Son Haberler
27.05.2012 Pazar 10:45
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

BAHÇELİ: "KANDİL'E MEHMETÇİK YETER"
06.07.2010 12:52
TBMM (A.A) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Başbakan, NATO'yu Kandil bölgesinin kontrolü için göreve çağırmıştır. Bu davet, bir Türk Başbakanı'nın içine düştüğü acziyetin itirafıdır. Mehmetçiğimizin yapamayacağını, Kanadalı, Polonyalı, Bulgar, Romen, İtalyan, Danimarkalı askerler mi yapacaktır?'' dedi.
     Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında, ''Demokratik Açılım'' çalışmasının, milli kimliğin tartışmaya açılmasına ve bu kimliği oluşturan maddi ve manevi alt yapının adım adım tahrip edilmesine neden olduğunu öne sürdü.
     ''Demokratik Açılım'' çalışmasını, milli kimliğe şekil ve anlam veren tarihi, sosyal ve kültürel kaynakları silikleştirme, değersiz hale getirme niyeti ve icraatı olarak değerlendiren Bahçeli, şöyle devam etti:
     ''Hükümetin terörle demokrasi arasında kurmaya çalıştığı yanlış ilişkiler ağı ile bu konularda özellikle AB sürecinin dayatmalarıdır. İktidarın teröre sempatik yaklaşımı ve zaten isteksiz oldukları terörle mücadeledeki zaaf ve çaresizliğidir. Sorunu milli imkanları ve gücü kullanarak çözmek yerine Irak'ı işgal etmiş küresel gücün inisiyatifine havale etmiş olmasıdır. Toplumu tepkisizliğe, duyarsızlığa, ayrışmaya, tavizlere ve travmaya hazırlayan işbirlikçi lobi faaliyetlerinin çalışmalarıdır. Ancak gelişmeler ve beyanatları Başbakan'ın açılımda ısrarının süreceğini bu tahribatın bile uyanmasına yeterli olmayacağını ortaya koymaktadır ve asıl tehlike de budur. Zira karşımızda TBMM çoğunluğunu ele geçirmiş, yürütme erkine sahip bir yıkıcı kuvvet vardır.''
     Seçim sürecine girilmiş olmasına rağmen bu hükümetle kaybedilen her günün yeni ve vahim gelişmelere açık olduğunu ileri süren Bahçeli, ''Şayet, Başbakan Erdoğan ve arkadaşları karşımızdaki tehlikeyi hala görememişlerse ve yıkımda ısrarcı olacaklarsa onları buradan uyarmak istiyorum; eğer 'açılım' denilen yıkım sürerse bilinmelidir ki Türkiye'yi önüne katıp götüren gidişatın devamı karşımıza çöküş sürecini çıkaracaktır'' diye konuştu.
     ''Kanlı terör affedilecek ve hesabı sorulamamış ihanet nedeniyle milli vicdan çökecektir'' diyen Bahçeli, şöyle konuştu:
     ''İmralı canisi serbest kalarak, siyasallaşmada yerini alacak, milli adalet hissi çökecektir. İkinci ve başka diller resmiyete girecek, milli kimliğimizin omurgası olan milli dil çökecektir. Ayrışmış kimliklerde ayrı mensubiyet uyanacak, çok milletli yapı doğarak milli devlet çökecektir. Keskinleşmiş kimlikler, yeni başkentler ve yönetimler arayacak, üniter devlet çökecektir. Biliniz ki bunun en sonunda, Allah korusun önce vatan, sonra milli varlık çökecektir. Temennimiz, AKP hükümetinin bu tahribat seviyesinde açılımı terk etmesidir.
     Ümit vericidir ki her şeye rağmen gidişatın farkına vararak, süreci sorgulamaya başlayan AKP'li milletvekilleri vardır, vebalini taşımamak için gereğini de yapmaktadırlar. Çok şükür ki huzur, refah ve güvenlik beklentisiyle AKP'ye oy vermiş ve yanıldığını anlamış vatandaşlarımızın sayısı çığ gibi artmaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi, kimden ve nereden gelirse gelsin; millet varlığına ve milli kimliğe açık tehdit oluşturan bu siyasi sapmalara sonuna kadar karşı çıkmaya devam edecektir. Kardeşliğimizi ve birliğimizi korumak isteyen aziz vatandaşlarımıza karşı baskı kurmak ve kafaları karıştırmak için oluşturulan şer cephesine asla katılmayacaktır.
     Kimlikleri, sicilleri, görüşleri, fikirleri bilinen aynı zatların, kadrolu açılım fedailerinin sabahlara kadar kanal kanal gezerek kin ve nefret kustukları programların propagandası da ve işbirlikçi basın patronlarının eyyamcılığı da bu kararımızı ve inancımızı değiştirmeye yetmeyecektir.''
    
