumhuriyetine dönüşüyor.
‘ER MEKTUBU’ GÖRÜLDÜ VE PKK
06.06.2011, 13:36
Bir erden gelen mektup. Mektubun orjinaline hiç dokunmaksızın aynen buraya koyuyorum. Siz de lütfen ön yargısız, art niyetsiz ve başa başka hesap ve planlar yapmadan yazılanları okur musunuz? Ayrıca bu mektubun benzeri yüzlerce farklı mektuplar aldığımı da size söylemeliyim. Siz de çevrenizde askerliğini yenice yapmış ve geri gelmişlerle konuşacak olursanız, eminim benzeri şeyleri sıklıkla duyarsınız.
BDP VE MHP ARASINDA SIKIŞAN ANADOLU
04.06.2011, 01:12
Bir süre önce Tunceli’nde operasyonlar yapılırken, “neden ihtiyaç duyuldu şimdi buna” diye irdeledik. Nitekim 7 PKK’li nin cenazesinin gittiği her il ve ilçe de olaylar adeta bir ateş topuna döndü. Gerginlik had safhaya yükseldi. BDP’lilerin söylemleri farklılaştı. Daha tahrik edici ve hatta tehditkâr bir üsluba yöneldiler.
HAKKARİ 1. KÜRDOLOJİ KONFERANSINA KARŞI ÇIKAN PKK-BDP
30.05.2011, 11:32
Seçim maratonundan olsa gerek, medyada yeterince yer almadı. Hakkari'de şu sıralar 1.Kürdoloji Konferansı devam ediyor. Konferansta, Kürdoloji, Kürtçenin Dünü, Bugünü, Yarını, Kürt Dili ve Edebiyatı ile Kürt Tarihi işleniyor. Bu derece önemli bir konferansın, ülkemizde ve hem de Hakkari de gerçekleşmesi, gerçekten de çok ama çok sevindirici. Ancak sanırsam birileri, nedense buna hiç sevin(e)memiş.
AKŞAM GAZETESİ İLE GELEN ‘ÖLÜM’
26.05.2011, 22:36
Dört harfli, iki heceli kısa bir sözcük. Ancak bazıları için de alabildiğine ürkütücü! Kim korkmaz ki ölüm sözcüğünü duyduğunda? Aslında kaçınılmaz son, değiştirilemeyen gelecek. Kimilerinin özdeyiş sandığı “her nefis (canlı) ölümü tadacaktır” ayettir de. Bu söz, bize yaşadığımız hayatın sonsuz olmayacağını ve de yaşadıklarımızdan sorumlu olacağımızı hatırlatır, değil mi?
PKK’LİLER İÇİN ÖLÜM CEZASI KESİN GERİ GELMELİ
26.05.2011, 13:17
Bu başlıktan dolayı bu makalemin tıklanma rekoru kırmasını bekliyorum… Herhalde şu gülen yüzümün medyada PKK’den ölüm tehdidi aldığım haberiyle birlikte yayımlanmasından sonra, ben de intikam yazısı yazıyorum şeklinde algılanacak yazdıklarım, değil mi?
KAHRAMAN MARAŞ’TA SEÇİM: 7-1 Mİ OLUR?
24.05.2011, 13:31
Doğu'daki illerimizin çoğunu in celeyerek, seçim sonuçlarında neler olabileceğini / olduğunu yazmaya çalıştık. Bu makalede de K. Maraş'ı mercek altında tutuyoruz. Seçmen sayısını 2007 genel seçimlerine göre düşünürsek; MHP barajı geçemezse 7 - 1olur. MHP barajı geçer ve CHP oyunu 51,000’in altına indirirse, seçim sonuçları gene AKP bağlamında 7 - 1 olur. Başka bir sonuç ihtimali oldukça zor
NAH ‘KÖTÜ ŞEYLER OLACAK’ - NAH ‘15 HAZİRAN SON TARİH’
24.05.2011, 08:08
Oyumuzun hakkını vermek ve oy atmaya kendimizin gitmesinin yanında, kendimize zimmetli gördüğümüz 25 kişiyi daha sandıklara götürüp, istikrar için oy kullandırmamız şartıyla; vesayet sistemi ve derinlerle irtibatlı PKK, her ne halt yaparlarsa yapsın, 12 Haziran sonrası, şimdikinden çok daha aydınlık ve güzel olacaktır...
2011: TÜRK KÜRT, KÜRT DE TÜRK OLSA NE OLURDU?
23.05.2011, 01:34
Gençlik yıllarımda Turan Selçuk’un Abdulcambaz çizgi karakterini sever, çizim maceralarını takip ederdim. “Tersine Dünya” da bu maceralardan biriydi. Kadın ve erkeklerin yer değiştirdiği bir dünya anlatılıyordu. Okurken; bazen “öyle tabi, demek bunu yapmamız hiç de normal ya da hoş değil” derken, bazen de “bu kadarı da olmaz ki, çünkü biz erkeğiz” diye düşünürdüm. Şimdilerde ise Salih Memecan'ın, Tan Oral'ın ve İbrahim Özdabak'ın çizimlerini beğenirim.
