BAKIN BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Bundan sonra ne mi olacak?
Hani sık sık söylenen bir söz var ya…
İşte onu hatırlatarak yazımıza devam edelim…
“Bundan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacak…”
Deniz Baykal ve CHP’den söz ediyorum…
Türkiye’nin gidişatı hakkında fazlaca tanım yapmaya gerek yok…
Her şey ortada…
Ülke ne yazık ki, hızla bir kaosun içine doğru gidiyor…
Tayip Erdoğan ve partisinin giderek halk üzerinde ki güveni tükeniyor…
Kamuoyu araştırmalarına göre bu tükeniş, AKP oylarını yüzde 25’lere kadar geriletmiş durumda…
Koltuk çok tatlı… Nasıl bırakılacak? Çok zor…
Halkı eskisi gibi uyutacak, aldatacak elde materyeller yok…
Din sömürüsü de bir yere kadar götürdü…
Millet perişan…
AKP’ye oy akışı durdu…
O halde yeni oyunlar ve yeni planlar gerekiyor…
Neden gerekiyor? Çünkü CHP ve Baykal’ın grafiği önemli ölçüde artmaya başladı…
Cumhuriyet rejiminin ve ülkede birlik beraberliğin elden gitmeye başladığını gören halk, din sömürücülerinin peşinden gitme yanlışlığının geç de olsa farkına varmaya başladı…
CHP’ye ve Baykal’a dönüş yapmaya başladı…
AKP açısından gidişat kötü…
Bu durumu önlemek ve muhalefet partisinin yükselişini durdurmak için bir şeyler yapması, bazı planları sahneye koyması gerekiyor…
Kaset olayında AKP’nin daha doğrusu AKP yönetiminin direkt ilgisi olduğunu şu aşamada iddia edemeyiz..
Ancak onlar adına ve onlardan habersiz, kendilerine görev edinmiş militanların, her şeyi yapacak kararlılıkta olduklarını söylememiz sanırız boş bir iddia olmaz….
Kaset belli ki çok önceden elde bulunuyormuş… Zamanlama için fırsat kollanıyormuş…
Burada unutmadan hemen şunu da ekleyelim…Çeşitli görevlerdeki önemli kişilere ait başka kasetlerin de ellerde bulunduğu konusunda iddia ve düşüncelerin de, yersiz olduğunu kimse söyleyemez…
İĞRENÇ TEZGÂHLAR
Önemli kişiler, iki konuda susturulabiliyor… Birincisi kadın, ikincisi akçalı konular… Kadın olayı en önemlisi…
Halkın önemli bölümünün, başta üst komutanlar olmak üzere, devlet ve yargı erkinin önemli yerlerinde bulunan pek çok zatı muhterem için, ambalajlanmış, gerektiğinde kullanılmak üzere susturulup dışlanma amaçlı kasetlerin kasalarda bekletildiğini düşünmek abesle iştigal sayılmamalı
Bu hizmeti yapanlar… Kutsal görevlerinin ifasına(!) 2002 yılı sonlarında itibaren başladıklarını ve oya örer gibi sabırla ağır ağır tarihe mal olacak(!) bu görevlerini yıllar içerisinde aşama aşama yerine getirdikleri olasılığı yüksek!
Başbakan Erdoğan ile Yaşar Beyin ın 2 saatlik ünlü Dolmabahçe konuşması, her tür yoruma açık olarak belleklerde ki, “şüphe ambalajlarında” elan yerini koruyor…
BU YAZ SICAK GEÇECEK
Bundan sonra ne olacak?.. Yeni kasetlerin çıkmasını bekleyeceğiz…
Orman ve Çevre eski Bakanı Osman Pepe Kocaeli’de yaptığı son açıklamasında ne demişti.
“Bu yaz çok sıcak geçecek”
İşte o kadar… Bundan açık ve net bir uyarı ve duyuru olabilir mi?
Çünkü “Büyük emperyalis”in dünya çapında ki ünlü gazetesi ne demişti birkaç gün önce? “Türkiye’de kansız bir iç savaş sürüyor”
Ülkede her şeyin alt üst olduğunu, huzur ve rahatın tamamen yittiğini söylememize gerek var mı?
