Son Haberler
27.05.2012 Pazar 13:56
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

BAKAN EROĞLU: "BİZ 5 MİLYAR DOLARLIK TEKLİFİ, ÇARŞAMBA OVASI'NI KURTARMAK İÇİN REDDETTİK"
01.07.2010 16:30
İSTANBUL (İHA) - Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, "13 milyon nüfuslu bir şehri riske sokamayız. Paydaşların alternatif çözümlere yönelmesi çok daha faydalı olacaktır'' dedi.
''Tanker ile Petrol Taşımacılığının Marmara ve Boğazlar Açısından Çevresel Riskleri ve bu Risklerin Önlenmesi" konulu toplantının ardından düzenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Eroğlu, mutabakat konusunda ayrıntıların belli olup olmadığının sorulması üzerine, artık boru ile taşıma teknolojisinin geliştiğini,
boruların çok kolay şekilde inşa edildiğini söyledi. Alternatif çözümler olduğunu ifade eden Eroğlu, "13 milyon nüfuslu bir şehri riske sokamayız. Paydaşların alternatif çözümlere yönelmesi çok daha faydalı olacaktır. Montrö'den kaynaklanan geçiş hakkını kullanmak istiyorlarsa riskleri her bakımdan paylaşmaları gerekir. Sigorta, gemilerin tonajının düşürülmesi, ileri teknoloji ile donatılan yeni gemilerin kullanılması gibi tedbirler düşünülebilir. Bunlar gündeme getirilecektir. Bu da bizim en tabii
hakkımızdır. İstanbul'u korumamız lazım, başka İstanbul yok, dünyanın incisi. Bu şehri korumak da bize düşer" dedi.
"Boru hattı gibi alternatiflerin maliyetinin, gemilerle taşımadan daha fazla olduğu biliniyor. Paydaşlar bu konuya nasıl yaklaşıyor?" şeklindeki soruya ise Eroğlu şu yanıtı verdi:
"İstanbul'daki bir felaketin maliyetini nasıl hesap edeceğiz? Dolmabahçe veya Beylerbeyi Sarayı'na yakın bir kaza olduğu zaman veya yüzlerce insan öldüğünde maliyeti nasıl hesap edeceğiz? Bunların maliyeti mukayese edilemez.
Risk maliyetini koyarsanız, boru hattı ile taşıma daha ekonomik olur, risk faktörünü düşünmezseniz deniz taşımacılığı daha ekonomik olur. Dünyada artık çevre faktörleri öne çıkıyor. Burada insanların hayatı söz konusu. Ucu açık sigortalar talep edilecektir. Bunlar tam olarak ortaya konmadı, ama gündeme gelecektir. Katılan paydaşlar, burada büyük risk olduğunu, birtakım tedbirler alınması gerektiğini ve alternatifler üzerinde çalışılması gerektiğini ifade etmişlerdir."
Sigortasız ve kılavuz kaptansız gemi geçişlerini önlemek bir çalışmaları olup olmadığının sorulması üzerine de Eroğlu, Bakanlık olarak sınırlandırılmış değil, ucu açık bir sigorta talep ettiklerini belirterek, "Ancak buna karar verecek olan Ulaştırma Bakanlığıdır. Bu konuda çalışmalar devam ediyor. Sınırlı sigorta ya da sigorta olmaması gibi bir durum söz konusu değil. Bazen fotokopi ile sahte sigorta poliçeleri ile geçiş yapıldığına da şahit olduk. Denetlenmesi gerektiğine inanıyoruz, kastımız odur"
dedi.
Türkiye karasularında petrol aranması durumunda gerekli birtakım tedbirlerin alınması gerektiğini düşündüklerini belirten Eroğlu, "Özellikle Meksika Körfezi'ndeki petrol yayılması bütün dünyanın dikkatini çekmiştir. Çevre ve Orman Bakanlığı olarak bizim de dikkatimizi çekmiştir. Şu anda petrol aramasıyla ilgili bir rapor talep edilmiyor. Ama arkadaşlar inceleme yapıyor. Bunlardan Çevre Etki Değerlendirmesi Raporu isteyeceğiz. Bu konudaki çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmalar tamamlanınca yönetmelik
çıkarılacak" diye konuştu.