BAZI ASKERİ PRATİKLER VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
22.05.2011, 06:25
Uğur Mumcu'nun 'Sakıncalı Piyade'sinden, Prof. İskender Pala'nın 'İki Darbe Arasında' kitabına kadar, askeriyedeki pratik uygulamalarla ilgili, yüzlerce kitap yazıldı. kanımızca, her kurumda ve özellikle de askerin ve polisin; şeffaflaşması, hesap verebilirliğinin artması, yaptığı her türlü eylem ve işlemden dolayı tek tip yargıda yargılanması ve artık yurttaş merkezli devlet düşüncesini kurumsallaştırması gerekmez mi?..
KÜRTLER NE İSTİYOR?
21.05.2011, 16:45
Akademik çalışmalar ile bu alanı doldurmak gerekmez mi? Ya da akademik çalışma yapanların bile, resmi görevliler olması ve derin devletin düşüncesinin akademik platformlarda söylenmesi midir istenilen? Kanımızca 'Kürt Sorunu' ne kadar çok masaya yatırılır, ne kadar çok konuşulur ve kavga etmeden ne kadar çok tartışılırsa, o zaman çok daha kalıcı çözümlere doğru yaklaşılabilir / kavuşulabilir.
BEN KİMİM? BORU MUYUM?
21.05.2011, 02:47
Hani hep sorulur ya adam sen de kimsin ki de bunları yazıyorsun/ söylüyorsun? İnsan da kendini anlatmak zorunda kalır, evet bunları söylüyorum ama uzmanlık alanım benim bunlar filan diye. Bende kestirmeden giderek, kim olduğumu ya da kim olmadığımı sizlerle paylaşıyorum. Paylaşıyorum ki siz benim hakkımda karar verin...
ÖCALAN İLE DERİN ORTAKLIĞI (MI VAR?)
20.05.2011, 15:27
12 gencin öldürülmesi olayını da iyi yorumlayabilmek ve algılayabilmek için, son olarak; Jandarma Asayiş Komutanlığının, 33 erin öldürülmesinden bir ay önce yayınladığı Öcalan’ın eyalet sorumluları ile yaptığı telsiz görüşmelerinde; ‘…Abdullah Öcalan, eyalet sorumlularına bahar tertiplenmesinde geç kaldıkları için kızıyor, bir an önce bahar tertiplenmenizi tamamlayın ve eylemlere başlayın…’ diye talimat veriyor ve bu eyleme katılan teröristlerini de telsizle kutluyor…
Önder Aytaç
aytac@haberx.com 
KÖŞE YAZILARI
BAŞLARIM STATİN TEDAVİSİNE BAŞLARIM STATİN TEDAVİSİNE
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Bugün, 23:25
HALK, "THE DİKTATÖRÜ" CUMHURBAŞKANLIĞINA SEÇER Mİ? HALK, "THE DİKTATÖRÜ" CUMHURBAŞKANLIĞINA SEÇER Mİ?
Zekeriya Menak Bugün, 15:20
HALA PARALEL YAPIYI İNKAR EDİP HIRSIZLIK MANŞETİNİ SÜRDÜRÜYORLAR HALA PARALEL YAPIYI İNKAR EDİP HIRSIZLIK MANŞETİNİ SÜRDÜRÜYORLAR
Canan Barlas Bugün, 15:02
Diyarbakır’dan Hegelci bir Pozitivist geçti DİYARBAKIR’DAN HEGELCİ BİR POZİTİVİST GEÇTİ
Bayram Zilan 30.07.2014, 16:50
Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Öğrettikleri CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE ÖĞRETTİKLERİ
Hamit Yaz 30.07.2014, 15:34
Öğrenci Yurtları, Baba Ocağı Gibi Emin Olmalı ÖĞRENCİ YURTLARI, BABA OCAĞI GİBİ EMİN OLMALI
Eyüphan Kaya 30.07.2014, 00:54
İSRAİL’E TEPKİDE İSLAMİ ÖLÇÜ İSRAİL’E TEPKİDE İSLAMİ ÖLÇÜ
Ahmet Kaya 29.07.2014, 22:53
 Vatandaş Paraleller temizlensin istiyor VATANDAŞ PARALELLER TEMİZLENSİN İSTİYOR
Güngör Avcıoğlu 29.07.2014, 16:15
BAYRAMIN BURUK KALPLERİ ÇOĞALDIKÇA..... BAYRAMIN BURUK KALPLERİ ÇOĞALDIKÇA.....
Dr. Ahmet Berk 28.07.2014, 09:06
Coca Cola'yi Aklamaya Calisan Kola'nize Beyinler COCA COLA'Yİ AKLAMAYA CALİSAN KOLA'NİZE BEYİNLER
Vakkas Doğantekin 28.07.2014, 01:43
 Farklı Milletten Bir İnsanla Evlenerek Mutlu Olabilir Miyim? FARKLI MİLLETTEN BİR İNSANLA EVLENEREK MUTLU OLABİLİR MİYİM?
Arif Özutku 27.07.2014, 22:46
Kanlı enerji KANLI ENERJİ
Kemal Furkan 27.07.2014, 14:16
 TOLSTOY VE MUHAMMED TOLSTOY VE MUHAMMED
Burhan Özbey 26.07.2014, 13:43
Yiğidin Tarifi Birdir: Sizden Öncekilerin... YİĞİDİN TARİFİ BİRDİR: SİZDEN ÖNCEKİLERİN...