Ordu duvara çarptı, büyük ölçüde yıpratıldı…
Yargı içler acısı duruma getirildi…
Bürokraside ki “partizanlık ve politik işgal”, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş ölçüde, şaşırtıcı ve isyan ettirici boyutta…
Bası, sanki 2. Abdülhamit dönemini yaşıyor…
İstisnalar dışında gazeteler, televizyonlar adeta AKP’nin yayın organı durumuna geldi, daha doğrusu getirildi
Her şey ortada açık seçik belli iken…
BAYKAL DİRENMELİ
Burada Deniz Baykal’a bir çağrı yapmak istiyoruz…
Sayın Bayakal, geçmişte size karşı olanlar bile bugünden sonra bilin ki Baykalcı olacaklar…
Sakın ola istifa etmek ve meydanı hain din sömürücülerine ve emperyalist akbabaların kuklalarına bırakıp gitmek gibi tarihi bir hataya düşmeyiniz!
Kaset haince elde bekletilmiş, belli ki sizin giderek puan artırdığınız günler beklenmiş…
Bu kaset, ayni zamanda Deniz Baykal’ın cumhurbaşkanlığı yolunu kesmek için şerefsizce organize edilmiş bir çabanın ürünüdür!
Üzücü olay gerçekten yaşanmış olsa da, bu durumda kaleyi terk etmemek en önemli karar ve görev olmalı…
SAYIN BAYKAL…
Siz devlet hazinesinin başına oturup, şahsınıza, ailenize, çocuklarınıza ve yakınlarınıza servetler mi dağıttınız?..
Düne kadar kiralarda sürünürken, devletin başına geçerek, sülale boyu villalara, gemiciklere, trilyonlarca değerde mağazalara mı sahip oldunuz?
Siz hırsızlık ve yolsuzluklar içerisinde yüzerken, benim hiçbir şeyim yok diyecek denli pişkinlikler içerisinde halkı aldatmaya mı kalktınız?
Siz, gizli gizli Türkiye Cumhuriyeti’nin kökünü mü kazımaya çalıştınız?...
Siz, her türlü naneyi yerken, halkın karşısına geçip din sömürüsü ile melekliğime soyundunuz?...
Size emperyalistlerin yanında ve dünya kamuoyu önünde papaz elbisesi giyerek dünya aleme pozlar mı verdiniz?
Siz ülkeyi satmaya mı kalktınız?
Özel hayatı deşifre eden, daha doğrusu gizli kameralarla yatak odalarına kadar girip birileri tarafından kendilerine verilen görevleri ifa eden(!) ve bunu kullanmaya kalkan namussuzlar kadar şerefsiz misiniz ki, meydanı onlara bırakıp yıllar yılı sabırla inşa ettiğiniz “Deniz Baykal” heykelini bir anda yıkıp gideceksiniz…
Bundan sonra ne olacak biliyor musunuz?
Deniz Baykal artık herkesin kıymetini daha çok bileceği ve arkasında kararlılıkla gideceği lider konumunda olacaktır.
Bu satırların yazarı gibi, kendisine geçmişte şu ya da bu sebeple kızmış olan ve gitmesini isteyen pek çok insan artık, sonuna kadar Baykal savunucu ve arkasında gideni olacak!...
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti büyük tehlike altında…
Var olmak ve olmamak yolunda…
Böyle bir olay keşke yaşanmasaydı ama oldu bir kere…
Konuşamadığınız ve kendinizi savunamadığınız için, ne yazık ki şimdilik kasetin yansıttığı görüntülerin gerçek olduğunu kabul etmek durumundayız…
Olayda ki davranışınızı onaylamıyoruz ama ülkenin içinde bulunduğu vahim duruma ve vatanseverliğinize dayanarak, her şeye karşın yola devam demenizi bekliyor ve sizi destekliyoruz…
Tek tereddüdümüz; ayni konulu size ait olabilecek kasetlerin devam edip etmeyeceğidir… Eğer vaka varsa, büyük olasılıkla Baykal’a ait başka kasetlerin de, gerektiğinde servis edilmek üzere ellerde saklı tutulduğu varsayımı gözlerden uzak tutulmamalıdır…
Hatta Baykal, böyle bir olasılıktan çekinerek mi konuşamıyor ve kendini savunamıyor, diye düşünceler akla gelebiliyor…
Eğer böyle bir durum söz konusu değilse; inanıyoruz ki bu badireyi, küçük bir hasarla atlattıktan sonra, arkanızdan gelenlerin şimdiye değin var olanlardan çok daha fazla olduğunu göreceksiniz…
Sayın Baykal lütfen iyi düşünün ve sağduyulu hareket ederek tarihi bir karar vermenin sorumluluğunu üstlenin…
Yani yola devam!.. Bundan başka akılcı yol yok!...
Aksi durumda; Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nın acilen ısınma hareketlerine başlaması gerekiyor…
BURHAN ÖZBEY