"Burada bir sürü tedbirler alınması için çalışılıyor. Ama İskenderun'da petrol boru hattı var, enerji santralleri kuruluyor. İskenderun gözden mi çıkarılıyor?'' şeklindeki soru üzerine ise Bakan Eroğlu, hükümetleri döneminde Türkiye'nin 1/100000'lik planlarını yapmaya başladıklarını, bunun yüzde 65'ini tamamladıklarını ve 2012 sonuna kadar da yüzde 100'ünü tamamlayacaklarını söyledi.
Böylece neyin nerede yapılacağının ortaya konacağını ifade eden Eroğlu, "Nerede turizm, nerede tarım, nerede sanayi yapılacak. O planlanıyor. Sanayiye de turizme de tarıma da ormancılığa da ihtiyaç var. Ama neyin nerede yapılmasının uygun olacağını belirlemek, aslolan budur. Pek çok projeyi de uygun olmadığı için reddettik. Geçenlerde Çarşamba Ovası'nda 5 milyar dolarlık yatırım teklifi geldi. Biz 5 milyar dolarlık teklifi, Çarşamba Ovası'nı kurtarmak için reddettik. Bunu biliyor musunuz? Bilmiyorsunuz
tabii. Bu konularda çok hassasız" dedi.
Eroğlu, Marmara Denizi'ne 1,5 milyon ton balast suyu döküldüğünü ifade ettiğini anımsatarak, Türkiye'nin Balast Suyu Sözleşmesi'ne taraf olmadığı için bu gemilere bir yaptırım uygulanmadığını söyledi. Eroğlu, olayın vahametinin bu kadar büyük olduğunu görünce 'Bir yaptırım uygulayabilir miyiz' araştırması yaptıklarını belirtti.
Veysel Eroğlu, pitbull köpeklerinin toplanmasıyla ilgili bir soru üzerine de kimsenin evinden pitbull köpeğinin toplanmasının söz konusu olmadığını, dışarıda tasmasız dolaşan köpeklerin alınarak, kısırlaştırıldığını ifade etti.
TBMM Dilekçe Komisyonuna, pitbull köpekleriyle alakalı şikayet yağdığını belirten Bakan Eroğlu, "Geçenlerde bir genç, parkta pitbull köpeğinden korkup kaçarken düşüp kafasını betona çarptı ve vefat etti. Daha önce bir çocuğu parçaladı. İşin vahameti büyük. Bazı mafya ve çetelerin de çeşitli sebeplerle bu pitbull köpeklerini kullandığını biliyorsunuz. Bunları engellemek açısından 'dışarıda tasmasız dolaşmasın, kısırlaştırılsın' diye, ilgili veteriner merkezlerine gittiğinde kaydı tutulsun diye yapılan
işlemdir. Yok etme diye bir şey yok" dedi.
"Ankara'da yaptığınız toplantıda, mikrofonlar kapatıldığında diğer bakanların sizin hakkınızda konuşmasını nasıl karşıladınız?'' şeklindeki soruya ise Eroğlu, "Sayın bakanlar dedikodumu yapmışlar. Bizim kendi aramızda sıkı bir dostluk var. Zaman zaman böyle espriler yaparız. Bakanlar arasında tatlı bir espri konusu olur, bunları biz çok hoş karşılarız" yanıtını verdi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ise, "Ulaştırma Bakanı'mız bana bir cümle söylemişti, ben de onu cevaplamıştım. Sağ olsun, sayın Hoca'mızın, Bakan'ımızın her zaman bu tür hoşgörüsü vardır" dedi.
(CY-CY-E)

01.07.2010 16:29:19 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.