Birol Topuz 26.07.2014, 13:02
İÇİMİZDEKİ KÖTÜLÜK: YABANCI DÜŞMANLIĞI İÇİMİZDEKİ KÖTÜLÜK: YABANCI DÜŞMANLIĞI
Mevlüt Özben 26.07.2014, 05:06
Sorun petrol değil, cehalet! SORUN PETROL DEĞİL, CEHALET!
Birgül Kapaklıkaya 25.07.2014, 16:34
YA ÖYLE DEĞİLSE YA ÖYLE DEĞİLSE
Sedat Ilgın 24.07.2014, 16:24
Gazı kaçmış boykot tat vermez GAZI KAÇMIŞ BOYKOT TAT VERMEZ
Yavuz Demir 24.07.2014, 14:22
Ve inlerine girildi VE İNLERİNE GİRİLDİ
Turgay Çınar 24.07.2014, 08:29
EFKAN ÂLÂ ve PARALEL HASSASİYET EFKAN ÂLÂ VE PARALEL HASSASİYET
Ahmet Ay 24.07.2014, 03:25
Ahh İsrail ve Ahhhhh Müslümanlar AHH İSRAİL VE AHHHHH MÜSLÜMANLAR
Vildan Adalı 23.07.2014, 16:36
SİZ BEDDUA ETMEYİ İYİ BİLİRDİNİZ SİZ BEDDUA ETMEYİ İYİ BİLİRDİNİZ
Sevda Salihoğlu Dursun 21.07.2014, 06:23
İsrail‘i barış yıkar İSRAİL‘İ BARIŞ YIKAR
Şefik Kantar 20.07.2014, 23:52
Unutun Gazze'yi UNUTUN GAZZE'Yİ
Ahmet Rıfat Albuz 20.07.2014, 21:46
GÜÇLÜ KALE: GAZZE GÜÇLÜ KALE: GAZZE
Kevser Akın 20.07.2014, 03:50
“Birleşmiş Yürekler Teşkilatı” “BİRLEŞMİŞ YÜREKLER TEŞKİLATI”
Özcan Yazıcı 19.07.2014, 23:41
Tek Yol Mücadele TEK YOL MÜCADELE
SSerra Erdoğan 19.07.2014, 06:29
Haşmadat goyim ve Gazze HAŞMADAT GOYİM VE GAZZE
Mevlana Çakıral 18.07.2014, 01:43
EĞİTİM KURUMLARI YÖNETİCİLERİNİN GÖREVLENDİRİLMESİNE YÖNELİK ELEŞTİRİLER EĞİTİM KURUMLARI YÖNETİCİLERİNİN GÖREVLENDİRİLMESİNE YÖNELİK ELEŞTİRİLER
Hasan Güneş 17.07.2014, 12:24
Azerbaycan Halk Cephesi 25 Yaşında! AZERBAYCAN HALK CEPHESİ 25 YAŞINDA!
Cahit Kılıç 15.07.2014, 00:26
Hamas kime çalışıyor HAMAS KİME ÇALIŞIYOR
Eşref Zeki Parlak 13.07.2014, 15:24
Benim Çözüm Sürecim BENİM ÇÖZÜM SÜRECİM
Yasemin Yıldırım 12.07.2014, 22:30
ŞİRK ve MEZARLIK KARDEŞLİĞİ ŞİRK VE MEZARLIK KARDEŞLİĞİ
Hüseyin Kocabaş 11.07.2014, 19:43
‘İMTİHAN’IN ÖLÜMÜ ‘İMTİHAN’IN ÖLÜMÜ
Hasan Tülüceoğlu 11.07.2014, 00:14
KISKANÇLIĞA İYİ GELEN DOĞAL VE BİTKİSEL ÇÖZÜMLER ! KISKANÇLIĞA İYİ GELEN DOĞAL VE BİTKİSEL ÇÖZÜMLER !
Prof.Dr. Göknur Aktay 08.07.2014, 14:18
Fuat Avni -VI- FUAT AVNİ -VI-
İbrahimî Feyzullah Yalçın 06.07.2014, 04:07
Tatlı ve buruk duygularla  Allahaısmarladık… TATLI VE BURUK DUYGULARLA ALLAHAISMARLADIK…
Sevda Türküsev 05.07.2014, 12:47
BİTİYOR BU KANLI SAVAŞ BİTİYOR BU KANLI SAVAŞ
Ahmet Duvarcı 03.07.2014, 01:33
Reisicumhur'dan Sonra REİSİCUMHUR'DAN SONRA
M. Nail Keçili 02.07.2014, 10:47
ÇATI ADAY ÇATI ADAY
Murat Gençoğulları 30.06.2014, 01:40
Ramazan'da Sözün Demi RAMAZAN'DA SÖZÜN DEMİ
Prof. Dr. Cengiz Yakıncı 28.06.2014, 22:09
İleri Demokrasi Fetişizmi ve Muhalefet İLERİ DEMOKRASİ FETİŞİZMİ VE MUHALEFET
Burak Yalım 23.06.2014, 11:41
 KILIÇDAROĞLU'NUN PARALEL CHP'Sİ KILIÇDAROĞLU'NUN PARALEL CHP'Sİ
Mehmet Topçu 21.06.2014, 23:05
Cumhurbaşkanlığı ile Devlet Başkanlığının Yarışı CUMHURBAŞKANLIĞI İLE DEVLET BAŞKANLIĞININ YARIŞI
Ahmet Akgül 18.06.2014, 10:25
Ben, Şiir ve Şair BEN, ŞİİR VE ŞAİR
Özkan Erdem 14.06.2014, 00:40
PROVOKASYONLARINIZ ORADAYSA ARŞİV BURADA; 1993... PROVOKASYONLARINIZ ORADAYSA ARŞİV BURADA; 1993...