     -TERÖRLE MÜCADELE ETME NİYETİ OLMAYAN...''-
    
     Bir ülkenin milli meselesinin çözüm adresinin kendi başkenti ve iç karar mekanizmaları olduğunu vurgulayan Bahçeli, ''Şayet bir devlet kendisini etkileyen bir soruna müdahil olmak isteyen güçlere engel olamıyorsa, onları da çözüme ortak ediyorsa çözüm iradesini kaybetmiş veya paylaşmış demektir'' dedi.
     ''Terör sorununun bitirilememesinin tamamen siyasi kararların isabetsizliğinden, siyasi irade olmayışından, terör ve bölücülük sorununu küresel gelişmeler ve işbirliği ile çözeceğini zanneden hükümetlerin aczinden'' kaynaklandığını öne süren Bahçeli, ''Terörle mücadele etme niyeti olmayan AKP zihniyeti, yıllarını teröristin insafa gelerek silah bırakmasını beklemekle geçirmiş, Kandil Dağının terör üssü olarak kullanılmasını önleyememiştir. Özellikle tırmanan terör eylemleri üzerine TBMM'nin sınır ötesi askeri harekat iznini de bugüne kadar kullanmamış, kuşkulu bir tavırla bu bölgeye kapsamlı kara harekatından ısrarla kaçınmıştır'' diye konuştu.
     Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
     ''Yapılacak iş basittir. Ya Irak devleti ve aşiret reislerine karşı terör örgütünün bu bölgede barınmayacağı, askeri tedbirle desteklenen caydırıcı bir tavırla gösterilecektir ya da bu yöntem uygulanmıyor veya geçerli olamıyorsa bu tedbirlere ilave olarak Irak'ın kuzeyine karadan askeri harekat yapılacaktır.
     Türk Silahlı Kuvvetleri bunu yapacak donanım, tecrübe ve güce sahiptir. Bunun başka bir yolu ve yöntemi yoktur. Türkiye başka ülkelerin iznine, icazetine ve müsamahasına terk ederek bu sorunu daha fazla taşıyamaz. Bu belanın milletimiz üzerinde tehdit olarak kullanılmasına daha fazla izin veremez. Yaklaşık 26 yıldır süren bu dış tehdidin tamamıyla ortadan kaldırılması ve tıpkı bir zamanlar Suriye?ye yaptığımız gibi kesin ve sonuç alıcı ve açık bir tehdidin yapılması şarttır. Eğer ahlak ve onur sahibi bir Başbakan ve hükümeti, kendisini taahhütlerle bağlamamışsa, birilerine söz vermemişse, bir ihanete düşmemişse bundan başka bir seçeneği de kalmamıştır. Üçlü mekanizma denilen oyunlarla, istihbarat paylaşımı denilen sözde işbirlikleriyle oyalanılması düşünülemez.
     Can ve mal kaybına neden olan bu kadar ağır bir tehdidin komşusundan geldiğini bilen bir devlet ve hükümet adamının yapacağı işler gayet bellidir ve açıktır. Birincisi, diplomatik ilişkilerin seviyesinin düşürülmesi ve ekonomik ilişkilerin durdurulmasıdır. İkincisi enerji bağımlılığının kullanılması ve ticari ambargodur. Üçüncüsü teröre verdiği desteğin kesilmesi için birincil ve ikincil ülkelere kesin uyarıdır. Dördüncüsü, yaptırım şiddetinin artacağının muhatabına anlatılmasıdır.''
    
