Babalarının biricik oğulları ve kızları
Kışlada, elinde çay, kahve, ıhlamur vs dolu tepsiyle servis yapmakta olan çaycı askere; astları ile toplantı yapmakta olan üst komutanının önünde sormuşlar…
“Yahu Mehmet sen toplantıda bulunan subayların sana söylemiş olduklarını hiç not almadan nasıl kafanda tuttun da kimin ne istediğini şaşırmadan getirip herkese servis yaptın?
Çaycı askerin yanıtı muhteşem;
“Ben sadece komutanımın söylemiş olduğunu sımsıkı aklımda tuttum, geri kalanlar çay mı, kahve mi, ıhlamur mu istemiş benim için önemli değil.”
X
Toplantıda ki subaylar ne söylerlerse söylesinler, çaycı Mehmet’in önlerine getirip koyduğunu içmeye mecburlar… Üst komutanın huzurunda, ben senden kahve istedim, sen getirip önüme çayı dayadın diyebilme çıkış ve cesaretleri söz konusu olabilir mi? Olamaz tabi(!)
X
Her işte, önemli olan işin en başındakilerdir…
“Öğretmen nasılsa sınıf öyledir…” Ya da “ön teker nereye giderse arka teker onu izler…” O halde bizde her şeyden önce öğretmenin ya da ön tekerlerin üzerinde duralım… Çaycı Mehmet’in Komutanının çayına, kahvesine verdiği önem derecesinde…
Sevgili okurlar;
Açıkçası, vatan sathında aşağılarda kimlerin ne yiyip içtiklerine, neler yaptıklarına bakmaktan öte, tepelerde olan bitenleri merak ediyoruz… Acaba kimi olaylar, medyanın ortaya attığı gibi mi?...
Ülkenin önde gelen “çok önemli” isimlerinden kimilerini sayalım:
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül,
Başbakan Recep Tayip Erdoğan,
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan,
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım
Çevre ve Orman Bakanı (eski) Osman Pepe…
Yaptıkları görev itibarıyla önemli sayılan saydığımız bu beş ismin oğulları, kimilerinin kızları var mı? Var… Yaşları ne kadar? 20 – 30 yaş arasındalar… Ne iş yaparlar? Hemen hepsi ticaretle uğraşır… Kızlardan bazıları uğraşmasalar da kocaları uğraşır. Kimileri “gemicilik” yapar…
Peki bu çocuklar ticarete nasıl başlamış ve hangi sürede ne ölçüde sermaye birikimi yapmışlardır? Bugünkü kazançları ne durumdadır?.. Babaları bu mevkilere gelmeden önce, yaptıkları iş/işler nelerdi ve bu ticari işlerden ötürü bu zamana değin kazandıkları para ne kadardır? Devlete ne miktarda vergi ödemişlerdir?
X
Bu adam ne demek istiyor diye hemen kötü şeyler aklınıza getirmeyin.
Bizimkisi sadece merak…
Yoksa asla ve kata demiyoruz ki, yukarıda ismi belirtilenlerin oğulları ve kızları babalarının nüfuzlarını kullanıp ya da babalarınca kollanıp gelip havadan kolayca iş ve kazanç sahibi, kimi bakış açılarına göre de büyük servet sahibi olmuşlardır…
İddia etmiyoruz ki, kazançlarının vergisini kuruşuna kadar devlete ödememişlerdir… Çok zekidirler, müthiş girişimcidirler, tuttuklarını koparan yapıdadırlar, başkalarının 10-15 yılda becerebilecekleri işleri bir yılda yapıp bitirecek denli, çalışkandırlar… Hiçbir işlerinde babalarının ve makamlarının en küçük etkisi olmamıştır…
X
Durum belki tamamen böyledir… Olabilir…
Yok öyle değil, böyledir diye somut kanıta dayalı bir iddiamız var mı? Yok…
Ancaaaak… Basında çıkan bu kadar yazı ve yorum peki ne oluyor allahaşkına demekten de kendimizi alamıyoruz… Bunlaı yazanlar uyduruyorlar mı?
İşte bunlar kafamızı fena halde bulandırıyor!
Gazetelerde yazılanlar karşısında muhatapları; açık, şeffaf davranarak gereken yanıtları “vicdanları tatmin edecek” biçimde inandırıcı olarak vermiş olsalar, demek ortada bir şey yokmuş, haberler yanlışmış deyip geçeceğiz ve rahatlayacağız…
“vicdanları rahatsız eden” bütün iddialara karşın ne yazık ki “vicdan rahatlatan” yanıtlar bir türlü verilmiyor… Sinir bozucu sessizlik ve vurdum duymazlık sürüp gidiyor!..
Böyle olunca da; milyonlarca vatandaş gibi biz de kuşkuyla tepelerde acaba “neler oluyor!...” demekten kendimizi alamıyoruz…
X
Vatan gazetesinde 23 Kasım 2007 tarihinde yayınlanan; taze haber ve yorum; Güngör Mengi’nin “Zaman değişti” başlıklı, Necati Doğru’nun “Gariban santralci Sedat’ın tırnağı bile olamadılar” başlıklı köşe yazılarını okumuş olanlar ne düşünür, merak ediyoruz? Girin gazetenin internetteki sitesine lütfen okuyun!...
Yazarlardan Güngör Mengi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün lisede ki oğlu Mehmet Emre’nin ağabeyinin iki arkadaşı ile ortak olarak internet üzerinden yaptığı ticari iş, Necati Doğru’da Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın oğlu Abdullah’la ilgili Tekel konusundaki iddialar (30 bin Dolar meselesi) üzerinde duruyor…
Bekliyoruz bakalım, Cumhurbaşkanı Gül’den ve Maliye Bakanı Unakıtan’dan yukarıda sözü geçen yazılara ve bundan sonra kendilerinin ve çocuklarının hakkında yazılacak olası suçlayıcı yazılara, “vicdan rahatlatan” bir yanıt verilecek mi? Verilse de yapılacak savunma inandırıcılıktan uzak adet yerini bulsun türünden bir geçiştirme biçiminde mi olacak, göreceğiz…
Medya bu zamana değin, niçin ne Ahmet Necdet Sezer’in, ne de 30 yıl önce müfettiş olarak çalıştığımız kurumda (SEKA’da) genel müdür konumunda olan, ve bu nedenle kendisini “her yönden çok iyi tanıdığımız” Unakıtan’dan önceki maliye bakanlarının oğulları, kızları hakkında en ufak olumsuz yoruma meydan verilebilecek, benzer iddiaları, haberleri hiç gündeme getirmedi?
Getirmedi, çünkü gündeme getirecek bir durum ve olay yoktu ortada…
Vatandaş her zaman bunu ister…
Daha ne söyleyelim?
BURHAN ÖZBEY
burhanaozbey@yahoo.com