Turgay Yaman 11.06.2014, 14:59
HAYKIRIPTA DUYURAMADIKLARIM HAYKIRIPTA DUYURAMADIKLARIM
Hüseyin Adalan 09.06.2014, 15:10
YERLİ OTOMOBİLDE MUTLU SON YERLİ OTOMOBİLDE MUTLU SON
Çağlayan ibiş 09.06.2014, 00:55
BEDELLİ ASKERLİK BİR İHTİYAÇTIR GELİN GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM BEDELLİ ASKERLİK BİR İHTİYAÇTIR GELİN GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM
Serdar Karadeniz 02.06.2014, 13:35
Gezi neydi, ne değildi GEZİ NEYDİ, NE DEĞİLDİ
Bilgehan Uçak 31.05.2014, 10:10
"HALE TEYZEM....BENİM PAMUK PRENSESİM" "HALE TEYZEM....BENİM PAMUK PRENSESİM"
Hülya Okur 20.05.2014, 20:34
KAVGA VE KAMPLAŞMA KAVGA VE KAMPLAŞMA
Sefer Ceylan 19.05.2014, 19:01
Karanlık dehlizlerde yaşam… KARANLIK DEHLİZLERDE YAŞAM…
Sema Gül 19.05.2014, 14:06
ALLAH MÜSTAHAKINIZI VERSİN! ALLAH MÜSTAHAKINIZI VERSİN!
Ayhan Yağızer 19.05.2014, 13:11
Dünden Bugüne El Fetih-Hamas-İsrail İlişkileri -2- DÜNDEN BUGÜNE EL FETİH-HAMAS-İSRAİL İLİŞKİLERİ -2-
Cengiz Koyuncu 02.05.2014, 16:21
YİNE DE SEVECEĞİZ SENİ YİNE DE SEVECEĞİZ SENİ
Serkan Güzel 26.04.2014, 13:55
Hukuk Sistemimiz Kökten Yenilenmeli HUKUK SİSTEMİMİZ KÖKTEN YENİLENMELİ
Kurtuluş Aybirdi 21.04.2014, 13:15
ALGI OPERASYONLARI ALGI OPERASYONLARI
Mithat Tuncay Öcalır 16.04.2014, 13:10
M.Ctiy senaryosu G.Saray’da da gerçekleşir mi? M.CTİY SENARYOSU G.SARAY’DA DA GERÇEKLEŞİR Mİ?
Engin Konca 16.04.2014, 11:53
Bugün mü, Dün mü? BUGÜN MÜ, DÜN MÜ?
Özlem Özcan 06.04.2014, 23:51
Oy’un ötesi yok(muş)!... OY’UN ÖTESİ YOK(MUŞ)!...
Benil Sibel Özyürük 01.04.2014, 01:34
AK PARTİ MİTİNGİNDE İNANÇ GÜVEN SEVGİ VE BİRLİK VARDI...! AK PARTİ MİTİNGİNDE İNANÇ GÜVEN SEVGİ VE BİRLİK VARDI...!
Semra Cabrero 28.03.2014, 00:08
ASLAN ATEŞ İLE DEV RÖPORTAJ ASLAN ATEŞ İLE DEV RÖPORTAJ
Murat Körhasan 26.03.2014, 23:50
SALİH GÜLEN'İ TANIYORMUSUNUZ? SALİH GÜLEN'İ TANIYORMUSUNUZ?
Salih Can 26.03.2014, 03:54
Tek Erdoğan  Yalnız Türkiye TEK ERDOĞAN YALNIZ TÜRKİYE
Halid Şener 15.03.2014, 18:23
Ağız Kokusu kaderiniz değil AĞIZ KOKUSU KADERİNİZ DEĞİL
Dt. Arzu Yalnız Zogun 14.03.2014, 10:24
M.E. Bakanlığı'nın 3 Yanlış Yaptığı Sınavda Öğrencilerden Tam Puan Beklemek M.E. BAKANLIĞI'NIN 3 YANLIŞ YAPTIĞI SINAVDA ÖĞRENCİLERDEN TAM PUAN BEKLEMEK
Fidel Yıldız 15.02.2014, 01:44
Lübnan Sinemasının en barışçıl yönetmeni LÜBNAN SİNEMASININ EN BARIŞÇIL YÖNETMENİ
Tuğba Koçak 14.02.2014, 01:27
WIDEN YOUR WORLD! WIDEN YOUR WORLD!