     -''BAŞBAKAN'A ÇOK YAKIŞMIŞTIR...''-
    
     ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Irak'tan kaynaklanan saldırılarda Barzani'nin kusuru olmadığına dair onu masum ve haklı çıkarmaya dönük sinsi bir maskeleme faaliyeti ve aşiret reisini aklama çalışması içerisinde olduğunu'' iddia eden Bahçeli, ''Başbakan, NATO'yu Kandil bölgesinin kontrolü için göreve çağırmıştır. Bu davet, bir Türk Başbakanı'nın içine düştüğü acziyetin itirafıdır. Yabancı kuvvet talebi, Fatih'in, Yavuz'un, Kanuni'nin torunları olduğunu iddia eden birine değil ve ancak müstemleke zihniyetine, ilkel kabile kültürüne layıktır. Başbakana da çok yakışmıştır'' diye konuştu.
     Terör örgütü PKK'nın, Irak'ın kuzeyinde konuşlanmakla birlikte eylemlerini Irak'ta değil Türkiye'de yaptığına dikkati çeken Bahçeli, şunları kaydetti:
     ''Bu konuda, sınır güvenliği için partimiz, elverişli Irak toprakları içinde Türk Silahlı Kuvvetlerince güvenlik bölgesi oluşturulmasını teklif etmiştir. Kandil temizlenene kadar en makul ve milli yol budur. Bir ülkenin bağımsızlık ve egemenlik timsali olan hudutlarını kendi güçleriyle koruması şarttır, aksi yaklaşımlar hükümranlık gücümüzün sorgulanmasına neden olacaktır. Başbakan'ın, NATO müdahalesine yönelik teklifi uyarınca terörist unsurların sızmaları karşısında Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına yönelik ihlaller de kaçınılmaz hale gelecektir.
     Başbakan'ın önerisi, ülkemizin itibarına gölge düşüreceği gibi, milli bir konunun uluslararası alana taşınarak aleyhimize şekillenmesine yol açacaktır.
     Terör örgütüne destek veren ülkeler arasında NATO üyesi ülkeler de vardır. Geçmişte, 'Çekiç Güç' ile terör örgütü arasında yaşanan kuşkulu ilişkilerin benzeri ve beteri böylesi bir gücün Irak'a girmesi ile mutlaka yaşanacaktır. Başbakan gerçekten NATO gücünü kullanma konusunda kararlı ise yapması gereken bu paktı müdahaleye çağırmak değildir. Dost ve müttefik olduğunu yıllardır söylediği, iyi ilişkiler geliştirdiğini ilan ettiği bu ülkelerin PKK?ya desteğini kesmelerini sağlamasıdır.
     Türkiye Cumhuriyeti, terör belasını kendi başına ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile imha edecek yetenek, kuvvet ve kudrettedir. Yeter ki onu doğru müdahaleler yapmaya sevk edecek siyasi irade arkasında bulunsun, yeter ki korkmadan, çekinmeden, boyun eğmeyen, alttan almayan, karnından konuşmayan bir hükümet işbaşında olsun. Yoksa Mehmetçiğimizin yapamayacağını, Kanadalı, Polonyalı, Bulgar, Romen, İtalyan, Danimarkalı askerler mi yapacaktır?''
     Bahçeli, sınır ötesi operasyon yapılmamasını da eleştirerek, ''PKK terörü ile mücadelede TBMM, hükümete ihtiyaç duyulması halinde sınır ötesi harekat yapması için tam yetki vermiştir. Bu yetki, bugüne kadar kapsamlı kara harekatı için hiçbir gerekçe gösterilmeden kullanılmamıştır. Başbakan'ın yaptığı açıklamadan anlaşılmaktadır ki bu bölgeye kara askeri bir harekat şarttır ve kaçınılmazdır'' dedi.
     MHP Grup Toplantısı'na, engelli çocuklar ile aileleri de katıldı.
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.