Selahaddin Eyyubi Tezel 02.02.2014, 19:37
Değerli Haberx Ailesi DEĞERLİ HABERX AİLESİ
Sami Zana ASLAN 27.01.2014, 15:35
Bundan Sonrası İçin BUNDAN SONRASI İÇİN
Meltem Arıkan 27.01.2014, 08:29
CEMAAT VE ERDOĞAN CEMAAT VE ERDOĞAN
Murat Özdemir 27.01.2014, 01:49
Türkiye'de Bulunan Alman Vakıfları'nın Bilinmeyen Yönleri TÜRKİYE'DE BULUNAN ALMAN VAKIFLARI'NIN BİLİNMEYEN YÖNLERİ
Muhammet Tazegül 24.01.2014, 11:09
İmar Planı Mağduruna Yasa Darbesi İMAR PLANI MAĞDURUNA YASA DARBESİ
Av.Emre Alcan 14.01.2014, 22:47
Mısır'da askerle, Türkiye'de yargıyla! MISIR'DA ASKERLE, TÜRKİYE'DE YARGIYLA!
Eylem Yılmaz 25.12.2013, 21:55
Trabzonspor şaşırtmaya devam ediyor. TRABZONSPOR ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDİYOR.
Mahmut Ulusoy 13.12.2013, 10:03
2023  Türkiye'de Hentbol   2023 TÜRKİYE'DE HENTBOL
Kenan Öner 06.12.2013, 11:51
Bilişim Akademisi, Dijital Dünyanın Okyanuslarına USMED Ile Açılacak BİLİŞİM AKADEMİSİ, DİJİTAL DÜNYANIN OKYANUSLARINA USMED ILE AÇILACAK
Ömer Bulut 03.12.2013, 11:38
Öğrenci Evleri ve Yaşam Tarzına Müdahale ÖĞRENCİ EVLERİ VE YAŞAM TARZINA MÜDAHALE
Rujhat Avşar 14.11.2013, 12:52
Mekân ve İnsan MEKÂN VE İNSAN
Yılmaz Ada 11.11.2013, 15:47
Başörtüsü Serbestliği Laikliğin Gereğidir BAŞÖRTÜSÜ SERBESTLİĞİ LAİKLİĞİN GEREĞİDİR
Muhammed Çimen 30.10.2013, 22:23
Hava Kirliliği Kanser Yapıyor HAVA KİRLİLİĞİ KANSER YAPIYOR
Prof. Dr. Mustafa Öztürk 19.10.2013, 13:08
DİLENEN SURİYELİLER (NAWARLAR)! DİLENEN SURİYELİLER (NAWARLAR)!
Hasan Karataş 17.10.2013, 01:57
Erdoğan Diktatörse Bu Hoşgörü Niye? ERDOĞAN DİKTATÖRSE BU HOŞGÖRÜ NİYE?
Nurettin Oğuz Alhan 02.09.2013, 15:27
MAM (Milli Alternatif Medya) MAM (MİLLİ ALTERNATİF MEDYA)
İsmail Turan Çakır 30.07.2013, 02:27
Gelenekçi miyiz? Yenilikçi mi? GELENEKÇİ MİYİZ? YENİLİKÇİ Mİ?
Samet Ülker 30.07.2013, 01:25
MİLLİ SKANDAL BAKANLIĞI MİLLİ SKANDAL BAKANLIĞI
Mehmet Aysan 29.07.2013, 15:05
Strateji Akademisi Başkanı Mesut Ülker STRATEJİ AKADEMİSİ BAŞKANI MESUT ÜLKER
Mesut Ülker 23.07.2013, 19:02
AK Parti MKYK Üyesi Mazhar Bağlı AK PARTİ MKYK ÜYESİ MAZHAR BAĞLI
Mazhar Bağlı 23.07.2013, 18:59
Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu PROF. DR. EROL KATIRCIOĞLU
Erol Katırcıoğlu 23.07.2013, 18:58
Gezi Eylemlerinin Çözüm Sürecine Etkisi... GEZİ EYLEMLERİNİN ÇÖZÜM SÜRECİNE ETKİSİ...
***Haftanın Sorusu*** 23.07.2013, 18:55
DÜNYANIN BÜYÜK FELAKETİNE SAYILI GÜNLER KALDI!! DÜNYANIN BÜYÜK FELAKETİNE SAYILI GÜNLER KALDI!!
Hasan Yaşar Özfidan 11.07.2013, 01:19
12 Eylül Darbesi 12 EYLÜL DARBESİ
Oğuzhan Dursunkaya 07.07.2013, 00:55
Ben de kaygılıyım, ben de kaygılıyım BEN DE KAYGILIYIM, BEN DE KAYGILIYIM
Tuğrul Özşengül 30.06.2013, 07:22
Endişeliler ENDİŞELİLER
Yonca Kaya Şahin 27.06.2013, 14:52
Türkiye-İran-Rusya (Türkiye İran İlişkilerini Gözden Geçirmeli) TÜRKİYE-İRAN-RUSYA (TÜRKİYE İRAN İLİŞKİLERİNİ GÖZDEN GEÇİRMELİ)
Alperhan Baysan 28.05.2013, 00:17
ŞİŞEDE DURDUĞU GİBİ DURMUYOR, AKIL MANTIK BIRAKMIYOR...  ŞİŞEDE DURDUĞU GİBİ DURMUYOR, AKIL MANTIK BIRAKMIYOR...
Setenay Yüksel Olguner 24.05.2013, 09:34
Demokrasimizin Mimarı "Celal Bayar" DEMOKRASİMİZİN MİMARI "CELAL BAYAR"
Uğur Şahan 19.05.2013, 00:30
FAİLLER YAKALANDI! FAİLLER YAKALANDI!
Deniz İster 13.05.2013, 14:54
Devlet Kariyer Sınavlarnda  Üst Yaş Sınırın Tamamen Kaldırılması Gerekiyor DEVLET KARİYER SINAVLARNDA ÜST YAŞ SINIRIN TAMAMEN KALDIRILMASI GEREKİYOR
Aykut Yavuz 18.04.2013, 20:36
Türkiye'de sağlığın geliştirilimesi TÜRKİYE'DE SAĞLIĞIN GELİŞTİRİLİMESİ
Prof. Dr. Erkan Pehlivan 17.04.2013, 10:20
Mısır’da Kıptı Hristiyan-Müslüman Çatışması Tezgahlanıyor! MISIR’DA KIPTI HRİSTİYAN-MÜSLÜMAN ÇATIŞMASI TEZGAHLANIYOR!
Can Acun 07.04.2013, 19:57
İsrail'in Özrü İSRAİL'İN ÖZRÜ
Soner Kırkpınar 29.03.2013, 19:12
​KÜRTLER VE TÜRKLER AYNI MİLLET Mİ ? ​KÜRTLER VE TÜRKLER AYNI MİLLET Mİ ?
Vahdettin İnce 15.03.2013, 17:50
SN. BAŞBAKAN VE YÜKSEK YARGI SN. BAŞBAKAN VE YÜKSEK YARGI
Önder Aytaç 10.03.2013, 22:52
BAYAN ‘IN’ KADIN ‘OUT’ MU? BAYAN ‘IN’ KADIN ‘OUT’ MU?
Yasemin Tecimer 08.03.2013, 22:53
DEPLASMANDA TEK BAŞINA DEPLASMANDA TEK BAŞINA
Cumhur Cebeci 04.02.2013, 22:19
SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM VE KAMU HASTANELER BİRLİĞİ   /KIŞ AYLARI VE GRİP SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM VE KAMU HASTANELER BİRLİĞİ /KIŞ AYLARI VE GRİP
Serdar Bayrak 23.01.2013, 22:02
Sigorta Denince - Sıkça Sorulan Sorular SİGORTA DENİNCE - SIKÇA SORULAN SORULAR
Nesrin Yıldırım 23.01.2013, 15:01
Kapısuyu tersanesinin hazin sonu KAPISUYU TERSANESİNİN HAZİN SONU
Ahmet Üder 06.01.2013, 18:45
Hayatın Tabelaları HAYATIN TABELALARI
Sıla Onat 03.01.2013, 02:20
HASAN DAĞI HASAN DAĞI
Cemal Aktan 09.12.2012, 18:35
İstifa eden kıdem tazminatı alabilir mi? İSTİFA EDEN KIDEM TAZMİNATI ALABİLİR Mİ?
Cihangir Cayrancı 31.10.2012, 16:55
Eğitimde Yaşam Alanı EĞİTİMDE YAŞAM ALANI
Dr.Yağmur Yeşilırmak 25.10.2012, 18:01
BAZEN... BAZEN...
Asım Yıldırım 17.10.2012, 10:55
BAŞBAKANLIK ETRAFINDAKİ TOZ BULUTU, SAVAŞ, MEHMET EFE BAŞBAKANLIK ETRAFINDAKİ TOZ BULUTU, SAVAŞ, MEHMET EFE
Cihat Şimşek 10.10.2012, 22:28
EFSANE… EFSANE…
Seyda Yalvaç 10.10.2012, 12:05
ULUSLARARASI DÖVİZ (FOREX) PİYASALARI ULUSLARARASI DÖVİZ (FOREX) PİYASALARI
Destek FX 09.10.2012, 14:59
İslamcılığımı Yitirirken... İSLAMCILIĞIMI YİTİRİRKEN...
Sercan Zorbozan 08.10.2012, 00:41
Neşet Ertaş ve Bana Kalan Bağlaması NEŞET ERTAŞ VE BANA KALAN BAĞLAMASI
Cuma Hikmet 26.09.2012, 18:52
MEME KANSERİ VE HAYAT KURTARAN BİLEKLİK MEME KANSERİ VE HAYAT KURTARAN BİLEKLİK
Necmettin Tetik 26.09.2012, 01:22
ANTEP SALDIRISINI DHKP-C YAPTI ANTEP SALDIRISINI DHKP-C YAPTI
Mehmet Fadıl Dalay 18.09.2012, 17:50
İSLAM ve TASAVVUF İSLAM VE TASAVVUF
Abdurrahim Çölgeçen 13.08.2012, 16:16
Olimpiyat Oyunlarındaki ABD Bayrağı.! OLİMPİYAT OYUNLARINDAKİ ABD BAYRAĞI.!
Bilal Şentürk 12.08.2012, 10:57
Beni zygonla döven adam hakkı için BENİ ZYGONLA DÖVEN ADAM HAKKI İÇİN
Eda Alanson 11.07.2012, 05:41
Avrupa'nın En Başarılı Girişimcisi Berna İlter Seçildi (Söyleşi) AVRUPA'NIN EN BAŞARILI GİRİŞİMCİSİ BERNA İLTER SEÇİLDİ (SÖYLEŞİ)
Seda Karakaya 03.07.2012, 20:09
Yurt Dışından Telefon Getirmek YURT DIŞINDAN TELEFON GETİRMEK
Bekir Hilmi Nayır 21.06.2012, 10:56
Ölüm, yok olmaktır diyenlere cevap ÖLÜM, YOK OLMAKTIR DİYENLERE CEVAP
İsmail Kara 13.06.2012, 00:52
Çaygözyaşları ÇAYGÖZYAŞLARI
Fréderike Geerdink 04.06.2012, 13:34
KÜRT-KÜRTAJ-ULUDERE-CİNAYET KÜRT-KÜRTAJ-ULUDERE-CİNAYET
Tansu 30.05.2012, 09:45
Ne Demişler: Ağaçı Yaşken, Delegeyi Hoşken NE DEMİŞLER: AĞAÇI YAŞKEN, DELEGEYİ HOŞKEN
Oğuzhan Erdoğan 17.05.2012, 17:07
Boş Yazı BOŞ YAZI
Taha Ün 10.05.2012, 08:35
Engelliler Eczanede!!! ENGELLİLER ECZANEDE!!!
Nazlı Şencan 30.04.2012, 23:19
CHP'YE KİTAPÇIK TAVSİYELERİ!.. CHP'YE KİTAPÇIK TAVSİYELERİ!..
Volkan Akay 20.04.2012, 09:33
SURİYE DEVRİMİ SURİYE DEVRİMİ
Mert C. Demir 16.03.2012, 03:50
Suriye’de Kayıp Gazeteciler Ve 2 Sorun SURİYE’DE KAYIP GAZETECİLER VE 2 SORUN
Yonca Karakemer 15.03.2012, 01:23
"Kaldı Bu Yaşamak Suçu Üstümde" "KALDI BU YAŞAMAK SUÇU ÜSTÜMDE"
Zeynep Olgaç 22.01.2012, 00:49
Geç Bile Kalındı GEÇ BİLE KALINDI
Ali Aydın 18.01.2012, 02:05
Bir Ahkam Kesen Başörtülü ! Hazır mısınız? BİR AHKAM KESEN BAŞÖRTÜLÜ ! HAZIR MISINIZ?
Yasemin Vatandaş 15.01.2012, 15:35
Soykırımı İnkar Yasası, Fransa, Türkiye ve Cezayir SOYKIRIMI İNKAR YASASI, FRANSA, TÜRKİYE VE CEZAYİR
Furkan Şenay 12.01.2012, 16:29
Kampüsten merhaba! KAMPÜSTEN MERHABA!
Tahsin Aksu 27.12.2011, 16:07
KOC gibi sergi KOC GİBİ SERGİ
Tan Yeşilada 30.11.2011, 16:22
Şehir Hayatına Beslenme Önerileri… ŞEHİR HAYATINA BESLENME ÖNERİLERİ…
Op.Dr. Cem Yılmaz 17.11.2011, 12:24
70 bin hayat organ nakli bekliyor 70 BİN HAYAT ORGAN NAKLİ BEKLİYOR
Prof. Dr. Alp Gürkan 05.11.2011, 14:00
Doktorların Sağlık Bakanlığı'yla imtihanı DOKTORLARIN SAĞLIK BAKANLIĞI'YLA İMTİHANI
Emine Bilgiç 03.11.2011, 01:46
KALIN BARSAK KANSERİ KALIN BARSAK KANSERİ
Sadık Yıldırım 01.11.2011, 22:32
BİRLİKTE Mİ AYRI MI NO 2 BİRLİKTE Mİ AYRI MI NO 2
Serra Karaçam 21.10.2011, 00:10
Güncel Bilgiler GÜNCEL BİLGİLER
Uğur Aksu 18.10.2011, 11:54
Ben’den Vazgeçmek Üzerine BEN’DEN VAZGEÇMEK ÜZERİNE
Yusuf Önaç 16.10.2011, 02:25
SEÇİLMİŞ ŞEHİTLER... SEÇİLMİŞ ŞEHİTLER...
Rauf Atilla Polat 28.09.2011, 00:22
Bir dirhem et bin ayıp örter BİR DİRHEM ET BİN AYIP ÖRTER
Prof. Dr. Benal Büyükgebiz 12.09.2011, 11:14
Bel ağrısı ve tedavi yöntemleri BEL AĞRISI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Bülent Neymen 16.08.2011, 21:55
Türkiye Portreleri TÜRKİYE PORTRELERİ
Sernur Yassikaya 10.08.2011, 14:57
Görev ve Sorumluluklarını bilmeyen Polis Memurları !! GÖREV VE SORUMLULUKLARINI BİLMEYEN POLİS MEMURLARI !!
İbrahim Yörük 31.07.2011, 20:33
ADALET HAMAMINDA BİR GARİP FUTBOL!!! ADALET HAMAMINDA BİR GARİP FUTBOL!!!
Sedat Bayar 07.07.2011, 04:14
AYNI DAĞIN YELİYİZ BİZ! AYNI DAĞIN YELİYİZ BİZ!
Ahu Şentürk 13.06.2011, 12:08
Oksitlenmiş Siyaset OKSİTLENMİŞ SİYASET
H. Kübra Özan 11.06.2011, 11:20
KAMYONLAR KAVUN TAŞIMAYACAK ARTIK ! KAMYONLAR KAVUN TAŞIMAYACAK ARTIK !
Dr. Hamid Aydın 04.06.2011, 16:38
Diyarbakır, Huzur ve Barış İstiyor DİYARBAKIR, HUZUR VE BARIŞ İSTİYOR
Bekir Kaplan 02.06.2011, 21:51
KASETLERİN ANA HEDEFİ AK PARTİ İKTİDARI DEĞİL Mİ? KASETLERİN ANA HEDEFİ AK PARTİ İKTİDARI DEĞİL Mİ?
Mehmet Barlas 24.05.2011, 14:22
MİLLİ İRADE SINIRSIZ MIDIR?
Uğur Uruşak 04.03.2011, 13:06
Dünyadan Göçüp Gitme Töreni DÜNYADAN GÖÇÜP GİTME TÖRENİ
Ömer Faruk Besli 01.03.2011, 16:51
Bize Verilen Yapbozun Bir Parçası Eksikti BİZE VERİLEN YAPBOZUN BİR PARÇASI EKSİKTİ
Merve Şebnem Oruç 31.01.2011, 13:15
BDP - HAS Parti - EDP İttifakı... BDP - HAS PARTİ - EDP İTTİFAKI...
Ekin Gün 28.01.2011, 00:35
Haziran'ın fotoğrafı bugünden belli... HAZİRAN'IN FOTOĞRAFI BUGÜNDEN BELLİ...
Numan Ceyhan 14.12.2010, 02:00
Konuşma Adabı… KONUŞMA ADABI…
Tuba Kalçık 10.11.2010, 02:35
Alın size yeni bir meslek”SOSYAL MEDYA UZMANI” ALIN SİZE YENİ BİR MESLEK”SOSYAL MEDYA UZMANI”
Volkan Köse 14.08.2010, 16:39
Kürt Sorununa Adaletle bakmak KÜRT SORUNUNA ADALETLE BAKMAK
Mehmet Ali Başaran 28.07.2010, 00:58
Hadi Millet Porno İzleyelim HADİ MİLLET PORNO İZLEYELİM
M. Onur Lökoğlu 20.05.2010, 02:14
İlköğretimde Kıyafet Serbestliği İLKÖĞRETİMDE KIYAFET SERBESTLİĞİ
Uzm.Ped.Hakan Emanetoğlu 11.05.2010, 19:02
Statükonun elindeki son koz STATÜKONUN ELİNDEKİ SON KOZ
Tarık Safaoğlu 29.04.2010, 00:30
KOSKOCA MEDYA GRUBUNA KOSKOCA CEZA !.. KOSKOCA MEDYA GRUBUNA KOSKOCA CEZA !..
Hikmet Genç 14.09.2009, 08:11
FOTOKOPİ AÇIKLAMALAR VE KARGALARIM FOTOKOPİ AÇIKLAMALAR VE KARGALARIM
Sevda Kara 25.06.2009, 11:56
TURKTİME ANKETİ TURKTİME ANKETİ
Cüneyt Ünal 09.04.2009, 16:15
TURKCELL 0534 605 93 46 NOLU KONTÜR GASPCISI İÇİN NE YAPTI? TURKCELL 0534 605 93 46 NOLU KONTÜR GASPCISI İÇİN NE YAPTI?
Dursun Boran 15.03.2009, 14:38
Şimdi kanal yöneticilerinin önemi çok daha artacak, televizyon kanalı yönetmek ustalık isteyecektir. ŞİMDİ KANAL YÖNETİCİLERİNİN ÖNEMİ ÇOK DAHA ARTACAK, TELEVİZYON KANALI YÖNETMEK USTALIK İSTEYECEKTİR.
Kemal Kurçer 23.11.2008, 17:23
Balon BALON
Hasan Efe Çiziyor 29.07.2008, 18:35
1 Mayıs! 1 MAYIS!
Mehmet Ali Ilıcak 01.05.2008, 11:41
TÜRKİYEDE YÜZÜ KIZARANLAR MUTLAKA VARDIR
Talha Akmehmet 02.04.2008, 13:25
YASAKLARLA NEREYE KADAR
Hasan Köroğlu 03.02.2008, 14:13
DERELİ’YE MÜKAFAT
Fenerbaz 27.09.2007, 14:57
CAHİL HALKIN, CAHİL SEÇİMİ (!)
Recep Canbolat 25.07.2007, 17:56
UYUYAMIYORUM ARKADAŞLAR…
Hülya Gözalan 16.06.2007, 21:47
GENELKURMAY NE DİLİYOR?
Ergun Göknel 09.06.2007, 12:23
Yazarların yazıları kendi görüşlerini içermektedir. Yazıların yayına alınmaları yazarlar tarafından yapılmaktadır. HaberX'in kontrolüne tabi değildirler.